İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/4 E. 2018/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/4
- Karar No
- 2018/5
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/19 Esas - 2024/510 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/19 Esas KARAR NO : 2024/510 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2022 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :24/10/2024 Mahkememizin 2023/692 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek mahkememizin 2024/19 esas sayılı dosyasına kaydı yapılan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın iddiaları: Davacı ...daha önce ortağı ve yetkilisi olduğu ...ile davalı şirket arasında yapılan ...TL tutarlı alışveriş karşılığı davalının zorlamasıyla teminat olarak şirketin keşideci olduğu boş bir senedin verildiğini, senede kefil olarak imza attığını, bahsedilen alışverişe konu malların daha sonra davalı şirkete iade edildiğini ancak davalının senedi geri vermediğini, bu amaçla noterden ihtarneme de çektiğini, senedin yine de geri verilmediğini, bu sebeple Sakarya Cumhuriyet başsavcılığının 2022/32810 soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduğunu, borcun bulunmamasına rağmen senedin Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2022/16586 esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafın savunmaları; Davalı şirket ile ...(önceki ünvanı ...) arasında ticari ilişki kapsamında davalı şirkete ait ...şirketi tarafından işlendiğini, ancak son işleme konu ham demir malzemelerin davalıya iade edilmeyip üçüncü kişilere haksız şekilde satıldığını, ... şirketinin aldığı avans iadelerini de yapmadığını ve davalının emanet olarak verdiği makinaları da davacının geri vermediğini, bu alacağa karşılık ... şirketinin icra takibine konu olan bonoyu imzalayarak verdiğini, senet ödenmeyince Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2022/16586 Esas Sayılı dosyası ile borçlular aleyhinde icra takibine başlandığını, davacının bu senet sebebiyle borçlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2022/16586 Esas sayılı dosyasında takibe konulan ve davacının keşideci lehine aval veren konumda bulunduğu ...TL bedelli senet sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, bu senedin teminat senedi olup olmadığı, yine bu senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulup doldurulmadığı, senedin düzenlenmesinde irade fesadının bulunup bulunmadığı, avalist olan davacının bu hususları davalıya karşı ileri sürüp süremeyeceği hususlarındadır. Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2022/16586 Esas sayılı dosyasında takibe konulan ...TL bedelli senet sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, bu senedin teminat senedi olup olmadığı, yine bu senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulup doldurulmadığı, senedin düzenlenmesinde irade fesadının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/16586 esas sayılı takip dosyası incelenmiştir. Takibin dayanak yapıldığı ve menfi tespit davasına konu olan senedin incelenmesinde kambiyo vasfını taşıdığı ve davacının keşideci lehine avalist olduğu görülmüştür. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/32810 esas sayılı soruşturma dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; soruşturma işlemlerinin halen devam ettiği, henüz bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Aval, TTK’nın 700. maddesine göre poliçede yazılı bulunan borcun kısmen veya tamamen teminat altına alınmasını sağlayan bir nevi kefalettir. Bu kefaleti veren şahsa, aval veren denir (Bozer A./Göle C.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2017, s. 161). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 700. maddesinin 2. fıkrasına göre aval, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan başka bir kişi tarafından da verilebilir. Bu şekilde poliçe borçlularından biri lehine aval verilmek suretiyle poliçenin ödenmesi güvence altına alınacağından o poliçenin tedavülü kolaylaştırılmış olur (Bozer/Göle, s. 161 ) Türk Ticaret Kanunu’nun avalin şekline ilişkin 701. Maddesi; “(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır” şeklindedir. Bu düzenlemeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Poliçenin ön yüzüne atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmez ise aval düzenleyici için verilmiş sayılır. Avale ilişkin hükümler TTK’nın 778. maddesinin 3. fıkrası gereğince bonolar hakkında da uygulanır. TTK’nın 776. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile aynı Kanunun 778. maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK’nın 701. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, poliçenin ön yüzüne düzenleyen tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK’nın 700. maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2020 tarihli ve 2017/12-268 E., 2020/729 K. sayılı kararında da değinilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.07.2021 tarihli ve 2017/11-3091 Esas 2021/965 Karar sayılı kararı) Eldeki dava davacının aval veren olarak imzalamış olduğu senedin teminat senedi olması anlaşmaya aykırı şekilde doldurulması ve senedin düzenlenmesinde irade fesadının bulunması sebebiyle geçersizliği iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir. Somut olayda, aval veren davacı tarafından senedin zorunlu şekil şartlarına ilişkin bir eksiklik ileri sürülmemiştir. Oysa ki, Türk Ticaret Kanunu’nun 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Eş söyleyişle, lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Açıklanan gerekçelerle; davacı ...'ün açmış olduğu menfi tespit davasının esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı ...'in davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken maktu harcın (asıl dosyada) peşin ve tamamlama olarak yatırılan harçlardan mahsubu ile (05/01/2024 tarihli ... seri ... sıra nolu sayman mutemedi alındısı belgeli) fazla 63.717,10-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı ...'e iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 314.682,84- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gerekçeli kararın talep halinde taraf vekillerine tebliğine, 6-Gerekçeli karar tebliğinden sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2024 Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.