İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/391 E. 2019/299 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/391
- Karar No
- 2019/299
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/391 KARAR NO : 2019/299
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2017 KARAR TARİHİ : 06/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin uzun süredir ... bölgesinde ... hizmeti verdiğini, davalıya verilen atık su hizmetinden kaynaklanan borç nedeniyle Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin takibe dayanak faturalar nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmesede herhangi bir ödeme yapmadığını, borçlunun itiraz dilekçesinde "takibe dayanak yapılan faturalara ...-... tarihli yazı ile itiraz edilmiş ve ...'ın belirlediği yasal oranlar dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması istenmiş" ise de; davacı şirketin özel bir şirket olduğunu, ...'ın belirlediği tarifelerin davacıyı bağlamayacağını, bu sebeple davacının itirazında haksız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ücret hesaplanmasına ilişkin esaslar bölümünün 3 nolu şartında faturada belirtilen ödemeyi süresi içinde abone ücreti ödemediği takdirde her ay için ayrı ayrı 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil ve Usulü Kanunun 51. Maddesinde gecikme faizi uygulanır düzenlemesinin bulunduğu, bu sebeple davacı şirket tarafından uygulanan faiz oranının yasal olduğu belirtilerek, davalının itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı karşı davacı vekili ... havale tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı karşı davalı şirket tarafından davalı şirket aleyhine açılan itirazın iptali davasını kabul etmediklerini, icra takibine dayanak yapılan faturalara ve içeriklerine iki kez itiraz ettiklerini ve faturaların düzeltilmesini yazılı olarak talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin davacı şirket tarafından kabul görmediğini, bu nedenle fatura bedellerinin ödenmediğini, söz konusu icra takibine itiraz edilirken herhangi bir kötü niyetleri olmadığını, davacı şirketin asıl alacağa 6183 sayılı yasaya göre gecikme faizi istediğini, bu faiz oranının yasal olmadığını, davacı şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, bu nedenle yalnızca ticari faiz isteyebileceğini, ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı iştiraki olan davacı-karşı davalı ...'nin turizm bölgelerinde çevre kirliliği, çevre sorunlarının önlenmesine yönelik faaliyetlerde bulunmak üzere kurulmuş bir özel şirket olduğunu, davalı şirket ile ... Belediyesi arasında ... tarihli ... Atıksu Arıtma Tesisi İşletme protokolü imzalandığını, bu protokole göre davacı karşı davalı .... davacı otelin de bulunduğu ... Atıksu Arıtma Tesisini 15 yıl süre ile işleteceğini, Belediye ile yapılan protokole göre ... Belediyesi "turistik tesislerin ...'nin hazırlamış olduğu abone sözleşmelerinin imzalanmasını sağlayacağını", yani ... nin ... Bölgesinde atıksu işletmecisi olarak tek şirket olduğunu, bölgede yaşayanların farklı bir şirketten hizmet almasının mümkün bulunmadığını, ilin büyükşehir olmasına karar verilmesine ilişkin 6360 sayılı yasa kapsamında ... tarihinden itibaren Antalya Büyükşehir Belediyesinin sınırları, il mülki sınırları olarak belirlendiğini ve sözleşmenin tarafı olan bir kısım belediyeler kapanarak (... Belediyesi kapanmış ve ... Belediyesi'ne geçmiştir.) ilçe belediyelere bağlandığını, Antalya İl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, tüzel kişiliği sona eren Antalya İl Özel İdaresine ait olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü arazisinde bulunan su ve atık su hizmetleri Antalya Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyon kararı ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Asat Genel Müdürlüğüne devredildiğini, bu devir kararı sonucunda Antalya İl Özel İdaresi ile imzalanmış olan su ve atık su sözleşmelerinin tarafı Asat Genel Müdürlüğü haline geldiğini, ...-... ...-... Atık Su Tesisleri ... tarihinde, ... Atık Su Tesislerinin işletmesi ise ... tarihinde Asat Genel Müdürlüğüne devredildiğini, ancak davacı şirketin bulunduğu ... Atık Su Tesisleri halen davalı şirket tarafından işletildiğini, birbirine yakın iki bölge olan ... ve ... Beldesindeki otellerin ödemiş olduğu atık su bedelleri arasında inanılmaz bir fark oluştuğunu, Asat Genel Müdürlüğünün atık su hizmeti verdiği oteller, tüketilen su biriminin %30'u üzerinden atık su bedeli öderken, davacı-karşı davalı şirketin yatak kapasitesinin üzerinden atık su bedeli ödediğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan ... tarihli Atıksu Hizmet Sözleşmesinin "Ücret ve Hesaplanmasına İlişkin Esaslar" başlıklı bölümün 5. Maddesinde otelin kapalı olması halinde yatak kapasitesinin %25'i oranında ücret tahakkuku yapılacağının kayıt altına alındığını, davacı şirketin 2016 yılında turizm sezonunun kötü geçmesi nedeni ile oteli kış sezonunda kapatmak zorunda kaldığını, ... tarihli dilekçe ile davalı şirkete yazılı olarak bildirim yapıldığını ve otelin ... tarihi itibariyle kapatılacağının beyan edildiğini, buna karşın Ekim ayında ... TL atıksu faturası davalı-karşı davacıya tahakkuk ettirildiğini, aynı dönem için Asat tarafından ... TL su faturası tahakkuku yapıldığını, ... 2016 ayında ... faturası ... TL olup, Asat faturasının ise ... TL olduğunu, ... 2017 ayı ... faturasının ... TL iken dönem için Asat su faturasının ... TL olduğunu, bu nedenle davacı-karşı davalı şirkete ... tarihinde, ... tarihinde ve ... tarihinde 3 ayrı dilekçe verildiğini ve turizm sezonunun kötü geçtiği, su-atık su dengesinin ...'da uygulanan oranlara çekilerek diğer otellerle rekabet olanaklarının eşit seviyeye getirilmesinin sağlanması için faturaların revize edilerek yeniden düzenlenmesini talep ettiklerini, ancak bu taleplerin davalı şirket tarafından kabul görmediğini belirterek davacı-karşı davalı şirketin davasının reddi ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına, karşı davalarının kabulü ile, 2016 yılı ..., ... ayı faturaları ile 2017 yılı ..., ..., ... ve ... ayı faturalarından ötürü davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespiti ile Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takibin iptaline, haksız ve kötüniyetli takip nedeni ile %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davacı-karşı davalı ... vekili ... havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı-karşı davacı şirket, taraflar arasında ... tarihinde düzenlenen Atıksu Hizmet Sözleşmesi'nin ''Ücret ve Hesaplanmasına İlişkin Esaslar'' başlıklı bölümünün 5. maddesindeki otelin kapalı olması halinde yatak kapasitesinin %25'i oranında ücret tahakkuku yapılacağı hükmünü bir genel işlem şartı sayarak mesnetsiz, yersiz iddialarla dava konusu fatura bedelllerini ödemekten imtina etmesinin kabul edilemeyeceğini, öncelikle, 6098 sayılı Türk borçlar Kanunu'nun 21. maddesine göre, Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Davacı karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı şirket arasında abonelik sözleşmesi, yukarıdaki madde dikkate alınarak hukuka uygun bir şekilde sözleşmenin tüm hükümleri üzerinde müzakere edilerek, tüm hususlar açıklanarak düzenlendiğini, davalı-karşı davacı şirketin, 2016 yılında yaşanan siyasi krizler nedeniyle ilk defa kış sezonunda otelin kapalı olması ve bu sebeple abonelik sözleşmesinin otelin kapalı olması halinde yatak kapasitesinin %25 oranında ücret tahakkuku uygulanması hükmünün ilk defa uygulanma imkanı bulduğunu, daha önce sözleşme maddeleri üzerinde müzakere imkanı olmadığını ileri sürdüğünü, bu iddiaların kötü niyete işaret ettiğini, zira Yargıtay'a göre, basiretli hareket etmek, bugünün ve geleceğin koşullarını gerçek ve ölçülü şekilde değerlendirebilmektir. Basiretin tacirin gerek hukuki gerekse fiili muamelelerini yaparken, ticari hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri alarak, meydana gelebilecek değişimleri önceden tahmin etmeye çalışarak taahhüt altına girilmesi olduğunu, davalı karşı davacı şirketin dava konusu fatura bedelllerini ödememesi sebepsiz zenginleşmeye yönelik hukuka ve hakkaniyete aykırı bir davranış olduğunu belirterek, davalarının kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Dosyada uygulanması gereken tarife ile takibe dayanak faturalar nedeniyle davalı borçlunun ödemesi gereken tutar hususunda rapor tanzimi için re'se seçilecek 1 emekli Sayıştay denetçisi bilirkişiden rapor alınmak üzere Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi ... tarafından yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ... tarihli raporda özetle; "...Davalı-karşı davacı ...'nin ... tarihli davaya cevap ve menfi tespit talepli karşı dava dilekçesinde yer alan; davacı şirket, asıl alacaklara 6183 sayılı yasaya göre gecikme faizi istemiştir. Bu faiz oranı yasal değildir. Davacı şirket, özel hukuk tüzel kişisidir. Bu nedenle yalnızca ticari faiz isteyebilir" şeklindeki, Atıksu Sözleşmesinin "Ücret ve Hesaplanmasına İlişkin Esaslar" başlıklı bölümünün 5. Maddesindeki, "...sezon dışında ise..., kapalı olan işletmelere atıksu bedelinin %25'i tahakkuk ettirilecektir" hükmünün bir genel işlem şartı olduğu, BK 25. Maddesinde, "Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz" şeklindeki, Davacı şirketin söz konusu uygulamalarının davalı şirketin diğer otellerle (Asat Genel Müdürlüğünün atıksu hizmeti verdiği oteller) rekabet olanaklarını ortadan kaldırdığı şeklindeki iddia ve şikayetlerini gerekçe göstermek suretiyle adına tahakkuk edilmiş olan atıksu fatura bedellerini ödememekte haklı olduğunu ileri sürmüş ise de; yukarıda "DEĞERLENDİRME" başlığı altında detaylı olarak açıklanmış olan gerekçelerle, taraflar arasında imzalanmış olan... tarihli ... Atıksu Hizmet Sözleşmesinin "E.Ücret ve Hesaplanmasına İlişkin Esaslar" başlıklı bölümünün 1, 3, 4 ve 5. Maddeleri gereği, davacı şirket ... Tarafından davalı şirket ... Adına tahakkuk ettirilmiş olan ... TL'lik atıksu bedelinni taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeye uygun olduğu ve davalı şirketçe 6183 sayılı Kanunun 51. Maddesine göre ödemenin yapılacağı gün esas alınarak hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Asat Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak takibe dayanak faturaların ait olduğu 2017 ve 2016 dönemine ilişkin davalı şirketin bulunduğu ... mevkii ... bulunduğu mevkiideki atıksu hizmetine ilişkin tarifenin getirtilerek dosya içerisine alınmıştır. Davacı şirkete müzekkere yazılmış, takibe dayanak faturaların ait olduğu 2017 ve 2016 dönemine ilişkin davalı şirketin bulunduğu ... mevkii ... ... Otelin bulunduğu mevkiideki atıksu hizmetine ilişkin tarife getirtilerek dosya içerisine alınmıştır. Antalya Büyükşehir Belediyesine davalı borçlunun bulunduğu ... mevkii ... ... Otelin bulunduğu mevkiideki atıksu hizmetinin davacı-karşı davalı ...'de olup olmadığı hususunda müzekkere yazılmış, Antalya Büyükşehir Belediyesince verilen müzekkere cevabı dosya içerisine alınmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Asıl davanın, atık su hizmetine ilişkin abonelik sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen atıksu hizmet bedelinin tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, karşı davanın ise taraflar arasında düzenlenen sözlemedeki faiz ve ödemeye ilişkin koşulların genel işlem şartı niteliğinde olup davacıyı bağlayıcı yanı olmadığı, bu sebeple faturada belirtilen tutarlarda borçlu olmadığı iddiasına ilişkin icra takibinden sonra karşı dava ile açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin incelenmesinde: Sözleşmenin ... tarihli olup, 6098 Sayılı TBK'dan önceki tarife olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasındaki sözleşmede ücret ve hesaplamaya ilişkin esaslar yönünden sözleşmede belirtilen hususların genel işlem şartı niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği yönünden değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6098 Sayılı TBK 20. Maddesinde; "Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz. Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez. Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz. Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır." düzenlemesi yer almıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24/03/2015 tarih, 2014/8186 Esas, 2015/1893 Karar sayılı emsal içtihadında; "... taraflar arasında 17.11.2008 tarihinde su ve atık su hizmet sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmenin genel işlem şartı niteliğinde hükümler içeren kısımlarına mahkemenin müdahalesi ile davalı tarafından düzenlenen fatura nedeni ile borçlu olmadığının tesbitini istediği, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nunda genel işlem koşullarına ilişkin hüküm bulunmadığı, davacının mahkemenin müdahalesini istediği hükümlerin tamamen davacı abonenin tüketiminin hesaplanma yöntemi ve fatura bedelinin ödenmesi ve ödenmemesi halinde uygulanacak faize ilişkin olduğu, davalı şirketin 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 11. madde hükmü uyarınca hizmet verdiği, davacının otelini ... tarihinde kapattığı ve durumu ... tarihli yazı ile davalıya bildirdiği, sözleşme uyarınca kapalılık durumunun 15 gün öncesinden yazılı olarak bildirilmemesi halinde açık işlemi uygulanacağından davacının süresi içinde bildirimde bulunmadığı, sözleşmenin F.6.1 hükmü uyarınca davalının yaptığı işlemin doğru olduğu, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere; taraflar arasıdaki sözleşmenin ... tarihli olup, sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.'da genel işlem şartlarına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi davacının mahkemenin müdahalesini istediği hükümlerin tamamen davacı abonenin tüketiminin hesaplanma yöntemi ile fatura bedelinin ödenmesi ve ödenmemesi halinde uygulanacak faize ilişkin olup davalı şirketin Çevre Kanunun 11. Maddesi uyarınca Turizm ve Kültür Bakanlığı iştiraki ... ve ... Bölgsinde Su ve Atıksu Arıtma Hizmeti verdiği, davacı ... davalının sorumlu olduğu bölgede faaliyet gösteren tesisler ile ilgili abonelik işlemi tesisi ile birlikte tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerine ilişkin sözleşmenin düzenlenme zorunluluğu ile her iki tarafın tacir olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce sözleşmeye müdahale olanağının bulunmadığı görülmüştür. Bu açıklamalardan sonra mahkememizce asıl dava yönünden yapılan incelemede: Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Bütün dosya kapsamı, Mahkememizce alınan yukarıda tarihleri belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacı-karşı davalının Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak fatura bedelleri yönünden hesaplamanın taraflar arasındaki ... tarihli sözleşme gereğince yapılması gerektiği, buna göre davalı karşı davacının faiz oranı ve faiz türü ile tahakkuk ettirilen hizmet bedelinin hesaplama şekline itirazının taraflar arasında düzenlenen sözleşme tarihinde 6098 sayılı TBK.'nun yürürlükte olmaması sebebiyle reddi ile itirazın iptali isteminin fatura bedelleri üzerinden iptaline ve likit olan hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalı karşı davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davalı karşı davacı tarafından açılan menfi tespit davasına ilişkin yapılan değerlendirmede ise: Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlendiği tarihte 6098 Sayılı TBK'nun yürürlükte olmaması, 818 sayılı BK.'nun yürürlükte olması, 818 sayılı BK'da genel işlem şartlarına ilişkin yasal düzenlemenin bulunmaması ve tarafların tacir olması da dikkate alındığında mahkememizce uygulanması gereken faiz oranının türü ve hizmet bedelinin hesaplanma şekline dair sözleşmede belirtilen düzenlemelere müdahale edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla genel işlem şartlarına ilişkin 6098 sayılı TBK'nun 20. Maddesinin bu olayda uygulanması söz konusu olmadığından davalı karşı davacının menfi tespit istemine ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davacı karşı davalının itirazın iptali isteminin KABULÜNE, Buna göre; Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalı karşı davacının itirazının ... TL üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşmenin E3. Maddesi gereği 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun 51. Maddesi gereği gecikme faizi UYGULANMASINA, 2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya VERİLMESİNE, 3-Davalı karşı davacının menfi tespit isteminin REDDİNE, 4-Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından tarafların %20 oranında kötüniyet tazminatı istemlerinin REDDİNE, 5-Davacı karşı davalının itirazın iptali isteminde alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 6-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan; ...-TL ilk dava masrafı, ...-TL davetiye, ...- TL müzekkere, ...-TL bilirkişi giderinden ibaret toplam ...- TL yargılama giderinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı-karşı davalı tarafça dosyaya yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı-karşı davalı tarafa İADESİNE, 8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı-karşı davalı lehine takdir edilen ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı karşı davacının menfi tespit davasında alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile fazla alınan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davalı-karşı davacıya VERİLMESİNE, 10-Davalı-karşı davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 11-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, 12Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı-karşı davalı lehine takdir edilen ...-TL nispi vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya VERİLMESİNE, Dair; davacı-karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2019
Katip ... ¸E- İmzalı
Hakim ... ¸E- İmzalı