İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/300 E. 2021/81 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/300
- Karar No
- 2021/81
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/300 Esas KARAR NO : 2021/81 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2015 KARAR TARİHİ : 02/02/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı ve diğer borçlu babası ... hakkında ... vadeli, ... TL miktarlı, ... tanzim tarihli bono nedeni ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde icra takibi başlatıldığını, senet üzerindeki imzanın davacının babası ...'e ait olmadığını, bu hususta CBS'ye başvurulduğunu ve soruşturma başlatıldığını, soruşturma neticesinde Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapıldığını, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda senedin ödeme tarihinden evvelce "..." rakamlarının yazılı olduğu, daha sonrasında günler hanesinin onlar basamağında bulunan 1 rakamının 3 haline getirildiği ve yapılan tahrifatla ödeme tarihinin ... olarak mevcut haline getirildiği hususlarının tespit edildiğini, davalının senedin vade tarihinde sahtecilik yaparak senedi zaman aşımına uğramaktan kurtardığını, gerçek vade tarihi dikkate alındığında senedin zaman aşımına uğradığını belirterek senet üzerinde sahtecilik yapılması ve bononun zaman aşımına uğramış olması nedeniyle ilgili icra dosyasının dayanağı olan bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitini, %20'den az olmamak şartı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili esasa ilişkin beyanlarını içerir ... tarihli dilekçesinde davacı ile müvekkili arasında bir büfenin devrinden kaynaklı borç ilişkisi olduğunu, buna istinaden davacının takip konusu bonoyu düzenleyerek ve imzalayarak müvekkiline verdiğini, bu hususun bizzat davacı tarafından ceza mahkemesinin ... tarihli duruşmasında ifade edildiğini, yani davacının müvekkiline borçlu olduğunu kabul ettiğini, kefil olan ...'in imza inkarında bulunduğunu, ceza yargılamasındaki konunun kefil adına atılan imzanın sahte olup olmadığı noktasında toplandığını, davacının ise imza inkarı olmayıp davacı adına atılı imzanın davacıya ait olduğunu, kefilin imzası ile ilgili ihtilaftan yararlanarak açılan işbu davanın yersiz olduğunu, bonodaki vade tarihinde yapılan tahrifatla bononun zaman aşımına uğramasının engellendiği ifade edilmiş ise de takip tarihi itibariyle davacının kabul ettiği ... vade tarihinde bile 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığını, dolayısıyla müvekkilinin iddia edilen tahrifatı yapmasında hukuki menfaatinin olmadığını belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesince ... Karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi sonrasında davacı vekilinin süresinde başvurusu üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından ceza mahkemesi ilamı, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu, iddianame ve bono sureti, takip ödeme emri delil olarak sunulmuş, mahkememizce ceza dosyası ve takip dosyası getirtilmiş, Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, tüm deliller toplanmıştır. Dava, takip konusu bononun vade tarihinde tahrifat yapıldığı ve gerçek vade tarihine göre bononun zaman aşımına uğradığı iddialarına dayalı menfi tespit davasıdır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacı ve dava dışı ... aleyhine bonoya dayalı olarak ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz, ....-TL komisyon olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiği, takip konusu bononun ...-TL bedelli ve ... tanzim, ... vade tarihli olup davacının keşideci, dava dışı ...'nin kefil, davalının ise lehtar olarak yer aldığı, takibin ... harç tarihinde açıldığı görülmüştür. Dava sadece asıl alacak üzerinden harçlandırılmış olup, iddianın ileri sürülüş biçimine göre takip konusu toplam alacak üzerinden harç yatırılması gerektiğinden eksik harcın yatırılması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili ... tarihinde eksik harcı yatırmıştır. Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekisinin ..., davalı ...'nin sanık olduğu, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, iddianameye konu olayın kefil ... adına atılı imzanın sahte olarak atılması olduğu, yapılan bilirkişi incelemesinde kefil ... adına atılı imzanın kefile ait olmadığının belirlendiği, yapılan yargılama sonucu kefil adına atılı imzanın sanık tarafından atıldığı veya attırıldığı kanaatine varılarak sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan ve dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı hapis cezasına cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine resmi belgede sahtecilik suçundan verilen kararın onanarak ... tarihinde kesinleştiği, dolandırıcılık suçundan verilen kararın ise uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır. Davacı bononun keşidecisi olup, davasını bononun vade tarihinde tahrifat yapıldığı ve bu suretle bononun zamanaşımına uğramasının engellendiği iddialarına dayandırmıştır. Ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda bonoda ... olan vade tarihinin öncesinde ... olduğu, gün hanesinde onlar basamağındaki 1 rakamının 3 haline getirildiği ve bu şekilde tahrifat yapıldığı belirtilmiştir. Gerek takip dayanağı bononun ... olan düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 688/1-6 maddesi, gerekse 6102 sayılı TTK'nun 776/f maddesi uyarınca bonolarda tanzim edildiği gün ve yerin yazılması zorunludur. Yine 6102 sayılı aynı Kanun'un 778. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun'un 703/c maddesi gereğince ( paralel şekilde düzenlenen mülga 6762 sayılı TTK'nın 690. maddesinin atfıyla bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 615/1-3. maddesi) bononun vade tarihinin "keşide gününden muayyen bir müddet sonraya" ait bulunması zorunludur. Aksi takdirde dayanak belge kambiyo senedi vasfını taşımaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarında da ( örn; 2019/12498 esas 2020/6502 karar) vurgulandığı üzere takip dayanağı bononun tanzim ve vade tarihinde tahrifat yapılması kambiyo vasfını etkilemiyorsa takibin iptalini gerektirmez. Ancak tahrifat öncesi tanzim tarihinin, bononun vade tarihinden sonrası olduğunun belirlenmesi halinde ise senet kambiyo vasfını kaybedecektir. Somut olayda, bononun düzenleme tarihi ... olmakla borçlunun, ... olan vade tarihinde tahrifat iddiası kambiyo vasfını etkilememektedir. İşbu bononun tahrifattan önceki hali ile vade tarihinin ... tarihi olduğu, gün hanesinin birler basamağındaki “1” rakamının “3” yapılarak vade tarihinin ... haline getirildiği, iddia edilen bu değişiklikte keşidecinin paraf imzasının bulunmadığı anlaşılmakla birlikte salt vade tarihinde tahrifat yapılması bonoyu geçersiz hale getirmemektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere 6102 sayılı TTK'nın 703/c maddesi gereğince bononun ... olan vade tarihi keşide gününden sonraki bir tarih olup, tahrifat iddiası bononun kambiyo vasfını etkilemez. Diğer taraftan davacı vekili, vade tarihinde yapılan tahrifatla bononun zamanaşımına uğramasının engellendiğini ileri sürmüştür. Gerek takip dayanağı bononun ... olan düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 690. maddesinin atfıyla bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 661. maddesi, gerekse 6102 sayılı TTK 778/h maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 749. maddesi gereğince; poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyene) karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıldır. Somut olayda, bononun tahrifattan önceki ... olan vade tarihinden takip tarihi olan ... tarihine kadar yasal 3 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir. Dolayısıyla tahrifat iddiasının zamanaşımı yönünden de bir etkisi bulunmamaktadır. Davacı asil ceza yargılamasındaki ifadelerinde bononun büfe devri karşılığında davalıya verildiğini kabul etmiş olup, bono bedelini ödediğiyle ilgili bir savunma da ileri sürmüş değildir. Açıklanan sebeplerle davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı tazminat talebini süresinde sunduğu bir cevap dilekçesiyle ileri sürmediğinden ve verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat talebi de reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın reddine, 2-Davalının tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile bakiye ...- TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.03/02/2021
Katip ... Hakim ... (e-imzalıdır) (e-imzalıdır)