İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/230 E. 2017/635 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/230
Karar No
2017/635

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/149 Esas KARAR NO : 2021/149 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2019 KARAR TARİHİ : 18/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda kullandırıldığını, davalıların müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın anılan alacaklar için ihtarnamenin gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyası ile icra talibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl borçlu ... ... tarihinde Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’ne müracaat ederek konkordato talebinde bulunduğunu, asıl borçlu ... halihazırda konkordato kesin mühleti içerisinde olduğunu, davacı banka, asıl borçlunun konkordato talep etmesi üzerine kötüniyetli olarak hesapları kat ettiğini, davalılar hakkında icra takibine geçildiğini, hesapların usulüne uygun kat edilmediğini, icra takibindeki asıl alacak, faiz ve diğer fer-iler de hatalıdır. konkordato mahkeme dosyasının bekletici mesele yapılmasını gerektiğini, belirterek davanın reddine, %20 haksız takip tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi alınmıştır. Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçlular olduğu, toplam ... TL alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararının incelenmesinde; davacının ..., davanın konkordato istemine ilişkin olduğunu, konkordato talebinin reddine; davacı hakkında verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına; davacının iflasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görüldü. Bilirkişi ...'nün ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği alacak miktarının taksitli kredi ve borçlu cari hesap kredileri yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL olduğu, ... TL yönünden %35,1 oranında, ... TL kısmı için %40 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu, tazmin edilen çek yaprakları yönünden ... TL asıl alacak için %24,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu, kredi kartların tahsilatları için kayıt ibraz edilmediğinden incelemediğini, kredili mevduat hesabı kredisi yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL olduğunu; muhtelif takip kredisi yönünden belge ibraz edilmemesi nedeni ile hesaplama yapılamadığını, teminat mektupların halen yürürlükte olup olmadığının bankaca araştırılması gerektiğini, gayri nakdi depo alacağı yönünden davalıların kefil olması ve sözleşmede depo bedeli talep edilebileceğine ilişkin açık düzenleme bulunmaması nedeni ile depo talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişi ...'nün ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda ... takip talebi ve ... ödeme emri tarihleri ... olarak sehven hatalı olarak yazıldığını, kredi kartı borcuna yönelik kök rapordaki hesaplamalara yönelik itirazların yerinde olmadığını, davacının faize ve gayrı nakdi depo alacağına yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, icra ödeme emrinde Muhtelif takipler adı altında yapılan banka talebinden davalı kefillerin kefalet sorumlulukları bulunmadığını belirtmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: ... ...-.../... md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: ... - .../... md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı kararı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650E. 2019/507K. sayılı kararı). Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesinde; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre asıl borçlu hakkında konkordato mehli verilmesi halinde asıl borçlu hakkında takip başlatılmadan kefiller hakkında icra takibi başlatılabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2015 tarih 2015/9633E. 2015/10120K. sayılı kararı). Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmamakta ise meri olan çeklerin zorunlu karşılıklarının deposunun kefillerden talep edilemez (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15/09/2014 tarih 2014/11190E. 2014/13455K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/04/2018 tarih 2017/4575E. 2018/1823K. sayılı kararında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı davalıların müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığı genel kredi sözleşmelerine dayanan kredi alacağının ödenmemesi nedeni ile ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Dava dışı ... hakkında, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ..../... E. .../... K. sayılı kararı ile konkordato talebinin reddine; davacı hakkında verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına; davacının iflasına karar verilmiş, kararın henüz kesinleşmemiştir. Asıl borçlu hakkında konkordato mehli verilmesi halinde asıl borçlu hakkında takip başlatılmadan kefiller hakkında icra takibi başlatılabilmesi mümkün olması nedeni ile dava esastan incelenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi ...'nün ...arihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği alacak miktarının taksitli kredi ve borçlu cari hesap kredileri yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL olduğu, ... TL yönünden %35,1 oranında, ... TL kısmı için %40 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu, tazmin edilen çek yaprakları yönünden ... TL asıl alacak için %24,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu, kredi kartların tahsilatları için kayıt ibraz edilmediğinden incelemediğini, kredili mevduat hesabı kredisi yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ....TL olduğunu; muhtelif takip kredisi yönünden belge ibraz edilmemesi nedeni ile hesaplama yapılamadığını, teminat mektupların halen yürürlükte olup olmadığının bankaca araştırılması gerektiğini, gayri nakdi depo alacağı yönünden davalıların kefil olması ve sözleşmede depo bedeli talep edilebileceğine ilişkin açık düzenleme bulunmaması nedeni ile depo talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişi ...'nün ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda... takip talebi ve ... ödeme emri tarihleri ... olarak sehven hatalı olarak yazıldığını, kredi kartı borcuna yönelik kök rapordaki hesaplamalara yönelik itirazların yerinde olmadığını, davacının faize ve gayrı nakdi depo alacağına yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, icra ödeme emrinde Muhtelif takipler adı altında yapılan banka talebinden davalı kefillerin kefalet sorumlulukları bulunmadığını belirtmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşullarda kefalet sözleşmelerinin yapılmış olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmadığından çeklerin zorunlu karşılıklarının depo edilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2. Davalıların Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın; a. Taksitli kredi ve borçlu cari hesap kredileri yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ....TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağın ... TL yönünden %35,1 oranında, ... TL kısmı için %40 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, b. Tazmin edilen çek yaprakları yönünden; ... TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa %24,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, c. Kredili mevduat hesabı kredisi yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa %30,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, 3. 2004 Sayılı İİK nun 67. maddesi uyarınca hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında tespit edilen ... TL icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya erilmesine, 4. Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 5. Gayri nakdi depo alacağı talebinin REDDİNE, 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren .... TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8. Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma harcı ve ... TL peşin harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. Davacı tarafından yapılan ... TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9. Davalı yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve taktir olunan nakdi alacak yönünden ... TL ile gayri nakdi alacak yönünden ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 12. Kararın kesinleşmesine müteakip Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 13. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/02/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/230, K. 2017/635, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-230-e-2017-635-k-f98d87d0552c