İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/218 E. 2019/60 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/218
Karar No
2019/60
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR Esas No : Karar No : Hakim : Katip : Davacı : Vekili : Davalı : ... - ... Vekili : Dava : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Dava Tarihi : 17/02/2017 Karar Tarihi : 18/01/2019 Kararın Yazım Tarihi :

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil cari hesaba dayalı olarak yaklaşık bir yıldan bu yana ticaret yaptığını, bu meyanda davalı, müvekkil ile olan ticaretinin sonlandırılarak cari hesabının katapılmasını müvekkileden talep ettiğini, davalının bu talebine istinaden müvekkil tarafnıdan hesap yapıldığını ve müvekkilin bakiye alacağı olan 2.897,23 TL cari açığı davalıya bildirdiğini, alacağın vade farkı olarak faturalandırıldığını, durumun davalıya tebliğ edildiğini ancak davalıdan alacağın defalarca talep edilmiş olmasına rağmen müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı hakkında Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ........... Sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, ancak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve eklerinin davalı yana usulüne uygun tebliğ edildiği davalının yasal süresi içinde davaya cevap vermediği anlaşıldı. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce yargılama yapılmış, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ........................E. Sayılı dosyası celp edilmiş, dosya mahkememizce mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmek ve talimat yazılmak suretiyle bilirkişi raporu temin edilmiştir . Talimat yoluyla alınan 08/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket defterleri üzerinde yapılan incelemede tasdik şerhi yazılı defterlerin belirtilen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdik elektronik defter beratlarıının süresinde verildiğ, HMK M. 222'de delil olması açısından belirtilen ve TTK M. 64/3 e göre yasal süresinde yapılması gereken kapanış onaylarının yapıldığı, GİB göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı defteri ile dava dosyası incelenmesi neticesinde, dava dosyasında sunulan faturanın davacı defter kayıtlarına işlendiği, bundan dolayı davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 2.897,23 TL asıl alacağının olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir.

31/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şriketi ile davacı şirket arasında mal alım-satımına ait yazılı bir sözleşme olmadığı, tarafların cari hesap çalıştığı, yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığı, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki 25/12/2015-07/10/2016 tarihleri arasında uzun süreli arasında ticari bir ilişki olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturalarda vade olarak 90 gün yazıldığı, taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair herhangi bir sözleşme olmadığı, tarafların vadeli çalıştığı, davalı şirket tarafından ödemelerni vadeli çeklerle yapıldığı, taraflar arasında vade farkı uygulamasına ait önceki dönemlerde bu şkelide fiili bir uygulamanın da olmadığı, davacı şirket tarafından, davalı şirket ile ticari ilişki bittikten hesap kapandıktan sonra vade farkı faturası kesildiği, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen 10/10/2016 tarih A07934 nolu 2.896,90 TL faturanın, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı ile davalı şirketin bu vade farkı bedeli faturası dışındaki ticari defter kayıtlarının birbirinin teyit ettiği, davacı alacaklı şirketin icra takip 13/01/2017 tarihinde davalı borçlu şirketten 0,33 TL asıl alacaklı olduğunu bildirmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; icra dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması, vade farkı faturası hakkında bir değerlendirme yapılabilmesi için dosya SMM bilirkişilerine tevdii edilmiş, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan rapora göre, davacı defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, cari hesap konusu vade farkı açıklamalı faturanın defterlerde kayıtlı olduğu sonuç itibari ile davacının davalıdan 2.897,23 T.L alacaklı olduğu bildirilmiş, davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna göre, davalı defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, taraflar arasında 25.12.2015-07.10.2016 tarihleri arasındaki bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalarda vade olarak 90 gün yazıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirket ile ticari ilişki bittikten hesap kapandıktan sonra vade farkı faturası kesildiği, kayıtlara göre davalının davacıya 0.33 T.L borçlu gözüktüğü vade farkı faturasının ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu fatura dışındaki kayıtların birbirini teyit ettiği bildirilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık vade farkı faturasına ilişkindir. Vade farkı faturası talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşme vade farkı istenebileceğinin düzenlenmesi ya da bu doğrultuda oluşmuş bir ticari teamülün bulunması gerekir.Taraflar arasında vade farkına ilişkin akdedilmiş bir yazılı sözleşme yoktur.Taraflar arasında bu konuda oluşmuş bir ticari teamül de yoktur.Her ne kadar davacı vekili cari hesap alacağını vade farkı faturası olarak düzenlediklerini beyan etmiş ise de basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının sebebe uygun fatura ya da benzeri belge düzenlenmesi gerekir.Bu nedenle davacının davalıdan icra takibine konu alacağı bulunmadığı kanaatine varılarak tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 53,16 TL'nin mahsubu ile artan 8,76 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır.

... Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/218, K. 2019/60, T. 18.01.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-218-e-2019-60-k-7db0ac567ccd