İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/1248 E. 2024/846 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1248
- Karar No
- 2024/846
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2017/1248 Esas KARAR NO:2024/846 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17.11.2017 KARŞI DAVA TARİHİ: 09.01.2018 KARAR TARİHİ: 08.10.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacılar-karşı davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve dava dışı -----davalının -----olduğu ----- taraflar arasında akdedildiğini, müvekkili ve dava dışı ---- sözleşme kapsamındaki işleri yapmak üzere ---- kurduğunu, daha sonrasında ---- ortaklıktaki payını ----- devir sözleşmesiyle devrettiğini, --------- oluştuğunu, adi ortaklık yüklendiği inşaatını yerine getirmekteyken davalı taraf ------ feshetmek istediğini, müvekkilinin katılımını sağlamaksızın sözleşmenin feshine dair belgeyi yalnızca ----- imzalatarak kötüniyetli olarak sözleşmeyi feshetmeye çalıştığını, ------ tarihli fesih anlaşmasının geçersiz olup yok hükmünde olduğunu, müvekkili ve ------- arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin onuncu maddesinde, yönetim kurulunun ----yetkilisi -------oluştuğunu ve kararların oy birliğiyle alınacağının belirtildiğini, adi ortaklık sözleşmesi ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca adi ortaklığa ilişkin işlemlerin ancak ------- oy birliğiyle karar alması halinde mevcut ve geçerli olabileceğini, --------- yetki verilmesi konusunda yönetim kurulunun oy birliğiyle aldığı bir karar ve noterce düzenlenmiş bir vekâletnamenin de mevcut olmadığını, hal böyleyken davalının sadece -------- imzalattığı belgeyle sözleşmeyi feshetmiş olacağının kabul edilemeyeceğini, davalının yapmaya çalıştığı feshin yok hükmünde olduğunu, ------------ hala yürürlükte olduğunu, sözleşmenin, adi ortaklıktaki iki yüklenicin imzasıyla ve noter onaylı şekilde kurulmuş olduğunu, sözleşmenin feshinin de yine iki yüklenicinin imzasıyla ve noterde yapılan sözleşmeyle mümkün olduğunu, fesih anlaşmasının sadece bir yüklenicinin imzasıyla yapıldığından ve şekil şartına da uyulmadığından yok hükmünde olduğunu, ------- sözleşmenin feshi anlaşması yok hükmünde olduğu halde davalı tarafın sözleşme feshedilmiş gibi davranarak yapmış olduğu tüm işlemlerin müvekkilini zarara uğrattığını, bu zararın tazmini gerektiğini, davalının hak ediş bedellerini adi ortaklığın taraflarına ödemediğini, --------- kapsamında davalıya verilen ve 2.400.000,00 TL değerindeki teminat mektubunun, davalı tarafın yapmaya çalıştığı feshin akabinde yine davalıca haksız ve hukuka aykırı şekilde paraya çevrildiğini, hal böyleyken teminat mektubunun paraya çevrilmesinin geçerli bir nedeni bulunmadığının ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunun, bunların sonucunda da davalı lehine sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, anılan nedenlerden ötürü teminat mektubu tutarının paraya çevrilme tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle beraber müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalıya verilen iş araçlarının kullanımına ilişkin kira bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalıya teslim edilen iş araçlarının/makinelerinin müvekkiline teslimi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; davalının yapmaya çalıştığı feshin yok hükmünde olduğunun tespiti ile; dava tarihi itibariyle davacıya ödenmemiş hak ediş bedelinin (Belirsiz alacak olup gerçek tutar hesaplandığında HMK, m. 107 uygulanacaktır.) hak ediş alacağının doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, paraya çevrilmiş teminat mektubu bedelinin (Belirsiz alacak olup gerçek tutar hesaplandığında HMK, m. 107 uygulanacaktır.) teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, iş makinesi, araç ve gereçlerin kira bedelinin (Belirsiz alacak olup gerçek tutar hesaplandığında HMK, m. 107 uygulanacaktır.) buna ilişkin olarak düzenlenen fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, davacıya henüz iade edilmemiş olan iş makinesi, araç ve gereçlerinin davacıya teslimine, teslim edilemediği takdirde bedellerinin iş makinesi, araç ve gereçlerinin iade talebini içerir ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı - karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ----- sayı ile düzenlenen ------30. Maddesi ile ---------- olarak düzenlenen devir ve devre onay sözleşmesinin 8. Maddesinde "bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığını, bu nedenle, ------ Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ---- Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
KARŞI DAVA: Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.maddesine göre, davacılar-karşı davalılar yapımını üstlendikleri işi, 88 haftalık kesin vadenin bitiminde bitirip teslim etmeyi taahhüt ettiklerini, gecikilen her takvim günü için de sözleşme bedelinin %0,1'i oranında gecikme cezası ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacılar-karşı davalılar tamamen kendi kusurlarıyla sözleşmede taahhüt ettikleri işi kararlaştırılan tarihte tamamlayamadıkları gibi hileli hareketleri ile müvekkilini büyük zararlara uğrattıklarını, bunun üzerine, taraflar arasındaki "yapım sözleşmesi" ------ tarihli protokol ile feshedildiğini, taraflarınca bu protokolün 5. Maddesiyle yapım sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartı talep etme hakkının saklı tutulduğunu, açıklanan sebeplerle davacılar-karşı davalıların aleyhine, yapım sözleşmesi uyarınca belirlenen kesin vadenin bitim tarihinde işin bitirilememiş olması nedenleriyle, kesin vadenin dolum tarihi ile iş bu sözleşmenin feshedildiği ----- arasında kalan süreler için, sözleşmenin 9.maddesinde yer alan cezai şartı talep haklarının doğduğunu, davacılar-karşı davalılar aleyhine hak kazandıklarını, cezai şart alacağının müvekkilinin zararını tamamı ile karşılama imkanı bulunmadığını, müvekkilinin, yukarıda açıklandığı üzere davacılar-karşı davalıların işi süresinde tamamlamaması ve hileli davranışları sebebiyle uğradığı zararlarının miktarının çok daha fazla olduğunu, ilk olarak müvekkilinin davacılar-karşı davalıların işi tamamlamayı taahhüt ettikleri 88 haftalık kesin vade tarihinden, işin tamamlandığı------- tarihine kadar elektrik üretemediğini, bu sebeple büyük zararlara uğradığını, ancak müvekkilinin bu süreçte ne kadar elektrik üretebileceği ve ürettiği bu miktardan ne kadar kar elde edebileceğinin uzman bir inceleme gerektirdiğini, müvekkilinin elektrik üretim kaybı ile birlikte, davacılar-karşı davalıların işçi alacaklarını ödememesi sebebiyle de zararlara uğradığını, ilk olarak müvekkilinin işçilerin bir kısım maaşları ödenmediği için, işçilerin maaşlarını ödemek zorunda kaldıklarını, ayrıca işçilik alacakları ödenmeyen bir kısım işçiler, müvekkilinin aleyhine ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle davalar açtıklarını, bu davalarnz halen derdest olduğunu, müvekkilinin bu sebeple uğradığı-uğrayacağı zararların da, davacılar-karşı davalılar tarafından, müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davacılar-karşı davalılar yapmadıkları işleri yapmış gibi göstererek müvekkilini dolandırdıklarını, bu sebeple müvekkilinin esasında yapılmayan pek çok işin bedelini haksız olarak davacılar-karşı davalılara ödediğini, iş bu fazla ödenen bedellerin müvekkiline iadesi gerektiğini, tüm bunlarla birlikte, müvekkilinin, iş bu sözleşmede kararlaştırılan işin, davacılar-karşı davalılar tarafından tamamlanmaması sebebiyle, işi kendisi tamamlamak zorunda kaldığını, bu sebeple müvekkilinin malzeme temini, iş makinalarının kiralanması ve kullanılması, işçi çalıştırma gibi sebeplerle pek çok masraf yaptığını, bu sebeple işi kendi kusuruyla tamamlamayan davacılar-karşı davalıların müvekkilinin tüm bu zararlarını karşılaması gerektiğini, müvekkilinin iş makinalarının kiralanması ve kullanılması ile ilgili cevap dilekçemizde açıklandığı üzere pek çok dava ile karşı karşıya kaldığını, söz konusu bu davalar müvekkili aleyhine sonuçlandığı takdirde de davacı-karşı davalıların müvekkilinin bu zararlarını karşılaması gerektiğini, açıklanan sebeplerle; davacılar-karşı davalıların haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle reddine, davacılar-karşı davalılar lehine alacak tespit edildiği takdirde ise, tespit edilecek davacılar karşı davalıların iş bu alacaklarının karşı alacaklarımızdan takas ve mahsubuna, karşı davalarının kabulü ile, davacılar-karşı davalılar lehine alacak tespit edildiği takdirde, tarafımız lehine tespit edilecek alacaklar, bir önceki bentte açıklanan karşı davalıların alacakları ile takas ve mahsup edildikten sonra, 2.000-TL cezai şartın taraflarına ödenmesine(HMK. 109.maddesi uyarınca kısmi taleptir), üretim kaybı sebebiyle uğradıkları zarara karşılık, hesaplanması uzmanlık gerektirdiği için kesin rakam belirlendiğinde HMK nın 107.maddesi gereğince arttırılmak üzere şimdilik 2.000-TL tazminatın taraflarına ödenmesine, taraflarınca ödenen-ödenecek olan işçilik alacakları için HMK nın 107.maddesi gereğince arttırılmak üzere şimdilik 2.000-TL nin rucüan tarafımıza ödenmesine, davacı-karşı davalıların tamamı suç teşkil eden hileli davranışları sebebiyle müvekkilini uğrattıkları zarara karşılık HMK nın 107.maddesi gereğince arttırılmak üzere şimdilik 2.000-TL nin tazminatın taraflarına ödenmesine, müvekkilinin işi kendisinin tamamlamak zorunda kalması sebebiyle yaptığı masraflara karşılık 2.000-TL nin tarafımıza ödenmesine, (HMK. 109.maddesi uyarınca kısmi taleptir), esas davaya cevaplar (2.6.) ve (2.8.) kısımlarında açıklanan dava dosyalarının neticelerinin beklenmesine, masraf ve vekalet ücretinin davacılar-karşı davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, feshin geçersizliğinin tespiti ve alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında davacı ve dava dışı ----davalının ---- tarihli -----akdedildiği, davacı ve dava dışı---- kapsamındaki işleri yapmak üzere ----kurduğu, daha sonrasında ----- ortaklıktaki payını ------ devir sözleşmesiyle devrettiği, ---- oluştuğu, ----- tarihli sözleşmenin --------- uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlığın çözümünde ------- mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.'' şeklinde olduğu, HMK'nın 17. maddesine göre tacirlerin veya kamu tüzel kişilerin aralarında doğmuş ve ya doğacak uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yaptıkları sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, sözleşme de aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen mahkemelerde açılabileceği, taraflar arasındaki sözleşme de ise davanın başka mahkemelerde görülebileceğine yönelik herhangi bir ibareye rastlanılmadığı anlaşıldığından mahkememizin yetkisizliğine yönelik aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın yetkili -------Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç vekalet ücretinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.11.2024