İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/7590 E. 2018/1042 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/7590
Karar No
2018/1042
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/613 Esas - 2022/72 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/613 KARAR NO : 2022/72 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACILAR : 1- ... -(T.C...) 2- ... -(T.C...) 3- ... -(T.C...) 4- ... - (T.C...) VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 1- ... ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 2-... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/08/2021 KARAR TARİHİ : 19/01/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in 2018 ve 2020 yıllarında ... ... şubesinden kullandığı iki adet kredi karşılığında kendisine hayat sigortası yapıldığını, bunun karşılığında iki adet sigorta parası kesildiğini, müvekkillerinin murisinin tarım kredisi kullandığını, müvekkillerinin murisinin 21/01/2021 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin murisinin öldüğü tarihte çekmiş olduğu kredinin ölüm tarihinden önceki taksitlerini ödediğini ve geriye bir miktar borcu kaldığını, müvekkillerinin bakiye kredi borcunun ödenmesi için başvuru yaptıklarında sigorta şirketi ve bankanın ödeme yapmaktan imtina ettiğini, müvekkillerinin kalan bakiye tutarın ödenmesi için banka tarafından defalarca arandığını, ayrıca aleyhlerine icar takibi yapılacağının bildirildiğini, kredilere ilişkin kalan bakiye tutarın ilgili sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, bakiye kredi borcunun ödenmesi için ... A.Ş.'ne 12/07/2021 tarihinde başvuruda bulunduklarını, ayrıca bankanın ... ... şubesine de 13/07/2021 tarihinde ve ... A.Ş.'ne de 14/07/2021 tarihinde başvuruda bulunduklarını, ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin murisinin bankadan çekilen kredilere ilişkin kalan bakiye tutarlar için ödemenin ilgili hayat sigortasından karşılanmasını, kalan tutar var ise varislere ödenmesini, aksi halde kalan borç miktarları tespit edildiğinde 21/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı ... A.Ş. vekili mahkememize sunmuş olduğu 15/09/2021 havale tarihli dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Osmaniye Mahkemeleri olduğunu, davacıların murisi ...'in .... A.Ş.'den kullanmış olduğu krediler sonrasında, müvekkil şirket ile banka arasında imzalanan ... Sözleşmesi kapsamında sigorta kapsamına dahil edildiğini, sigortalının vefat etmesi üzerine tazminat değerlendirmesine esas olmak üzere inceleme yapıldığını, yapılan inceleme sonucunda sigortalının sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının bulunduğunun tespit edildiğini, sigortalının sigorta öncesinden gelen hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, murisin sigorta öncesinden gelen kanser hastalığını müvekkili şirkete bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkili şirketin tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı herhangi bir savunmada bulunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı TKHK'nın 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken, 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” hükmüne yer verilmiştir. Davanın dayanağı, hayat sigorta sözleşmesi olup, davalı banka ile imzalanan tarım kredi sözleşmesi değildir. Hayat sigorta sözleşmelerinin, niteliği gereği sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, muris tüketici konumunda olup davacılar da irs ilişkisine dayanarak dava açtıklarından ve davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi anılan Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır(Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk 23. Dairesinin 12.07.2018 tarih ve 2018/1462 E, 2018/1042 K. Sayılı ilamı). Uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. (Yargıtay 11.H.D., 10.10.2016 T., 2016/7590 E., 2016/7972 K.) Şu halde uyuşmazlığın hayat sigorta poliçesinin tarafları arasında ve tüketici işleminden kaynaklandığı, davaya bakmak görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu görülmektedir. Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, her aşamada görevsizlik kararı verilmesi de HMK 115/1. maddeye göre mümkün olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekili ile avalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/01/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/7590, K. 2018/1042, T. 10.10.2016, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-7590-e-2018-1042-k-046c332085cb