İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/2998 E. 2019/2550 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/2998
Karar No
2019/2550

T.C. BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR Esas No : 2019 Karar No : 2019 Hakim : ... ... Katip : ... ... Davacı : ... - ... Vekili : Av. ... - Davalı : Dava : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 28/08/2019 Karar Tarihi : 13/12/2019 Kararın Yazım Tarihi : 30/12/2019 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın Uludağ Üniversitesine taraflar arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde 2017/547237 ihale kayıt numaralı suam b blok cephelen kolon travertenleri sökümü işi hizmeti verdiğini, müvekkil firmanın sözleşmeden doğan sorumlulukları yerine getirerek davalıya özenli şekilde hizmet verdiğini ancak işin tesliminin belli bir süre geciktiğini, müvekkil firmanın suam B blok cepheler kolon travertenleri sökümü işine ait 6 nolu hakediş raporu gecikme cezasıyla düzenlendiğini, 6 nolu hakediş kdv ile birlikte 252.931,61 TL olduğunu, Uludağ Üniversitesinin müvekkile 24/07/2019 tarihinde 107.010,00 TL gecikme cezası ve diğer kesintiler yapılarak 119.453,82 ödeme yapıldığını, Uludağ Üniversitesi Suam B Blok cepheler Kolon travertenleri sökümü işi kapsamında son iş bitim tarihi 11/10/2018 olmasına rağmen imalatların 22/09/2019 tarihinde tamamlanması sebebiyle sözleşmenin 25. Maddesi gereğince gecikme cezası uygulandığını, sözleşmeye göre iş bitim tarihi 11/10/2018 olup, tamamlandığı tarihin 22/02/2018 olması sebebiyle 134 gün gecikme olduğunun hesaplandığını, ancak bu süre içerisinde genelge gereği çalışılmasının mümkün olmayan günler bulunmadığını, genelgede çalışılmamıası öngörülen günler de gecikme sayılarak ceza kesildiğini, kesilen ceazının hukuka aykırı olduğunu, haksız olarak kesinti yapılan 32 günün karşılığı olan 27.840,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkile ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız olarak kesilen 27.840,00 TL gecikme cezasının kesildği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil kurum ile davacı şirket arasında söz konusu iş hakkında 26/06/2018 tarihinde imzalanan sözleşmenin işe başlama ve bitirme tarihi başlıklı 9. Maddesinin 4 bendine dayanılarak davacı şirketten işin tamamlanmasının istendiği, davacı şirketin itirazda bulunmadığının anlaşıldığını, ve dahi davacı şirketin 07/01/2019 tarihinde işi bitirdiğinde dair dilekçe verildiği 16/01/2019 tarihli tutanakta ise işin tamamlanmadığı ve müvekkil kurumun davacı şirkete 18/01/2019 tarihinde işi bitirme süresinin 11/10/2018 tarihinde dolduğu ve cezalı durumda çalıştıkları, ivedi şekilde işi bitirmeleri gerektğiği yönünde yazı gönderdiği görüldüğünü, davacı şirket ile müvekkil kurum arasında imzalanan sözleşmeye dayanılarak söz konusu sürelerde çalışmanın devam ettiği ve işin zamanında bitirilmediği, davacı şirkete defalarca bitim süresinin dolduğu ve cezalı durumda çalıştığı tebliğ edildiği yazışmalardan anlaşıldığını, bu şartlarda söz konusu sürelerde bitirilemeyen iş için davacı şirkete hukuka uygun olarak kesinti yapıldığını, davacı tarafın talebinin hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedildiği iddia edilen kolon travertenleri söküm işi sözleşmesi gereği haksız uygulandığından bahisle gecikme cezası bedelinin geri alınması istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Davalı, Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü tacir sıfatına haiz olmadığından taşımadığından, dava konusu da Türk Ticaret Kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Yargıtay 13. HD 2016/2998 E.-2019/2550 K.) Bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Dava dilekçesinin reddi ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde yetkili ve görevli Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içinde talep edilmediği taktirde davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞININ İHTARINA, 3-Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğundan hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. ... Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/2998, K. 2019/2550, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-2998-e-2019-2550-k-175c4f060c16