İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/2941 E. 2016/10949 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/2941
Karar No
2016/10949
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/537 Esas KARAR NO : 2021/475 DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2020 KARAR TARİHİ : 08/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan ticari faaliyet neticesinde ... tarihi itibariyle ... TL davacı şirketin alacağının bulunduğunu, cari faturalardan da bu durumun anlaşıldığını, davalı hakkında taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı şirketin ... tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu sebeplerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen % 9 faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin daha evvelden davacıyla olan alacak verecek ilişkisine ilişkin ödemelerini yaparak kapatmış olup, söz konusu ödemelerin banka hesaplarında ve muhasebesel kayıtlarında sabit olduğunu, ayrıca davacı yanın bu hususta yargılamayı gerektiren bir durum bulunmasına rağmen davalı aleyhine icra takibi yaptığını ve itirazları üzerine işbu davayı açtığını, bu sebeplerle öncelikle, usulü itirazları uyarınca, eksik harç itirazının değerlendirilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın esası yönünden inceleme yapılması halinde ise davacının işbu davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İİK 67. Maddesi hükmü uyarınca aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti davacı üzerinde bırakılarak karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya tarafların defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda, 1- Davacı tarafından cari hesap alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmış olduğu, TUTAR AÇIKLAMA ... TL ASIL ALACAK ... TL işlemiş faiz ... TL TOPLAM 2-Davacının ibraz edilen 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, 3-Davalı tarafından sayın mahkemenizce belirlenen inceleme günü ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, 4-Davacınnın ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi ... itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu takibin de bu tutar üzerinden açıldığı, 5-Davalının Ba bildirimlerindeki bildirilen fatura adetleri ile davacının ticari defterlerindeki kayıtlı olan fatura adetlerinin uyumlu olmadığı, 6-Davacı yanın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz isteyebileceği görüş ve kanaatini bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; ticari satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; borcun varlığı , miktarı ve ferileri noktasında toplanmaktadır. Her iki tarafın tacir olduğu davada ticari defter incelenmesi yapılması mahkememizce uygun görülmüştür. Ticari defterlerin hangi şartlarda sahibi lehine delil olacağı HMK’nun 222. Maddesinin üçüncü bendinde düzenlenmiştir. Üçüncü bentte 22.07.2020 Tarihli 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile önemli bir değişiklik yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 maddesinin önceki hali “ İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz..” şeklinde iken; Hukuk Muhakemeleri Kanunun (Değişik 22.07.2020-7251-23) 222/3 maddesi “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde değiştirilmiştir. Görüldüğü gibi 22.07.2020 Tarih 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile HMK 222. Maddesinin üçüncü bendinde “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” cümlesi eklenmiştir. Bu durumda üçüncü bendin yeni hali ile her iki tarafın ticari defterlerinin delil olarak gösterildiği durumlarda mahkemece ticari defterlerin ibrazına karar verilmiş, ispat yükü kendisinde olan taraf ticari defterlerini ibraz etmiş ve ibraz edilen ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, uyuşmazlık konusu kayıtların defterlerinde yer aldığı ve defterlerinin birbirini teyit ettiğinin anlaşılması halinde karşı taraf kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmemiş ise ispat yükü kendisinde olan tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar lehine delil olarak kabul edilecektir. Somut uyuşmazlığın çözümü amacıyla taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin mehil verilmiş ,kesin mehil içerisinde davacı taraf defterlerini sunmuş ,davalı taraf ise defterlerini sunmamıştır .Davacının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; mahkememizce sahibi lehine delil teşkil eden davacı tarafın defterleri ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli, oluşa ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan ... TL alacaklı olduğu, takipten önce davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz isteminin yersiz olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtildiğinden davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Buna göre davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin ... TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak devamına, 3-Hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalıdan alınarak, hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan ilk dava masrafı, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan toplam ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/2941, K. 2016/10949, T. 20.06.2016, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-2941-e-2016-10949-k-4573ee8abc44