İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/2167 E. 2016/23185 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/2167
Karar No
2016/23185
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/505 Esas - 2022/479 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/505 Esas KARAR NO : 2022/479 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... : 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av.... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/07/2021 KARAR TARİHİ : 27/04/2022 YAZIM TARİHİ : .... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; müvekkil idarenin, 233 sayılı KHK uyarınca sermayesinin tamamı devlete ait, tüzel kişiliğe ve faaliyetlerinde özerkliğe sahip, sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu, teşekkülün, iktisadi alanda “ticari” esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüsü olduğu, müvekkili idarenin, bu sebeple Türk Ticaret Kanunu gereğince tacir niteliğini haiz bir kuruluş olduğu, müvekkili idarenin, bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanması ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden satın alındığı, özel güvenlik hizmetinde, ihale edilen her bir yüklenici firmanın, ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri kendilerinin belirlediği, söz konusu firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumluluğun bu firmalara ait olduğu, işin doğası gereği de; ihale makamı olan müvekkili idarenin, hizmet alımı için ihaleye çıkarak, söz konusu güvenlik işini ihale usulü gereği en uygun teklifi veren firmaya bırakmakta ve bu firma da kendi çalıştırdığı işçileri ile bu hizmeti verdiği, kendi işçileri açısından doğacak sorumlulukların da bu firma tarafından yerine getirilmesinin gerektiği, dava dışı ..., müvekkili idarenin özel güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketlerde, 07.09.2015-14.02.2018 tarihleri arasında çeşitli zamanlarda çalıştığı, ...'ın çalışmış olduğu 1 yıl 9 ay 20 gün hizmeti karşılığı 4.717,75 TL kıdem tazminatı ve 36,08 TL damga vergisi olmak üzere brüt toplam 4.753,83 TL kıdem tazminatı müvekkilİ idarece 21.09.2018 tarihinde kendisine ödendiği, ödenen bu tutarın davalı şirketlerden gerek öncesinde müvekkili kurumca yazılı olarak, gerekse de dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinde talep edildiği, ancak davalı şirketlerce ödeme yapılması reddedildiğinden anlaşmazlıkla sonuçlandığı, dava dışı ...'ın, müvekkili idare personeli olmadığı, güvenlik işi yüklenicisi davalı şirketlerin işçisi olduğu, ... ile müvekkili idare arasında hiçbir şekilde işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı, ihale yüklenicisi şirketler bünyesinde çalışan işçiler üzerinde, müvekkili idarenin doğrudan bir tasarrufunun bulunmadığı, ...'ın, işin bitmesi ve iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra kıdem tazminatını müvekkili kurumun ödediği, çalışma hayatını düzenleyen mevzuatın işverene yüklediği tüm yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği ve sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından, iş kanunu ve mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten sorumlu olacağının belirtildiği, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile dava dışı işçi ...'a ödenen paranın davalı şirketlerden rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; iş kanununun 2.maddesinde asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu, ayrıca asıl işverenin alt işverene rücu etmesine imkan veren bir kanun maddesinin olmadığı, ayrıca davacının yaptığı ödemeden huzurdaki dava ile haberdar oldukları, alacaklının zararını tanzim eden davacının, kendilerine rücu ettiği, ancak herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmadığı, bu durumun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, davacının kendilerine öncelikle bildirimde bulunmamasının gerektiği, hangi ücreti ne için ödediğini bildirmesinin gerektiği, .davacının dava dışı işçiye ödemeyi ne için, nasıl ne miktarda yaptığı taraflarınca bilinmediği, müvekkili şirketin davacıdan ihale ile iş aldığı, ihaleyi kazanan müvekkili şirkete mevcut işçilerle çalışmaya devam ettiği, ancak davacının, ihaleye çıktığı işçi sayısını zaman içerisinde düşürdüğü, 200 işçi ile ihale ettiği iş başladıktan bir müddet sonra, depolarını kapattığı, depolarını kapatınca işçilerin açıkta kaldığı, 200 işçi ile başlayan işin 100 işçiye kadar düştüğü. davacı tarafın deponun kapacığını kendilerine bir gün önceden bildirerek işçilere bilgi verme, tutanak tutma, ihbar önelleri v.s için müvekkilim şirketin zamanın kalmadığı, ilk başta ihale ettikleri sayıyı depoları kapatarak azaltmaları sonucu, işçileri size iade ettik işten çıkartmadık, yönünde ki beyanlarının hakkın kötüye kullanılması olduğu, kendilerine hiç bir ihtarda bulunmayan davacının davasının dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, müvekkili şirket ve davacı arasında imzalanan sözleşmelerin yada teknik ve idari şartnamelerin hiç birisinde asıl işverenin işçilik alacakları yönüyle müvekkili şirkete rücu edebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Aktüer hesap uzmanı ...tarafından düzenlenen 30/12/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; dava dosyası kapsamında davacı tarafından 2015 yılı sonrasına ait teknik şartnamelerin dosyaya sunulmadığı, dosya kapsamında 2015 yılından sonrasına ilişkin teknik şartnameler bulunmadığından: söz konusu şartnamenin dosyaya sunulması halinde buna göre değerlendirme yapılabileceği, ancak takdiri mahkemeye ait olmak üzere, daha önce mahkemenizin farklı dosyalarına ve başka mahkemelerde bulunan benzer dosyalara tarafınca düzenlenen bilirkişi raporlarına göre davalı alt işverenlerin 2016 yılı sonrası düzenlenen hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartnameler gereğince kıdem tazminatı sorumluluğunun bulunmadığı, bu kapsamda tespit yapıldığı, davacı kurumun 21/09/2018 tarihinde yaptığı ödeme nedeniyle; rücu edilebilecek Tutarın 834,64 TL olduğu, iş ortaklığı kuran şirketlerin iş ortaklığının sorumluluğunda belirtilen tutarlardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye yapılan ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır. Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır. 818 sayılı BK'nun 146.(6098 sayılı yasanın 167.m)maddesinde; "Borcun niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla ödemede bulunan fazla ödeme için diğerine rücu edebilir." hükmü getirilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine, 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından idarenin sorumluluğu düzenlenmiş isede kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi halen yürürlükte olup, anılan kanun hükmü gereğince, asıl işveren alt işveren ilişkisinde, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Diğer taraftan sözkonusu değişiklik işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Bu hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler.(Yargıtay 22. HD 2016/2167 E. 2016/23196 K, 2016/3047 E. 2016/23185 K. , 2016/15459 E. 2016/19014 K. Yargıtay 13. HD. 2016/7178 E. 2016/11227 K., 2014/45983 E. 2016/5853 K. , 2016/15019 E. 2018/7581 K. , 23. HD. 2016/4603 E. 2019/394 K.) 7166 sayılı Yasanın 11.maddesi ile, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesine eklenen 6. fıkrasında; " 4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez." hükmü bulunmaktadır. 7166 sy. Kanunun 12. Maddesi ile 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. Maddede ise; 112/6. fıkranın yürüyen davalara etkisi düzenlenmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E: 2019/42, K: 2019/73 Sayılı Kararı ile, 4857 sy. Kanunun 112/6. Fıkrası ve geçici 9. Maddesinin 1. cümlesi iptal kararıyla birlikte 7166 sayılı kanun ile getirilen değişiklikten önceki hukuki hale döndüğü, taraflar arasında 07/09/2015 tarihinden 14/02/2018 tarihine kadar fasılalı çalışan dava dışı işçi ...'ın iş yerinin tasfiyesi nedeniyle iş sözleşmesine son verildiği ve dava dışı işçiye 21/09/2018 tarihinde 4.717,75-TL kıdem tazminatı ödendiği görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı işçi ...'ın iş akdinin kıdem tazminatını hak eder şekilde sona erdiği ve dava dışı işçiye davacı tarafından kıdem tazminatı ödendiği, davacının dava dışı işçiye yapmış olduğu bu ödeme nedeniyle diğer davalılara karşı rücu talep ettiği, dava dışı işçinin 07/09/2015 tarihinden 14/02/2018 tarihleri arasında fasılalı çalıştığı, çalıştığı bu dönemlerde alt iş verenlerin ... Güvenlik .... Ltd. Şti ile ... .... Ltd. Şti. Ve STK Özel Güvenlik .... Ltd. Şti olduğu, dava dışı işçinin 07/09/2015 tarihinden 14/02/2018 tarihleri arasındaki fasılalı çalışması nedeniyle çalıştığı kıdem süresinin 1 yıl 9 ay 20 gün olduğu, taraflar arasındaki 2014 ve 2015 tarihli sözleşmede sorumluluğun açık ve net biçimde yükleniciye bırakıldığı, buna mukabil 01.01.2016 ve sonrası dönemlerde yapılan ihale sözleşmelerinde kıdem tazminatı hariç olmak üzere yüklenicinin sorumluluğunun belirlendiği, buna göre 01.01.2016 öncesi dönemde yüklenicilerin sorumluluğunun tam olduğu, sonraki tarihli dönemlerde ise yüklenicinin kıdem tazminatından sorumluluğunun bulunmadığı davalı ... Özel Güvenlik .... Ltd. Şti'de çalışmasının 2018 yılını kapsaması nedeniyle bu davalı yönünüden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 834,64 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ...Eğit. Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd.Şti. Ve ... Hizm. Tic. Ltd.Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Sistemleri Özel Güvenlik Ltd.Şti. Yönünden davanın REDDİNE, Karar tarihi itibariyle alınması gereken 80,70 TL nisbi karar ve ilam harcından peşi olarak alınan toplam 81,19 TL harcın mahsubu fazla yatırılan 0.49 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 80,70 TL harcın davalılar ... ...Eğit. Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd.Şti. Ve ... Hizm. Tic. Ltd.Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 834,64 TL vekalet ücreti takdiri ile davalılar ... ...Eğit. Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd.Şti. Ve ... Hizm. Tic. Ltd.Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak red edilen miktar üzerinden hesaplanan 834,64 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davacı vekili tarafından sarf edilen 79,00 TL tebligat gideri, 11,50 TL müzekkere gideri, 650,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 839,50 TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre takdiren 147,39 TL'sinin davalılar ... ...Eğit. Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd.Şti. Ve ... Hizm. Tic. Ltd.Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklılık oranına göre 231,75 TL'sinin davalılar ... ...Eğit. Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd.Şti. Ve ... Hizm. Tic. Ltd.Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, bakiye 1.088,25 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. Katip .... E İmzalıdır Hakim ... E İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/2167, K. 2016/23185, T. 01.01.2016, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-2167-e-2016-23185-k-e18cc44606dd