İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/184 E. 2019/779 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/184
- Karar No
- 2019/779
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/184 Esas KARAR NO : 2019/779
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/03/2016 KARAR TARİHİ : 26/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin başta inşaat alanında olmak üzere bir çok alanda alt yüklenicilik ve danışmanlık hizmeti verdiğini, davalı şirketlerden ...nin asıl işveren, ...’nin yüklenici olup aralarında ... ili ... ilçesi ... Mah. Kain ... ada ...-... arası parsellere ilişkin ... tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeden sonra yüklenici ...’nin ... tarihinde alt yüklenici olarak davacı ... ile anlaştığını, davacı şirketin ... ile arasında akdedilen alt yüklenicilik sözleşmesi gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak davacı şirketin hakediş alacağını alamadığını, ayrıca davacı şirket tarafından dava konusu taşınmazların elektrik ve mekanik tesisatlarınında yapıldığını, hak edişin ödenmesine ilişkin hem işveren ...’ne hem de yüklenici ...‘ne sırasıyla Büyükçekmece ...Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin çekildiğini ancak bir sonuç alınamadığını, Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... D.iş sayılı dava dosyası ile delil tespiti talep edildiğini, bilirkişi incelemesi sonucu ile de davacı şirketin ... TL hakedişinin varlığının tespit edildiğini, ancak söz konusu delil tespiti davasında taraflarınca elektrik ve mekanik tesisata dair kalemin tespiti talep edilmediğniden bu hususta bilirkişi raporu alınması gerektiğini, mezkur taşınmaz üzerine Medeni Kanun 893/3. maddesininde dikkate alınarak ihtiyati tedbir konulması ile davacı şirketin hakediş tutarının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunduğu ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı yüklenici şirketle aralarındaki sözleşmede iş veren kooperatifin taraf olmadığını, davalı kooperatifin kendisine ait taşınmaza ilişkin kat karşılığı inşaat yapmak üzere diğer davalı yüklenici ile sözleşme imzaladığını, yüklenicinin edimini yerine getirdiğinde davalı kooperatifin ediminin tapu vermek suretiyle yerine getireceğini, yükleniciye para borcununun bulunmadığını, davalı kooperatifin 3. kişi olduğunu, yüklenici davalı şirketin davalı kooperatif nezdinde tahakkuk edebilecek alacağı varsa bunun ancak İİK.m.89 hükmüne göre haczinin söz konusu olacağını, anılan nedenle davacı şiketle davalı yüklenici arasındaki sözleşmenin tarafı olmayan kooperatifin para ödeme gibi bir zorunluluğunun olmadığını, bu nedenle hakkında verilen ihtiyati haciz kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve itiraz ettiklerini, davalı kooperatif 3.kişi durumunda olduğundan davada taraf gösterilmesinin yerinde olmadığını beyanla davanın kooperatif yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunduğu ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile aralarında sözleşme imzalandığını, davacı şirket ile aralarında taşeron sözleşmesi düzenlendikten sonra davacı şirketin işi aksattığını, davalı şirketin taahhüdünde olan işin tamamının kendilerine verilmesi istemiyle işveren kooperatif yetkililerini tehdit ve tacize ettiğini, çalışanlarına şantiyeyi tahrip ettirdiğini, işi terk edip gittiğini, yaptıkları kısmi imalat var ise de karşılığında bağımsız bölüm tapusu aldığını, ayrıca davalı şirketin taşınmaz teminatı verdiğini, davalı şirketin yapılan imalat karşılığı yaptığı ödemeler ve teminat karşılığı alacaklı olduğunu, itilafın yargılamayı gerektirdiğini, dava değerinin ... TL olduğunu, ancak dosyada düzenlenen ibra belgesinde altı taşınmazın değerinin ... TL olduğunu, bu nedenle tüm taşınmazlara ihtiyati haciz konulmasının taşkın haciz niteliğinde olduğunu, ihtiyati haczin kaldırılmasını, davacı şirketin gerçekte bir alacağının bulunmadığını, iddiasının aksine davacı şirketin sözleşme gereği kısmi çalışması olmuş ise de karşılığını fazlası ile aldığını, davacı şirketin işçilerinin de ücretlerini ve sigorta primlerini ödemeyip sigorta borçlarını davalı şirkete yüklediğini ve işçilerinin alacağı olduğundan bahisle işçilerini şantiyeye yönlendirip tahrip ettirdiğini, daha da sonra faaliyetini terk edip gecikmeye sebep olan davacı şirketin bu nedenle zarar verdiği gibi ayrıca yaptığı kısmi işinde eksik ve ayıplı olmasından dolayı alacağının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır.. Dava dosyası tek hakimli olarak görülmekte iken 5235 Sayılı Kanun 5.maddesi gereği dava değerine göre ... tarihli celse ... nolu ara karar gereği heyete tevdiine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin ... tarihli celse ... nolu ara karar gereği davacı vekiline dava konusu alacağın ... TL olduğu ancak dilekçe içinde ... TL hak ediş tespitinin yapıldığına ilişkin beyan dikkate alınarak dava dilekçesinin talep neticesini açıklaması ve hak ediş alacağının talep edilmesi halinde ... TL alacak üzerinden eksik harcı ikmal etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, davacının yargılama sırasında davasını kısmi dava olarak açtığını beyan ettiği, bilirkişi raporu alındıktan sonra ise ... tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporunda belirlenen tutarda davasının kabulüne karar verilmesini talep ettiği ve eksik harcı tamamlandığı görülmüştür. Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... D.iş sayılı tespit dosyası dosyamız içerisine alınmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarihli celse ...nolu ara karar gereği mahallinde ... tarihinde 1 inşaat, 1 elektrik ve 1 mali müşavirden oluşan bilirkişi heyeti ile davacı şirket tarafından yapılan imalat ile davacının sözleşme uyarınca taraflardan talep edebileceği alacak miktarı bulunup bulunmadığının tespiti hususunda yapılan keşif sonunda, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... havale tarihli raporda özetle ; "...1-Davacı ile davalı ... arasında ... tarihinde muvaffakatname tahsilat makbuzudur adı altında her iki tarafın da kaşesinin ve imzasının olduğu bir belge imzalandığı bu belgeye göre, ... tarafından verilen karar doğrultusunda alıcıları ..., ... ve ... olan 6 adet gayrimenkul bedelleri toplamı ... TL tutarının alacaklarından düşülmesine muvaffak edildiğinin ibra edildiği, 2-Davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre ... tarihi itibari ile davacının davalı ...'den ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, ... TL ile ilgili bir kaydın olmadığı, 3-Yapılan Elektrik işleri Genel toplamının KDV dahil ... TL olduğu, 4-Mekanik işleri Genel toplamının KDV dahil ... TL olduğu, 5-Yapılan inşaat imalatlarının KDV dahil ...-TL olduğu, 6-Davacı ile davalı ... arasında ... tarihinde yapılan muvakafatname ile ... TL'lik tutarın davacının borçlarından düşülmesi ile ödendiği tespit edildiğinden ve ayrıca ... Tapu alım carisi açıklamalı ... TL ödeme kaydı girildiğinden toplam tahsilatın ... TL olduğu, 7-Davacının alacağının yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi ... TL olduğu, ancak davacı yanın davayı ... TL üzerinden açtığı, Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere talep gereğince davacının alacağının ... TL olarak kabul edilmesi gerektiği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizin ... tarihli celse ... nolu ara karar gereği Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... D.iş sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak, tarafların itirazları da dikkate alınarak rapor tanzim eden bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, ... havale tarihli ek raporda özetle; "...1.Öncelikle, elektrik tesisatı ve mekanik tesisat hesaplamaları yapılırken, Kök Raporumuzda da açıkça görüleceği üzere, piyasa rayiçleri dikkate alınmış ve imalat değeri bu esasa göre belirlenmiştir. Ayrıca davacı vekilinin dikkate alınmadığını belirttiği, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D.İş dosyasındaki bilirkişi raporunda da, elektrik ve mekanik tesisatına ait bir hesaplama bulunmamaktadır. Söz konusu rapor, inşaat imalat bedelleri üzerine çıkarılmıştır. Dolayısıyla, davacı vekilinin itirazlarına karşılık olarak, Kök Raporumuzda ki değerlendirmelerimizi elektrik ve mekanik tesisat açısından yenileriz. 2.Davalı vekillerince yapılan itirazlar incelendiğinde, raporun içeriğinin tek tek değerlendirilmediği, daha çok genel itirazlar yapıldığı, elektrik ve mekanik tesisat hesaplamaları üzerine açıklamaya ihtiyaç olacak bir itirazın yer almadığı gözlenmiştir.3.Taraf vekillerince İtirazlara cevaplarımız yukarıda yer almakla beraber kök raporumuzu aynen tekrar ederiz. 4.Davacı ile davalı ... arasında ... tarihinde muvaffakatname tahsilat makbuzudur adı altında her iki tarafın da kaşesinin ve İmzasının olduğu bir belge imzalandığı bu belgeye göre , ... tarafından verilen karar doğrultusunda alıcıları ..., ... ve ... olan 6 adet gayrimenkul bedelleri toplamı ... TL tutarının alacaklarından düşülmesine muvaffak edildiğinin ibra edildiği,5. Davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre ... tarihi itibari ile davacının davalı ...'den ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, ... TL ile ilgili bir kaydın olmadığı, 6.Yapılan Elektrik işleri Genel toplamının KDV dahil ... TL olduğu, 7.Mekanik işleri Genel toplamının KDV dahil ... TL olduğu, 8. Yapılan inşaat imalatlarının KDV dahil ...-TL olduğu,9.Davacı ile davalı ... arasında ... tarihinde yapılan muvakafatname ile ... TL'lik tutarın davacının borçlarından düşülmesi ile ödendiği tespit edildiğinden ve ayrıca ... Tapu alım carisi açıklamalı ... TL ödeme kaydı girildiğinden toplam tahsilatın ... TL olduğu, 10. Davacının alacağının yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi ... TL olduğu, ancak davacı yanın davayı ... TL üzerinden açtığı, Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere talep gereğince davacının alacağının ... TL olarak kabul edilmesi gerektiği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizin ... tarihli celse ... nolu ara karar gereği taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak bilirkişi kurulundan yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, ... havale tarihli ek raporda da özetle; "...Heyetimiz tarafından kök ve ek raporda yapılan hesaplamada, dosya üzerinde ve mahallinde gerekli ve yeterli inceleme yapıldığından, davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ilave olarak değerlendirilecek bir husus bulunmadığı görüşündeyiz. Heyetimizce, mahallinde ve dosyasında yapılan inceleme neticesinde, var olan (yapılmış olan) imalatların bedelleri hesaplanmıştır. Dolayısıyla tarafımızdan yapılan hesaplama, zaten sözleşmeye göre eksik olan imalatları kapsamamaktadır. Eksik bırakılan iş nedeni ile davalının uğradığı zarar hususu net ve anlaşılır bir biçimde ortaya konulmamış olup, heyetimizce hesaplanamayacağı görüşündeyiz..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, iş sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra yüklenici tarafından alt yüklenici davacı ile düzenlenen kaba ve ince inşaat kapsamında alt yüklenicilik sözleşmesi nedeni ile alt yüklenici tarafından sözleşmede belirtilen edimlerin yerine getirildiği ancak yüklenici tarafından hak edişin ödenmediği iddiası ile yüklenici ve iş sahibi kooperatif aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ekinde bulunan ... tarihli düzenleme şeklindeki gayri menkul satış vaadi karşılığı sözleşmeden davalı arsa sahibi kooperatif ile yüklenici davalı ... arasında "... ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... ... ... parseller" üzerindeki inşaat yapımına ilişkin olduğu, sözleşmede inşaatın süresinin 30 ay olduğu, davalı kooperatifin müteahite bağımsız bölüm devri ile yükümlü olduğu, devrin hangi koşullarda gerçekleşeceği hususununda sözleşmenin 9.maddesinde belirtildiği görülmüştür. Sözleşmenin 15.maddesinde sözleşmenin devir ve temlik edilmezliği başlığı altında "mütehait iş bu sözleşme ile yapmayı kabul ettiği inşaatı ve sözleşmeden doğan borç haklarını hiçbir şekilde başkalarına kısmen veya tamamen devir ve temlik edemez. Aksi davranış arsa sahibinin iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih için yeterli sebep teşkil eden ve o zamana kadar mütehatin yapmış olduğu malzeme ve işçilik giderleri bila bedel arsa sahibine terk olunur." düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür. Yine dava dilekçesi ekindeki kaba ve ince inşaat kapsamında alt yüklenici sözleşmesinde de tarafların davacı şirket ile davalı yüklenici ... olduğu, sözleşmede iş sahibi kooperatife ait taşınmaz üzerinde yapılacak olan konut projesinin kaba ve ince inşaat malzemeleri olarak işçiliklerinin yapılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Yüklenici ile eser sözleşmesi yapan alt yüklenici, yaptığı sözleşmenin yüklenicisi, asıl sözleşmenin ise alt yüklenicisidir. Yapılan bu sözleşme alt yükleniciyi asıl eser sözleşmesinin tarafı haline getirmez. Bu nedenle alt yüklenicinin muhatabı asıl sözleşmenin iş sahibi olmayıp, asıl sözleşmenin yüklenicisidir. Alt yüklenici bu nedenle talep haklarını asıl sözleşmenin tarafı olan iş sahibine değil, kendi sözleşmesini iş sahibi olan yükleniciye yöneltebilecektir. Yüklenici ise alt yüklenicinin yaptığı işler nedeni ile de iş sahibine karşı sorumlu olup, bu işleri kendisinin değil, alt yüklenicinin yaptığını ispatlayarakta sorumluluktan kurtulamayacaktır. İş sahibi ise alt yüklenicinin yaptığı işler nedeni ile haksız fiil hükümlerine göre sorumluluk hali dışında sözleşmeye dayalı olarak eksik ve kusur bulunduğu iddiası ile alt yükleniciye başvuramayacaktır.(Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması 2.Baskı sayfa 46 Açıklamaları) İş sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen sözleşmede işin bir kısmının alt yükleniciye yaptırılması tamamen yasaklanabileceği gibi iş sahibinin onayınada tabi tutulabilir. Eser sözleşmesinin taraflarınca düzenlenen sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça yüklenici eseri bizzat kendisi yapmak ya da yönetimi altında yaptırmak zorunda olduğundan işi başka bir yükleniciye devredemez. (Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması 2.Baskı sayfa 129 Açıklamaları) Yukarıda belirtilen açıklamalar dikkate alındığında dava konusu somut olayda her ne kadar davacı tarafından eser sözleşmesinde taraf olan kooperatif ve yükleniciye karşı dava açılmış ise de; arsa sahibi kooperatifin alt yüklenicinin yaptığı işler nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığı, davacının ancak yüklenici ile aralarındaki taşeronluk sözleşmesi gereği yükleniciye müracaat edebileceği, buna göre arsa sahibi kooperatife dava açmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı kooperatif yönünden pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Davacının taşeronluk sözleşmesi gereği davalı yükleniciden talep edebileceği alacağa ilişkin yapılan değerlendirmede; dosyada bulunan kaba ve ince inşaat kapsamında alt yüklenici sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere alt yüklenici yaptığı sözleşmenin yüklenicisi, asıl sözleşmenin ise alt yüklenicisidir. Yapılan bu sözleşme alt yükleniciyi asıl eser sözleşmesinin tarafı haline getirmez. Bu nedenle alt yüklenicinin muhatabı asıl sözleşmenin iş sahibi olmayıp asıl sözleşmenin yüklenicisidir. Alt yüklenici bu nedenle talep haklarını asıl sözleşmenin tarafı olan iş sahibine değil, kendi sözleşmesinin iş sahibi olan yükleniciye yöneltebilecektir. Bu kapsamda kaba ve ince inşaat kapsamında alt yüklenici sözleşmesinde iş sahibi olan yüklenici davalının sorumluluğunun TBK 479.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. TBK 479.maddesinde " iş sahibinin bedel ödeme borcu eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmiş ise her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur." düzenlemesi mevcuttur. Taraflar arasındaki sözleşmenin bedeline ilişkin düzenlemenin 4.maddede kararlaştırıldığı, buna göre "Bu iş için şantiyede yapılan her türlü harcama, belgeleri ile iş verene ibra edilerek söz konusu harcamaların maliyeti üzerine %40 müteahhitlik karı eklenerek hak ediş düzenlenecektir. Hak edişler aylık olarak düzenlenecektir, ilk üç hakkedişin ödemeleri iş veren tarafından 90.iş günü sonunda ödenecektir, takip eden sonraki hakkedişler hakkedişin düzenlenmesinden 15 gün sonra onaylanarak alt yükleniciye ödeme yapılacaktır, ilk üç aya ait harcamalar için alt yüklenici tarafından ihrazat belgesi düzenlenerek iş verenden teminat olarak gayrimenkul talep edilecektir. Bu gayrimenkuller gerektiğinde iş karşılığını tarafımızdan alacağımıza karşılılık muvafakat verilerek tedarikçilere verilecektir. 90 iş gününden önce projeden yapılacak satışlarda alınan ödemelerin hak ediş bedelini aşmayacak şekilde minimum %70'in yapılan iş karşılığı taşerona ödenecektir." düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür. Söz konusu düzenlemeden işin bedelinin önceden belirlenmediği, buna göre işin bedelinin TBK 485.maddesi gereği yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirleneceğinin kabulü gerekmiştir. Dosyada bulunan yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davacı alt yüklenici tarafından yapılan işin bedeli tespit edilmiş ve bu bedel kapsamındaki hakedişi hesaplanmıştır. Sözleşmede belirtildiği üzere davalı yüklenici şirket ile davacı alt yüklenici arasında yapılan işlere ilişkin olarak ... TL tutarında ... tarihinde muvafakat name tahsilat makbuzudur adı altında her iki şirketin imza ve kaşesinin bulunduğu belge tanzim edildiği, davacı tarafça yapılan iş miktarının bu bedelden ticari defterlerine göre yapılan kısmi ödeme miktarı ile tahsilatlar düşüldüğünde ... TL olduğu tespit edilmiş, Mahkememizce hüküm kurmaya, mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda davacının belirtilen miktarda yüklenici davalı şirketten alacağının olduğu kabul edilmiştir. Davacı, davasını kısmi dava olarak açmıştır. Bu husus dava dilekçesinden ve aşamalarda ... tarihli celsede verilen ara karar gereği davacı vekili tarafından verilen ... tarihli dilekçe içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı vekili, bilirkişi raporu ile tespit edilen hak ediş miktarından sonra bu kez ... tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda belirtilen tutar yönünden davasını ıslah etmiş ve buna ilişkin ıslah harcını da dosyaya yatırmıştır. Kısmi dava olarak açılan davada, dava değerinin sonradan ıslah edilip edilmeceğine ilişkin yapılan değerlendirmede; Davacı, taraf açıkça kısmi dava açtıklarını beyan etmiştir. Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. Kısmi dava, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin birinci fıkrası “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.” “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.” şeklindeki HMK m. 109/2 hükmü; 01/04/2015 tarihli, 6644 sayılı Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Dava tarihi itibariyle de bu madde yürürlükte değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/11-21 esas, 2015/2657 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği ve yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.06.2015 gün ve E:2015/22-1052, K:2015/1612 sayılı ilamında vurgulandığı üzere, kısmi dava, alacağın yalnızca bir bölümü için açılan dava olarak tanımlanmaktadır. Yargıtay 3. HD nin 2018/1619 esas, 2019/7090 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Kısmi davanın açılması mümkün olan hallerde davacının, yargılama giderlerinden tasarruf etmek için, kısmi dava açmasında korunmaya değer (meşru) bir hukuki yararı vardır. Buna karşılık, bir alacağın (keyfen) küçük parçalara bölünerek, her parça için ayrı ayrı dava açılmasında, korunmaya değer bir hukuki yarar yoktur. Somut davada kısmi davanın şartları ve davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı vardır. Yine belirtmek gerekir ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2013 gün ve E:2012/4-824, K:2013/305; 22.10.2014 gün ve E:2014/4-840, K:2014/837 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kavram olarak ıslah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir. (Baki, Kuru:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, C.IV, İstanbul 2001, s.3965) Gerek öğreti, gerekse Yargıtay uygulaması davanın değiştirebileceğini ve genişletilebileceğini aynı şekilde savunmanın genişletilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir. Yine müddeabihin artırılıp artırılmayacağı hususu da bir usul işlemi olup, ıslahın konusudur (Baki, Kuru:age, s.4035). Bilindiği gibi, HUMK’nun 87.maddesinin son cümlesindeki “müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez” hükmü Anayasa Mahkemesinin 20.07.1999 tarih ve E:1999/1, K:1999/33 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bundan böyle davacı, dava dilekçesinde gösterdiği müddeabihini (davalı muvafakat etmese bile) aynı dava içinde ıslah yolu ile artırabilecektir. Bu düzenleme, davacının ilk dava dilekçesinde saklı tuttuğu fazlaya ilişkin hakkını ek bir dava ile istemesine engel olmayacaktır. Bu belirlemeler ışığında, davacının kısmi dava olarak talep ettiği dava miktarını, ... tarihli dilekçesi ile ıslah yoluyla artırmasında kabule göre hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan gerekçelerle, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜNE; Buna göre ... TL alacağın davalı ... den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davalı ... yönünden davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ...'nden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ne VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafı, ... TL bilirkişi gideri, ... TL keşif harcı, ... TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı ...'nin tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2019
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır