İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/34 E. 2020/451 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/34
- Karar No
- 2020/451
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/34 Esas KARAR NO : 2020/451 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/12/2014 KARAR TARİHİ : 29/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili, mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; muris ...ın 18/09/2012 tarihinde, ...plakalı otobüs içindeyken gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde şehit olduğunu, söz konusu aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olduğunu, poliçe uyarınca davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, ancak ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine İzmir ... İcra Dairesinin... E sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu ve bu davayı açtıklarını beyanla, davalının haksız itirazının, 10.000,00-TL 'lik kısmı açısından iptali ile takibin devamına, 150.000,00-TL alacağın takip tarihinden itibaren, icra giderleri, vekalet ücreti ve asıl alacağın ticari faizi ile birlikte TBK 100'e göre tahsili istemi ile açılan takibe vaki itirazın, 10.000,00-TL 'lik kısmı için iptali ile icra takibinin devamına ve haksız itirazlardan %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; 08.09.2012 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen... plaka sayılı araç müvekkili şirkette 24.03.2012-24.03.2013 tarihleri arasında... nolu poliçe ile karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ile sigortalı olduğu, söz konusu poliçeye göre teminatın kişi başı ölüm 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu, dava konusu olayın terör olayı olduğu, Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu koltuk Ferdi Kaza Poliçesi Genel Şartları A.4/c maddesi uyarınca poliçe kapsamı dışında kalan haller sayıldığı, Yargıtay kararından da anlaşıldığı üzere müvekkili şirketin dava konusu terör olay nedeni ile meydana gelen vefattan dolayı sorumluluğu bulunmadığı, başvuru konusu olay terör eylemleri nedeniyle meydana geldiği, Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili soruşturma dosyasında da "terör saldırısı sonucu ölüm" olarak belirtildiği, işletenin ve sürücünün kusuru olmadığının belirtildiği, ayrıca müvekkili şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmadığı, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında... Karar ve 10.04.2015 tarihli karar ile "Davacı vekili, talep konusu uyuşmazlığın miktarıyla ilgili (150.218,24-TL) bizzat kendisi tarafından İzmir...İcra Dairesi'nin ...akip sayılı dosyasında takip konusu yapmasına rağmen, bu bedelin yalnızca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000,00-TL 'si tutarında kısmi dava açması, uyuşmazlık konusunun davacı tarafça açıkça belirlenmiş olması nedeni ile, kısmi dava açmakta hukuksal yararı bulunmadığı gibi, yine davanın konusu ve davacının açık talebi karşısında ortada belirsiz alacak davasının koşullarının da bulunmadığı anlaşıldığından HMK.114/h maddesi uyarınca davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine" şeklindeki gerekçeyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. YARGITAY BOZMA İLAMI : Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 04.12.2018 tarihli ilam ile "dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat alacağı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya kısmi dava denir.Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya, kısmi dava denir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması" ya da "alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum" demesi, kural olarak yeterlidir. HMK 109. maddesinde ise, birinci fıkrasında; talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği; ikinci fıkrasında ise; talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı belirtilmiştir. İkinci fıkra hükmü 20.05.2015 tarihinde iptal edilmiştir. Somut olayda davacı vekili 150.000,00 TL tutarında başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının iptalini talep etmiştir. Bu durumda davacı alacağını 150.000,00 TL olarak belirlemiş ancak bunun 10.000,00 TL'lik kısmı için takibini devam ettirmek isteyerek alacağın bir kısmını davaya konu etmiş ve yukarıdaki açıklamalarda da belirtildiği şekilde kısmi dava açmıştır. Bu nedenle davacının kısmi dava açmakta hukuki menfaati bulunduğu gözetilmeden yazılı olduğu şekilde işin esasına girmeyerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay Bozma İlamı'na uyularak yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLER: 1-Davaya konu İzmi... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, incelenmesinden davacılar tarafından davalı sigorta şirketi aleyhinde 21 Ekim 2014 tarihinde 150.000,00 TL asıl alacak, 218,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.218,24 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun icra takip dosyasına süresi içerisinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Bingöl CBS Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun 2012/3121 Soruşturma sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL : Dava, İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacılar vekili davacıların miras bırakanı olan ...'ın 18.09.2012 tarihinde Bingöl-Merkez-... mevkinde...çerisindeyken gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde şehit olduğu, davacıların murisinin şehit olduğu sırada içerisinde bulunduğu otobüsün davalı sigorta şirketi tarafından Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi ile sigorta kapsamına alınmış olduğu, davacı tarafça davalıya çekilen ihtarnameye rağmen poliçe kapsamında ödenmesi gereken sigorta tazminatının davacılara ödenmediğinden bahisle 150.000,00 TL'lik sigorta tazminatının faiziyle birlikte tahsili için davalı sigorta şirketi hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmı açısından iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 18.09.2012 tarihinde meydana gelen terör olayı neticesinde davacıların murisinin içerisinde bulunduğu ve hayatını kaybettiği... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 24.03.2012-24.03.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kişi başı ölüm halinde 150.000,00 TL sigorta limitiyle Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesiyle sigorta kapsamına alındığı, ancak dava konusu olayın bir terör olayı olduğu, Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi Genel Şartları'nın A.4/c maddesi uyarınca dava konusu terör olayının sigorta teminatı kapsamının dışında olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. 18.09.2012 tarihinde meydana gelen saldırı neticesinde davacıların murisinin içerisinde bulunduğu ve hayatını kaybettiği... plakalı otobüsün davalı sigorta şirketi tarafından 24.03.2012-24.03.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ölüm halinde kişi başına 150.000,00 TL limitle Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında sigorta kapsamına alındığı, davacılar tarafından davalı sigorta şirketinden ihtarname ile talep edilmesine rağmen sigorta tazminatının dava konusu olayın terör olayı olması nedeniyle sigorta teminatı kapsamına girmediğinden reddine karar verildiği dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf davacıların murisinin ölümüne neden olan olayın terör saldırısı olup olmadığı, sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, davacıların tazminat istemlerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dava konusu olaya ilişkin olarak Bingöl CBS Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun... Esas sayılı soruşturma dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden dosya içerisinde bulunan Malatya CBS'nin 21.10.2012 tarihli yetkisizlik kararında ölenler arasında davacıların murisi olan ...'ın da gösterildiği yetkisizlik kararı içeriğinde 18.09.2012 tarihinde Bingöl CBS'nın yetki alanında terör örgütleri mensuplarının silahlı eylemi sonucu kararda kimlikleri belirlenen askerlerin öldürüldüğü hususunun belirtildiği ve bu şekilde tüm dosya kapsamına nazaran dava konusu olayın bir terör saldırısı olduğunun kabulü gerekmiştir. Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi Genel Şartları'nın "Kapsam Dışında Kalan Haller" başlıklı A.4. Maddesinin c bendinde ; "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucunda meydana gelen zararlar, terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde bulunanların talepleri, aracın terörist eylemlerde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek araca binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri talepler" sigorta teminatı kapsamı dışındaki sebepler arasında sayılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde davacıların murisinin içerisinde bulunduğu ... plakalı sigortalı araca karşı gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde davacıların murisinin hayatını kaybettiği, Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi Genel Şartları'nın A.4/c maddesinde ise terör eyleminin sigorta teminatı haricinde kalan haller arasında sayıldığı, bu nedenle dava konusu olayın 2918 Sayılı Yasa kapsamında gerçekleşmiş bir trafik kazası olarak nitelendirilemeyeceği düşünülmekle, davalı sigorta şirketinin davaya konu sigorta poliçesi kapsamında bir sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılmış olmakla açılan davanın reddine karar verme gereği doğmuştur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2012/13215 Esas, 2013/16207 Karar, 2011/2507 Esas , 2011/9357 Karar, 2011/3217 Esas, 2011/10096 Karar, 2011/10924 Esas, 2012/7290 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.) HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememize yatırılan 170,80 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,40 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2020
Katip... E imza
Hakim ... E imza