İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/14514 E. 2017/1097 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/14514
Karar No
2017/1097

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/06/2016 KARAR TARİHİ : 15/02/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 28/01/2016 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını ve müvekkilinin sözleşmeye göre..............'da gercekleşek 255 konutluk toki inşaatındaki sihhi tesisat ve mekanik tesisat işiini yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşme gereği işçileri temin ederek işe başladığını, ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak müvekkili devreden çıkararak sözleşmeyi fesh ettiğini ve müvekkiline ait ekipmanlara el koyduğunu belirterek dava dilekçesinde belirtilen ekipmanların müvekkiline iadesi, iade mümkün olmdağı takdirde bedelinin tahsili ile müvekkilinin yaptığı iş nedeniyle hak edişin tespit edilerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL 'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı yanın cevap dilekçesi sunmadığı , usule uygun tebliğe rağmen mahkememiz sözlü oturumlarına da katılmadığı görüldü. KANITLAR: İhtarname, sözleşme, tanık beyanları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak fesh edilip edilmediği, davacınn davalıdan sözleşme nedeniyle alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu ile davacı tarafça davalıya ait ekipmanlara el konulup konulmadığının, konuldu ise hangi ekipmanlara el konulduğunun tespitine, iadesinin mümkün olup olmadığı, mümkün değil ise el konulan ekipmanların bedelinin tespitine yönelik alacak davasıdır. Davacı tanıkları ... beyanında; " Davacı ...'ü tanırım .davalı firmayı da biliyorum. Davacı ... Davalı firmadan Manisa Demircide bulunan TOKİ binaların sıhhi tesisat işini almıştı. bende bu işte, ...'ün yanında çalıştım. benimle birlikte kardeşim ve ekibimdeki arkadaşlarımla birlikte çalıştık. ...'ün ekibinde ben dahil 6 tane usta, 6 tane usta yardımcısı vardı. biz toplam 12 kişi iki ay çalıştık. ... davalı şirketten aldığı avans dışında yaptığı işin karşılığını alamadı. bu sebeple işi bıraktı. bizde işi bırakmak durumunda kaldık. ... davalı firmadan alacağını alamadığı için bize de ödeme yapmadı. ben iki ay çalışmam karşılığında yalnızca 250,00 TL avans alabildim. ancak hakettiğim ücret tarafıma ödenmedi. ...'ün davalı firmadan bu iş için ne kadar para aldığını tam bilmiyorum ancak 15.000,00 TL civarında ödeme aldığını düşünüyorum. ...'ün alabildiğini düşündüğüm miktar yanında çalıştırdığı üç ustanın iki aylık maaşını karşılayacak durumda değildir. çünkü biz ustalar olarak aylık 3.3600,00 TL ye anlaşmıştık. yardımcılar da maksimum 1.700,00-1.800,00 TL alacaktı. buna göre hesap yapıldığında ...'ün yaptığı iş karşılığı alması gereken tutar aldığı 15.000,00 TL nin çok çok üstündedir." ... beyanında; " Hatırladığım kadarıyla 2015 yılı Şubat ayında Manisa ili, Demirci İlçesinde bulunan Toki konutlarında ben ve 13 işçi arkadaşım ile birlikte taşeron olan davacının işçisi olarak Toki konutlarının mekanik tesisatı işinde 58 gün kadar çalıştık. 58 günün sonunda maaşımızı alamadığımız için tüm işçiler işi bırakıp evlerimize döndük. Bu sürede davacının bize temin ettiği bir evde konakladık. Sonradan davacıdan iş sahibi ... inşaat ile aralarında yaptıkları sözleşmenin feshedildiğini duydum, ancak fesih nedenini bilmediğim gibi sözleşme koşullarından da bilgim yoktur. Çalıştığımız konutlar 10 blok halinde idi, biz 58 günde 6 blok konutun işini tamamen bitirdik. Çalıştığımız süre içinde davacı bize harçlık cinsinden 200-300,00 TL gibi cüz'i bir para bizlere vermişti, bunun dışında hiç bir ücretimizi alamadık. " ... beyanında; " ben ... tanırım kendisi benim eski iş verenimdir. Ben ................. çalışanı olarak Manisa Demirci Toki Konutlarında yaklaşık bir sene önce inşaat teknikeri olarak çalıştım. ... inşaatta taşoran olarak ... İnşaatttan almıştı bizde orada çalıştık. ............................. işin başında 5-10 durdu daha sonra eşinin hastalığını ileri sürerek Bursaya gitti. ... işin başında durmadığı için ... Inşaat işin başlamasından 35-36 gün sonra sözleşmesini feshetti. Ben usta başı olarak yapılan bütün işleri hatırlıyorum aşağı yukarı 10.000,00-TL lik iş yapılmıştı. O döneme kadar kazan dairelerinin bağlantıları, kalorifer tesisatları 28 yangın dolabı montajı 4 tane binanın yağmur iniş borusu, yapılmıştı bunun dışında başka bir iş yapılmadı radyatörler takılmadı rögar bağlantıları yapılmadı. Ayrıca işçilerin tümü ... tarafından çıkarılan yemek ve diğer hizmetlerden yararlanıyordu buna karşılık her işçi başına kişi başı 7-8 TL kesilecekti o dönemde .................... bağlı 25 in üzerinde işçi çalışıyordu. Ben................ aldığı avanstan bir bilgim yoktur. ..................... sonra işlere ben devam ettim o yüzden yapılan işleri biliyorum. Ayrıca sözleşme fesh edildikten sonra ................ ait alet ve edavat takımlarını ... bana teslim etti. (tanığa dava dilekçesinin 2 ve 3 sayfasında belirtilen iş aletleri tek tek okundu ) tanık saydığınız iş aletlerinin birçoğu bulunmakla birlikte iki adet elektirik kaynak makinesi arızalı idi iki adet PRC Fizyon kaynak makinesi yoktu ayrıca iki adet denen dört inç boru paftası bir tane idi diğer aletler mevcut idi. ... nin sözleşmesini fesh etmesinin sebebinin feyyazın işin başında durmaması idi. Ayrıca ............. bize düzenli ödeme yapmıyordu o da ... den alamadığını söylüyordu ayrıca ... de tokiden alamadığını söylüyordu o yüzden düzenli ödeme olmadı. Benim bilgim sözleşmenin feshinin Feyyazın işin başında olmadığından olduğudur. Benim hatırladığım kadarıyla Feyyazın yaptığı işin toplam bedeli 10.000,00-TL dir." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. 30/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 3.maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesi uyarınca; Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkartılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır. Ticaret Mahkemelerinin görevi 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5.maddelerinde düzenlemiş olup, davanın konusu bu maddelerde sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Dava konusu iş, eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilecek hususlardan olup, eser sözleşmesi de TBK’nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, TTK’nda düzenlenmediği anlaşılmaktadır. BTSO'dan gelen yazı cevabında davacının kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, Uludağ Vergi dairesinden gelen yazı cevabında potansiyel vergi numarasına haiz olduğu (gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve eylemlerde kullanılan vergi numarası) belirtilmiştir. Davacı gerçek kişi olup tacir sıfatı bulunmamaktadır. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/14514 E.-2017/1097 K. sayılı) Davacının tacir sıfatı bulunmadığına göre mahkememiz davaya bakmakla görevli değildir.Uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/02/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/14514, K. 2017/1097, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-14514-e-2017-1097-k-2fcc4995e430