İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/1258 E. 2016/3155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1258
- Karar No
- 2016/3155
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/579 Esas KARAR NO : 2024/795 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten ticari iş ilişkisinden doğan cari hesap bakiye alacağı bulunduğunu, davalı şirketin icra takibine konu edilen borç miktarını ödemediğini, ödediğine dair herhangi bir yasal, somut bir makbuz vs. Gibi belgeleri sunmadığını, alacaklarını hiçbir şekilde tahsil edemediklerinden .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, davalı şirketin alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin gereğince açıklanmadığını, söz konusu cari ilişkinin içeriğini neden kaynaklandığına dair hiçbir bilgi ve beyanda bulunulmadığını, davacı tarafça alacağa ilişkin cari hesabın usulüne hukuka ve gerçeğe aykırı olarak ticari ilişkiden bağımsız oluştuğunu, davaya konu hesap karşılığı müvekkili tarafından herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını, müvekkiline herhangi bir fatura kesilmediğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 17/01/2024 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 25/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların 509 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca; e- fatura (Ticari Fatura) olduğu, tarafların e-defter ve e-fatura mükellefleri olduğu, aylık KDV Hariç 5.000,00 TL ve üzeri faturaların davalı BA formlarında da yer aldığı bu nedenle davacı tarafından düzenlenen tüm e- ticari faturaların; Gib e-fatura Portalı üzerinden davalıya tebliğ edildiği, Davacı şirketin ticari defterlerini e-defter uygulaması ile tuttuğu, envanter defterleri açılış onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirkete ait Ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde; taraflar arasındaki cari hesaba konu ticari ilişkinin 01.12.2022 tarihinde başlayıp, 02.02.2023 tarihinde sona erdiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 13.488,04.-TL cari hesap alacağının olduğu, 17.01.2024 Tarihli Ön İnceleme Duruşma Tutanağının 3 bendinde; Taraf vekillerine 1 AYLIK KESİN SÜRE içerisinde (duruşmada hazır bulunan taraf bakımından duruşma tarihinden / hazır bulunmayan taraf bakımından işbu duruşma zaptının tebliği tarihinden itibaren başlamak kaydıyla)'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlık konusu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtarına karar verildiği, davalı vekiline Ön İnceleme Duruşma Tutanağı 22.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği halde; ticari defter ve belgelerin yüce mahkemenize ibraz edilmediği, gibi yerinde inceleme talebinin de olmadığı, Tüm bu nedenlerle; Davalı şirket tarafından; .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas dosyasına edilen itirazın 13.488,00.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 29/05/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 05/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı şirketin ticari defterlerini e-defter uygulaması ile tuttuğu, envanter defterleri açılış onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 lerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 13.488,04.-TL cari hesap alacağının olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerini e-defter uygulaması ile tuttuğu, envanter defterleri açılış onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirkete ait 2022-2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davalı şirketin davacı şirkete 13.488,04.-TL borcunun olduğu, Taraflara ait ticari defterlerin birbiri ile ö ü, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde davacı şirketin, davalı şirketten 13.488,04.-TL alacağının olduğu, Tüm bu nedenlerle; Davalı şirket tarafından; .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas dosyasına edilen itirazın davacı talebi olan 13.488,00.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün vüce mahkemenize ait olduğu. sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya ödenmemiş bulunan bakiye cari hesap alacağının tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini beyan etmiş itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde; taraflar arasında davalıyı borçlu kılan bir ilişki mevcut olmadığını, davalı tarafından herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Dosya kapsamında tarafların göstermiş olduğu deliller toplanmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere süre verilmiş, BA-BS formları celbedilmiş, bilirkişi raporu aldırılmış ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi tarafından davacının defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan kök bilirkişi raporunda " Davacı şirket defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre ; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 13.488,04-TL cari hesap alacağının olduğu " kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tarafların bilirkişi kök raporuna karşı sunmuş oldukları beyan ve itirazlar mahkememizce incelenmiş, akabinde davalının defterlerinin incelenmesi, davalının rapora itirazlarının değerlendirilmesi hususlarında ek rapor alınması için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş ve 08/07/2024 tarihli ek bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. Dosyaya sunulan ek raporda özetle; " Tüm dava dosyası, iddia, savunma, daha önce dosyaya sunulan Kök rapor ile davalı şirket ticari defterleri üzerinde, yapılan inceleme, neticesinde; Davacı şirketin ticari defterlerini e-defter uygulaması ile tuttuğu, envanter defterleri açılış onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 13.488,04.-TL cari hesap alacağının olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerini e-defter uygulaması ile tuttuğu, envanter defterleri açılış onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirkete ait 2022-2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davalı şirketin davacı şirkete 13.488,04.-TL borcunun olduğu, Taraflara ait ticari defterlerin birbiri ile örtüştüğü, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde davacı şirketin, davalı şirketten 13.488,04.-TL alacağının olduğu" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda davalının kendi defter kayıtlarına göre davacıya takip tarihinde 13.488,04-TL borçlu olduğu sabittir. Davacının defter kayıtlarına göre de davacı aynı tutarda davalıdan alacaklıdır. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi son cümlesine göre defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı ve usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/1258 E., 2016/3155 K.) davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu bu kaydın davalı aleyhine delil oluşturacağı, davacının kendi defterleri ve davalının defterleri ile davacının alacak iddiasının ispatlandığı kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilin olduğundan davacının icra inkar isteminin de kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının itirazın iptaline ilişkin davasının KABULÜ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, 2-Asıl alacak 13.488,00-TL nin %20 sine denk gelen 2.697,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 921,37 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,52 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 13.488,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 110,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti ile 308,25 TL ilk masraf olmak üzere toplam 3.668,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza