İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/11910 E. 2018/3745 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/11910
- Karar No
- 2018/3745
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 14/07/2021 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı şirket ... Gıda Limited Şirketi tarafından müvekkili şirkete gönderilen yükleme talimatı üzerine... ve ... numaralı konteynerler ve muhteviyatı bitkisel çay, kurabiye, zeytin, kahve, peçete, baklava, sucuk gibi muhtelif emtiadan oluşan yük müvekkili şirketin acentesi olduğunu, ... Company SA tarafından Mersin Limanından Suudi Arabistan'ın King Abdullah Limanı'na taşınmasının kararlaştırıldığını, bu taşımaya ilişkin konişmento düzenlendiğini, deniz hukukuna göre işbu konişmento ve arkasında yer alan hükümlerin navlun sözleşmesini oluşturduğunu ve taşımanın bu hükümlere göre yapıldığını, müvekkili şirketin acentesi olduğu... Shipping Company S.A'ya ait 23/06/2020 tarihli ... ve medum .. nolu konişmentolar ve tahtında dava konusu ilgili 2 adet konteyner Mersin Limanından Suudi Arabistan'ın King Abdullah Limanı'na taşınarak tam ve eksik olarak 06/07/2020 tarihinde limanda gemiden tahliye edildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu taşımaya ilişkin tüm yüklülükleri eksiksiz yerine getirdiğini ve emtia King Abdullah Limanı'na sözleşmeye uygun şekilde taşındığını bu nedenlerle müvekkili şirkete söz konusu taşımaya ve taşıma sonrasında oluşan masraflara ilişkin atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davalı şirketin taşıttığı yüklerin Suudi Arabistan King Abdullah Limanına 06/07/2020 tarihinde varmış olmasına rağmen davalı firma ve konişmentoda alıcı görünen firma tarafın üzün süre aksiyon alınmadığını, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye 01/10/2020 tarihinde uygulamaya başladığını resmi olmayan ambargo sebebiyle yüklerin ülkeye girişine izin verilmediğini, işbu resmi olmayan ambargo halihazırda da hala devam ettiğini, yüklerin zamanında alıcı görünen firma tarafından çekilmemesi ve davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmaması nedeniyle oluşan masraflardan sorumlu olduğunu, davalı şirkete yükün çekilmesi gerektiği, aksi halde masrafların artmaya devam edeceği ve masraflardan sorumlu olacakları konusunda defalarca uyarıda bulunulduğunu, ancak herhangi bir girişimde bulunulmadığını, masrafların artmasına neden olmasına rağmen masrafları ödemeyeceğini yazılı olarak bildirdiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete ve alıcı görünen şirkete son olarak 30/09/2020 tarihli beşinci ihbarname ile de satış ve elden çıkarma öncesi son bir bildirim yapıldığını, ancak davalı ve konişmentoda alıcı görünen firmanın müvekkili şirkete gerekli talimatları vermediğini, bunun üzerine sürecin ilerlemesi ile alıcı firmayla iletişim kurulamadığından davalı firmayla iletişime geçildiğini, ancak davalı firmadan yüklerin imha sürecine geçildiği bilgisi alındığını, bu sırada müvekkili şirketin yüklerin taşınması için gerekli olan 2 adet konteynerini kullanamadığın ve ticari ve mali kayba uğradığını, Konteynerlerin King Abdullah Liman Sahasında tahliye tarihinden beri beklediğini ve bu süre içinde tahakkuk eden ve etmeye devam eden demoraj ücreti olarak konteyner başına 1.000 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 2.000 USD, muhtemel imha ücreti olarak konteyner başına 100 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 200 USD ile konteynerlerin beklemesinden dolayı kullanılamaz hale gelmesinden dolayı konteynerlerin tahmini bedellerinin henüz yük imha edilmediğinden dolayı belli olmadığından konteyner başına 100 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 200 USD olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2000 USD bakiye demoraj alacığı ve 200 USD imha masrafları ve 200 USD konteyner bedeli olmak üzere 2.400 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Dava dışı Suudi Arabistan ülkesinde şirketin King Abdullah liman gümrüğünden çekeceği muhtelif ürünler (bitkisel çay, kurabiye, pastırma, sucuk, baklava, zeytin vs) istemi doğrultusunda davacı şirketin gemisine yüklendiğini, düzenlenen konişmento ile iki adet konteynıra yüklenen ürünlerin 23/06/2020 tarihinde yola çıkıp 06/07/2020 tarihinde Suudi Arabistan King Abdullah limanına ulaştığını, ürünlerin gümrüğe Suud gümrüğüne geçişi Suudi Arabistan Devletinin ve Arap yarımadasındaki bir kısım emirliklerin Türkiye Cumhuriyeti Devletine uygulamaya çalıştıkları ambargo nedeni ile mümkün olmadığını, Suud Arabistan gümrüğü ile dava tarafın teslime konu ürünlerin ordinosunu alıp konteynırları açtığını, ambargo kapsamında zorluklar çıkarıldığını, açılan konteynırdaki pastırmanın domuz ürünü olduğunun iddia edildiği bu iddiaya karşı taşıtan firma, yükleten müvekkili şirkete iddianın ne derece doğru olduğunun sorulduğunu,, müvekkili şirket yetkilileri nün ürünlerin kesinlikle domuz etinden imal olmadığını gerekirse iddia edilen yerden alınacak laboratuvar sonuçlarını gerekli resmi mercilerde mukayeseye hazır olduklarını belirttiğini ancak sonucunda anlaşma sağlanamadığını, ürünleri gümrükten çekmek isteyen taşıtan An Mubtakar İnternational Company firmasının Suud devletinin yaptırım uygulanacağı bildirmesi ile geri attığını, davanın taşıtan An Mubtakar İntdernational Company şirketine yöneltilmesi gerektiğini, Suudi Arabistan'ın uygulamaya çalıştığı ambargo ve sonrasında ürünlerin imhası, bekletilmesi ve davacının ürün tesliminin yapacağı An Mubtakar İnternational Campany şirketi olan asıl muhatabı şirketin uzlaşma teklifini geri çevirdiğini, imha için bekletilen ürünleri gümrükte beklettiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek öncelikle davanın husumet yönünden reddine, esasa girilmesi halinde haksız ve yersiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı vekili tarafından beyanına göre tercümesi yapılmamış, varış ihbarnamelerinin ve maillerin dosyamıza ibraz edilmekle, talimat yolu ile dosya İstanbul Çağlayan 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmekle; davacı tarafından davalıya ait emtiaların taşınması neticesinde konteynerlerin teslim edilmemiş olması edeniyle davacının davalıdan demuraj bedeli, konteyner bedeli ve emtiaların imha giderlerini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkin rapor tanzimi hususunda dosya bilirkişi ... tevdi edilmiştir. Deniz Ulaşım İletme Mühendisi bilirkişi Ali Faruk Karahan'ın 17/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı ... Shıppıng Company S.A’ya izafeten ... Acenteliği A.Ş. ile davalı ... Gıda Ltd.Şti. arasında taşıma sözleşmesi olduğu ve konşimento şartlarının belirgin ve bağlayıcı olduğu, ... Shıppıng COMPANY S.A’ya izafeten ... Acenteliği A.Ş nin taşıyan olarak yükümlülüğünü yerine getirdiği, bahse konu konşimentonun 2 / 5 / 14 maddeleri ve taşıyanın sorumluğu madde 1207/(1-2) gereği ... Shıppıng Company S.A’ya izafeten ... Acenteliği A.Ş nin Davalı ... Gıda Ltd.Şti.'den uğradığı zararın tazminini talep edebileceği tespit olunmuştur, tazmine konu konteyner demurage ayrıntıları (gün v.b. bilgiler) dosya muhteviyatında bulunmadığından hesaplama yapılamamış olup davacı tarafın tazmine konu demurage, imha giderleri veya olacak ise zayii talebinin takdiri mahkemeye ait olduğu yönünde rapor edilmiştir. Talimat yolu ile alınan bilirkişi raporunun ara kararda istenilen hususları içermemesi nedeniyle, dosya İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yolu ile gönderilmekle ... tevdi edilmiştir. Talimat yolu bilirkişi ... 21/06/2022 tarihli raporundan özetle; Davacı taşıyanın, eşyanın alıcı tarafından teslim alınmamış olması nedeniyle doğan demuraj ve emtia imha bedellerini ilgili TTK hükümleri ve konşimento şartları gereği talep edebileceği, emtianın imhası sonrasında konteynerin teslim edilecek olması nedeniyle konteyner bedeli talep edemeyeceği, Davacının talep edebileceği demuraj bedelinin 171.500 SAR olduğu yönünde rapor edilmiştir. Mahkememizce talimat yazılmak sureti ile dosya İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek, hesapların yapılması ve davalı vekilinin rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesi bakımından önceki rapor düzenleyen bilirkişi ... yeniden tevdi ile ek rapor alınmıştır. Talimat yolu ile alınan bilirkişi ... 27/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; Davacı taşıyanın, eşyanın alıcı tarafından teslim alınmamış olması nedeniyle doğan demuraj ve emtia imha bedellerini ilgili TTK hükümleri ve konşimento şartları gereği talep edebileceği, emtianın imhası sonrasında konteynerin teslim edilecek olması nedeniyle konteyner bedeli talep edemeyeceği, davacının talep edebileceği demuraj bedelinin 182.500 SAR olduğu, emtia henüz imha edilmediğinden imha masraflarının tespit edilemediği, davacının, dava dilekçesi ile şimdilik konteyner başına 100 USD olmak üzere toplam 200 USD imha bedeli talep ettiği yönünde rapor edilmiştir. Davacı vekilinin 17/05/2023 tarihli dilekçesi ile; 46.267,12-USD (915.626,30-TL "1-USD=19,79-TL") arttırarak dava değerini 48.667,12- USD olarak ıslah ederek, ıslah harcını dosyamıza yatırmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin ..., 05/03/2024 tarihli hükmü ile, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı uyarınca görevli ve yetkili Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sırasına kaydı yapılarak işbu dosyadan 11/03/2024 tarihli hüküm ile olumsuz görev uyuşmazlığı nedeni ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin ... - 03/05/2024 tarihli hükmü ile; ''... 6103 sayılı Kanunun 8. Maddesi gereğince HSK'ca İstanbul ve İzmir illerinde TTK'nun Denizcilik kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli mahkemeler belirlenip, bu illerin dışında ise böyle bir görevlendirmenin yapılmadığı, 01/07/2012 tarihinden sonra 6102 SAYILI Kanunun Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı, ticari davaların ise 6102 sayılı TTK'nun 5. Maddesi gereğince ticaret mahkemelerince görülüp sonuçlandırılacağı, bu itibarla davacının ilk açıldığı mahkemece ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile kaldırılmakla mahkememizin yargı olarak belirlenmesine'' karar verilerek mahkememizin... sırasına kaydı yapılarak işbu dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, deniz taşıma ilişkisine dayalı olarak demuraj bedeli, emtia imha bedeli ve konteynır bedeli tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile, denizcilik ihtisas mahkemesi kurulmayan ve ticaret mahkemesi bulunan yerlerde, bir ticaret mahkemesi bulunması halinde bu mahkemece, birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ise 1 numaralı ticaret mahkemesince bu davaların görüleceğinin belirlendiği görülmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/11910 E. 2018/3745 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/9942 E. 2015/10368 K. Sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/4714 E. 2014/10931 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.) Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile denizcilik ihtisasına ilişkin uyuşmazlıklarına bakması kararlaştırılan asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerdeki diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğu, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı değil, gönderme kararı vererek esasını bu şekilde kapatması gerektiği gözetilerek ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4482 E. 2023/5883 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.) eldeki dosyanın Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, esasın bu şekilde kaldırılmasına karar verilmiştir. Kayseri 1. Ticaret Mahkemesince .... Sayılı ilamı karşı görevsizlik kararı verilerek dosya merci tayini için Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 1. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin .... Sayılı ilamı ile Mahkememizin görevli olduğuna karar verildiğinden yargılamaya devam edilmiştir. Somut olayda davacı taraf, davalı ... Gıda Limited Şirketi tarafından davacı şirkete gönderilen yükleme talimatı üzerine yüklenen... ve ... numaralı konteynerler ve muhteviyatı bitkisel çay, kurabiye, zeytin, kahve, peçete, baklava, sucuk gibi muhtelif emtiadan oluşan yük davacı şirketin acentesi olduğu... Shipping Company S.A. tarafından Mersin Limanı’ndan Suudi Arabistan'ın King Abdullah Limanı’na taşınmasının kararlaştırıldığı, bu taşımaya ilişkin konşimento düzenlendiği, 23.06.2020 tarihli ...konşimentolar uyarınca dava konusu 2 adet konteynerın Mersin Limanı’ndan Suudi Arabistan'ın King Abdullah Limanı’na taşınarak tam ve eksiksiz olarak 06.07.2020 tarihinde limanda gemiden tahliye edildiğini, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye 01.10.2020 tarihinde uygulamaya başladığı resmi olmayan ambargo sebebiyle yüklerin ülkeye girişine izin verilmediğini, davalı şirketin ve konşimentoda alıcı görünen firma tarafından uzunca bir süre aksiyon alınamadığını, gerek davalı şirketle gerekse konşimentoda alıcı olarak görünen An Mubtakar Internatıonal Company firması ile iletişime geçilmeye çalışıldığını, en son olarak 30.09.2020 tarihli beşinci ihbarname ile de satış ve elden çıkarma öncesi son bir bildirim yapıldığı, ancak davalı ve konişmentoda alıcı görünen firmanın davacı şirkete son ihtara rağmen gerekli talimatları vermediğini, konşimentoda alıcı görünen şirketten herhangi bir cevap alınamadığından davalı firma vasıtasıyla yükün imhası için alıcı firmanın imha sürecini başlattığına dair yazılı onay alındığını, netice itibariyle konteynırların King Abdullah liman sahasında tahliye tarihinden beri beklediğinden fazlaya ilişkin alacak hakkı saklı kalmak üzere demoraj ücreti olarak konteyner başına 1.000 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 2.000 USD, muhtemel imha ücreti olarak konteyner başına 100 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 200 USD ile konteynerlerin beklemesinden dolayı kullanılamaz hale gelmesinden dolayı konteyner başına 100 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 200 USD olmak üzere şimdilik toplam 2.400 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmektedir. Davalı taraf, davacı şirketin taşıdığı muhtelif ürünlerin 06.07.2020 tarihinde Suudi Arabistan King Abdullah limanına ulaştığını, Suudi Arabistan Devletinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne uygulamaya çalıştıkları ambargo nedeni ile ürünlerin Suud Gümrüğüne geçemediğini, ürünleri gümrükten çekmek isteyen taşıtan “An Mubtakar International Company” firmasının Suud devletinin yaptırım uygulanacağını bildirmesi ile geri adım attığını, gelinen durum sonrası ürünü alacak olan An Mubtakar International Company firması gümrüğün ürünlerin imha edilmesi talimatı verdiğini kendilerine bildirdiğini, davalı şirketin de ürünleri imha edip 2 konteynırı davacı tarafa boş şekilde teslim etmek istediğini bildirdiğini, eldeki davanın An Mubtakar International Company şirketine yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Eldeki davanın konusu davalı ... Gıda Ltd.Şti ... Shıppıng Company S.A firmasına gönderilen yükleme talimatı neticesi... ve ... numaralı iki adet konteyner yükünün Mersin Limanı’ndan Suudi Arabistan’ın King Abdullah limanına taşınması kararlaştırılmış ve bu taşımaya ait konşimento da düzenlenmiş olup konteynerler taşıyan konumundaki MSC firması tarafından 06.07.2020 tarihinde Suudi Arabistan’ın King Abdullah limanına teslim edilmiş, MSC firması tarafından tahliyesi tamamlanmış olan konteyner yükünün taşımadan kaynaklanmayan çeşitli sebeplerle liman/gümrük sahasında bekletilmesinden ve serbest süre sonunda konteynerlerin taşıyıcıya teslim edilmemesinden kaynaklanan Neşve firmasından tazminat talebinden ibarettir. Konşimentonun 5. Taşıyıcının sorumluğu maddesinde “Taşıyıcının mallara gelebilecek herhangi bir zarar veya ziyandan sorumluluk süresi ancak o malların gemiye yüklendiği anda başlar ve mallar gemiden indiği anda sona erer” ibaresi yer almaktadır. Konşimentonun 14. Malların Tarifi ve Tüccarın sorumluluğu maddesinin 14.7 fıkrasında “….Taşıyıcı mallar ve/veya konteyner için olası alıkoyma, demuraj ve depolama giderleri dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın bu işlemlerden doğan makul yasal ücret ve giderler de dahil her türlü gider, ceza , maliyet, zarar ve masrafları Tüccardan geri alma hakkına sahiptir.” denilmektedir. 14.8 fıkrasında ise “…. Tüccar konteynırı ve diğer ekipmanı verilen serbest sürenin sonunda veya öncesinde boşaltma limanında veya teslimat yerinde taşıyıcı tarafından gösterilecek bir yere iade etmek zorundadır ve bundan sorumludur. Demuraj, günlük ve alıkoyma giderleri tarifeye uygun şekilde toplanarak tüccar tarafından ödenecektir” ibaresi yer almaktadır. Fiilî taşıyıcının sorumluluğu, TTK m.875 uyarınca taşınmak üzere eşyayı teslim aldığı andan itibaren başlar ve eşyayı başka bir taşıyıcıya veya gönderilene teslim ettiği anda sona erer. TTK m. 1174- (1) Gönderilen, eşyayı almaya hazır olduğunu bildirip de boşaltma süresini ve kararlaştırılmış ise sürastarya süresi içinde eşyanın tamamını teslim almamışsa, taşıyan, gönderilene haber verdikten sonra, Türk Borçlar Kanununun 107 ilâ 109 uncu maddelerinde öngörülen hakları kullanabilir. (2) Gönderilen, eşyayı teslim almaktan kaçınır veya 1168 inci maddede yazılı bildirim üzerine eşyayı teslim almaya hazır olup olmadığını bildirmez yahut bulunamazsa taşıyan, birinci fıkrada gösterilen tarzda hareket etmek ve aynı zamanda durumu taşıtana bildirmek zorundadır. (3) Önceki fıkralarda düzenlenen hâllerde, gönderilenin gecikmesi veya tevdi işlemi yüzünden boşaltma süresi geçmiş ise, taşıyan, sürastarya parası isteyebilir. Sürastarya süresi dolduktan sonraki gecikmeler nedeniyle taşıyan, uğradığı bütün zararın tazminini isteyebilir." TTK m. 1207-(1) Gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Somut uyuşmazlıkta taşıyan MSC firması yükün Mersin Limanından teslim alarak Suudi Arabistan’ın King Abdulllah limanında tahliye ettiği ve taşıyan olarak konşimento şartlarında yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacı tarafından 02.07.2020 tarihinde ilki olmak üzere varış ihbarının yapılmış olduğu, sonraki günlerde de bu ihbarların gönderilmeye devam ettiği, davalı ile davacı arasında yapılan yazışmaların dosyaya sunulduğu, bu yazışmalardan da davacının sürekli durumdan haberdar edildiği, konteyner demurajının her gün artmaya devam ettiği yönünde bilgilendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Kaptan Bilirkişi kök ve ek raporuyla; ambargonun resmi olarak 01.10.2020 tarihinde başladığı, alıcının 06.07.2020 tarihinde tahliye edilen emtiasını 01.10.2020 tarihine kadar teslim alabileceği, ambargo kapsamında gümrük açısından zorluklar çıkartılıyor olması durumunun taşıtan davalı tarafından biliniyor olması gerektiği, bunun sorumlusunun taşıyan davacı olmadığı kanaatine ulaşılmış söz konusu tespit isabetli bulunmuştur. Yine bilirkişi marifetiyle Suudi Arabistan yasal düzenlemeleri uyarınca demuraj süresinin 180 güne sabitlendiği, bu nedenle demuraja ilişkin taleplerinin 10 gün serbest zamandan sonra geçen 180 gün demuraj bedeline göre yapılan hesaplamada demuraj bedelinin 182.500 SAR olacağı, dosya kapsamından henüz emtianın imha edilmediği ve konteynerlerin teslim edilmediği anlaşılmakla beraber imha bedelinin ne kadar olduğuna dair bir tespit yapılamadığı belirlenmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde demuraj bedeli, konteyner bedeli ve imha bedeli için talep edilen 2400 USD'yi ıslah dilekçesi ile yalnız demuraj edeli olarak 48.667,12 USDye yükseltmiştir. Islah tarihi olan 17/05/2023 itibariyle SAR (5,2967)-USD(19,745) kur bilgileri dikkate alındığında davacının davasının kabulü ile 48.667,12 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi döviz için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Hemen burada belirtmek gerekir ki davalı tarafça, davacının Riyad Ticaret Mahkemesi'nde An Mubtakar International Company firmasına dava açtığı, mahkeme kararının ilgili devlet temyiz makamlarının incelemesinden geçtiği, bu şekilde An Mubtakar International Company” firmasının davacı şirkete 133.000 Riyal tutarında ödeme yapmasına karar verildiğini ileri sürülmüş olup anılan mahkeme kararının Türkçe tercümesini dosyaya sunulmuştur. Kararın Suudi Arabistan hukuk sistemi kapsamında kesinleşip kesinleşmediği belli olmadığı gibi kesinleşmiş olsa dahi malum olunduğu üzere yabancı mahkeme kararları ülkemizde tanınmadığı müddetçe infazı mümkün değildir, Uyap Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemede anılan kararın tenfizine ilişkin bir bilgiye ulaşılamamış davacı vekilinin 01/11/2024 tarihli dilekçesi ile demuraj bedeline ilişkin tahsilat yapılmadığı açıklanmıştır, tanıma ve tenfize konu olmayan yabancı mahkeme kararının tekerrür yönünden hükme esas alınması da mümkün olmadığından 48.667,12 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi döviz için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/3573 E. 2024/1388 K. Sayılı ilamı dikkate alınarak kabul edilen döviz alacağının dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı üzerinden davacı yararına nispi vekalet ücreti taktir edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KABULÜ İLE 48.667,12 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi döviz için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 28.690,01-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 354,94-TL peşin harcın ve 15.636,61-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 12.698,46-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 354,94-TL peşin harç ve 15.636,61-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 824,20-TL tebligat ve posta gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 2.824,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 66.999,59-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/11/2024 Başkan ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Katip ¸E-imzalıdır