İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/11 E. 2023/892 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/11
- Karar No
- 2023/892
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/11 Esas KARAR NO : 2023/892
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - Av. ... - DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : 2- ... - ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2016 KARAR TARİHİ : 18/12/2023 KARAR Y.TARİHİ : 27/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan "menfi tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 17.11.2015 tarihinde tanzim edilen senet ile .... Noterliği aracılığıyla müvekkiline yönelik senetten sadır borcunu ödemediği iddiasıyla ödememe protestosu çektiğini, müvekkilinin bahse konu senetten doğan herhangi bir borcu bulunmadığını, senet altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, senedin yüzünde yazılan lehtar ve ciranta ile ticari veyahut bir başka anlamda herhangi bir ilişkisi bulunmadığını belirerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin keşidecisi davacı .... San. Tic. A.Ş., lehtarı ..., cirantası ... Turz. İç ve dış Tic. Ltd. Şti. ve ... olan 17.11.2015 keşide tarihli 25.12.2015 vadeli 15.649,00 TL bedelli emre muharrer senedin ciro yolu ile yetkili hamili olduğunu, müvekkilinin keşideci ve lehtara nazaran üçüncü kişi durumunda olduğunu, senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, davacının iddialarını kesin ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini savunmuş davanın reddini istemiştir. 3. Dava dilekçesi ve eklerinin davalı ...'ya usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesine karşın, davalı yan davaya cevap vermemiş, 10.03.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında "dava konusu edilen senetten daha önceden haberim yoktur. Benim davacı şirketten herhangi bir alacağım yoktur. Böyle bir senette düzenlemedim, senet altındaki imzada bana ait değildir. Ben davacı şirketi tanıyorum ben usta olarak çalıştım ... aynı binada bulunan şirketti. Böyle bir senet düzenlendiğinden haberim yoktur. Takip dosyasında bulunan 17.11.2015 düzenleme 25.12.2015 ödeme tarihli 15.649,00 TL bedelli senet gösterildi. Senet Arka yüzündeki ciro imzası ve yazılar bana ait değildir .." şeklinde beyanda bulunmuştur. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A.Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 4. Tarafların, üzerinde anlaştıkları bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. B.Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 5. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ... esas sayılı takip dosyasına konu 17.11.2015 tanzim 25.12.2015 vade tarihli 15.949,00 TL bedelli senet üzerindeki keşideci imzalarının borçlu ... ve Knf. Ür. İml.Paz. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait olup olmadığı, davacı keşidecinin takip konusu senet nedeniyle davalı yana borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmektedir. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 6. ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ... ve .... San. ve Tic. A.Ş., ..., ... Turz. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine 17.11.2015 tanzim ve 25/12/2015 vade tarihli 15.649,00 TL bedelli senede dayalı olarak 15.649,00 TL asıl alacak, 216,08 TL işlemiş faiz, 46,95 TL komisyon olmak üzere toplam 16.022,03 TL'nin tahsili için 11.02.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. 7. Davaya konu senedin incelenmesinde; davacı ... ve ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... lehine düzenlenen 17.11.2015 düzenleme, 25.12.2015 vade tarihli ve 15.649,00 TL bedelli olduğu, lehtar ... tarafından ... Turz. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nde, bu şirketten ...'ya, ...'dan da hamil ...'ya ciro yoluyla geçtiği anlaşılmıştır. 8. ...Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; inceleme konusu 25.12.2015 ödeme tarihli ve 5.649,00 TL değerindeki senet altında ve ... ve ... kaşeleri üzerinde bulunan imzaların, davacı şirket yetkilisi ... tarafından atılmadığı görüşü bildirilmiştir. 9. ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekisinin dosyamız davalılarından ..., katılanın ... ve .... San. ve Tic. A.Ş., sanığın ... olduğu, isnat edilen suçun resmi belgede sahtecilik olduğu, yapılan yargılama neticesinde verilen 07.03.2023 tarih ve 2023/171 sayılı karar ile; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle netice ceza olarak 2 yıl hapis cezası verildiği, hükmün, karar tarihi itibariyle kesinleşmediği görülmüştür. 10. Davacının huzurda imza örnekleri aldırılmış, davacının imzasının bulunduğu kurumlara müzekkere yazılarak imza örnekleri celp edilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 11. Dava, ... sayılı takip dosyasına dayanak senet nedeniyle davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. 12. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. 13. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davalarında ispat yükü, davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişkenlik gösterir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ( ...). 14. Somut olayda; davacı, davalı yanı tanımadığını, dava konusu senedi imzalamadığını, böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, senet altındaki imzayı inkar etmiş ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu halde, hukuki ilişkinin varlığını, senet üzerindeki borçlu imzasının davacıya ait olduğunu ispat etmek davalı alacaklıya düşmektedir. 15. Mahkememizce takip dayanağı senet üzerindeki keşideci borçlu adına atfen atılı imzaların, davacı ait olup olmadığına yönelik bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de, senet aslı kaybolduğundan imza incelemesi yapılmamıştır. 16. Ancak; dava dosyasına kazandırılan ... Esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporu ile; takip konusu bono üzerindeki davacı şirket kaşesi üzerine atılan imzaların, davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. 17. Öte yandan, davalı yan takip dayanağı senedin keşide tarihinden sonra davacı şirketin ortak ve yetkilisi olan ... tarafından imzalandığını ileri sürmüş ise de; ...Esas sayılı dava dosyasında aldırılan 04.07.2019 tarihli bilirkişi raporu ile; senet üzerinde keşideci ... ve .... San. ve Tic. A.Ş. adına atfen atılan imzaların şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğunun belirlenemediği tespitinde bulunulmuştur. Kaldı ki, senet lehtarı olan ... da; takip konusu senetten haberdar olmadığını, davacı keşideci ile aralarında bir ticari ilişki bulunmadığını beyan etmiştir. 18. Bu durumda, takip dayanağı 17.11.2015 tanzim ve 25.12.2015 ödeme tarihli 15.649,00 TL bedelli bono üzerindeki keşideci imzalarının davacı borçlu ... ve ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkililerine ait olduğu ispatlanamadığından, davacının davasının kabulüne, 17.11.2015 keşide ve 25.12.2015 vade tarihli 15.649,00 TL bedelli senet nedeniyle davalı yanlara borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. VI-HÜKÜM 1. Davanın kabulüne; davacının, 17.11.2015 keşide ve 25.12.2015 vade tarihli 15.649,00 TL bedelli senet nedeniyle davalı yanlara borçlu olmadığının tespitine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.068,98 TL harçtan peşin alınan 267,25 TL harcın düşümü ile arta kalan 801,73 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplamı 300,75 TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 268,90 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Vekalet Ücreti 6. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 15.649,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2023
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır