İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/10172 E. 2019/10217 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/10172
- Karar No
- 2019/10217
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/954 Esas KARAR NO : 2024/854 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/11/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı sigorta şirketince ... nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olan;... plaka nolu otomobilin ruhsat sahibi ve sürücüsü olan ...; 01.03.2023 tarihinde kendi yolunda ilerleyen ve kavşağı katetmek üzere olan müvekkillerden ...ın sürücü, ...nın yolcu konumunda olduğu ... marka ...e çarparak , müvekkillerimin cismani zarara uğradığı kazanın oluşmasına asli kusuru ile neden olmuştur. Fakat Savcılık dosyasında Bilirkişi incelemesi yapılmadan ve hatalı tutulan trafik kaza tutanağına göre verilen takipsizlik kararı ile müvekkillerim mağdur olmuşlardır.Kaza Yörük mahallesi Gürsel caddesi ile Avar Caddesinin kesiştiği noktada gerçekleşmiştir. Mağdur müvekkillerimde kazaya bağlı olarak; çeşitli kemik kırıkları ve yine kazaya bağlı olarak vücutlarının bazı yerlerinde skarlar mevcuttur. Tüm epikrizler ve ekli adli tıp raporundan da görüldüğü üzere bu hususlar sabit olup; ayrıca müvekkillerimin kaza nedeniyle psikolojilerinin bozulması da sözkonusudur. Müvekkillerim tedavi süresince geçici süre ile çalışamamışlar bakıcıya da ihtiyaçları olmuştur. Davalı sigorta şirketine; sorumlu olduğu...Nolu poliçeden yaptığımız başvuru için hiç bir ödeme yapılmamış, sigorta şirketince başvuru olumsuz sonuçlanmıştır. Müteakiben İzmir Arabuluculuk bürosunun... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk numaralı dosyası ile Arabulucu atanmış ve anlaşmaya varılamamıştır. Sayın Mahkeme huzurunda iş bu davanın açılabilmesi için gerekli şartlar yerine getirilmiştir. 2918 sayılı KTK'nun 97. Maddesine göre ''Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.'' Müvekkilim tarafından davalı sigorta şirketine kalem kalem belirtilen tazminatlar için başvurulmuş; hiçbir ödeme yapılmamış, İzmir Arabuluculuk bürosunun ... Büro Dosya Numaralı, ...Arabuluculuk numaralı başvurusu da olumsuz sonuçlanmış; son tutanak 10.11.2023 tarihinde imzalanmış, ve Arabuluculuk süreci olumsuz bitmiştir. 2918 Sayılı KTK'nun 110. Maddesinde özel yetki kuralı gereği ''Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Davalı sigorta şirketinin İzmir Bölge Müdürlüğü'nün adresi "...Mahallesi,...Sokak ... İş Merkezi, No:.., Kat:... Konak/İZMİR" olduğundan Sn. Mahkemeniz yetkili ve görevlidir. Müvekkillerim; Salihli Devlet Hastanesinin acil servisinde ilk tedaviyi görmüş; ve... ... Hastanesi'nde ameliyat olmuştur. Müvekkillerin gördüğü tedaviler ve yatış ile taburcu süreleri; tedavi evrakları ile filmleri ve tüm muayene evrakları celp edildiğinde görülecektir. Müvekkillerim Salihli SGK'dan raporlu olduğu sürelere ilişkin ödeme almamışlardır. Yine hiç bir yerden ve kuruluştan hiç bir ödeme almamışlardır. Müvekkillerimin maddi zararının karşılanabilmesi için iş bu belirsiz alacak davasının açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle ve yasaca yapılacak indirimlerden sonra; müvekkillerimin sürekli iş göremezlik oranlarının, geçici iş göremezlik süresinin, Bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının ve ne kadar süre ihtiyacının olduğunun ve tedavi, iyileştirme giderlerinin ayrı ayrı tespiti'ne; her bir alacak kalemi için fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL (Her bir davacı için 50,00 şer TL.) sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL (Her bir davacı için 50,00 şer TL.) geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL (Her bir davacı için 50,00 şer TL.) tedavi ve iyileştirme gideri ile 100,00 TL (Her bir davacı için 50,00 şer TL.) Bakıcı giderinin olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziile birlikte davalı Sigorta şirketinden tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket bakımından husumetin dayanağı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında ihdas edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olup, kanunun ikinci bölümü sigorta başlığı altında 91 ile 101 madde arasında hükümlerinin içerdiğini, 6704 sayılı yasanın 3.maddesi ile 26/04/2016 tarihinde değişikliğe uğrayan Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Doğrudan Doğruya Talep Ve Dava Hakkı" başlıklı 97. Maddesi ; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmüne havi olduğunu, söz konusu madde sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmadan dava ve /veya tahkime başvuru yolunu ortadan kaldırdığını, söz konusu olayda davacı maddi tazminat talebi için müvekkili şirkete başvurmuş neticesinde... nolu hasar dosyanın açıldığını, husumetin tam olarak aydınlatılabilmesi için 23/11/2017 tarihli yazı ile davacı taraftan kusur raporu. Kaza raporu, ceza mahkemesi kararı, ölümün kazaya bağlı olduğunu gösterir belge yada otopsi raporu ve banka hesap bilgileri talep edilmiş, ancak davacı tarafça gerekli belgeleri müvekkil şirkete iletmediklerini, bu nedenle dosyaya eksik evrak aşamasında kaldığını ve sonuçlanmadığını, müvekkili şirkete tam ve eksiksiz bir başvuru yapılmamış davacı eksik belgeleri tamamlamak yerine mahkemeniz nezdinde iş bu davayı açtığını, belirterek sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası sebebiyle geçici ve kalıcı iş görmezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. 01/03/2023 tarihli trafik kazasında davacı... plakasız motosikletin sürücüsü diğer davacı ise aynı motosiklette yolcu konumunda olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 16/10/2023 tarihli dilekçeye göre davacılar tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay 10. H.D.'nin 2016/10172 E. - 2019/10217 K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir. Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Kazaya karışan...plakalı araç 18.11.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 01/03/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacıların talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacılar bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur oranının belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 09/05/2024 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "İRDELEME: Kaza, ışık kontrollü dört yönlü kavşakta yerleşim yeri içinde, iki yönlü, iki şeritli ve 7 metre genişliğinde cadde sınıfı yolda gerçekleşmiştir. Kazanın gerçekleştiği zaman diliminde hava açık, vakit gündüzdür. Zemin parke kaplama ve yüzeyi kuru, yatay güzergah düz ve düşey güzergah eğimsizdir. Dosya içerisinde bulunan trafik kazası tespit tutanağı incelenmiştir. Davacı sürücüye hitap eden kırmızı fasılalı ışık, otomobil sürücüsüne hitap eden sarı fasılalı ışıktan bahsedilmiş ve sürücü...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/h maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'ın kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir. Dosya içerisinde bulunan CD inceleme tutanağı görülmüştür. Kaza anını gösterdiği anlaşılan tutanaktaki CD'nin delil olarak sunulmadığı görülmüştür. Dosya içerisindeki taraflarca sunulmuş olan tüm delilleri heyetimiz incelenmiştir. Kaza dört yönlü ışık kontrollü kavşakta meydana gelmiştir. Kırmızı fasılalı ışığın hitap ettiği davacı sürücünün durup, sarı fasılalı ışıkta kavşağa girmek isteyen davalı taraf sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği ve bunu yapmadığı için kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Kavşağa ilk geçiş hakkına sahip olarak giren davalı taraf sürücüsünün somut verilerle ihlal ettiği bir trafik kuralı tespiti yapılamamıştır. Mevcut bulgulara göre: A. Davacı sürücü..., idaresindeki motosikleti ile dört yönlü ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde kendisine hitap eden kırmızı fasılalı ışığa uymadığı ve ilk geçiş hakkına sahip olan otomobil sürücüsünün hareket alanını kapattığı için gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunmuştur. B. Sürücü..., ilk geçiş hakkına sahip olarak kavşak mahalline giriş yaptığı, hareket alanını kapatan araca karşılık olarak somut verilerle hızlı bir şekilde seyir halinde olduğu ve kazayı önleyebilecek imkanının olduğu söylenememiş ve gerçekleşen kazada kusursuz bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; A. Davacı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B. Sürücü...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapora karşı davacılar vekili tarafından itiraz edildiğinden ve itiraz dilekçesinde kaza anına ilişkin CD' ninde incelenerek yeniden rapor düzenlenmesi talep edildiğinden mahkememizce CD celp edilerek İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş ve alınan 01/08/2024 tarihli KUSUR YÖNÜNDEN adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "İRDELEME: Trafik kaza tespit tutanağında olay mahallindeki yolun 2 şeritli 7 m genişliğinde çift yönlü yol olduğu, bu yolda zeminin asfalt-kuru, vakitin gündüz, havanın açık, yatay ve düşey güzergahın düz, mahallin meskûn ve hız limitinin 50 km/saat olduğu, olay yerinin ışık kontrollü kavşak mahalli olduğu ve elektrikli bisikletin istikamet yönüne kırmızı fasıla, otomobilin istikamet yönüne ise sarı fasılalı trafik ışığının yandığı belirtilmiştir. Dairemizin 09/05/2024 tarih ve ... sayılı raporunda; Davacı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Evvelce düzenlenen raporumuz 06/03/2023 tarihli CD izleme tutanağında bahsi geçen olay anına ait görüntüler izlenmeden düzenlendiği, bu kez gönderilen dosya kapsamında bulunan CD içerisinde olay anına ait görüntüler ile olay yeri resimleri görülmüş ve izlenmiştir. Hazırlık aşamasında düzenlenen 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu, elektrikli bisiklet sürücüsünün ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, sürücü ve yolcu ifadeleri, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, Dairemizin raporu, CD içerisindeki olay anına ait görüntüler ve olay yeri resimleri ile tüm itirazlar ve beyanlar incelendiğinde; kazanın, yukarda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu kez gönderilen olay anına ait görüntüler tüm kapsamı ile birlikte tetkik edildiğinde; otomobil sürücüsünün kavşağa istikamet yönüne yanmakta olan sarı fasılı ışıkta giriş yaptığı ve anılan sürücünün ilk geçiş hakkına sahip olduğu, elektrikli bisikletin ise kırmızı fasılalı ışıkta hatalı bir şekilde kavşağa giriş yapıp otomobilin hareket alanına girerek istikamet yönünü kapattığı, otomobil sürücüsünün diğer araca karşı fren tedbiri almış ise de çarpmak durumunda kaldığı, ayrıca çarpışmadan sonra araçların konumları da dikkate alındığında otomobil sürücüsünün kavşağa hatalı bir şekilde yaklaşıp geçiş yapmak istediğine dair bir bulgu saptanmadığı mütalaa edilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle evvelce 09/05/2024 tarihli olarak düzenlenen Dairemiz raporunun uygun ve isabetli olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde rapor tanzim edilmiştir. Mevcut verilere göre; A)-Davacı sürücü ... idaresindeki elektrikli bisiklet ile olay mahalli kavşakta istikamet yönüne yanan kırmızı fasılalı trafik ışığını dikkate almamış, ilk geçiş hakkını sağ tarafından yaklaşan otomobile vermemiş ve görüş durumunu da kontrol altına almadan yaklaşan otomobilin hareket alanına hatalı bir şekilde girerek kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, meydana gelen olayda; asli kusurlu bulunmuştur. B)-Sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşakta hareket alanına kontrolsüzce girip kapatan diğer sürücü idaresindeki araca karşı fren tedbiri almak istemiş ise de çarpmak durumunda kaldığı anlaşılmakla meydana gelen olayda; atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Davacı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)-Sürücü ...ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Somut olayda; 01/03/2023 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi, dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından ve mahkememizce aldırılan her iki kusur raporunda da dava dışı... plakalı araç sürücünün kusuruz olduğu belirlendiğinden ayrıca aldırılan 2. Raporda kaza anını gösteren video kaydı incelenerek raporun hazırlandığı ve kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağı da aynı doğrultu da olduğundan rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır. Her ne kadar davalılardan... yolcu konumunda ise de iş bu davacının yolcu olarak yer aldığı diğer davacının/motosiklet sürücünün tam kusurlu olduğu, davalının poliçe düzenlediği aracın şoförünün ise kusurunun bulunmadığı sabit olduğundan zarar verenin kusuru ispatlanamadığından davacıların davalarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE, 2-Davacı...yönünden alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın ismi belirtilen davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı ... yönünden yönünden alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) ismi belirtilen davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacılar tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacı...' dan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...dan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2024 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır