İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/8902 E. 2016/211 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/8902
- Karar No
- 2016/211
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/308 Esas KARAR NO : 2021/189 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2020 KARAR TARİHİ : 25/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirketin bünyesinde ... mermer ocağı ve fabrikası barındıran mermer üretim ve pazarlama alanında faaliyet gösteren yurt içinde ve ... ... da itibar sahibi ... bir firma olduğunu, bu kapsamda da üretimi davacı şirket tarafından yapılan değişik nitelikte ve miktardaki mermerin davalıya teslim edildiğini, ancak davalının cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere ödeme edimini yerine getirmediğini, davacı şirketin tüm taleplerine rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle, itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz sebebi ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini dava ve talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkilinin, ticari defter kayıtları incelendiğinde böyle bir alacak kaydının olmadığının ortaya çıkacağını, davalıya teslim edilen bir ürün olmadığını, irsaliye ile belgelenebilecek bir husus da bulunmadığını bu sebeplerle, davanın reddine, haksız icra takibi başlatılmış olması nedeniyle davacının %20 tazminat ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş ve dosya tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporunda, 1- Davacı tarafından fatura ve cari hesap alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmış olduğu, TUTAR ... ... TL ASIL ALACAK ... TL işlemiş faiz ... TL TOPLAM 2- Davacı tarafın ibraz edilen 2016 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 3-Davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, 4- Davalının ibraz edilen 2016 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 5-Davalının ticari defter kayıtlarına göre ... tarihi itibari ile davacıya herhangi bir borcunun olmadığının kayıtlı olduğu, 6-Davacı ile davalının cari hesaplarının karşılaştırılması sonucunda davacının düzenlediği, takip ve dava konusu alacağı oluşturan ... nolu ... TL'lik faturanın davalı kayıtlarında olmadığı bu fatura ve fatura içeriğinin davalının kabulünde olmadığı, dava dosyası içerisinde yer ... takip ve dava konusu faturanın irsaliyeli fatura olduğu ve fatura içeriğinin ... plakalı araç ile ... isim ve imzası ile teslim edildiği, ancak malı taşıyan bu aracın davalıya teslimi nasıl yaptığı ve irsaliyeli fatura ve fatura içeriğinin davalıya nasıl teslim edildiği veya bu taşımaya ait ücretin kim tarafından ödendiğinin dosya kapsamında belli olmadığı, 7-Fatura içeriğinin davalıya tesliminin kanıtlanması durumunda Sayın mahkemece davacının alacaklı olacağı kanaatine varılacak olunur ise davacı yanın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz isteyebileceği, sonucunu bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; ticari satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; borca ve ferilerine ilişkindir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/8902 E. 2016/211 K. Sayılı emsal içtihadında "Dava, faturadan kaynaklanan satış nedeni ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Davacı satıcı, mal teslimini kanıtlamak zorundadır. Davada münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmamıştır. Davacının kendi defterlerindeki kayıtlar dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemez. Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek, davacının teslime ilişkin kanıtları toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." şeklinde belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu yukardaki emsal içtihat ile birlikte değerlendirildiğinde; takibe konu faturanın davacının ticari defterlerinde yer aldığı, ancak davalının ticari defterlerinde yer almadığı, mal teslimine ilişkin yemin deliline başvurulmuş ise de davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanında sözleşmeyi ve mal teslimini reddettiği, mal teslimine ilişkin başkaca bir yazılı ve kesin delile de dayanılmadığı, davacının dava konusu fatura muhteviyatı mal veya hizmeti verdiğini ispatlayamadığı hususları mahkememizce sabit görülmekle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.4.2005 tarih 2005/19-286 E. 2005/268 K. Sayılı ilamında "Dosya kapsamı ve somut olayın özellikleri göz önüne alındığında; davacı/alacaklının takibe konu alacağının varlığını usul hukuku kuralları çerçevesinde kanıtlayamadığı; ancak, icra takibine kötü niyetli olarak giriştiğini kabule elverişli herhangi bir delilin ise bulunmadığı açıktır. Diğer taraftan, davalı da, somut olayda davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırılagelen tazminat türü, sadece ve ancak, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İ.İ.K.nun 67. maddesi anlamında “haksız” ise de, kötüniyetli olarak kabul edilebilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur." belirtildiğinden ve somut olayda davalı taraf reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyetini ispatlayamadığından bu talebin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır