İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/4576 E. 2016/621 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/4576
- Karar No
- 2016/621
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/315 Esas KARAR NO : 2023/1073 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2023 KARAR TARİHİ : 22/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, sebze-meyve vb. gıda malzeleri satmakta olan bir şirket olduğunu, gıda sektöründe birçok başka şirkete sebze-meyve vb. ürünler tedarik ettiği gibi davalı ... da bu ürünleri tedarik ettiğini, davalı ... davacı müvekkili şirketten almış olduğu faturalandırılmış ürünlerin ücretini ödemediğini, bunun üzerine, davalı şirkete karşı takip talebinde gösterilen alacak miktarı kadar borç ödemediğinden Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı ilamsız icra takibatı başlatıldığını, davalının anılan icra takibindeki ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ettiğini ve nihayet icra takibinin durdurulduğunu, iş bu davayı ikame etmeden önce arabuluculuk yoluna başvurduklarını, 29/03/2023 tarihli arabuculuk görüşmesinde ise arabuluculuk sürecinin anlaşamamayla sona erdiğini, davalının, davacı müvekkili şirketten almış olduğu malların ücretini ödemediğini ve buna rağmen taraflarınca ikame edilmiş olan ilamsız icra takibine haksız şekilde itiraz ederek icra takibini durdurduğunu iddia ederek; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı ... yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafça söz konusu faturaların verilen hizmetin karşılığında keşide edildiğini iddia etse de davacı ... müvekkili şirkete vermiş olduğu herhangi bir hizmet bulunmadığını, bu nedenle fatura içeriğine itiraz ettiklerini, davacı tarafça alacağa ilişkin faturaların usule, hukuka ve gerçeğe aykırı olarak, ticari ilişkiden bağımsız kesildiğini, hiçbir şekilde faturayı kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla bir an için faturanın varlığı kabul edilse dahi faturanın tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını, fatura içeriğinde iddia edilen hizmetin verildiğinin davacı yanca yazılı ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davalı ... iddia ettiği fatura içeriğininin kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında iddia edilen faturalar ile ilgili hiçbir mutabakat bulunmadığını, iddia edilen faturaların içeriğinin boş olduğunu, fatura ile ya hizmet satılacağını, ya da mal teslim edileceğini, müvekkilinin yetkililerince yazılı veya sözlü muvafakati veya onayı bulunmayan, tek taraflı kesilmiş ve sözleşmede yer almayan bir faturaya davalı tarafın sığınmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, iddia edilen hizmetlerin iddia edilen alacak kadar müvekkiline sunulduğunun ve ya herhangi bir mal satıldı ise ilgili mal satımının ispat edilmesi gerektiğini savunarak; haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki gıda ürünleri alım satıma dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki gıda ürünleri alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin; davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklı 37.935,45-TL asıl alacak, 201,11-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.136,56-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 22/03/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu şirket vekilinin 17/03/2023 tarihli dilekçesi ile icra takibine, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu şirket vekilinin itirazı üzerine 20/03/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Maslak ve Şişli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2022 ve 2023 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAF ŞİRKETLERİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 12/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalı ... ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.104,45 TL alacağının bulunduğu, davacı ... cari alacağını teşkil eden faturalardan tutar itibariyle BA-BS sınırını aşmayan faturaların detayları incelendiğinde, faturaların e-fatura olduğu, faturaların sevk irsaliyelerinin de e-irsaliye olarak düzenlenmiş olduğu, e-irsaliyelerde taşıyıcı bilgilerinin bulunmakla birlikte teslim alan imzası bulunmadığı, davacı ... düzenlemiş olduğu ve davalı ... kabulünde olan faturalara ait sevk irsaliyelerinde de e-irsaliyelerde taşıyıcı bilgilerinin bulunmakla birlikte teslim alan imzası bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında mal teslimine ilişkin mezkur yönde teamül olduğu, bu itibarla yukarıda detayları verilmiş olan toplam 2.629,89 TL tutarındaki 3 adet faturanın hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, neticeten, davacı ... takip tarihi itibariyle davalı yandan 35.104,45 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, 12/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki gıda ürünleri alım satımına dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.104,45 TL alacaklı olduğu, davacnın cari alacağını teşkil eden faturalardan tutar itibariyle BA-BS sınırını aşmayan faturaların detayları incelendiğinde, faturaların e-fatura olduğu, faturaların sevk irsaliyelerinin de e-irsaliye olarak düzenlenmiş olduğu, e-irsaliyelerde taşıyıcı bilgilerinin bulunmakla birlikte teslim alan imzası bulunmadığı, davacının düzenlemiş olduğu ve davalının kabulünde olan faturalara ait sevk irsaliyelerinde de e-irsaliyelerde taşıyıcı bilgilerinin bulunmakla birlikte teslim alan imzası bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında mal teslimine ilişkin mezkur yönde teamül olduğu, bu itibarla yukarıda detayları verilmiş olan toplam 2.629,89 TL tutarındaki 3 adet faturanın hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan cari hesap dayanağını teşkil eden ve tutar itibariyle BA-BS sınırını aşan faturaların tamamının davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davalının bu faturalar nedeniyle ürünleri teslim almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; ancak davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığından davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 35.104,45-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 35.104,45-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan 35.104,45-Tl asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının (7.020,89-TL) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Reddedilen kısım yönünden davalının tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.397,98-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 460,60-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 190,68-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.746,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; 2.871,94-TL'sinin davalıdan, 248,06-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça başlangıçta sarf edilen 179,90-TL başvurma harcı, 460,60-TL peşin harç, 190,68-TL icra dosyasına yatırılan peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından sarf edilen 236,25-TL posta gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.236,25-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 2.978,94-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.032,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda, davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023 Katip .. ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır