İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/312 E. 2009/215 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/312
- Karar No
- 2009/215
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/312 Esas KARAR NO : 2019/53 MAHKEMEMİZİN 2015/312 E. SAYILI ESAS DOSYASI YÖNÜNDEN; DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 06/12/2001 MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR 1. ATM' NİN 2004/898 E. 2009/215 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/01/2002 KARAR TARİHİ: 24/01/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı... Bankası TAŞ Tarişbank vekili İzmir... İş Mahkememize verdiği 06/12/2001 tarihli dilekçesinde; davalıların müvekkili bankada görev yaptıkları sırada kredi müşterisi ...Örme Ltd. Şti ve ... Giyim Sanayi Ltd. Şti firmalarına kullandırılan kredilerde usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler yaptıklarının müvekkili bankanın müfettişlerince düzenlenen 23/02/1998 tarih... sayılı soruşturma raporu ile tespit edildiğini, bahse konu usulsüz işlemlerin söz konusu firmalara yönetim kurulunca tahsis edilen kredi limitlerinin üzerinde kredi kullandırılarak giderilemeyecek depasmanlar yapılması, ... Ltd. Şti' nin kredisindeki depasmanların limit arttırım tekliflerinde gösterilmeyerek depasmanların gizlenmesi, firma kredi limitinin döviz bazında çok hızlı arttırılmasına karşı depasmanların devam etmesi olduğunu, bunun sonucunda T.C. Merkez Bankası Memzuç Risk Santralizasyon cetvelinde görüldüğü üzere 6 banka ile çalışan... Ltd. Şti' nin tüm bankalar içinde banka payınını % 51,9' dan % 85,7' ye ve yine 6 banka ile çalışan... Ltd. Şti' nin ise % 4,5' den % 16,5' e yükselttiğini, firmalardan alınan teminatların zayıf olmasına rağmen limit arttırımı ve limit aşımı suretiyle banka riskinin tahsil edilemeyecek hale getiren sorumlulardan davalı ...' ın Genel Müdür, davalı ...' in krediler müdürü,...' in ise şube müdürü olarak müvekkili bankada görev yaptıklarını, ilgili firmalar hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğünün... E., İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün...E. Ve İstanbul... İcra Müdürlüğü' nün... E. Sayılı dosyaları ile takip dosyası açıldığını, borçlulara ait bilinen hacizli ve ipotekli mal varlıklarının satıldığını, buna rağmen 3.504.763.192.000-TL banka alacağı kaldığını, karşılıksız kalan bu alacağın usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeni ile doğmasına yol açan davalı sorumlular hakkında davanın açılmasının zorunluluğu ortaya çıktığını belirtmiş, usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeni ile banka zararına yol açan davalılardan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 05/12/2001 tarihi itibariyle 3.504.763.192.000-TL' nin % 136 faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili İzmir... İş Mahkemesi' ne verdiği 22/04/2002 tarihli cevap dilekçesinde; davacı bankanın fon kapsamından çıkartıldığını, bu sebeple harcın tamamlattırılması gerektiğini, müvekkilinin 01/07/1993 - 07/07/1997 tarihleri arasında davacı bankada yönetim kurulu üyesi/genel müdür olarak görev yaptığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın dava şartları yerine getirilmeden ikame edildiğini, anonim şirket yönetim kurulu üyesi hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için TTK' nun 341. maddesi uyarınca anonim şirket genel kurulunda bu kimseler hakkında dava açılması yönünde karar alınmasının zorunlu olduğunu, müvekkili hakkında sorumluluk davası açılması doğrultusunda hiçbir genel kurul kararı bulunmadığını, aksine müvekkilinin dava konusu kredilendirme işlemleri de dahil olmak üzere görev süresince tüm eylem ve işlemlerinden genel kurul kararları ile ibra edildiğini, ibraların iptaline dair açılmış bir dava bulunmadığını, bu sebeple davanın, dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının, davada aktif husumet ehliyetinin olmadığını, TTK.' nun 341. ve 342. Maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyeleri ve genel müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasının ön şartının genel kurulca bu konuda bir karar verilmiş olması ve davanın denetçiler tarafından açılması olduğunu, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu ile reddinin gerektiğini, müvekkilinin ibra edilmiş olması, müvekkilinin görev yaptığı döneme ilişkin işlemler ile zarar iddiası ve zarar tutarı arasında illiyet bağı bulunmaması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, dava zaman aşımı sürelerinin dolduğunu belirtmiş, davanın görev, dava şartı yokluğu, aktif husumet şartı yokluğu, zaman aşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir 1. İş mahkemesince davaya bakmanın asliye ticaret mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, verilen karar 16/06/2003 tarihi itibariyle kesinleşerek dosya mahkememize devir olunmuş, yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Mahkememizin 27/05/2005 tarihli celsesinde davalılar... hakkındaki davanın Yargıtay Genel Kurulu' nun 05/05/2004 tarih ve... Kararı dikkate alınarak dava dosyasından ayrılmasına ve yeni bir esasa kaydına adı geçen davalılar yönünden mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir iş mahkemesi olduğuna ve karar kesinleştiğinde dosyanın görevli nöbetçi iş mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ara karar doğrultusunda... hakkındaki dava mahkememizin... E. Sayılı sırasına kayıt edilmiş, 01/08/2005 tarihinde davalıların davacı bankada hizmet sözleşmesi ile çalıştıkları anlaşılmakla, 5521 Sayılı Yasa' nın 1. Maddesi dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş, mahkememiz dosyasına davalı ... yönünden devam olunmuştur. Davacı ... Bankası Tarişbank vekilinin İzmir ... İş mahkemesi' ne verdiği 18/01/2002 tarihli dilekçesinde; Davalılar ...,..., ..., ..., ..., ... hakkında usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler sonucu verilen krediler nedeni ile bankanın uğradığı toplam 15.433.593.054.861-TL banka zararının ana para üzerinden % 195 faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yönelik olarak dava açtığı, İzmir... İş Mahkemesi' nce 06/09/2004 tarihli celsede davalı ... hakkındaki davanın dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydının yapılmasına karar verildiği, ... hakkındaki davanın İzmir... İş Mahkemesi' nin ... E. Sırasına kaydının yapıldığı ve 25/11/2004 tarihinde mahkemenin görevsizliğine, dosyanın istek halinde Bankalar Yasası' nın 14/5-D maddesi uyarınca görevli İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesine karar verildiği, kararın 24/12/2004 tarihinde kesinleştirilerek dosyanın mahkememize devir edildiği, İzmir ... İş Mahkemesi' nce devir edilen dosyanın mahkememizin ...E. sırasına kayıt edildiği, söz konusu dosyanın 15/05/2009 tarihinde mevcut hukuki ve fiili irtibat nedeni ile TTK' nun 381/3. Maddesi ile HUMK' nun 45. Maddesi dikkate alınarak mahkememizin... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,belirlenmiş yargılamaya mahkememizin ... E. Sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur. Mahkememizce dava ve birleşen davanın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından reddine dair verilen 05/03/2013 tarih ... K. sayılı kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesi' nin 25/11/2014 Tarih...K. Sayılı ilamı ile " Asıl ve birleşen dava, davalının usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali sorumluk davası olup, uyuşmazlık, temliknamenin kapsamının ne olduğu, başka bir deyişle dava konusu zararın tümünü kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, alacağın kredi alacağı temlik sözleşmeleri doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık asıl alacak üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen yitirdiği, davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, kural olarak alacağın temliki ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz ise de, TMSF.nin temlik ettiği alacak kredi borçlarından doğan alacak olup, kabulün aksine temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır. Esasen, davanın sorumluluk davası olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının aktif husumetini etkilemeyeceğinin kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif husumet ehliyetinin devam ettiğinin ilkesel olarak kabulü ile uyuşmazlığın ele alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 09/07/2001 tarih ve ...nolu kararının incelemesinde; ... Bankası TAŞ'ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı yasanın 14/3 maddesine istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesine karar verildiği belirlenmiştir. ... vekili tarafından sunulan 86 sayılı kararının incelemesinde; "Kullandırılan kredilerden dolayı bankaya zarar verdiği tespit edilen 1997-1998-1999 yıllarında görev yapan eski yönetim kurulu üyesi ve genel müdür ... hakkında daha önce ... Bankası TAŞ tarafından açılan ve halen devam etmekte olan .... İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesini... Esas .... Sayılı dosyalarına ... yönünden 4389 sayılı Bankalar Kanununun değişik 14/7-3.maddesi gereğince Fon tarafından kanuni halef sıfatıyla devam olunmasına" karar verildiği, yine TMSF vekili tarafından dosyaya sunulan 506 sayılı Tasarruf Mevduatı Fon Kurul kararının incelemesinde;... Giyim Ltd. ve... Ltd. Şti 'ye kullandırılan kredilere ilişkin olarak düzenlenen 09/01/1998 tarih ve 1 sayılı teftiş raporuna istinaden ... hakkında 3.504.763,19-YTL üzerinden, ...A.Ş.' ye kullandırılan kredilere ilişkin olarak düzenlenen 16/02/2000 tarih ve 1 sayılı teftiş raporuna istinaden ... hakkında 15.433.593,05-YTL üzerinden açılan mali sorumluluk davalarının 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu' nun 133. Maddesinde yer alan yetkiye dayanılarak sürdürülmesine karar verildiği belirlenmiştir. İzmir... ATM' nin... K. sayılı dosyasının incelemesinde: Davacı ve bu dosya ile birleşen İzmir ... ATM' nin...E. İzmir ... AHM' nin...E, İzmir ... ATM' nin ... E. sayılı dosyalarının, davacılarının ..., ..., ... ..., ..., davalının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, dava ve birleşen davaların genel kurul iptali davaları olduğu, dava ile birleşen davaların ibranın iptali talebinin açılabilecek eda davasında tartışılması gerektiği gerekçesiyle ayrı ayrı reddine karar verildiği belirlenmiştir. Bozma ilamından önce davacı ticari defterleri ile dosya üzerinde üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, talimat mahkemesince alınan 16/04/2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda: Genel Kurul tarafından verilen ibra kararının yine Genel Kurul tarafından geri alınmasının mümkün olmadığı, Genel Kurul tarafından onanan bilançolarda dava konusu krediler görüldüğünden bilançonun gerçeği yansıtmaması dolayısıyla ibranın geçersizliğininde söz konusu olmadığı ayrıca fonun dava konusu alacağını temellük edenden aldığı ivaz karşılığında temlik etmesi sebebiyle söz konusu alacaklar üzerindeki tasarruf yetkisini kaybettiği, zararın tekliği ilkesi gereği aynı zararın iki kez tahsil edilemeyeceği ve bu nedenlerle davalıların aleyhine TTK 341.maddesine istinaden açılan ve görülen mali sorumluluk davasına devam edilemeyeceği kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Bozma ilamından önce alınan bilirkişi kurulu raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşıldığından, tarafların bu rapora vaki beyan ve itirazları da dikkate alınarak, TTK' nın 336 ve takip eden maddelerine dayanılarak açılmış anonim şirketler ile ilgili sorumluluk davası olması nedeniyle dosya üzerinde celp olunan sicil dosyası, icra takip dosyası , bilançolar ve tarafların dosyaya vermiş oldukları tüm delil ve belgeler ile daha önce düzenlenen rapor sırasında defter kayıt ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapordaki defter bilgileri de değerlendirilerek ve ayrıca alınan ibra kararının iptali için İzmir ... ATM' de açılıp sonuçlanan... sayılı dosyadaki iddia ve savunmalarda değerlendirilerek ve özellikle daha önce alınan ibra kararının ana sözleşme hükümlerine TTK' nun Anonim şirketlerle ilgili hükümlerine, konu ile ilgili yargıtay 11 HD' nin emsal kararlarına ve ayrıca MK' nun 2. Maddesinde söz konusu edilen objektif iyi niyet kurallarına göre alınmış bir karar olup olmadığı da tartışılmak sureti ile ve öncelikle bu konu üzerinde durularak rapor düzenlenmesinin istenilmesine, raporda davacı tarafın delil olarak bildirdiği takip dosyalarındaki kredilerle ilgili olarak yapılan işlemler de tartışılarak anılan bu kredilerin verilmesinden dolayı davalının sorumlu olup olmayacağı ve ondan önce ibra konusu tartışılarak davanın dinlenilebilirlik şartının bulunup bulunmadığı hususları konu ile ilgili emsal 11 ve 19 HD' leri kararları da irdelenmek sureti ile rapor düzenlenmesi için dosya üzerinde hukukçu, smmm ve bankacı bilirkişiden oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile 2. kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 02/01/2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalıların TTK 336 ve devamı 342-309 maddeleri gereğince sorumluluklarının maddi ve şekli şartlarının gerçekleştiği, davalıların zaman aşımı defilerinin Bankalar Kanunu 133. ve Geçici 16. Madde karşısında haklı olmadığı, davalıların ibra edildikleri ve ibra kararının iptal edilemeyeceği yönündeki savunmalarının da Bankalar Kanunu 133. ve Geçici 16. Madde karşısında haklı olmadığı, davalılardan % 136 ve %195 oranında temerrüt faizi talep edilemeyeceği, yalnızca 3095 sayılı Kanun' un 2.II. maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi istenebileceği davalıların faiz dışındaki sair defi ve itirazlarının da haklı olmadığı ... Örme ve... Giyim firmalarına kullandırılan kredi nedeniyle birimlerin ve davalıların sorumlu olduğu miktarların şubenin kusur oranının %50, krediler biriminin kusur oranının %20, davalı ...' ın yeterli denetimi yapmadan kredileri onaylamak suretiyle banka zararına neden olduğu ve kusur oranının %20, yönetim kurulunun ise kusur oranının %10 olması gerektiği davalının sorumluluk oranı dikkate alındığında sorumluluk rakamlarının 50.925,67 TL ana para, 145,405,79 TL faiz, olmak üzere toplam 196.331,46 TL ...firmalarına kullandırılan kredi nedeniyle birimlerin ve davalının sorumlu olduğu miktarın şubenin kusur oranının % 35, krediler biriminin kusur oranının %35, Davalı ...' ın kusur oranının %20, yönetim kurulunun kusur oranının ise %10 olması gerektiği kanaatine varıldığı, davalının sorumluluk oranı dikkate alındığında sorumluluk rakamlarının 417.244,03 TL ana para 841.222,81 TL faiz olmak üzere toplam 1.258.466,84 TL olarak hesap edildiği, davalının toplam sorumluluğunun 468.169,70 TL ana para, 986.628,60 TL faiz olmak üzere toplam 1.454.798,30 TL olarak hesap edildiği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Bozma ilamından sonra dava ile birleşen dava yönünden alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak davacı banka kayıt ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması için İstanbul ATM' ye talimat yazılmış, talimat mahkemesince alınan 24/03/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; esas dava dosyası yönünden davalıların bankada görev yaptıkları sırada kredi müşterisi ... Örme Ltd Şti ve ... Giyim San Ltd Şti firmalarına teklif onay ve kullandırılmış olan krediler ile ilgili olarak banka toplam zararının dava tarihi olan 06/12/2001 tarihi itibariyle 182.148,00 TL ana para ve 90.372,98 TL işlemiş faiz olmak üzere 272.521,85 TL olduğu davalının sorumlu olduğu kanaatine varılır ise dava tarihinden sonra 2.081.009,00 TL veya müterafik sorumluluk oranına göre asıl alacak üzerinden yasal faiz uygulanması gerektiği, dava sonrası 16/09/2002 tarihinde yapılan 48.100.000,000 TL kısmi tahsilat ile 18/10/2002 tarihinde 102.113.257.536 TL' lik teminat mektubu tazmin bedelleri sonucu son işlem olan 18/10/2002 tarihi itibariyle ise 238.374,58 TL ana para, 103.251,69 TL işlemiş faiz olmak üzere 341.626,26 TL toplam banka zararının oluştuğu, dava 18/01/2002 tarihine kadar kat ihtarnamesinde belirlenmiş tutarlara yıllık %9 yasal faiz oranı uygulanmasının gerektiği, birleşen İzmir ... ATM' nin ... Karar sayılı dosyası yönünden ...Deri San İmal.İth.İhr.A.Ş. ve ...Dış Tic. Deri San A.Ş. firmalarından oluşan banka zararının dava tarihi olan 18/01/2002 tarihi itibariyle 2.081.009,07 TL ana para , 208.100,91 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.128.000,28 TL olduğu temlik tarihi itibariyle oluşan toplam banka zararından temlik edilmiş borçlarında mahsup edilmesi gerektiği, davalının sorumlu olduğu kanaatine varılır ise dava 18/01/2002 tarihinden sonra 2.081.009,00 TL ana para üzerinden yıllık %9 yasal faiz uygulanması gerektiği , davacı bankanın incelemeye sunduğu ve dosya içeriği belgeler doğrultusunda her iki asıl ile birleşen dosyalara ilişkin olarak dava dışı firmalara kullandırılmış krediler nedeniyle davalı ...' ın sebebiyet verdiği davacı banka zararının net biçimde tespitinin ve davalının banka zararına tam veya müterafik kusuru hakkında net bir tespitin mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alacağın temliki sözleşmesinin ivazlı olup olmadığı, ivazlı ise ivaz miktarı ile yapılan tahsilat miktarının bildirilmesi için TMSF ...Tahsilat Dairesi Başkanlığı ile... Varlık AŞ'ye yazı yazılmış, alınan TMSF 2.Tahsilat Dairesi Başkanlığı cevabında, kurum tarafından düzenlenen 2. Alacak satış ihalesi kapsamında imzalanan 23/09/2005 tarihli hasılat paylaşımlı alacak satış vaadi sözleşmesi kapsamında tahsili gecikmiş bir kısım kredi alacaklarından oluşan satış portföyünün 12/08/2005 tarihi itibariyle... Varlık Yönetimi A.Ş.' ye devir ve temlik edildiği sözleşmenin ivazlı olarak yapılmış olup, ivaz bedelinin toplam ana para tutarı 933.848.043,54 USD olan satış portföyüne karşılık 161.000.000 USD peşin tutar ve ayrıca...Varlık Yönetimi A.Ş.' nin yapacağı tahsilat üzerinden ona ödenecek belli oranlarda hasılat payından oluştuğu, her bir kredi dosyası bazında ivaz bedeli belirlenmemiş olmakla birlikte peşin tutarın toplam ana para tutarına olan oranı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ilgili firmaların... Bankası ... A.Ş.'den kullanmış olduğu kredilerden kaynaklanan alacağa tekabül eden ivaz bedelinin ...San ve Dış. Tic. Ltd Şti için 31.167,16 USD , ...San ve Tic. Ltd. Şti için 10.613,51 USD tutarında olduğu ayrıca ... Varlık AŞ tarafından bu dosyaya mahsuben tahsil edilen 249,50 TL' lik tutardan kuruma 142,22 TL hasılat payı ödendiğinin belirtildiği belirlenmiştir. Bozma ilamı ve gelen yazı cevapları ile taraf beyanları göz önüne alınarak dava ve birleşen dava dosyası yönünden son bilirkişi heyetinden ek rapor istenilmiş, alınan 02/11/2016 tarihi bilirkişi kurulu ek raporunda, kök rapordaki rakamsal tespit ve sonuçlarda herhangi bir farklılığın bulunmadığı gibi davalınında sorumluluğunu ispatlayan dosya içeriğinde herhangi bir yazılı veya sözlü talimatına da rastlanılmadığı, mevcut dosya içeriği belgeler doğrultusunda her iki asıl ve birleşen dosyalara ilişkin olarak dava dışı firmalara kullandırılmış krediler nedeniyle davalı ...' ın sebebiyet verdiği davacı banka zararının net biçimde tespitinin ve davalının banka zararına tam veya müterafik kusuru hakkında net bir tespitin mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Mahkeme dosyası ile birleşen dosya yönünden ...Deri Aş ve ...Dış Tic. A.Ş. ile ... ve... ye ivaz miktarı ile ilgili yazı yazılmadığı belirlendiğinden; bu hususta ilgili kurumlara yazı yazılmış alınan TMSF cevabında, ...Dış Tic. A.Ş. nin kullanmış olduğu kredilerden kaynaklanan alacağa tekabül eden ivaz bedelinin 239.705,92 TL tutarında olup bu tutarın 09/12/2005 tarihinde kuruma ödendiği, kurum ve ...Yönetim Aş tarafından bu dosyadan tahsilat sağlanamadığı, ... Örme Ltd Şti ve... Giyim San Ltd Şti' nin kullanmış olduğu kredilerden kaynaklanan alacağa tekabül eden ivaz bedelinin ise 13.994,98 TL tutarında olup bu tutarın 09/12/2015 tarihinde kuruma ödendiği ancak alacağın temlikinden önce 09/08/2005 tarihinde yapılan cebri taşınmaz satışının kesinleşmesi ve 4.526,83 TL satış bedelinin satış tarihi itibariyle borçtan mahsup edilmesi üzerine 13.994,98 TL peşin ivaz bedelinin 780,45 TL' lik kısmının kurumca 08/05/2006 tarihinde ...Yönetim Aş' ye iade edildiğinin belirtildiği, alınan... Yönetim AŞ. cevabında, şirketle birleşen...Varlık Yönetim A.Ş.nin TMSF tarafından yapılan 2. Alacak Satış İhalesi kapsamında toplam ana para büyüklüğü yaklaşık 933.8 Milyon USD olan ve 10.812 adet alacak kaydından oluşan satış portföyünü 161 Milyon USD peşin tutarı ve % 43 hasılat paylaşım oranı karşılığında devir ve temlik aldığı , yapılan incelemede 12/08/2005 tarihli sözleşme kapsamında temlik işleminin ivazlı gerçekleştirildiği ,... TMSF arşiv nolu ... Örme Ltd Şti ve... Giyim San ve Tic. Ltd Şti' nden 12/08/2005 tarihine kadar 8.771,84 TL, 12/08/2005 tarihinden sonra 4.776,33 TL olmak üzere toplam 13.458,18 TL,... TMSF arşiv nolu ...Deri San A.Ş'den ise 12/08/2005 tarihinden önce ve sonra tahsilat sağlanmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Alınan son yazı cevapları ile ilgili değerlendirme yapılması ve davacı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak ek rapor düzenlenmesi için İstanbul ATM' ye bir kez daha talimat yazılmış alınan 16/10/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ; kök rapordaki rakamsal tespit ve sonuçlarda herhangi bir farklılığın bulunmadığı gibi davalınında sorumluluğunu ispatlayan dosya içeriğinde herhangi bir yazılı veya sözlü talimatına da rastlanılmadığı, mevcut dosya içeriği belgeler doğrultusunda her iki asıl ve birleşen dosyalara ilişkin olarak dava dışı firmalara kullandırılmış krediler nedeniyle davalı ...' ın sebebiyet verdiği davacı banka zararının net biçimde tespitinin ve davalının banka zararına tam veya müterafik kusuru hakkında net bir tespiti ve hesaplamanın mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Bilirkişi kurulunun 1 ve 2 nolu ek raporlarının yapılan hesaplamalar yönünden birbirleri ile çelişmesi sebebiyle bozma öncesi alınan 02/01/2012 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan bozma ilamından sonra dosyaya intikal eden tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş alınan 15/10/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ; asıl dosyada ... Giyim Grup şirketlerinin kredisinden kaynaklanan TMSF alacağının ...Yönetim Aş tarafından 12/08/2005 tarihinde 41.780,67 USD karşılığı, 56.128,15 TL peşinat ve tahsilat payı karşılığında devir ve temlik alındığı, temlikten sonra 21/11/2013 tarihinde 249,50 TL tahsilat yapıldığı, 06/12/2001 dava tarihinde davalı ...' ın sorumluluk oranı %20 dikkate alındığında banka alacağının 50.925,67 TL ana para, 279.610,72 TL birikmiş faiz olmak üzere toplam 330.536,39 TL olması gerektiği 12/08/2015 temlik tarihinde davalı ...' ın sorumluluk oranı %20 dikkate alındığında banka alacağının 50.925,67 TL ana para, 513.472,78 TL birikmiş faiz olmak üzere toplam 564.398,45 TL olması gerektiği, bu tarihten itibaren de sözleşmeye göre bankanın bu kredi alacağı için isteyebileceği sözleşmesel faizin işlemeye devam edeceği, her ne kadar davalı bakımından %20 kusur oranı esas alınmışsa da dava konusu olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK' nın 336 ve devamı maddeleri gereğince her sorumlu kişinin kusur oranı ne olursa olsun zararın tamamından sorumlu olacağı kusur oranlarının sadece sorumlular arasındaki rücu ilişkisi bakımından bir önem taşıdığı, hukuki değerlendirme bakımından kök rapordaki görüşlere atıf yapılmakla birlikte Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra ETK 340 yollamasıyla aynı kanunun 309.maddesi uyarınca 2 ve 5 yıllık zaman aşımı sürelerinin esasen dolmadığı kaldı ki Anayasa' nın 153/5 maddesi gereğince iptal kararlarının geriye yürümeyeceği bu durumda Bankacılık Kanunu ' nun iptal edilen hükmüne uygun olarak süresinde açılmış olan davanın iptal kararından etkilenmeyeceği görüş ve kanısına varıldığı, birleşen... Esas sayılı dosya yönünden ...Grup şirketlerinin kredisinden kaynaklanan TMSF alacağının ...Yönetimi AŞ. tarafından 12/08/2005 tarihinde 239.705,92 TL' ye temlik edildiği ve temlik bedelinin 09/12/2005 tarihinde ödendiği, kurumların yazısında ...Deri San Aş' den ise 12/08/2005 tarihinden önce ve sonra tahsilat sağlanmadığının belirtildiği, kök raporda belirtilen ödemeler dikkate alınarak hesaplamalar yapıldığı, 18/01/2002 dava tarihinde davalı ...' ın sorumluluk oranı %20 dikkate alındığında banka alacağının 417.244,03 TL ana para, 1.670.534,76 TL birikmiş faiz olmak üzere toplam 2.087.778,79 TL olması gerektiği, 12/08/2005 temlik tarihinde davalı ...' ın sorumluluk oranı %20 dikkate alındığında banka alacağının 417.244.03 TL ana para, 3.727.200,13 TL birikmiş faiz olmak üzere toplam 4.144.444,16 TL olması gerektiği her ne kadar davalı bakımından %20 kusur oranı esas alınmışsa da dava konusu olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK' nın 336 ve devamı maddeleri gereğince her sorumlu kişinin kusur oranı ne olursa olsun zararın tamamından sorumlu olacağı kusur oranlarının sadece sorumlular arasındaki rücu ilişkisi bakımından bir önem taşıdığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, davalının genel müdür olarak görev yaptığı dönemlerde yapmış olduğu usulsüz ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle banka zararına yol açtığı gerekçesiyle banka zararının tahsili için davalı hakkında dava açıldığı, Uyuşmazlığın;Bankacılık Mevzuatı ve bu Mevzuat' daki yollamalar doğrultusunda 6762 sayılı TTK' nin anonim ortaklıkta yönetim kurulu üyeleri ve müdürlerin sorumluluğuna ilişkin 336 vd. 340 ve 342. maddenin yollaması ile 309. Maddesine tabi olduğu, Kredilerin açıldığı dönemde yürürlükte olan 3182 sayılı Bankalar Kanunu' nun 86. II maddesinde; “ Türk Ticaret Kanunu' nun sorumluluğu gerektiren hükümleri saklıdır. ” düzenlemesi ile TTK hükümlerine atıf yapıldığı, Kural olarak; yönetim kurulu üyelerinin şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamayacakları ancak 6762 sayılı TTK’ nin 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticilerin oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olacakları, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulünün gerektiği, Türk Ticaret Kanunu' nun yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngördüğü ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul ettiği, TTK’ nin 338. maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu olduklarının düzenlendiği, Davalı ...' ın 13/01/1995 - 07/07/1997 tarihleri arasında genel müdür olarak görev yaptığı ,Yönetim kurulu üyesi/genel müdür olan davalı ve diğer banka yöneticilerinin olumsuz istihbarat raporlarına rağmen yeterli teminat almadan kredi açtıkları, açtıkları kredinin ödenmediği , alacak için yapılan icra takiplerinin kısmen sonuçsuz kaldığı ve bankanın alacağı tutarın bir kısmı hakkında aciz vesikası düzenlendiği zarar ile davalı yönetim kurulu üyelerinin özen borcunun ihlali arasında uygun nedensellik bağının mevcut olduğu, davalının söz konusu kararların alınmasında kusursuz olduğunu ispat edemediği, davalı yönünden sorumluluğunun maddi şartlarının gerçekleştiği, Sorumluluk davasının açılabilmesi için; 6762 sayılı TTK' nin 341. Maddesi gereğince genel kurulca yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi ayrıca 6762 sayılı TTK' nin 380. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri ve müdürler hakkında banka genel kurulu tarafından açık veya bilançonun tasdiki suretiyle zımni ibra kararı alınmamış olması gerektiği, Tarişbank TMSF' ye devredilene kadar genel kurulda davalı ... hakkında sorumluluk davası açılması yönünde bir karar alınmadığı ancak bankanın fona devrinden sonra 2001 yılına ilişkin genel kurul toplantısının 11.07.2012 tarihinde yapıldığı ve davalılar hakkında verilen ibra kararının iptaline ve davalı hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiği, Yargılamanın devamı esnasında 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 133. maddesinde: “ Faaliyet izni kaldırılan bankaların tasfiyelerinin tamamlanması ancak iflas veya tasfiye masa alacaklarının tahsil edilememiş olması hâlinde, bankanın sorumlulukları tespit edilen ortakları, yönetim kurulu eski üyeleri ve denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın tazmini için tasfiyenin tamamlanmasını müteakip beş yıl içinde Fon tarafından dava açılabilir. Fon bankalarının hisselerinin üçüncü kişilere devir veya intikali hâlinde banka tarafından, bankanın eski ortakları, yöneticileri ve denetçileri hakkında açılmış olan dava ve takiplere Fon tarafından kanunî halef sıfatıyla kaldığı yerden devam olunur. Bu dava ve takipler sonucunda hükmolunacak tutarlar Fona ait olur. Bu bankaların başka bir bankaya devredilmesi ya da başka bir banka ile birleşmesi, hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesi ya da tasfiyelerine karar verilmesi hâlinde, bu işlemlerin tamamlanmasını takip eden beş yıl içinde bankanın sorumlulukları tespit edilen yönetim kurulu eski üyeleri ve eski denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın Fon adına tazmini istemi ile Fon tarafından dava açılabilir. Dava açılmasına dair Fon Kurulu kararı dava şartı olarak aranan genel kurul kararı yerine geçer ... ” düzenlemesinin bulunduğu, yine aynı Yasa' nın Geçici 16. Maddesinde “ Bu Kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir. ” düzenlemesinin bulunduğu, 5411 sayılı Yasa hükümlerinin geçmişe etkili olduğunun öngörülmesi sebebiyle davacı TMSF tarafından ibraz edilen 19/10/2006 tarih ve 506 sayılı davaya halef sıfatıyla devam kararının 5411 sayılı Yasa' nın 133. maddesi hükümleri gözönüne alınarak sorumluluk davasının açılması açısından yeterli sayılmasının gerektiği, 6762 sayılı TTK' nin 380. maddesine göre ibranın geçerli olabilmesi için; davaya konu kredi ile bilgilerin genel kurula sunulan şirket bilançolarında yer alması gerektiği, ibranın sadece genel kurulun bilgisine sunulan işlemleri içereceği, açıklanmamış, belgeye dayandırılmamış ve vasat yetenekli bir ortağın anlayamayacağı konulardaki ibranın yok sayılmasının gerektiği, bütün bu hususların genel kurulda ortaya konulup görüşüldükten sonra yöneticilerin sorumluluk halleri ve ortaklığa verdikleri zarar açıkça saptanıldığı halde genel kurulca sorumluluk davası açılmasına yer olmadığına ve ibraya karar verildiği takdirde böyle bir ibraya geçerlilik tanınabileceği, olayda bu anlamda bir ibranın olmadığı, davalının ibrasının gerçekleşmediği ve sorumluluk davasının diğer koşulu olan ibra edilmemiş olmak koşulunun gerçekleşmiş olduğu, 6762 sayılı TTK' nin 309. maddesinde; “ Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanunu' na göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur. ” düzenlemesinin bulunduğu, Dava konusu edilen olay ile ilgili düzenlenen müfettiş raporunun genel müdürlüğe 23/02/1998 tarihinde iletildiği, ancak söz konusu raporun bankanın TMSF' ye devrine kadar genel kurula sunulunmadığı banka yönetiminin TMSF' ye devredilince 11/07/2001 tarihinde yapılan genel kurulda sorumluluk davası açılmasına karar verildiği ve davanın 05/12/2001 tarihinde açıldığı, birleşen davanında 18/01/2002 tarihinde açıldığı ve 6762 sayılı TTK' nin 309. Maddesinde belirtilen öğrenme tarihi ile ilgili 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, zararı doğuran fiilin vukuu tarihi açısından zamanaşımı başlangıcının kredi açılması ve kredi limitlerinin sürekli olarak yükseltilmesi nedeniyle zararlandırıcı eylemin devam ettiği göz önüne alınarak son olarak kredi limitinin yükseltildiği 30/04/1997 ve 07/08/1997 tarihi olarak kabulünün gerektiği söz konusu tarih ile dava ve birleşen dava tarihi arasında 6762 sayılı TTK nun 309. maddedeki 5 yıllık sürenin de dolmadığı ve dava ve birleşen davanın zamanaşımına uğramadığı, Mahkememizce hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda banka tarafından usulsüz kredi verilmek suretiyle bankanın uğramış olduğu zarardan davalı ...'ın yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda genel müdür olarak %20 oranında sorumlu olduğunun belirtildiği, söz konusu oranın ancak zararın meydana gelmesinde etkisi olan kişiler bakımından birbirlerine karşı rucü halinde geçerli olup, bankanın yönetim kurulu eski üyesi ve genel müdürü olan davalı ...' ın 6762 sayılı TTK' nin 336. maddesi hükmü gereğince zarar gören davacıya karşı zararın tamamından tüm zarar verenlerle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu bu sebeble ...'ın meydana gelen zararın tamamından diğer zarar veren kişiler ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerektiği , Sorumluluk davasına konu banka zararının sadece hesap kat ihtarında belirtilen miktar kadar olmayıp, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle oluşan faiz ve diğer masrafları da kapsadığının kabulünün gerektiği ve bu kabul doğrultusunda davacı tarafça kredi sözleşmesindeki temerrüt faizinin talep edilebileceği, banka zararının dava tarihi itibariyle asıl dava dosyası yönünden 254.628,33 TL asıl alacak ile 1.398.053,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.652.681,94 TL, birleşen dava dosyası yönünden de dava tarihi itibariyle 2.086.220,15- TL asıl alacak ile 8.352.673,84 işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.438.893,99 TL tutarında bulunduğu ve davalının bu zararın tümünden sorumlu olduğu, zarar miktarından dava dilekçesindeki talep doğrultusunda 500.000,00 TL ipotek bedelinin mahsubunun gerektiği, söz konusu zarar miktarı yönünden dava tarihinden sonra tahsilat yapıldığı, yapılan bu tahsilatın belirlenen zarar tutarından düşülmesinin gerektiği, söz konusu mahsup işleminin kararın infazı sırasında yapılabileceği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: A-MAHKEMEMİZİN 2015/312 E. SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 254.628,33-TL asıl alacak ile 1.398.053,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.652.681,94 -TL' nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek % 136 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12/08/2005 tarihinde yapılan 56.128,15-TL ile 21/11/2013 tarihinde yapılan 249,50 TL ' lik ödemenin infaz sırasında nazara alınmasına, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 112.894,70-TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ' a verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 22 davetiye gideri 189,00-TL, bilirkişi inceleme ücretleri 18.773,25-TL, posta masrafı 54,40 TL olmak üzere toplam 19.016,65 -TL yargılama giderinin red ve kabule göre 8.967,00-TL' lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, B-MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' NİN 2004/898 ESAS 2009/215 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2.086.220,15-TL asıl alacak, 8.352.673,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.438.893,99 TL' den, dava dilekçesinde bahsi geçen 500.000,00 TL ipoteğin mahsubu ile belirlenen 9.938.893,99 TL' nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek % 136 temmerüt faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine, 09/12/2005 tarihli 239.705,92 TL lik ödemenin infaz sırasında nazara alınmasına, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 678.925,85-TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ' a verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 16 davetiye gideri 53,00-TL, bilirkişi inceleme ücreti 3.156,25-TL olmak üzere toplam 3.224,25-TL yargılama giderinin red ve kabule göre 2.076,00-TL' lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, Dair Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar Davacı Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2019 Başkan ... eimza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip ... E imza