İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/18540 E. 2017/7764 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/18540
Karar No
2017/7764
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/05/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... tarihinde müvekkili .....’in dayısı olan ....., .....plakalı minibüsü ile Diyarbakır ilinden, Silvan ilçesi istikametine giderken minibüsün yolda bozulduğunu, minibüsün bozulması üzerine, .....dörtlü sinyal lambalarını yakarak, aracını yolun sağına park ettiğini, .....Diyarbakır’a dönüp tamirci getirmeye gittiği sırada yeğeni olan müvekkili .....’i aracının başında durması için çağırdığını, .....Diyarbakır'a tamirci getirmeye gittiği esnada, müvekkili .....de dörtlüleri yanan ve bozuk olduğu için yolun sağına, emniyet şeridine park edilmiş olan minibüsün başında dayısını beklemeye başladığını, müvekkili ....., minibüsün dışında, ön kısmında bulunduğu esnada minibüsün arkasından süratle gelen .....plakalı araç minibüse arkadan çarptığını, Çarpmanın etkisi ile müvekkilinin minibüsün altında kalarak ağır yaralanarak yatalak hale geldiğini, davalı .....Sigorta A.Ş.'ye .....tarihinde davalı .....Sigorta A.Ş.'nin KEP adresine başvuru yapıldığını, ancak davalı şirketin başvuruya cevap vermediğini, .....Sigorta A.Ş. İle uzun bir süre uzlaşılmaya çalışılsa da yapılan görüşmeler sonucunda bir anlaşmaya varılamadığını, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; Arz ve izah edilen nedenler ve mahkememizce resen nazara alınacak hususlarla, müvekkili için 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası'nca kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont (avans) faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100,00 TL Tedavi gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası'nca kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont (avans) faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davaya konu kazaya ilişkin olarak .....numaralı hasar dosyası kapsamında davacı ..........tarihinde .....tl tazminat ödemesi yapıldığını, söz konusu ödemenin müvekkili şirketin sorumluluğu kapsamında davaya konu poliçe limitlerinden tenzil edilmesi gerektiğini, davalı müvekkili .....sigorta anonim şirketi'ne 2918 sa. karayolları trafik kanunu'nun 97. maddesine uygun şekilde başvuruda bulunulmamıştır. başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmakta olduğunu, huzurdaki davanın açıldığı tarihte talep edilen tazminata ilişkin alacak kalemlerinin miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak tespit edilebilir olduğunu davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili Şirket'e usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, müvekkili Şirket'in temerrüdü gerçekleşmediğini, bu nedenle müvekkili Şirket aleyhine faize hükmedilmesinin de mümkün olmayacağını, nitekim davacı tarafından müvekkili Sigorta Şirket'ine başvuru yapıldığına ilişkin herhangi bir tebliğ şerhli ihtarname de sunulmadığını, davacının belirsiz alacak davasının belirlenebilir nitelikte olması ve dava ikame edilmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddini, aksi takdirde ise, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE; 1-Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....soruşturma sayılı dosyası; Şüpheli .....hakkında, müşteki olarak gösterilen işbu dava davacısı .....taksirle bir kişinin yaralanmasın neden olma suçundan şikayet yokluğundan TCK'nın 73.maddesi gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. 2-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan .....plaka sayılı araç malikinin .....olduğu .....-.....tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve sakatlanma ve ölüm kişi başına zarar limitinin 430.000TL olduğu, davacının .....tarihinde mail ile sigorta şirketine başvurduğuna dair evrak sunduğu fakat ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. 3-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; Davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, sigortalıya ait herhangi bir kaydın bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. 4-Mahkememizce Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığından aldırılan .....tarihli maluliyet raporu; .....Doğumlu .....T.C. numaralı .....tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde, 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde Kişinin engel oranının %96 ve sürekli olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin sürekli başkasının yardım ve bakımına (temizlik, banyo, tuvalet, yeme — içme, vb.) ihtiyacının olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin iylleşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatini varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 5-Mahkememizce İstanbul ATK dan aldırılan .....tarihli kusur raporu ile mahkememizin .....E. Sayılı dosyası ile Ankara ATK'dan aldırılan .....tarihli kusur raporunda.....günü saat .....sıralarında sürücü .....idaresindeki .....plakalı otomobil ile Diyarbakır istikametinden Silvan istikametine doğru seyir halindeyken olay yerine geldiğinde aracının sağ ön kısımlarıyla, ilerisinde kendisiyle aynı istikamette bankette park halinde olan aracın yanında bulunan davacı .....çarpması sonucu meydana gelen kazada, sürücü .....idaresindeki otomobil ile gündüz vakti görüşün açık olduğu yolda seyri sırasında yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, seyrini taşıt yolu içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, dikkatsiz/kontrolsüz seyri ile olay yerinde banket içine girdiği ve bu mahalde bankette arıza nedeniyle park halinde bulunan kamyonete arkadan çarptığı olayda asli derecede kusurlu olduğu, davacı .....idaresindeki kamyoneti arıza nedeniyle olay yerinde bankete park ettikten sonra aracın yanında/önünde bulunduğu sırada bu mahalde dikkatsiz/kontrolsüz seyri ile olay yerinde banket içine giren sürücü idaresindeki otomobil nedeniyle kazaya karıştığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, sürücü .....’nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı .....’in kusursuz olduğu kanaatine varıldığının beliritldiği anlaşılmıştır. 6-Davacı vekilinin sunmuş imzasının bulunduğu ibraneme; .....A.Ş nezdinde ...../0 numaralı Trafik Sigrota poliçesi ile sigorta aracın .....tarihinde karışmış oldukları kaza neticesinde müvekkili .....kalıcı ve geçici iş görmezlik tazminatı için toplamda .....TL .....TL ilam ve vekalet ücreti, .....TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplamda .....TL bildirilen hesaba havale edilmesi kaydıyla sigorta şirketinden hiçbir alacağının kalmayacağına dair mahkememizin .....Esas sayılı dosyasından feragat edeceğini beyan ve ikrar edildiği, ibranamenin davacı vekili tarafından imza altına alındığı anlaşılmıştır. 7-Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan .....tarihli rapor; .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı .....maddi zararının hesaplaması yapıldığını, dava dosyasına sunulan maluliyet raporuna göre kaza sonucu % 96 oranında malul kalan, geçici iş göremezlik dönemi 18 ay olarak tespit edilen ve ömür boyu başka bil bakımına muhtaç duruma gelen davacının bilinen ve bilinmeyen dönem geçici ve sürekli işgücü kaybına ilişkin maddi zararının yukarıda hesaplandığı, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tedavi giderleri klozu kapsamında olduğu, geçici iş göremezlik miktarının 64.958,40 TL olduğu, toplam bakıcı giderinin 8.479.950,75 TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri toplamının poliçeyle teminat altına alınan limitin üstünde olduğu, sağlık giderinin ilişkin hesap sonucu; Bakıcı Gideri(Bilinmeyen Dönem) 7.994.999,25 TL olmak üzere toplam Bakıcı Gideri 8.479.950,75 TL, olduğu Poliçe Limiti 430.000,00 TL, Kalan Poliçe Limiti 430.000,00 TL olduğunun hesap edilmiş olduğu anlaşılmıştır. 8-Mahkememizce olanolan tedavi masrafları hususunda bilirkişiden aldırılan rapor; Kaza sonucunda .....Dicle Üniversitesi Hastanesi'nde, Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde, birçok hastaneye giderek aylarca yatakta tedavi gördüğü, müvekkilin tedavi görmüş olduğu hastanelerin Diyarbakır .....Hastanesi, İzmir .....Hastanesi, İzmir .....Hastanesi, Ankara .....Hastanesi. Müvekkilin ailesi müvekkilinen tedavisi için çok ciddi harcamalar yapıldığını, davacının ikamet adresi .....olarak görüldüğünü, ulaşım-yemek masrafları 23.900,00TL olduğu, hastane tarafından sunulan tüm sağlık giderleri, yan tedavi giderleri, bakıcı giderleri (kaza-2024 sonu tarih aralığına ait) 484.951,51 TL, ileride yapılması gereken tedaviler için 507.41,50TL olmak üzere toplamda 507.418.50TL tedavi masrafı olduğuna dair rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. 9- Noterler Birliği entegrasyon ekranından alınan rapor ile mahkememizin .....E. Sayılı dosyasından celbedilen noterler birliği yazı cevabına göre; .....plakalı aracın otomobil cinsinde olduğu ve kullanım amaç ve şeklinin hususi/ yolcu nakli olarak kaydedildiği anlaşılmıştır. 10-Arabuluculuk tutanağı dava açmadan önce diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. 11-Davacı vekilinin .....tarihli belirli hale getirme dilekçesi; Davacı için talep etmiş olduğu 100,00 TL bakıcı gideri tazminatını 429.700,00 TL arttırarak 429.800,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya içerisinde bulunan tüm delil ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ZMMS sigortacısı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin tazminat kalemlerinden oluşan maddi tazminata ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık noktasının .....tarihinde gerçekleşen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti ile davacı asilde bu kaza nedeni ile maluliyet meydana gelip gelmediği, bakıcıya muhtaç kalıp kalmadığı ve tedavi gideri ve bakıcı giderlerini davalı sigorta şirketinden talep edip edemeyeceği noktasında toplanmış olduğu anlaşılmıştır. Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır. ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır. Öncelikle davalı vekilinin dava şartına ilişkin olarak yapmış olduğu itiraz mahkememizce incelemeye alınmış ön inceleme duruşmasında bu hususlar değerlendirilmiştir. Şöyle ki ; davalı vekili sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğinden bahisle usulden red talebinde bulunmuş ise de davacı vekilinin alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi arabuluculuğa başvurusunu yapmış olduğu ve Yargı içtihatlarına göre de arabulucuya başvurunun yeterli olduğu anlaşılmakla itirazı yerinde görülmemiştir. Yine davalı vekilince davanın belirsiz açılamayacağından bahisle usulden red talebinde bulunmuş ise de güncel içtihatlara göre davanın belirsiz açılabileceği anlaşılmakla itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı Sigorta vekilinin bakıcı ve tedavi giderlerinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı incelendiğinde ise; .....tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: .....) ZMMS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli resmi gazetde yayınlana 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 e 2019/40 k sayılı kararına göre 6704 sayılı kanunu 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinn birinci cümlesinde yeralan "ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacaktır. Bu halde davalı vekilinin anılan tazminat kalemlerinin teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine görülmemiştir. Dosya içerisinde bulunan iki polis memuru tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve mahkememizce İstanbul ATK' dan alınan .....tarihli rapor ile mahkememizin .....E. Sayılı dosyası ile Ankara ATK'dan aldırılan .....tarihli kusur raporu dikkate alındığında kazanın .....günü saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile Diyarbakır istikametinden Silvan istikametine doğru devlet karayolunu (D-360-08) takiben seyir halinde iken olay mahalli 75km + 800m'ye geldiği sırada aracının sağ ön köşe kısmı ile; kendisiyle aynı istikamette yolun sağında yer alan banket üzerinde park halinde bulunan .....plakalı minibüsün arka kısımlarına çarpması ve minibüsün önünde duran davacı .....yaralanması ile dava konusu trafik kazasının meydana gelmiş olduğu: bu oluş şekline göre de sürücü .....sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde görüşün açık olduğu devlet karayolunda gündüz vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, kendisiyle aynı istikamette sağ tarafında yer alan banket üzerinde arıza sebebi ile park halinde olan .....plakalı aracı fark ettiği anda bu araçla arasında yeterli açıklık bırakarak seyrini sürdürmediği, arıza sebebi ile park halinde olan .....plakalı araca dikkatsizce arkadan çarptığı, park halindeki aracın önünde bulunan davacının yaralanmasıyla neticelenen mevcut kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda kusurlu olduğu davacı .....ise olay mahalli yolda banket üzerinde arıza sebebi ile park halinde olan aracın önünde bulunduğu sırada geriden gelen sürücü .....sevk ve idaresindeki aracın .....plakalı araca arkadan dikkatsizce çarptığı, kendi yaralanması ile neticelenen olayın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmamakta olduğuna kanaat getirilmiş olup bu doğrultuda mahkememizce alınan .....tarihli kusur raporu hükme esas alınmıştır. Mahkememizce Dicle Adli Tıp Anabilin dalından alınan .....tarihli maluliyet raporu incelendiğinde davacının hayat boyu sürekli olarak başkasının bakımına muhtaç olduğu belirlenmiştir. Alınan rapora karşı davalı vekilince sunulan itirazsın dava konusunu ilgilendiren alacak kalemine ilişkin olmadığı anlaşılmakla ve alınan raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu ve rapor düzenlemeye yetkili hastaneden alındığı anlaşılmakla rapor hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin tedavi giderlerine ilişkin talebi olduğu anlaşılmakla dosya hakkında tedavi masraflarına ilişkin hesaplamanın yapılması için tedavi, hastane gideri ve ilaç gideri hususunda hesaplama yapmak üzere dosyanın sosyal güvenlik sağlık uygulama tebliği alanında uzman bilirkişiye dosya tevdi edilmiş olup alınan rapora göre tüm tedavi ve malzemelerin SGK tarafından karşılandığı ancak tedavi devamında evde pansumana ihtiyaç duyabileceği belirtilmekle ulaşım ve yemek gereksinimi 23.900TL olarak hesaplanılmış olduğu anlaşılmış; alınan raporun bu kısmı ile dosya kapsamı ile uyumlu olmakla hükme esas alınmış; bilirkişinin bakıcı giderine ilişkin yapmış olduğu hesaplama ise hükme esas alınmamıştır. Mahkeme tarafından dosyada davacının ne iş yaptığına ilişkin; kollukça yapılan araştırma tutanağında da davacının lise öğrencisi olduğu, SGK yazı cevabında SGK kaydının olmadığı anlaşılmış, dosyaya davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair yansıyan bir evrakın da bulunmadığı anlaşılmakla davacının asgari ücret tarifesi üzerinden tazminat hesabı yapılması yoluna gidilmiştir. Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre davacının yaşı nazara alınarak muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve güncel asgari ücret tarifesi üzerinden; %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği, davacı açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek bakıcı gideri tazminat hesaplamasının yapılması için dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilmiş ve alınan rapora göre de davacının bakıcı gideri 8.479.950,75 TL olarak hesap edilmiş alınan raporun karar tarihine en yakın asgari ücret tarifesine göre hesap edildiği, raporun içtihatlara uygun olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır. Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, kaza anında davacının maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Davalı vekilince her ne kadar ödeme yapıldığına ilişkin beyanda bulunulmuş ise de; yapılan ödeme ve hasar dosyası incelendiğinde yapılan ödemenin, düzenlenen ibraname de incelendiğinde kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu, davacının mahkememizin .....E. Sayılı dosyasını da fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatına yönelik açtığı anlaşılmıştır. ".....Bedeni zararlara ilişkin teminat limiti ile tedavi giderlerine ilişkin teminat limiti birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde davalı sigortanın tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona ereceğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılamak üzere talep edebilir..." (Yargıtay 17.HD.’nin 2015/18540 E. 2017/7764 K. 14/09/2017 tarihli ilamı) "......Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın, 14/04/2015 başlangıç ve 14/04/2016 Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinde; ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 290.000 TL, sağlık gideri kişi başına teminat limiti 290.000 TL olarak belirlenmiş ve kaza tarihi itibarıyla geçerli olan poliçe limitleri 290.000 TL’dir. Bahsedilen iki sorumluluğun her biri diğerinden bağımsızdır. 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir........ Daimi iş gücü kaybı tazminatı ile yaşam boyu bakım giderleri farklı tazminat kalemleri olup, yaşam boyu bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Yargıtayın kökleşen içtihatları da bu yöndedir......... Davacının fazlaya dair haklarını saklı tutarak, yalnızca, kaza nedeniyle mahkûm olduğu maluliyetine bağlı sürekli iş görmezlik tazminatını konu ettiği Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyasında, sakatlanma nedeniyle kişi başı tazminata ilişkin poliçe limiti dahilinde, sürekli iş görmezlik tazminatına hükmedilmiş olup, davacının eldeki davada, poliçede sağlık gideri kalemi adı altında belirlenen limit olan 290.000 TLyi talep etmesi mümkündür. Mahkemece, bakıcı gideri tazminatı talebinin sakatlık tazminatı teminatı kapsamında değerlendirilerek sonuca gidilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerindedir..." (Diyarbakır BAM 4. HD'nin 14/04/2021 tarihli ve 2021/1016 E, 2022/664 K, sayılı ilamı) "....Kazaya karışan aracın ZMMS sigortacıları davalı sigorta şirketi poliçe hükümlerine göre, bedeni zararlarda kişi başına 268.000,00 TL, yine tedavi giderlerinde de kişi başına 268.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir...." (Kayseri BAM 3. HD 14/10/2021 tarihli, 2021/1415 E, 2021/1278 K sayılı ilamı) Eldeki dava dosyasında; kaza tarihindeki poliçe limitinin ölüm ve sakatlık için 430.000TL, sağlık gideri için 430.000TL olarak belirlendiği anlaşılmakla ve taleplerin yukarıda açıklanan gerekçelerle farklı teminat klozlarına ait olduğu anlaşılmakla davacının ödemeye yönelik savunması işbu dosyada dikkate alınmamıştır. Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar arttırım dilekçesine göre; .....tarihinde dava dışı .....sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan aracın tam kusuru ile trafik kazası yaptığı, davacı asile atfedilecek kusurun bulunmadığı ve kaza nedeni ile yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının hayat boyu sürekli olarak bakıcıya muhtaç kaldığının belirlendiği, aktüer raporuna göre bakıcı gideri tazminatı 8.479.950,75 TL olarak hesaplandığı; tedavi giderlerine ilişkin hesaplamanı 23.900TL olduğunun anlaşıldığı; belirtilen bu miktarın 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin 03/03/2021 kaza tarihi itibariyle teminat limitinin sağlık gideri teminat limitinin kişi başına 430.000TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarı itibari ile sorumlu olduğu ve davacının davasını belirlediği bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin talebin bu teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Faiz başlangıç tarihin ile türünün belirlenmesi açısından ise; 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekili usulüne uygun başvuru evrakını dosyaya kazandırmadığı anlaşılmaktadir. "Belirsiz alacak" davası müessesesinin getirildiği 6100 Sayılı HMK ile birlikte 17. Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava/temerrüt) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerekmektedir. Bu sebeple, dava tarihi itibari ile temerrüde düştüğü kanaat edilmiş alacağın tamamı hakkında bu tarih itibari ile faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan davalı nezdinde sigortalı aracın dosyaya kazandırılan noterler birliği evrakına göre hususi kullanım amacına özgülendiği anlaşılmakla yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1- DAVANIN KABULÜ İLE; A) Davacının bakıcı gideri talebi 429.900,00 TL 'ye dava tarihi .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Davacının tedavi gideri talebi 100,00 TL 'ye dava tarihi .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen 430.000-TL maddi tazminat yönünden alınması gereken 29.373,30-TL harçtan, başlangıçta yatırılan 179,90-TL ve 1.468,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 27.725,4‬0-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 1.468,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.647,9‬0-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 4.400,00-TL Bilirkişi ücreti, dosya masrafı ve Tebligat gideri 4.867TL olmak üzere toplam 9.267,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta harar verilmesine yer olmadığına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 66.200,00 - TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine, 8- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/18540, K. 2017/7764, T. 20.02.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-18540-e-2017-7764-k-bf4f994dc739