İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/18300 E. 2017/4738 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/18300
- Karar No
- 2017/4738
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/461 Esas KARAR NO :2024/821 DAVA:İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ:31/05/2024 KARAR TARİHİ:19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Hukuki ehliyetsizlik nedeniyle dava dışı kısıtlının oğlu ...'in kısıtlı annesi ...'ten almış olduğu vekaletnameye istinaden kendisine ait davalı ... Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ'nin davalı ... A.Ş'den almış bulunduğu kredinin teminatı olmak üzere kısıtlıya ait taşınmaz üzerine konulan 40.000.000,00-TL'lik ipoteğin fekkini, ipoteğe istinaden davalı ... A.Ş tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla taşınmazın satışına ilişkin yapılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan satış işlemlerinin teminatsız olarak durdurulması yönünden İhtiyati Tedbir kararı verilmesini, öncelikle ve ivedilikle kısıtlının iş bu davanın yargılama harç ve giderlerini karşılayacak maddi gücü bulunmadığından dava dilekçesi ekinde sundukları beyan ve belgelerin nazara alınarak HMK 334. Madde uyarınca adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili bankadan yüksek tutarlı krediler kullandığını, kredi taksitlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmemesi üzerine .... Noterliği 30/11/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname düzenlendiğini, sözleşmede yazılan adreslere gönderilerek hesapları kat edildiğini, ihtarnameyi davacının bizzat kendisinin teslim aldığını, tüm çabalara rağmen davacının ödeme yapmadığını, müvekkili bankanın alacaklarını tahsil etmek amacıyla...'nin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, ipotek tesisinin, hesap kat ihtarının ve icra takip işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak yürütüldüğünü, izah edilen edilen tarihlerin incelendiğinde ipoteğin fekkini, takibin iptalini yahut satışın düşürülmesini gerektirecek hiç bir durumun mevcut olmadığını, vesayete ilişkin verilen kararın takip işlemlerini etkilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. DELİLLER: .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ilamı ile dosyada görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunun belirlendiği, dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı gerekçeli kararında "Dosyanın İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen ..., 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine" şeklinde karar verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, ipoteğin hukuki ehliyetsizlik nedeniyle fekki istemine ilişkindir. Davacı vekili dilekçesinde, hukuki ehliyetsizlik nedeniyle dava dışı kısıtlının oğlu ...'in kısıtlı annesi ...'ten almış olduğu vekaletnameye istinaden kendisine ait davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin davalı ... A.Ş'den almış bulunduğu kredinin teminatı olmak üzere kısıtlıya ait taşınmaz üzerine konulan 40.000.000,00-TL'lik ipoteğin fekkini talep etmiştir. 26/08/2024 tarihli talep dilekçesinde ise İcra dosya numarasının sehven .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası olarak belirtildiğini, sehven hatalı olarak belirttiği bu dosyanın alacaklısı, kısıtlı ...’in oğlu ...’in boşandığı eşi ... olup, bu icra takibine konu olan senet için kısıtlı ...’in alacaklı görünen kişiye gerçekte hiçbir borcu bulunmadığından alacaklı tarafla yapılan görüşmede takibe konu dosya alacağından feragat edeceği konusunda anlaşma sağlandığından bu dosya alacağı ayrıca dava konusu yapılmadığını ancak sehven ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin dosya numarası olarak bu dosya belirtildiğini, doğru dosya numarasının 07.08.2024 tarihli dilekçelerinde de belirttikleri üzere ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası olup bu dosyanın celbi için müzekkere yazılması talep edilmiş ve celbedilen ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı banka tarafından diğer davalı şirkete ve davacıya dava konusu edilen İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip başlatıldığı, yine celbedilen ve sehven bildirildiği belirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ise dava dışı ... isimli alacaklının davacı hakkında Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte bulunduğu görülmüştür. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ilamı ile vermiş olduğu görevsizlik kararında "Somut olayda, davacı tarafından vasisi olduğu kısıtlının, dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen ipoteğe konu taşınmazın maliki olduğunu ve dava dışı şirketle ve borçla ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle ipoteğin fekkini talep edilmiştir. Davada ipoteğin teminat altına aldığı alacak ile kısıtlının ilgisinin bulunmadığı, imza tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı iddia edilerek ipoteğin fekki talep edildiğine göre ipoteğe konu asıl hukuki uyuşmazlığın görüleceği mahkeme görevli mahkemedir. İddia ve savunmalar kapsamında hukuki nitelendirme hakime aittir, davacı tarafından taşınmazın satışının durdurulması ve borca konu takip olarak bildirilen icra takip dosyası incelendiğinde; takibin kambiyo senedinden kaynaklı olarak başlatılmış olduğu, borcun dayanağının kısıtlı tarafından düzenlenen senet olduğu anlaşıldığından, buna göre kombiyo senedinden kaynaklı borç nedeniyle başlatılan icra takibine konu borcun teminatı olarak tesis edilen ipoteğin fekki istemine yönelik açılan işbu dava TTK'nın 4. maddesi kapsamında mutlak ticari iş sayılan bankacılık işleminden bulunduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle" gerekçesine dayalı olarak görevsizlik kararı verilmiş ise de gerekçede belirtilen "borcun dayanağının kısıtlı tarafından düzenlenen senet olduğu" ibaresi davacı vekilinin 26/08/2024 tarihli dilekçesinde icra dosya numarasının sehven belirtildiği beyanı karşısında yerinde görülmemiştir. Kaldı ki dava dilekçesinin içeriği dikkate alındığında sehven bildirilen icra dosyasının dava konusu olmadığı, dava dışı kişi tarafından dava dışı bir senede dayalı başlatılan takibe ilişkin olduğu sehven yazıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Yine .... Asliye Hukuk Mahkemesi gerekçesinde " Davada ipoteğin teminat altına aldığı alacak ile kısıtlının ilgisinin bulunmadığı, imza tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı iddia edilerek ipoteğin fekki talep edildiğine göre ipoteğe konu asıl hukuki uyuşmazlığın görüleceği mahkeme görevli mahkemedir." demek suretiyle görevsizlik kararı vermiş ise de uyuşmazlığın çözümünde banka kredi sözleşmesinin tartışma konusu yapılmayacağı, zira davalı şirketin, davalı bankadan kullandığı krediye ilişkin, bir uyuşmazlık bulunduğu iddia ve dava konusu edilmeyip davacının bu kredinin değil ipoteğe konu taşınmazın maliki olarak hukuki ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Tüm bu açıklamalar ışığında 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerektiği ve Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu açıktır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. (Yargıtay 3. HD 05.04.2017 tarih 2015/18300 E., 2017/4738 K. sayılı kararı). Eldeki dava TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davacının da tacir olmadığı gözetildiğinde her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili de değildir. Eldeki dava fiil ehliyetinin bulunmadığı iddiasına dayalı ipoteğin fekki istemine ilişkin olup ticari dava niteliğinde bulunmayan davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir. Uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından dosyanın taraflarca istinaf edilmediği takdirde merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-c maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 2-.... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından dosyanın taraflarca istinaf edilmediği takdirde merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 3-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır