İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/167 E. 2021/489 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/167
- Karar No
- 2021/489
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/167 KARAR NO : 2021/489
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 18/09/2015 KARAR TARİHİ : 09/07/2021
Mahkememizde görülmekte ola Şirket Ortaklığından Çıkma/ Çıkarılma dava ve karşı davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; şirketin hukuka aykırı yönetildiğini, şirket ortaklarının haksız rekabet hükümlerine aykırı davranmak suretiyle şirketi zarara uğrattıklarını, şahsi menfaat temin ettiklerini, şirket ortaklarının davacının şirketteki faaliyetlerini engeller nitelikte sürekklilik arz eden tutum ve davranışlarda bulunduklarını, ortaklar arasında var olan güvene istinaden davacıya hile ile borçlandırılma protokolleri imzalatılması gibi ağır hukuka aykırılıkların yapıldığını, ortaklar arasındaki güvenin zedelenmesi nedeni ile şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi ile davacıya ait payın şirketin tüm fikri sınai haklarıyla dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle ödenmesini, bu yönden karar verilmemesi halinde müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına karar verilerek şirketin tüm fikri ve sınai haklarıyla birlikte güncel değeri tespit edilerek ortaklık payına isabet edecek tüm haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle ödenmesini, dava sürecinde ortaklık işlerinin yürütülmesi ve denetlenmesi için şirkete kayyun atanmasını ve müvekkilinin şirket ortaklığı sebebi ile haklarının konunması amacıyla diğer koruma tedbirlerinin alınmasını talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili sunduğu ... tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı karşı davalının iddialarının soyut ve gerçek dışı olduğunu, TTK 640/3 maddesi gereğince kötü niyeti gözetilerek ve şartları oluşmadığından şirkete kayyum atanması talebinin reddine, davacı karşı davalının ileri sürdüğü şirketin feshi ve tasfiyesi talebi ile şirketten çıkma talebinin reddine, karşı davalarının kabulü ile davacı karşı davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını, davacı karşı davalının her hangi bir kar payı alacağı bulunmaması ve ayrılma akçesi alacağı olmaması karşısında ortaklıktan doğan alacak talebinin reddine, yargılama, harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı karşı davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara usulüne uygun duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Bitki Islahatçıları Alt Birliğine, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliğine, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Araştırma ve Teknoloji Geliştirme Kampüsüne, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tohumculuk ve Sertifikasyon Merkezine, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne, Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne, Bilim ve Sanayi Teknoloji Bakanlığına, ... Üniversitesi Ziraat Fakültesine ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır. Uyuşmazlığın çözümüne ilişkin taraf tanıkları dinlenmiştir. Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dava dosyasının re’sen seçilecek mali müşavir, işletmeci, öğretim görevlisi, Ziraat Mühendisi bilirkişi heyetine tevdi ile şirketin mali kayıtları da incelenmek suretiyle fesih şartlarının oluşup oluşmadığı, ortaklıktan ayrılma halinde ortakların ayrılma akçesinin ne olduğu konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan tarihli raporda özetle; "...Davacının sadece kağıt üzerinde ortak gözüktüğü, hesaplarını hiç görüp incelemediği maddi kazanç elde etmediği aksine kendisine düşen vergi borçlarını ödediği; bu şirkette ortaklığının bir anlamı kalmadığının ve bu ortaklığın devamının artık mümkün olmadığının, bu nedenlerle davacı ...'un şirketin ortaklığından haklı nedenlerle fesih şartlarının oluştuğu ve çıkarılması halinde %10 hisse payına düşen tutarın kaydi değerlere göre ... TL olarak hesap edilmiştir. Şirketin Özvarlık hesabının kaydi değerlerle tespit edilmişse de özvarlıkların değerinin rayiç değerlere göre de hesaplanması daha doğru bir kanaat oluşturacağından; Yeniden değerleme ve kıymet takdiri hususularında uzmanlık sahibi, sektörün yapısını bilen bilirkişilerce şirketin stoklarının, haklar ve maddi duran varlıklarının güncel değerleri üzerinden ÖZKAYNAK tespit edilerek daha reel bir pay hesabı tespit edilebilir..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olmaması nedeniyle bu kez ... tarihli ara karar gereği Ankara Asliye Ticaret Mahkememsine talimat yazılarak dava dosyamızda davalı şirketin aktif ve pasiflerini değerlendirerek yaptığı tohum ıslah çalışmalarında ıslah ettiği tohumların davalı şirkete maddi değer kazandırıp kazandırmadığı, kazandırmış ise kazandırdığı maddi değerin tespiti açısından tohum ıslah çalışmalarında uzman ziraatçi bilirkişi ile fikri ve sınai haklar hususunda uzman bilirkişiden oluşturulacak heyete dosyanın tevdii ile rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından Ankara ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Talimat sayılı dosyasına sunulan raporda özetle; "...1-Asıl dava bakımından: Davacının şirketin feshi veya ortaklıktan çıkma talebinin şartları oluşmadığı, 2-Karsı dava bakımından: Davalı/ karşı davacı şirketin davacının ortaklıktan çıkarılmasını talep edebileceği ancakdavacının tohum ıslah çalışmalarından kazandığı maddi değer ile birlikte şirketin toplam değeri nazara alınarak davacının şirketteki alacağı payın bulunup bulunmadığının belirlenebileceği, bu belirleme için mali müşavir bilirkişinin 2017 yılı sonu itibariyle aktif ve pasifler üzerinden yaptığı hesaplama sonucu davacının alacağı pay bedeli ... TL olarak bulunmuş ise de tohum ıslah çalışmalarından dolayı şirketin sürekli bir değer kazandığı, bu değerin hesaplanmasına esas olacak verilerin mahallinde ekspertiz çalışmasıyla mümkün olabileceği, bu verilerin bir "Şirket Değerleme Uzmanı Mali Müşavir"kanalıyla değerlendirilerek yeniden davacı hissesine düşen meblağın tespit edilebileceği..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davalı şirketin iştigal konusunun bulunduğu yer olan ... ilçesi ... mahallesinde re’sen seçilecek bir şirket değerlendirme uzmanı mali müşavir ve bir tohumculuk hususunda uzman ziraat mühendisi bilirkişi aracılığıyla ekspertiz çalışması yapılarak davacı hissesine düşen miktarın değerlendirilmesi hususunda keşif icrası için ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'ne talimat yazılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Talimat sayılı dosyasına sunulan raporda özetle; "... olarak ...da ortak olarak çalışan davacının, çalışmaya başladığı süreden sonra tescil alan ve ticari olarak satışı yapılan çeşitlerin 3 yıllık cirosu kadar şirketin değerine etkisi olduğu, fikri mülkiyet haklarının bulunduğu, yarı yol materyali olan çeşitlerden de belirli bir pay almaya hakkı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosyada görevli mali müşavir bilirkişiye de bu konudaki kanaat belirtilmiş olup mali açıdan değerlendirme diğer bilirkişinindir..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiş, mahkememizce bu raporun yeterli olmadığı görülerek yeniden ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimlat yazılarak Tohumculuk konusunda uzman akademisyen iki bilirkişi, bir mali müşavir bilirkişi,(mümkünse tohumculuk ve ıslah çalışmaları yapan şirketlerde çalışma tecrübesi olan ve şirket değerleme uzmanı olan) bir makina mühendisi bilirkişi ve bir marka fikri sınai haklar konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak davacı hissesine düşen miktarın değerlendirilmesi hususuda keşif icra edilerek dosyada bulunan ... tarihli bilirkişi raporu ile ... tarihli Ziraat bilirkişi raporu, ... tarihli mali müşavir bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Tüm delillerin ve hak kazanma koşullarının, nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, rapor içeriğinde yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında rapor tarihi itibariyle; 8.1-) İndirgenmiş Nakit Akımları (...) Yöntemine Göre; >...'nin toplam işletme sermayesinin ...-TL tutarında olduğu, >İşletme sermayesinin %10'u üzerinden davacı ...'ün ...-TL katkı alacağı bulunduğu , 8.2-) Net Aktif Değeri Yönetimi Göre(Rayiç Bilanço) ; >...'nin toplam işletme sermayesinin ...-TL tutarında olduğu, >İşletme sermayesinin %10'u üzerinden davacı ...'ün ...-TL katkı alacağı bulunduğu, 8.3-)Uyumlaştırılan Analiz Sonuçların Göre; İki yönteme göre yapılan şirket değerlerinin aritmetik ortalaması alınmak suretiyle bulunan >...'nin toplam işletme sermayesinin ...-TL tutarında olduğu, >İşletme sermayesinin %10'u üzerinden davacı ...'ün ... -TL katkı alacağı bulunduğu hesaplanmıştır. 8.4-)Hesaplanan 3 fiyatlamadan hangi fiyatlamanın hükme esas alınacağı yüce Mahkemenin takdirindedir..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı karşı davalı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davalı karşı davacı şirketin feshi ve tasfiyesiyle şirketin tüm fikri ve sınai haklarıyla birlikte güncel değerinin tespitiyle davacı karşı davalının doğmuş ve doğacak tüm haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle ödenmesini, bu yönde karar verilmemesi halinde Mahkemece davacı karşı davalının davalı karşı davacı şirketten ayrılmasına karar verilmesini, ayrılmasına karar verilmesi halinde; ayrılma akçesi olarak; bilirkişi heyetince değerin ... tarihi itibariyle tespiti gözönünde bulundurularak işbu ... tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle ...- TL 'nin davalı karşı davacı şirketten alınarak davacı karşı davalıya ödenmesine dava harç ve masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, şirketin feshi ve tasfiyesi ile ortaklık payının tespiti ve ödenmesi bu mümkün olmadığı takdirde haklı sebeple şirket ortaklığından çıkma ile çıkma akçesinin ödenmesine ilişkindir. Karşı dava ise haklı sebeple davacının şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Mahkememizce asıl dava yönünden incelenmesi gereken hususun; limited şirket ortağı olan davacı yönünden şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesinin, bunun mümkün olmaması halinde şirket ortaklığından çıkma ile çıkma payının ödenmesinin talep edilip edilemeyeceği, haklı sebeplerin davacı yönünden mevcut olup olmadığı, karşı dava yönünden ise davacı şirket ortağının şirketten çıkarılmasına ilişkin koşulların bulunup bulunmadığı, şirket yönünden çıkarılmaya ilişkin haklı sebeplerin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğidir. Davacının TTK 636. Maddesi gereğince haklı sebeple şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin yapılan değerlendirmede; Limited şirketin sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçlarını düzenleyen TTK 636/3.maddesinde; "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davaı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." düzenlemesi mevcuttur. TTK 636.maddesinde haklı sebep kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. TTK'da şirketin feshi için haklı sebepler açıkça belirtilmemiş ise de; ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve duygusal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının kalmaması halinde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir. Ancak haklı nedenlerle fesih davası açılabilmesi için, davacı ortağın haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendilerinin eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaktan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimse kendi kusurunun eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramaz şeklindeki hukukun genel ilkeside bunu gerektirmektedir. Davacının şirketin feshi ile tasfiyesi istemine ilişkin olarak haklı sebep olarak davalı şirketin distribütörlük sözleşmesi ile ... ile tek satıcılık sözleşmesi tanzim ettiği ve davalı şirket ortağının faturasız malları başkalarına da sattığı şirketin ... sözleşmesini ihlal ettiği gerekçesine dayanılmış ise de, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla düzenlenen ... tarihli raporda da belirtildiği üzere ... sözleşmesinde tek satıcı olan distribütörün başka malları satmaması ve başka ürünlerin dağıtım ve tanıtımını yapmamasının önem arz ettiği, sözleşmede üretici tarafından başka bir distribütör ile anlaşma yapılması halinde distribütörler arasında haksız rekabet uygulaması yapılamayacağı, üreticinin başka bir firmaya da satış yapılabileceği açıkça belirtildiğinden bu yönüyle şirketin fesih ve tasfiyesi yönünden haklı sebebin somut olayda oluşmadığının kabulü gerekmiştir. Davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; TTK 638.maddesinde; "Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.." düzenlemesi mevcuttur. Bilindiği üzere limited ve anonim şirketlerde, şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması," şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 30/05/2011 tarih 2009/13534 Esas - 2011/6492 Karar sayılı emsal içtihatında; "...Haklı sebep kavramı tanımlanmadığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye harcını ödemekte temerrütü gibi sebepler anılan yasa maddesinde haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından şirketten çıkma talebine ilişkin olarak ortaklar arasındaki güven ilişkisine dayanılarak diğer ortaklar tarafından kendisine hile ile borçlanma protokolleri imzalatıldığı, ... tarihli sözleşmenin davacı tarafından başka bir belge olduğu inancı ile imzalatıldığı gerekçesine dayanılmış ise de; davacının şirket ortağı olarak yönetimde söz sahibi olmakla basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu dikkate alındığında böyle bir gerekçe ile şirketten çıkma talebinde bulunmasının da mümkün olmadığı dolaysıyla çıkma talebine ilişkin haklı sebebin de varlığının kanıtlamadığının kabulü gerekmiştir. Karşı dava yönünden yapılan incelemede ise; TTK 640.maddesinde; "Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır..." düzenlemesi mevcuttur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...ne ait sicil dosyası dosyamız arasına celp edilmiş incelenmesinde, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında ... tarihinde tescil olduğu ve kaydının halen devam ettiği, şirket ortaklarının ..., ... ve ... olduğu, ... tarihli Ticaret Sicili Tasdiknamesi uyarınca şirketi aksi bir karar alıncaya kadar ortaklardan şirket müdürü ...'in şirket unvanı ve kaşesi altında münferiden temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarih 2016/24 Esas - 2016/1120 Karar sayılı emsal içtihatında; "...6102 Sayılı TTK'nun 640.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, haklı nedene dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açabilir. Ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616. Maddesinin 1.fıkrasının h bendi uyarınca, genel kurul bu konuda karar vermesi gerekir..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen yasa maddeleri dikkate alındığında şirket haklı sebeplerin varlığı halinde ortağın şirketten çıkarılmasını talep edebilecektir. Bu yönde dava açılması için yukarıda belirtildiği gibi TTK 616.maddesi gereği genel kurulun bu konuda karar alması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda genel kurul tarafından bu yönde alınmış karar bulunmadığı görülmüştür, ancak usulü nitelikteki bu eksikliğin karar verildikten sonra davalı karşı davacı tarafça farkedilerek gerekçeli karar yazım aşamasında şirkette yetkili müdür olan 60 paya sahip ... ve 480 paya sahip ... tarafından şirketin açtığı davacı karşı davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin davaya muvafakat edildiği şeklinde ... tarihli dilekçeler ile ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığıyla beyanda bulunulduğu, dava şartı niteliğindeki bu eksikliğin şirkette çokluk paya sahip ortakların iradelerini davacı karşı davalının şirketten çıkarılması yönünde ortaya koymakla giderildiği, usul ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmaması ilkeleri dikkate alınarak TTK 616.maddedeki dava şartının bu hali ile gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. Şirketin amacının gerçekleştirilmesi, ticari hayatta varlığını sürdürebilmesi için güven ilişkisi asli unsurdur. Dava dilekçesinde davacının anlatımlarından güven ilişkisinin ortadan kalktığını, davacının şirkette ortak olarak kalmayı istemediği anlaşılmaktadır. Ortaklıktan çıkma talebine ilişkin olarak davacı yönünden dosyada belirttiği sebeplerin varlığının kanıtlanamadığı ancak şirketinde açtığı çıkarılma istemli davada söz konusu güven ilişkisinin ortadan kalktığı, davacının şirket ortağı olarak kalmayı istemediği anlaşılmakla, şirketin açtığı ortaklıktan çıkarılma davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Şirketin aktif ve pasifleri ile mal varlığına ilişkin olarak mahkememizce alınan bilirkişi raporlarından özellikle, ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesince yapılan keşif sonucunda düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda davacının çıkma payının indirgenmiş nakit akımları yöntemine göre, net aktif değeri yöntemine göre (rayiç bilanço) her iki yöntemin aritmetik ortalaması olarak uyumlaştırılan analiz sonuçlarına göre rapor tanzim edildiği görülmüştür. Çıkma payının hesaplanmasında karar tarihine en yakın tarihteki rayiç bilanço'ya göre çıkma payının tespit edileceği tartışmasızdır. Ancak davalı şirketin iştigal konusuna göre davacının tohum ıslahı sureti ile şirkete kattığı değer yönünden dolayısıyla çıkma payının hesabı yönünden ıslah edilen tohumun şirkete kattığı değerin bilirkişi raporu ile hesaplanmış olsa dahi kısmen farazi nitelikte olduğu, bu değerin hali hazırda menkul yada gayrimenkul niteliğinde olmadığı, dolayısıyla hakkaniyete göre yukarıda belirtilen indirgenmiş nakit alımları yöntemine göre ve rayiç bilanço'ya göre hesaplanan tutarların ortalaması niteliğindeki uyumlaştırılan analiz sonuçlarına göre tespit edilen değer olması gerektiği kanaatine varılarak bu değer üzerinden hesaplanan çıkma payı dikkate alınmak suretiyle açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davacı karşı davalının şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma isteminin REDDİNE, 2-Karşı dava yönünden ...’un, davalı ... sicil numarasına kayıtlı ...’nin ortaklığından ÇIKARILMASINA, 3-Davacı karşı davalının payının şirket üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı karşı davalının ortaklıktan çıkarılma payı olan ... TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacı şirketten tahsili ile davacı karşı davalıya VERİLMESİNE, 5- Davacı karşı davalı ve davalı karşı davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, ESAS DAVA YÖNÜNDEN; 6- Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya VERİLMESİNE, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacı karşı davalı tarafından yapılan dava ilk masrafı ... TL ve ıslah harcı ... TL'nin toplamı ... TL yargılama giderinin davalı karşı davacıdan tahsili ile davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, 10-Davacı karşı davalı tarafından yapılan ... TL talimat gideri, ... TL bilirkişi gideri, ... TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinden davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL yargılama giderinin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davacı karşı davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 11-Artan ve Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, KARŞI DAVA YÖNÜNDEN; 12-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile ... TL harcın davacı karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 13-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, 14-Davalı karşı davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafınını davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, 15-Davalı karşı davacı tarafından yapılan ... TL talimat masrafı, ... TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, 16-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; davacı- karşı davalı asil ile vekili ve davalı karşı davacı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2021
Başkan ... ¸E- İmzalı
Üye ... ¸E- İmzalı
Üye ... ¸E- İmzalı
Katip ... ¸E- İmzalı