İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/773 E. 2026/184 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/773
Karar No
2026/184
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/773 KARAR NO : 2026/184

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden ve Bankacılık Kanunundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2014 KARAR TARİHİ : 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden ve Bankacılık Kanunundan Kaynaklanan)davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili 21/12/2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın ... Ltd. Şti.'nin sahibi ve yetkilisi olarak uzun yıllardır ticaretle iştigal ettiğini, İstanbul'un sayılı maruf iş kadınlarından biri olduğunu, müvekkilinin 2006 yılında ciddi ve ağır bir surette dolandırıldığını, ... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ...E sayılı dosyasında davalılar hakkındaki davanın derdest olduğunu, davalılardan ...'ın 23/07/2005 tarihine kadar müvekkili şirketin %5 ortağı olarak bulunduğunu sonrasında hissesini ...'a devrettiğini ,müvekkili şirket yetkilisi ... sağlık problemleri nedeni ile işyerindeki işlerin yürütülmesi görevini davalılardan...ve eşi ...'a verdiğini daha sonrasında 2006 yılının Nisan ayi içerisinde kendi isteği ile davalı ve eşinin işten ayrıldığını , şirket yetkilisi ... tarafından şirket ve şahsi hesaplarında yapılan incelemeler neticesinde davalılardan ...'ın herhangi bir şekilde ... tarafından talimatı ve yetki vermesi söz konusu olmaksızın, kendini yetkili gibi göstermesi sonucu, davalılardan ... şubesinden, ... adına sahte talimatlar yazmak ve sahte imza kullanmak sureti ile haksız kazanç elde ettiklerini bu hususun ... Savcılığının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu , ... Şubesine ait; 13.04.2006 tarihli 78.000,00 TL- 12.04.2006 tarihli 51.000,00 TL- 07.04.2006 tarihli 2.840,00 TL- 31.03.2006 tarihli 6.050,00 TL- 30.03.2006 tarihli 24.700,00 TL- 27.03.2006 tarihli 15.200,00 TL- 24.03.2006 tarihli 35.000,00 TL- 23.03.2006 tarihli 82.000,00 TL- 20.03.2006 tarihli 19.300,00 TL- 16.03.2006 tarihli 62.600,00 TL- 21.03.2006 tarihli 2.760,00 TL-13.03.2006 tarihli 14.900,00 TL- 09.03.2006 tarihli 24.000,00 TL- 07.03.2006 tarihli 95.000,00 TL- 06.03.2006 31.200,00 TL- 24.02.2006 tarihli 1.850,00 TL - 27.02.2006 tarihli 65.000,00 TL- 23.02.2006 tarihli 14.700,00 TL- 20.02.2006 tarihli 56.850,00 TL- 16.02.2006 tarihli 35.400,00 TL- 13.02.2006 tarihli14.000,00TL- 03.02.2006 tarihli 12.100,00 TL- 08.02.2006 tarihli 64.000,00 TL olmak üzere toplamda 808.450,00 TL tutarındaki talimatlarla müvekkili ...'ın el ürünü olmayan imzalar ile davalılardan ... haksız kazanç elde ettiğini ve davalılardan ... A.Ş.nin TK md. 20 ve MK md 2 kurallarına aykırı davranarak güven ilkesine ve basiretli bir tacir gibi davranmaktan imtina ederek gereken özen ve titizliliği göstermeyerek müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, ... A.Ş ... Şubesine ait talimatlar ve dekontların ... Emanet Memurluğunda ... tarihli .... sırasına kayıtlı olduğunu ,söz konusu talimatlar ve dekontların ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...E sayılı dosyası içinde olduğunu, müvekkilinin bu olaylar neticesine Maddi-manevi ağır mağduriyetinin söz konusu olduğunu , yaşanan tüm bunlardan dolayı hastalığının ilerlediğini ve ticari hayatını devam ettiremez duruma geldiğini fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalılardan 808.450,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsil olarak söz konusu paraların çekildiği tarihten itibaren işley ecek kısa vadeli ticari avans faizi ile tahsiline ve ücreti vekaletin avukat sıfatıyla lehine hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... 18/01/2011 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacılardan ...Ltd. Şti.nin tasfiye edildiğini , davacı şirketin davayı ikame etmeye yetkili olmadığını, davacı ...'ın zarara uğrayan kişi olmadığını, ... Ticaret mahkemelerinin yetkili olmadığını , birbirleriyle ilgisi olmayan iki davalının aynı davada yer aldırıldığını, ... Şubesi nezdinde şirket hesabının tetkikinde ilk günden son güne kadar ilgili şirketin kendi talimat yazılarıyla paraları çektiğini , makbuz ya da çek kullanmadığını, dava dilekçesinde zikredilen paraların şirket giderlerine sarfedildiğini o dönem içinde şirketin giderleri ve aynı şubeden ...'ın şahsi hesabına yapılan virmanlar toplamının çekilen ve yanlış olarak zimmete geçirildiğini iddia ettikleri 808.450,00 TL'de tam bir mutabakat olduğunun görüleceğini, şirketin hesap numarasının ... olduğunu, ...'ın hesabının 3018203 olduğunu, bu iki hesabın iç içe ve gene ...'ın ... Şubesi nezdindeki hesaba şirket hesaplarında virmanlar yapıldığını bu virmanların vergisi ödenmemiş örtülü kar ödemeleri olduğunu bu paraların vergi ve diğer mükellefiyetlerinden kaçırılmış paralar olduğunu, hasta ve yurt dışında olma bahanelerinin bir hayal mahsülü olduğunu, davacı ...'ın ....Şubesi ... nolu hesabı bulunduğunu bu hesaptan da gene makbuz ve çek kullanılmadan gene talimatlarla paralar çekildiğini , bu talimatlarda davacının hakiki imzaları bulunduğunu ,İddianın gerçek dışı, hayal mahsulü ve tasfiye edilen şirketin hesaplarındaki uyumsuzluk, mübayenet ve gizli vergi kaçırma sonucu hesap vermekten kaçınmak ve kurtulurum zan ve kanaatiyle açılmış dava olduğunu, İlgili Mali Şube'ye duyurulması hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu aksi halde bu tarafınca bu hususların duyurulacağını , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili 20/05/2011 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ceza davasında sanık ve/veya suç faili olmadığını, ceza zamanaşımı süresinin müvekkili banka yönünden geçerli olmadığını, Borçlar Kanunu 60. Maddesi kapsamında ıttıla tarihinden itibaren işlemeye başlayan bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davaya konu edilen talimatların ödendiği hesabın davacı şirkete ait hesaplar olduğu ve davacılar vekilinin bu talimatlar ile ödenen tutarların iadesini talep ettiğini, hesap sahibi olmayan diğer davacı ...'ın şirket hesabına ait ödemeler sebebi ile talepte bulunması hiçbir hukuki gerekçe ile açıklanamayacağını varsa bir iade borcunun bu ancak hesap sahibi olan davacı şirkete karşı olabileceğini ... yönünden bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, ... Şirketi tarafından açılmış olmakla birlikte unvan değişikliği nedeni ile dava tarihi itibari ile ilgili şirketin ticaret unvanının ... Lımited Şirketi olduğunu, davacıların cevaba cevap dilekçesinde 23 talimattaki tüm işlemlere (808.450,00-TL ile sınırlı olmaksızın) itiraz ettiğine ilişkin beyanına, dava açmadan önce müvekkili bankaya başvurduğuna ilişkin iddiası, sonuç ve istem kısmında talep etmediği kısma ilişkin beyanı ve dilekçede yer alan iddianın genişletilmesi ve talebin değiştirilmesini öngören beyanlara muvafakat etmediklerini, davacılarca 23 talimattaki işlem bedellerinden sadece 808.450,00-TL'sinin müvekkili Bankadan talep edilmekteyken cevaba cevap dilekçesinde ise 23 talimatta yer alan işlem bedellerinin tümünün talep edildiğini , belirtilen talimatlarda davacıların kendi hesaplarına, kendi kredi kartlarına, iş ilişkisine girdikleri kişilere/şirketlere ödemelerin de mevcut olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarında talimattaki işlemlere vakıf oldukları halde tüm işlemlere yönelik bir itiraz ilerı sürmediklerini sadece bir kısım işlemler yönünden itirazda bulunduklarını, davacılar vekilinin bu kez farklı bir iddiada bulunmasının Cumhuriyet Savcılığına sunmuş oldukları şikayet dilekçesi içeriği ve maddi hakikat ile örtüşmediği kadar hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacı diğer davalı ...'ın Nisan 2006 yılında işten ayrıldığını iddia etmekte ise de bu hususun diğer davalı ... tarafından kabul edilmediğini, talimat tarihlerine bakıldığında ise tarihlerin Nisan 2006 ve öncesi olduğunun açıkça görüldüğünü, davacıların da kabulü olduğu üzere talimatlar kapsamında yapılan ödemelerin davacı şirket çalışanına yapıldığını davacı şirket, çalışanın yaptığı eylemler ve işlemlerinden sorumlu olduğunu , davacıların kendi çalışanı tarafından bir zarara uğramış olması halinde böyle bir zararı müvekkilinden talep edemeyeceğini, davacıların ticari defterlerin ellerine hiç ulaşmadığını iddia ettiklerine basiretli bir tacirin böyle bir iddiada bulunmasının mümkün olmadığını, iddianın ve talebin genişletilmesine/değiştirilmesine muvafakat etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Ticaret Sicili Memurluğuna ... sicil no. ile kayıtlı .... Ltd. Şti.'nin sicil kaydının tetkikinden 18.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davacı tarafa şirketin yeniden tescili için dava açmak üzere süre verilmiş, ...'ın müracaatı üzerine ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2016 tarih ve ....K. Sayılı ilamı ile şirketin yeniden tesciline, ihyasına karar verildiği anlaşılmakla yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizin 05/07/2018 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince...8. Ağır Ceza Mahkemesinin .... Sayılı dava dosyasının kasasında bulunan 23 adet talimat ve dekont aslının mahkemesinden celbine, geldiğinde kasaya alınmasına ve dosyanın mahkememizce resen seçilecek grafoloji konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile talimat ve dekontlardaki imzanın davacı şirket temsilcisi ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup adli bilimler ve grafoloji uzmanı ... tarafından dosyaya sunulan 18/03/2019 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; “...” hitaplı, 07.04.2006, 13.04.2006, 07.03.2006, 23.02.2006, 24.02.2006, 08.02.2006, 13.02.2006, 27.03.2006, 03.02.2006, 12.04.2006, 06.03.2006, 09.03.2006, 13.03.2006, 16.03.2006, 21.03.2006, 23 03.2006, 20.03.2006, 24.03.2006, 30.03.2006, 31.03.2006, 16.02.2006, 20.02.2006, 27.02.2006 tarihli toplam 23 adet talimat asılları ile eklerinde yer alan dekont asılları, Davacı şirket yetkilisi ...'un imzalarını içerir ... 8.Noterliği'nin ... tarihli, ... y.nolu vekaletname aslı ... 20.Noterliği'nin ... tarihli, ... y.nolu imza sirküleri aslı, 26.05.2016 tarihli duruşma zabtı ve dört sayfa istiktab zabtı asılları ile mukayese edildiğinde inceleme konusu imzalarla mukayese edilmek üzere oluşturulan imza portföyünde yer alan davacı şirket yetkilisine ait imzaların belgelerin tanzim tarihlerinden önceki ve sonraki tarihleri içerdikleri ve genel karakteristik yapılarını koruyan doğal varyasyonlar halinde atılmış imzalar oldukları, İnceleme konusu imzalarla mukayese imzaların ilk bakışta şekli bir benzerlik gösterdikleri izlenimi alınmakta ise de detay incelmede aralarında önemli grafolojik farklılıklar bulunduğu ,İnceleme konusu imzalarda yer alan majiskül (B) harflerinin tersim karakteristiğinin mukayese imzalardaki mukabillerinin varyasyon profiline uygun grafolojik özellikte olmadıkları, ayrıca her iki grup imzada söz konusu harfin ünitelerinin birbirlerine göre oran ve konumlarının farklı bulunduğu, Münker ve mukayese imzaların (B) harfinden sonra gelen miniskül (Y) harfi tarzı oluşumun başlangıç özellikleri ve ünitenin dikey uzunluğunda farklılıklar bulunduğu, Her iki grup imzada gramaların kalitatif ve kantitatif değerlerinin farklı olduğu, Tetkik konusu ve mukayese imzaların bitiriliş bölümünün dikey uzunluğunun farklı olduğu, bu hususlarla birlikte münker ve mukayese imzaların genel imza kompozisyonu bakımından üniteleri arasındaki orantısallık, ritm-form dengesi ve presyon varyantlarının farklı bulunduğunun müşahede edildiği genel grafolojik parametrelerle ifade edildiğinde, tetkik konusu imzalarla davacı şirket yetkilisi ...'a ait mukayese imzalar arasında detayda tersim tarzı işleklik derecesi, meyil ve istikamet, seyir, sürat, istif itiyatları ve baskı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunmadığı yönünde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 02/05/2019 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince sunulan deliller, banka kayıtları birlikte incelenmek suretiyle (davacılar vekilince davacı şirketin defterlerinin ibraz edilemeyeceğini beyan edilmiş olmakla) dosya üzerinde yapılacak inceleme neticesinde davacıların davalılardan istenebilir bir alacaklarının olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu konusunda özellikle ihtilaf konusu yıllara ilişkin dönemde ... tarafından davacı şirketin adına bankada işlem yapılıp yapılmadığı ve aynı şekilde ... tarafından imzalanmış olan ayrıca ihtilaf konusu olmayan davacı tarafından benimsenmiş talimatların olup olmadığı, bunun dışında davaya esas 23 adet talimat içeriğinin incelenerek banka kayıtlarında bu talimat gereğince yapılan işlemlerin ne olduğu hususunun ortaya konulmasına ve davacının uğradığı bir zarar olup olmadığı belirtilerek davalılardan isteyebileceği bir alacağının olup olmadığı hususlarında rapor tanzimi için mahkememizce resen seçilecek 2 kişilik bilirkişi heyeti vasıtasıyla inceleme yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş, emekli banka müdürü iktisatçı... ve ... Üniversitesi öğretim üyesi ... tarafından düzenlenen 05/08/2019 tarihli kök raporda özetle ; ...A.Ş. Genel Müdürlüğü'nde ... tarihinde saat 14:00'de yapılan incelemede, İhtilaf konusu yıllara ilişkin dönemde ... tarafından davacı şirketin adına bankada işlem yapıldığına dair (Kasa evrakı dekontlar dışındaki) belgelerin 10 yıllık saklama süresinin dolmuş olması sebebi ile imha edildiği; suretlerinin de bulunamadığının beyan edildiği , ... tarafından imzalanmış olan ihtilaf konusu olmayan davacı tarafından benimsenmiş talimatların da 10 yıllık saklama süresinin dolmuş olması sebebi ile imha edilmiş olduğunun belirtildiği, ihtilafa konu 23 adet talimatla Bankanın yaptığı işlemlere banka kayıtlarından bakıldığını, dosyada mevcut (kasa evrakı) 23 adet talimat ve dekont asılları, banka kayıtları ile karşılaştırıldığını ve uygunluklarının görüldüğünü, banka soruşturma raporuna itiraz edilmeyen işlemlerin soruşturma raporuna eklenmediğinin belirlendiğini, davacı şirketin ilgili tüm mevduat mevduat hesap ekstrelerinin incelendiğini, ...'ın ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma Dosyasına Sunduğu 26.03.2007 tarihli Raporda ,... A.Ş.'nin ... müşteri no'lu 2006 yılı 2,3 ve 4. aylarına ait çeşitli gün ve meblağlarda toplam 24 adet dekont asılları ve eklerindeki talimat evrakı üzerinde yapılan karşılaştırmalı inceleme yapıldığını ve talimat belgelerindeki imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı” kanısına varıldığını rapor edildiğini, ... tarafından düzenlenen 18.03.2019 Tarihli Bilirkişi Raporunda 23 adet talimat asıllarında davacı şirkete atfen atılmış imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığının belirtildiği her iki raporda da dava konusu talimat ve dekontlar üzerindeki imzaların davacı ...'ın eli ürünü olmadıkları sonucuna varılmakla birlikte, imzaların aldatıcı nitelikte olup olmadıklarının irdelenmediğini bu hususun, banka elemanlarının yaptıkları işlemlerde çıplak gözle ve ilk bakışta imzaların sahte olup olmadığını fark edebilmeleri açısından önem arz ettiğini, ... A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığı Tarafından Düzenlenmiş olan ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunun sonuç bölümünde; "... Şubesi müşterilerinden ...Tic. Ltd. Şti.'nin hesabından firmanın eski ortağı ve sorumlu müdürü ...'a 23 adette toplamı 808,450 TL'nin usulsüz olarak ödenmesi nedeniyle Banka aleyhinde 21.12.2010 tarihinde ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine şikayette bulunulduğunun bildirildiği, şikayet dilekçesinde; firmanın 25.09.2006 tarihinde ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesine suç duyurusunda bulunduğu ve 23 adet talimatın uzman bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde talimattaki imzaların firmanın sahibi ve imza yetkilisi ...'a ait olmadığının tespit edildiği bilgilerine yer verildiği, Firmanın şikayetine konu işlem talimatlarının incelemesi neticesinde; Bütün talimatların firmanın antetli kağıdına aynı el yazısı ve aynı formatta yazıldığı, talimatlarda yer alan imzaların tamamının firmanın hakim ortağı ve imza yetkilisi ...'ın imzasına benzediği, talimatların, hepsinin Üzerinde ...'ın imzalarının doğruluğunun kontrol ediliğini gösteren "..." notlarının bulunduğunun belirlendiği, ...Tic. Ltd. Şti. adına hazırlanan talimatlardaki imzaların firmanın imza yetkilisi ...'ın imzasına benzemesi ve bütün talimatların üzerinde "..." ibaresi bulunması nedenleriyle pazarlama ve operasyon personeline herhangi bir kusur atfedilmediği, ... Ltd. Şti.'nin şikayetine konu 23 adet talimatın 14 adedinin itiraz edilen nakit çekim işleminin haricinde başka işlemleri de içerdiğinin belirlenmesinin dikkat çekici olduğu, buradan yola çıkarak, firmanın önceki yıllara ait işlemlerinin de yetkili imzanın taklit edilmesi suretiyle yapılmış olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu, bu amaçla firma hesaplarından 2005 ve 2006 yıllarında talimat ile ...'a yapılan tüm ödeme işlemlerinin inceleme konusu yapıldığı, tüm incelemeler neticesinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin itirazına konu olan talimatlar da dahil olmak üzere 2005 ve 2006 yılına ait toplam 162 adet talimatın aynı el yazısı ve aynı formatta hazırlanmış olması, firmanın bilgisi dışında hazırlandığını iddia ettiği 23 adet talimatın 14 adedinde ...firmasına ait ticari ödemelerin ve hakim ortak ...'a ait kredi kartı ödemelerinin de bulunması, uzman bilirkişi tarafından verilen raporda 23 adet talimatta bulunan imzaların ...'a ait olmadığının tespit edilmesine karşın, fimanın sadece ...'ın nakit çekim işlemlerine kiraz etmesinin hesaptan gönderilen EFT ve havalelere itiraz etmemesi göz önünde bulundurulduğunda firma sahibi ...’ın iddia ettiğinin aksine söz konusu bütün işlemlerden haberdar olduğu ve firmanın eski ortağı ve sorumlu müdürü ...'ın bütün imzaları bilerek kendisinin attırdığı sonucuna ulaşıldığı, banka ile uzun yıllar boyunca aynı şekilde çalışılması, işlemlerin hep aynı şahıs tarafından gerçekleştirilmesi, imzalar sahte dahi olsa olayda Bankanın herhangi bir kusurunun olmadığını gösterdiği, bilirkişi tarafından itiraz edilmeyen talimatlara ilişkin de bir inceleme yapılması halinde imzaların ...'a ait olmadığının net olarak ortaya çıkacağını, bu durumda, ...'ın tüm talimatlara itiraz etmemesinin, itiraz ettiği talimatlarda da yalnızca ...'a nakden ödenen tutarların ön plana Çıkarmasının ve aynı talimatta yer alan kendi ödemeleri ile firmanın ticari ödemelerine itiraz etmemesinin çelişkili bir durum olduğunu, ... 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin...E. ... K. Sayılı 31.05.2011 tarihli kararı ile şirket işlerinin önceden verilen zımmi rıza dahilinde sanık tarafından idare edildiği, bu kapsamda özel evrakta sahtecilik suçunun da oluşmadığı gerekçesiyle ...'ın beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. C.D.'nin 05.10.2015 tarih ve ...E-K sayılı ilamıyla bozulduğu, bozma sonrasında ceza davasını... 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/356 Esasına kaydedildiği, yargılama sonucunda 17.04.2018 tarih ve ...K. Sayılı kararla suç tarihinin 19.11.2005 tarihi olduğu, suç tarihinden itibaren 12 senelik uzamış zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine, TCK 158/1.f son maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası yönünden ... ın beraatine karar verildiği , ceza dava dosyasının temyiz edildiği ve Yargıtay'da olduğu, şirket hesaplarırıdan (Talimata dayalı) nakit çekilişlerin 2002 yılında başladığı, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında da sürdüğü ancak davacı şirket tarafından bu yıllara yönelik İşlemlerle ilgili bir itirazın bulunmadığı, ihtilaf konusu 2006 yılı işlemlerinden 23 adet talimatla çekilişe itiraz edildiği fakat 2006 yılındaki aynı türdeki 5 adette 60.000 USD ve 98.200 TL tutarındaki işlemlere de itiraz edilmemiş olduğu, davalı ...'ın davacı tarafça bankalarla ilişki kurması için görevlendirilmiş bir davacı şirket çalışanı olduğu, davalı ...'ın 2002 yılından itibaren talimatla şirketin bankadaki hesabından para çekmekte olduğu, davacıların yalnızca 2006 yılındaki 23 adet talimatla çekilen 808.450 TL'lik işlemlere itiraz ettikleri, 2006 yılında da davalı ...'ın talimatla çektiği ve itiraz edilmemiş bir kısım paraların da bulunduğu, dava konusu talimatlar üzerindeki imzaların sahte olduğunun imza bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiş olduğu buna rağmen imzaların sahteliğinin ilk bakışta ve çıplak gözle fark edilmediği, imzaların sahteliğinin Uzmanlarca ve teknik incelemelerle ortaya konulabildiği, davalı bankanın ödemeleri yaparken gerekli kontrolleri yaptığının anlaşıldığı, bu yönüyle bankaya atfedilebilecek bir hususun bulunmadığı, davacıların bankadan alacaklı olmadıkları yukarıda değinilen ... 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...E. ...K. Sayılı 31.05.2011 Tarihli İlamındaki “sanığın 23/09/2005 tarihine kadar suça konu şirketin %5 hissedarı olduğu ve sonradan bu hissesini Murat Kılıç'a devrettiği, ancak şirketin işlerini katıları adına yürütmeye devam ettiği, bu kapsamda bankalardan para çektiği ödemeleri yaptığı, katılanın hasta olması nedeniyle genelde Yurtdışında tedavi için bulunduğu ve şirket işlerini katılan adına sanık tarafından yürütüldüğü,” tespitlerinin de göz önüne alınmasının gerekeceği ayrıca itiraz konusu sahte imzalı talimatlara dayanılarak ... tarafından şirket hesabından çekilmiş olan paraların, davacı zararına neden olup olmadığının, ancak davacı şirketin muhasebe kayıtlarının incelemesi ve değinilen para çekilişlerinin şirket işleri ve şirket yararı için kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine bağlı bulunduğu, ancak davacı şirketin 2006 yılı ticari defterlerini ibraz etmediği için bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. ... hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlaması ile açılan... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı ceza davasında ...K. Sayılı kararla özel belgede sahtecilik suçu yönünden davanın zamanaşımından düşürülmesine karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay denetiminden geçerek 27/03/2019 tarihinde kesinleştiği aynı kararda nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı verilen beraat kararının ise eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozulduğu ve davanın yeniden görülmeye devam edildiği ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinden görüş alındığı , anılan 23/10/2023 tarihli raporda; İnceleme konusu dört adet talimat yazısında ''...'' kaşe izleri üzerine atılı imzaların, ...'ın eli ürünü olmadığı, ...'ın eli ürünü olduğu , ... şubesine ait 13/04/2006 tarihli 27.000,12/04/2006 tarihli 51.000,24.700,27/03/2006 tarihli 15.200,24/03/2006 tarihli 35.000,23/03/2006 tarihli 82.000,20/03/2006 tarihli 19.300,16/03/2006 tarihli 62.600 21/03/2006 tarihli 2.760, 13/03/2006 tarihli 14.900,09/03/2006 tarihli 24.000,07/03/2006 tarihli 95.000,06/03/2006 tarihli 31.20024/02/2006 tarihli 1.850, 27/02/2006 tarihli 65.000,23/02/2006 tarihli 14.700,20/02/2006 tarihli 56.850, 16/02/2006 tarihli 35.400,13/02/2006 tarihli 14.000,03/02/2006 tarihli 12.100,08/02/2006 tarihli 64.000 YTL olmak üzere toplam 808.450.00 YTL tutarındaki talimatlardaki imzaların ...'a ait olmadığının tespit edildiği, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/04/2024 tarih... Esas ... K sayılı kararı ile ve "...Sanığın katılanın yetkilisi ve sahibi olduğu ... Ltd. Şirketinde 23/09/2005 tarihine kadar %5 oranında paydaş olduğu bu tarihte hissesini ...'a devretmesine rağmen şirkette sorumlu müdür olarak görevine devam ettiği, katılanın sağlık nedenleriyle şirketteki işleri ile ilgilenmediği, sanığın da 2006 yılının nisan ayı içerisinde ayrılmasından sonra yapılan denetimde katılan şirketin ... ve...bankası ... Şubesindeki hesaplarından 808.450 TL paranın sanık tarafından sahte çek düzenleyerek (katılanın imzalarını taklit etmek suretiyle) çekildiğinin tespit edildiği dolayısıyla sanığın katılan adına yetkili olmadığı halde sahte çek düzenleyip kullanarak haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, Sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, katılanın sanığa yerine imza atması ve bankadan para çekmesi için sözlü veyahut yazılı bir yetki vermediğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmemiş olduğu anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava, davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve talimatı dışında şirket hesabından nakit olarak çekilen bedellerin ;hesabın bulunduğu bankadan ve işlemi gerçekleştiren şirket çalışanından tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirketin sicil kaydının tetkikinden; şirketi 10 yıl süre ile temsil ve ilzama yetkili kişinin ... olduğu, ... tarih ve ...sayılı ortaklar kurulu kararı ile ... a ait 4.000 hissenin 200 adedinin (% 5) ... tarafından ... devralındığı, ...devraldığı hisseleri, ortaklar kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ...'a devrettiği , dava konusu işlemlerin yapıldığı tarihte şirketi münferiden temsile yetkili kişinin davacı ... olduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 74. maddesi uyarınca mahkememiz beraat kararı ile bağlı olmayacağından ;davacı şirketin zararının meydana gelmesinde davalıların kusurlarının bulunup bulunmadığı, dava konusu talimatların gerçekleştirildiği 08/02/2006-13/04/2006 tarihlerinde davalı banka şubesinden talimatla nakit para çekilmesine imkan veren mevzuat ve yönetmelik hükümlerine göre davalı bankanın çalışanları tarafından hangi işlemlerin eksik yapıldığı, davalı şirket yetkilisinden fax veya telefonla onay alınmasının gerekip gerekmediği, 08/02/2006-13/04/2006 tarihleri arasında şirket hesaplarında gerçekleştirilen işlem sayısının sayıca fazla olup olmadığı, davacının basit bir denetimle zarar verici işlemi tespit etmesinin mümkün olup olmadığı, davacı şirketin denetim yükümlülüğünü; davalı bankanın ise mevzuata uygun davranma yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, varsa zararın meydana gelmesinde hangi tarafın hangi oranda kusurlu olduğu konusunda önceki bilirkişilere bankacı bilirkişi dahil edilerek (daha önce görevlendirilen bankacı bilirkişi sayısının iki olması nedeniyle) rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Banka genel müdürlüğüne ve ... Şubesi'ne inceleme gün ve saatinde davacı şirket ile davacı gerçek kişinin 2006 yılına ait hesap hareketlerinin bilirkişi ...'in incelemesine hazır edilmesi gerektiğinin aksi halde zarar miktarı konusunda davacı iddialarına itibar edilerek yargılamaya devam edilebileceği bildirilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen 05/12/2025 tarihli raporda özetle; davacı şirkete ait ...no.lu mevduat hesabından 03.02.2006 — 13.04.2006 tarihleri arasında, davalı ...'a Türk Lirası nakit olarak ödenen 23 adette toplam 808.450,00 TL'lık tutarın, davacı şirketin bilgisi ve onayı dışında düzenlenen sahte imzalı talimatlara istinaden ödendiği gerekçesi ile itiraz edildiği, dava dışı diğer işlemler incelendiğinde ise söz konusu tutarların dava dışı üçüncü şahıslara ya da davacıların kendi hesaplarına yapılan EFT ve virman işlemleri olduğu, dava konusu işlemlerin dayanağı olan talimatlardaki imzalarla ilgili olarak Adli Tıp E. Uzmanı bilirkişi tarafından Mahkemeye 18.03.2019 tarihli bilirkişi raporu sunulmuştur. Sonuç bölümünde; “İnceleme konusu yukarıda evsafı yazılı '... Şube Müdürlüğü' hitaplı toplam 23 adet talimat asıllarında davacı şirkete atfen atılmış imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı" şeklinde tespit yapıldığı, davalı banka tarafından yayımlanan; - ... Kod no.lu Mevduat İşlem Talimatı'nın “IV.1.2.2.3. Talimat İle Üçüncü Şahıslara Ödeme" maddesinde (Ek.1); “Müşteriden faks/elden gelen nakit ödeme talimatlarında, ödeme yapılacak tutar ve talimat içeriği Pazarlama Yetkilisi tarafından hesap sahibinden telefon ile teyit edilir. Talimat üzerine teyit alındığına dair bilgilendirme notu ile birlikte tarih ve görüşülen kişinin Adı-Soyadı yazılarak şube Operasyon servisine iletilir.” ...Kod No-lu “Müşteri Talimatlarının ve İmzalarının Kontrolü Talimatı" isimli banka içi mevzuatın "II- Müşteri Talimatlarının ve Diğer Belgelerin Kontrolü” “b) Şube Operasyon Birimlerinin Sorumlulukları" başlıklı maddesinin 4'ncü maddesinde (EK.2); "10.000.- YTL üzeri tüm nakit çekme (ödeme) işlemlerine ilişkin dekontlardaki/talimatlardaki müşteri imzaları, ... nolu Gişe Prosedürü gereği işlem gerçekleştirildikten sonra operasyon yönetmeni/yetkilisince bir kez daha kontrol edilir." 8. Maddesinde; "(...) Hesaptan 3. kişiye nakit ödemesi içeren müşteri talimatında tutar dikkate alınmaksızın gişe görevlisi tarafından tekrar imza doğrulaması yapılır.” hükümlerin yer aldığı , dava konusu talimatlar incelendiğinde yukarıda yer verilen bankanın kendi iç mevzuatı gereği talimatların üzerine hesap sahibinden teyit edildiğine dair bilgilendirme notu ve görüşülen kişinin Adı-Soyadı bilgilerinin mevcut olmadığı, sadece “...” notu ile imza kontrolünün yapıldığı, davacı şirkete ait ... nolu mevduat hesabından nakit olarak çekilen 23 adette 808.450,00 TL'lık tutarın, 03.02.2006 - 13.04.2006 tarihleri arasında 72 günlük süre içerisinde gerçekleştirildiği, söz konusu tarihler arasında davaya konu işlemlerin gerçekleştirildiği 1917861 no.lu hesap ekstresi incelendiğinde, hesaba 58 adette 1.601.094,71 TL para girişi ve 185 adette 1.591.754,23 TL para çıkışı ya da mahsupl/virman işlemi bulunduğu, davacı şirketin mevduat hesabından 03.02.2006 - 13.04.2006 tarihleri arasında 72 günlük sürede, davalı ...'a talimata istinaden hesaptan ödenen dava konusu işlem adedi ve 808.450,00 TL'lık işlem tutarı, toplam 1.591.754,23 TL'lik borç hareket tutarının yarısından fazlasını oluşturduğu, diğer bir deyişle davacı şirketin hesabına gelen EFT ve havale tutarlarının %50'sinin, davalı ... tarafından talimatla çekildiği, gösterge Niteliğindeki T.C. Merkez Bankası Kurlar listesinde, dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği tarihlerde 1 USD - 1,32 TL ile 1,34 TL arasında değiştiği, söz konusu döviz kurları dikkate alındığında, talimatla çekilen tutarların 4.500,00 USD ile 61.600,00 USD arasında değiştiği, diğer bir ifade ile o günkü koşullarda dahi çekilen tutarların hesap hareketlerine göre büyük meblağlar olduğu ve hesaptan çekilen toplam tutarın da (808.450,00 TL / 1,34 Döviz Kuru -) 603.320,00 USD'lık bir tutara tekabül ettiği, bu durumda, dava konusu hesap üzerinde yapılacak basit bir denetleme ile dava konusu nakit çekme işlemlerinin davacılar“ tarafından tespiti edilmesinin mümkün olduğu , dava konusu para çekme işlemlerinin dayanağını oluşturan talimatlar incelendiğinde, bankanın kendi iç mevzuatı gereği talimatların üzerinde teyit alındığına dair bilgilendirme notu ve görüşülen kişinin Adı-Soyadı bilgilerinin mevcut olmadığı, sadece imza kontrolünün yapıldığı ancak talimatla ödenen dava konusu tutarlar, davacı şirkete ait hesap hareketlerine göre büyük meblağlı ödemeler olduğundan, davalı bankanın kendi iç mevzuatı gereği, davacı şirket yetkilisi ile telefonla görüşülerek, ödemeler için teyit alınması gereğine uyulmadığının değerlendirildiği, Yargıtay'ın emsal ilamı gözetildiğinde, büyük tutarlı talimatlı ödemeler konusunda dahi davacı şirket ya da yetkilisinden telefonla teyit alındığının belgelendirilmemesi nedeniyle, davalı bankaya az da olsa sorumluluk atfedilebileceği, sorumluluk oranının ise Mahkemenin takdirlerinde olduğu netice olarak dava konusu alacak tutarı, davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin davalı banka nezdindeki ... no.lu mevduat hesabından, 03.02.2006 - 13.04.2006 tarihleri arasında talimata istinaden diğer davalı ...'a ödenen 23 adette 808.450,00 TL'lık tutardan kaynaklandığı, Adli Tıp Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, söz konusu 23 adet talimatta bulunan imzaların, davacı şirket yetkilisi diğer davacı ...'ın eli ürünü olmadığı, Dava dosyası kapsamında bulunan talimatlar incelendiğinde, ödemelerin yapıldığı tarihte hesap hareketlerine göre ödemelerin büyük meblağlı oldukları, ancak davacı bankanın kendi iç mevzuatı gereği talimatların üzerinde davacı şirket yetkilisinden teyit alındığına dair bilgilendirme notu ve görüşülen kişinin Adı-Soyadı bilgilerinin mevcut olmadığı, sadece imza kontrolünün yapıldığı kanaati oluştuğu, bu sebeple davalı bankaya az da olsa sorumluluk atfedilebileceği, Davacı şirketin mevduat hesabından 03.02.2006 — 13.04.2006 tarihleri arasında 72 günlük sürede, davalı ...'a talimata istinaden hesaptan ödenen dava konusu işlem adedi ve 808.450,00 TL'lık işlem tutarı, toplam 1.591.754,23 TL'lık borç hareket tutarının yarısından fazlasını oluşturduğu, diğer bir deyişle davacı şirketin hesabına gelen EFT ve havale tutarlarının 90 50'si, davalı ... tarafından talimatla çekildiğinden, dava konusu hesap üzerinde yapılacak basit bir denetleme ile dava konusu nakit çekme işlemlerinin hemen tespit edilmesinin mümkün olduğu, bu sebeple davacı şirketin denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaati oluştuğu, bundan dolayı oluşan zararın meydana gelmesinde davacılara daha büyük oranda sorumluluk atfedilebileceği, ancak tarafların sorumluluk oranlarının takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka, ancak özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir. Mudi tarafından bankaya yatırılan paranın geçerli bir işlemle mudiye ödendiği veya onun talimatı ile üçüncü bir kişiye ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü bankadadır. Bankanın bu yükümlülüğünü kayıt ve belgelerle ispat etmesi yani mudinin talimatına uygun şekilde işlem yapıldığını kanıtlaması gerekir (Emsal Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... K. Sayılı kararı) Mahkememizce tanzim ettirilen bilirkişi ek raporu ile ceza dava dosyasında tanzim ettirilen Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamından davalı ...'ın daha önce şirket sermayesinde 23/09/2005 tarihine kadar %5 pay sahibi olduğu, bu tarihten 2006 yılı nisan ayına kadar fiilen şirketin yöneticisi olarak çalıştığı, davacı şirketi temsile yetkili diğer davacının sağlık sorunları nedeniyle şirket işleriyle ilgilenmediği dönemde davalının toplam 808.450 TL'yi şirket yetkilisinin bilgisi ve onayını almadan imzasını taklit etmek suretiyle bankadan çektiği, davalının nakit olarak çektiği tutarların yüksek oluşu nedeni ile hangi şirket işlerine harcandığı konusunda makul bir açıklama sunmadığı, ... Şubesindeki hesaplarından 808.450 TL nakit çekerek haksız menfaat temin ettiği , davalı ...'ın davacı şirkete verdiği zararın tamamından sorumlu olduğu, davacı şirketin hesabından çekilen tutarların hesap hareketlerine göre büyük meblağlar olduğu ve hesaptan çekilen toplam tutarın da 808.450,00 TL / 1,34 Döviz Kuru dikkate alındığında 603.320,00 USD'lık bir tutara karşılık geldiği, dava konusu hesap üzerinde yapılacak denetleme ile dava konusu nakit çekme işlemlerinin davacı tarafından tespiti edilmesinin mümkün olduğu , dava konusu para çekme işlemlerinin dayanağını oluşturan talimatlar incelendiğinde, bankanın kendi iç mevzuatı gereği talimatların üzerinde teyit alındığına dair bilgilendirme notu ve görüşülen kişinin Adı-Soyadı bilgilerinin mevcut olmadığı, sadece imza kontrolünün yapıldığı ancak talimatla ödenen dava konusu tutarlar, davacı şirkete ait hesap hareketlerine göre büyük meblağlı ödemeler olduğundan, davalı bankanın kendi iç mevzuatı gereği, davacı şirket yetkilisi ile telefonla görüşülerek, ödemeler için teyit alınması gereğine uyulmadığı dikkate alındığında davalı bankanın zararın oluşmasında tali %40 kusurlu olduğu kanaatine varılmakla davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin davalı banka nezdindeki ... no.lu mevduat hesabından 03.02.2006 - 13.04.2006 tarihleri arasında çekilip davalı ...'a ödenen 23 adet/ 808.450,00 TL zararın 321.780,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla davacı şirket zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Dava konusu zararın, davacı şirket hesaplarından çekildiği ve şirketin zarara uğratıldığı, davacı gerçek kişinin zarara uğratıldığının iddia edilmediği anlaşılmakla davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmakla davacı ...'ın davasının usul yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ...'ın davasının usul yönünden REDDİNE, 2-Davacı ... Şirketi'nin davasının KISMEN KABULÜNE, 804.450,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı ... Şirketi/ ... ŞİRKETİ yönünden 321.780,00 TL'ye dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete verilmesine, ... Şirketi/... ŞİRKETİ ne yönelik fazla talebin reddine, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken karar harcı 54.921,24 TL olduğundan peşin alınan 12.005,50 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 42.915,75 TL karar harcının davalılardan (davalı ... Şirketi ... ŞİRKETİ/ 21.980,79 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ... Şirketi tarafından yatırılan ve mahsup edilen harç miktarı 12.005,50 TL'nin davalılardan tahsili ile bu davacıya verilmesine, 5-Davacı ... Şirketi tarafından yapılan 1.497,70 TL posta ve tebligat masrafı ile 17.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.297,70 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Şirketi/ ... ŞİRKETİ yargılama giderinin 7.719,08 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 126.667,50 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Şirketi/ ... ŞİRKETİ 51.484,80 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılardan ... Şirketi/ ... ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınıp bu davalıya verilmesine, 8-Davalılardan ... Şirketi/ ... ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen reddedilen tazminat talebi yönünden 77.227,20 TL vekalet ücretinin davacı ... Şirketi'dan alınıp bu davalıya verilmesine, 9-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... Şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/03/2026

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/773, K. 2026/184, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-773-e-2026-184-k-6f7f4d3467c2