İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/423 E. 2024/739 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/423
- Karar No
- 2024/739
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/423 Esas KARAR NO :2024/739 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:15/06/2021 KARAR TARİHİ:04/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... oğlu ... ... ve komşularının oğlu ... ile birlikte, 18/12/2023 tarihinde ... ilçesi, ...Caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçmek isterken, davalılardan...'ın kullandığı ... plakalı aracın çarpması sonucu, müvekkilinin oğlu ... ... ve komşularının oğlu ...'in yaralandığını kaza sırasında yaralanmış olan müvekkillerinin oğlu Moktar ... 02/01/2024 tarihinde vefat ettiğini kaza, kazayı yapan aracın sürücüsünün şehir içi, araç kullanım ve hız kurallarına uymaması ve bunların ötesinde çok hızlı olmasından kaynaklandığını araç sürücüsünün olaydan sonra karakolda vermiş olduğu ifadede olaydan sonra araçtaki çarpma yerlerinden çocuklarından birine ön çamurluk ile diğerine ise sol aynası ile çarmış olabileceğini tespit ettiğini ancak çocuklara çarpma anını görmediğini belirttiğini bu durumun şoförün araç kullanırken çevresini kontrol etmediğini aracın önüne bakmadığını ve araç kullanacak durumda da olmadığı halde aracı kullandığını göstermekte olduğunu aksi durumda ön çamurluk ile çarptığı çocuğu görmemesinin anlaşılır bir durum olmadığını yargılama giderleri ile lehine hükmedilecek vekalet ücretlerinin sorumlulukları dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 26/09/20213-26/09/2014 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketinin işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu bu nedenle tarafların kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının uzman bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğini davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı aracının kaza tarihinde sigortalandığını sigorta şirketinin bu taleplerini karşılamakla yükümlü olduğunu yürütülen ceza soruşturmasında kazanın gerçekleşmesinde Muhannad Alahdab ve ... ...'ın asli kusurlu bulunduğunu müvekkilinin kendi kusuru dışında gerçekleşen kaza neticesinde bu zamana kadar derin acı elem ve ızdırap yaşadığını müvekkilinin ekonomik hayatının kaza sonrası temelinden sarsıldığını dosyanın bilirkişiye sunulup aydınlatılmasını ve haksız davanın reddinin gerekmekte olduğunu dosyanın ikmal edilmesi için gerekli yerlere yazılar yazılması ve dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;destekten yoksun kalmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; .... Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. İstanbul İl Göç İdaresine müzekkere yazılarak ... ve ... isimli yabancıların kimlik bilgilerini gösteren kişisel bilgi formları celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 02/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;anne ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı 1.396.680,86 TL, baba Muhtar'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı toplam 947.256,04 TL olarak hesaplanmış olup kusur oranı nispetinde anne ...'ın talep edebileceği tazminat 419.004,26 TL, baba Muhtarın talep edebileceği tazminat 284.176,81 TL olarak hesaplanmıştır DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, sigorta şirketine ve gerçek kişiye karşı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 91 ve devamı maddelerine göre mali sorumluluk sigortası ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 53'e göre destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin giderlerinin tazmini talepli maddi tazminat, gerçek kişiye karşı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 56'ya göre açılan manevi tazminat davasıdır. Dava konusu olayda; davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı, davalı... adına kayıtlı ve onun sevk ve idaresindeki aracın, davacıların murisi olan yaya ... ... çarpması sonucu davacıların murisinin vefat ettiği, mahkememizce tarafların kusur oranlarının tespiti için ATK'dan rapor aldırıldığı, 17/03/2023 tarihli raporda; davalı sürücünün % 30, murisin %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, olaya ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas, 2015/132 karar sayılı dosyasından hükme esas alınan 20/10/2014 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporu ile uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli Adli Tıp Kurumu raporuna mahkememizce itibar edilmesi gerektiği görülmüştür. Mahkememizce İstanbul İl Göç İdaresine müzekkere yazılmış, müzekkere cevabında davacıların müteveffanın anne ve babası olduklarına dair kayıtlar gönderilmiştir. Davacılar, 6098 sayılı TBK m. 53'e göre ortak murislerinin ölümü sebebiyle ve destekten yoksun kalan üçüncü kişi olarak destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 92'de mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalan durumlar sayılmış olup bunların içinde destekten yoksun kalma tazminatı bulunmamaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Tanımlar" başlıklı A.2 maddesinin (d) bendinde; "Zarar: Motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan azalma olmasına veya vücut bütünlüğünde eksilmeye, sürekli sakatlığa veya ölümüne sebebiyet verilmesi sebebiyle ilgililerin uğradıkları bu Genel Şartlar ile içeriği belirlenen maddi kayıpları," şeklinde tanımlanmış; "Kapsama Giren Teminat Türleri" başlıklı A.5 maddesinde de "Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı: Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır." hükmü getirilmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde davacıların destekten yoksun kalma tazminatını karşılamakla yükümlüdür. Davalı...'ın işleteni ve sürücüsü olduğu ... plaka aracın 26/09/2013-26/09/2014 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin sorumluluğun bulunduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 90’a göre; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri ise m. 49’da düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” 2918 sayılı KTK m. 85'e göre; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Davalı sürücü aynı zamanda kaza yapan aracın işleteni durumunda olması ve kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olması sebebiyle bu maddeler kapsamında davacıların zararından hukuken sorumludur. Mahkememizce aktüer bilirkişiden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için rapor alınmış, 02/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda, anne ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı 1.396.680,86 TL, baba Muhtar'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı toplam 947.256,04 TL olarak hesaplanmış olup kusur oranı nispetinde anne ...'ın talep edebileceği tazminat 419.004,26 TL, baba Muhtarın talep edebileceği tazminat 284.176,81 TL olarak hesaplanmıştır. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacıya yansıtılamayacaktır. Dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olması desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/17669 E. 2017/919 K.sayılı kararı, HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas, 2012/92 karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve 2013/17-1791 esas ve 2013/74 karar sayılı ilamları). Somut olayda kaza 18/12/2013 tarihinde meydana gelmiştir. Yeni genel şartlar 01/06/2015 tarihinde, Karayolları Trafik Kanununun 92. maddesinde değişiklik yapan yasa ise 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, somut uyuşmazlıkta uygulanması olanaklı değildir. Bu halde yukarıda aktarılan Yargıtay kararları gereğince davacılar mirasçı olarak değil, zarar gören 3. kişi konumunda bulunduğundan, murisin kusuru, davacılara yansıtılamayacaktır. Davacılar destekten yoksunluk zararını, davalı taraflardan talep edebilecektir. Zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve trafik sigortacısı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 61. Maddesi gereğince zararlardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. Maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Davacılar vekilinin 17/09/2024 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği, davalı işleten/sürücü... yönünden davaya devam ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bu sebeple sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Müteselsil borçlularda borcun sona ermesini düzenleyen TBK'nın 166. Maddesinde "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2) Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3) Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiş, bu doğrultuda Müteselsil borç nedeniyle alacaklıya halef olmayı düzenleyen TBK'nın 168/2 maddesinde de "Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." denilerek, bir borçlu lehine yapılacak olan iyileştirmenin, diğer borçluların aleyhine olması halinde, iyileştirmenin aleyhine olduğu, diğer borçlularında bundan istifade edeceği kabul edilmiştir. Davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, müteselsil borçlulardan bir borçlu hakkındaki davadan feragat TBK'nın 166/2 ve 168/2 maddesi gereğince diğer borçluların zararına olacak şekilde yapılması halinde alacaklının diğer borçlulardan alacağını da etkileyebilir. Kazaya kusuru ile neden olan araç sürücüsü, haksız fiilden kaynaklanan davada, işleten ile birlikte müteselsil sorumlu olsa da, müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişki de zarardan nihai olarak sorumlu olduğundan, sürücü tarafından ödeme yapılmamış olsa dahi sürücü hakkındaki davadan feragat edilmesi, bu davalının durumunu iyileştirirken diğer müteselsil borçlu konumundaki davalıların iç ve dış ilişkideki durumunu ağırlaştıracak olup bu durumda sürücü hakkındaki feragat onun kusuru ile zarardan sorumlu olan işleten ve sigorta şirketine karşı da etkili olacaktır. Ancak sigorta şirketinin diğer borçlularla müteselsil sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup bu yönüyle sigorta şirketi hakkında yapılan feragat diğer borçlu işleten ve sürücü hakkında ancak poliçe limiti kadar etkili olacaktır. HMK'nın 107/2 maddesi "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır" şeklinde düzenlenmiştir. Sonuç olarak; 18/12/2013 tarihinde davalı...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araçla, davacıların çocuğu ... ... çarptığı olayda, davalı...'ın %30 oranında kusurlu olduğu, buna göre davalı sürücü ve sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle yeni genel şartların ve Karayolları Trafik Kanununun 92. maddesinde değişiklik yapan yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşen kaza sebebiyle murisin kusurunun, davacılara yansıtılamayacağı, 02/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda, anne ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı 1.396.680,86 TL, baba ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı 947.256,04 TL olarak hesaplandığı, davacının sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği, bu suretle teminat limiti olan 250.000,00 TL (anne ... yönünden teminat limitiyle sınırlı sorumluluğun 162.614,05 TL, baba ... yönünden teminat limitiyle sınırlı sorumluluğun 87.385,95 TL olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.) yönünden davalı işleten/sürücünün de sorumluluktan kurtulduğu mahkememizin kabulünde olup buna göre davacı anne ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat tutarı 1.234.066,81 TL, davacı baba ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat tutarı 859.870,09 TL olarak hesaplanmış, davacı vekiline 18/09/2024 tarihli 8 nolu celsenin 1 nolu ara kararı gereği HMK 107/2 maddesi uyarınca dava değerini belirlemek ve buna ilişkin harçları yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olmasına rağmen davacı vekilinin verilen süre içerisinde dava değerini belirlemediği anlaşılmakla, HMK 107/2-son gereği talep sonucunda belirtilen davacılar için ayrı ayrı talep edilen 100,00 TL üzerinden görülüp karara bağlanmış ve tazminatının kaza tarihi olan 18/12/2013'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı...'dan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine dair hüküm kurulmuştur. Davacılar, dava açarken bildirmiş olduğu 100,00 TL'lik tedavi, cenaze defin ve yerel adet gereği yapılan giderleri talep etmiş ise de SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri delillendirilmemiş olması sebebiyle, cenaze ve defin giderleri ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf davacıların meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarını tazmin ile sorumlu olduğundan davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu olmadığı, bu bağlamda taziye giderleri, yemek giderleri, mevlit gideri vs gibi zorunlu olmayan cenaze merasimi giderlerine yönelik istemlerin kapsam dışı olduğu anlaşıldığından davacının yerel adet gereği yapılan giderlere ilişkin talebinin ve yine cenaze, defin giderlerinin de ücretsiz olduğu anlaşıldığından cenaze ve defin giderlerine ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Dava konusu kazada davacıların murisinin vefatı sebebiyle davacılar manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 6098 Sayılı TBK'nun 56/2 maddesi uyarınca ölüm hâlinde, zarar ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği hükmü düzenlenmiştir. Davacı anne ve babanın evlatlarını kaybetmeleri sebebiyle büyük acı yaşadığı aşikardır. Bu nedenle davacılar lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, meydana gelen sonucun ağırlığı, kazada davalı tarafın % 30 oranında kusurlu olması, manevi tazminatın amacı dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı 60.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının maddi tazminat talebinin davalı ... Sigorta yönünden feragat nedeniyle REDDİNE, Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin davalı... yönünden kısmen KABULÜ ile 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 18/12/2013'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı...'dan alınarak davacıya verilmesine, hastane yol masrafına, defin giderlerine ilişkin istemin REDDİNE, Davacı ...'nin maddi tazminat talebinin davalı... yönünden KABULÜ ile 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 18/12/2013 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı...'dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; Davacı ... için 60.000,00-TL, Davacı ... için 60.000,00-TL olmak üzere toplam 120.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/12/2013'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 8.210,86 TL nispi karar harcının, peşin alınan 684,13 TL harcın mahsubu ile geri kalan 7.526,73 TL harcın davalı...'dan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi ve...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 5-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi ve...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 6-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalılardan...'a verilmesine, 7-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak, davalılardan...'a verilmesine, 8-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan...'dan alınarak, davacı ...'a verilmesine, 9-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan...'dan alınarak, davacı ...'ye verilmesine, 10-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı...'a verilmesine, 11-Davacılar tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 751,93 TL (59,30TL BHV, 8,50TL VSH, 684,13 TL peşin harç) harcın davalılardan...'dan alınarak, davacılara verilmesine, 12- Davacılar tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 3.322,10 TL (322,10 TL tebliğler ve posta, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.993,59TL yargılama giderinin davalılardan...'dan alınarak, davacılara verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 13-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 527,87 TL'sının davacıdan, 792,13 TL'sının davalılardan...'dan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 14-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 04/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır