İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/15601 E. 2015/11180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/15601
Karar No
2015/11180
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... ... KATİP : ... ... Asıl Dava Bilgileri : ... Esas DAVACI : ... - ... - Hürriyet Mah. Yeşillik Sk. No:2 İç Kapı No:14 - Melikgazi/ KAYSERİ VEKİLLERİ : Av. ... - [16001-00763-46022] UETS Av. ... - [16929-29754-09360] UETS DAVALI : 1- ... - ... - ... 2- ARZULAR MOBİLYA VE YAYLI KANEPE TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - ... - Serçeönü Mahallesi Ahmet Paşa Sokak Uğur Plaza No:28/95 ... VEKİLLERİ : Av. ... - [16839-38081-98361] UETS Av. ... - [16511-15259-08527] UETS DAVA TARİHİ : 20/09/2021 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) Birleşen Dava Bilgileri : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas DAVACI : ... - ... Hürriyet Mah. Yeşillik Sokak No:2 İç Kapı No:14 - Melikgazi/ KAYSERİ VEKİLİ : Av. ... - [16001-00763-46022] UETS DAVALI : ... - ... - Karamehmet Mah. 18. Sokak No:2 İç Kapı No:9 - Menteşe/ MUĞLA DAVA TARİHİ : 13/12/2023 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Hisse İadesi İstemli) KARAR TARİHİ : 27/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2024 Mahkememize açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) ve Ticari Şirket (Şirket Hisse İadesi İstemli) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., kardeşleri olan ... ile birlikte 1993 yılında Arzular Mob. Ve Yaylı Kanepe Tic. San. A.Ş.'yi kurduklarını, 08.04.1993 tarih ve 3256 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde kuruluşa ilişkin her türlü detay ve bilginin yer aldığını, kuruluşundan sonra ortaklardan ...'ın ayrıldığı, ...'ın ise vefat ettiği için yerine mirasçılarının geçtiğini, temsilen de eşi ...'ın atandığını, müvekkilinin haberi olmadan ortaklık hissesi devrettirildiği 2012 tarihine kadar şirketin 3 te 1 hissedarı olduğunu, müvekkili ...'ın kuruluşundan 2012 yılına kadar şirkette söz ve hak sahibi olduğunu, imza yetkileri de olmasına rağmen o tarihten sonra yönetimden ve işlerden el ayak çektirilerek geri plana atıldığını, usule aykırı işlem ve eylemlerin de bu tarihten sonra başladığını, şirketin işleri kötüye gitmesine rağmen o tarihte de değerli olan ve fakat şimdi daha da kıymetli hale gelmiş olan Kayseri İli, Hacılar İlçesi, Karpuzsekisi Köyü 4190 Ada 8 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın şirket adına kayıtlı olduğunu, öncelikle bu taşınmaz üzerine tedbir konulması taleplerinin bulunduğunu zira karşı tarafın taşınmazı satmak için müşteri arayışında olduğunu, ticaret sicil verilerinden görüldüğü kadarıyla müvekkilinin 23.09.2012 tarihine kadar şirkette hissedar olarak görünmekte iken 13.11.2012 tarihinde tüm şirket ve hisselerin tek ortak olarak ...'e geçtiğini, bu iki ilan tarihi arasında müvekkili ile davalılar arasında yapılan hiç bir anlaşma veya pay devri sözleşmesi bulunmadığını, pay devrinin neye istinaden yapıldığının da bilinmediğini, müvekkilinin hisse devri işleminin yok hükmünde olduğunu, iyi niyetli 3. kişi olmaya çalışan davalı ...'ın kendi işlemleri ile hataya düştüğünü, hüllecilik yaptığının davranış, imza ve evraklarla ispatladığını, durum böyle iken iyi niyetten ve usule uygun işlemden bahsedilemeyeceğini, usulsüzlük ve haksızlıkla alınan şirket hisselerinin iadesinin zorunlu olduğunu, neticeten müvekkili ...'ın, Arzular Mobilya ve Kanepe Tic. San. A.Ş.'de bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine, bahsi geçen taşınmazın üçüncü kişilere satılmasının önlenmesi için tapu kaydına ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalılar ... ve Arzular Mobilya ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; açılan dava usule ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, eldeki davanın müvekkillerine yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının şirketteki ortaklığı ve pay sahipliğinin 2012 yılında son bulduğunu, şirketin hisselerinin tek sahibinin 2012 yılı itibariyle ... olduğunu, hisse devir sözleşmesinin ... ile yapıldığını, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'a şirketin hisselerini bir önceki ortak olan ...'den 2015 yılında devraldığını, davanın ancak payı devir alan ...'e yöneltilebileceğini, açılan davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafça iptali istenen hisse bedeli üzerinden nispi harç yatırılması gerektiğini, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle bu yönden de davanın usulden reddinin gerektiğini, usulüne uygun şekilde yapılmış pay devri için iptal davası açılmasının mümkün olmadığını, eldeki davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket eski ortağı ... tarafından davacıya hisse bedeli ödenerek payların devralındığını, ve iptalinin istenemeyeceğini, yapılan devrin ticaret sicili gazetesinde tescil edildiğini ve iptalinin söz konusu olamayacağını, anonim şirket hisse devir sözleşmelerinin menkul satımı niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin eski ortaklarınca 19/10/2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, şirketin tüm pay sahiplerinin hazirun cetvelinden de anlaşılacağı üzere toplantıya katıldığını, buna davacının da dahil olduğunu, 05/11/2012 tarihli karar ile de şirketin yönetim kurulu toplandığını ve "şirket ortağı Davacı ...'a ait olan 5280 adet hissenin tamamının 132.000-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait 5280 adet hissenin tamamının 132.000-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait 3839 adet hissenin tamamını 95.975-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait 1600 adet hissenin tamamının 40.000-TL bedel ile ... 'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait 1 adet hissenin tamamının 25-TL bedel ile ...'e devretmesine" oy birliği ile karar verildiğine ilişkin karar alındığını, davacı ve diğer ortakların şirketten ayrılmasının da 05/11/2012 de pay defterine işlendiğini, ...'in tek ortak olarak 16.000 adet hisse ile pay defterine kaydının 05/11/2012 tarihinde yapıldığını, yine aynı tarihte 05/11/2012 tarihinde Kayseri 7. Noterliği 29642 yevmiye numaralı ve 06/11/2012 tarihli evrak ile şirketin tek ortağı olan ...'e temsil ve imza yetkisi verildiğini, böylece dava dilekçesinde adı geçen taşınmazın ve şirketin tek sahibi olduğunu, haksız ve kötü niyetli davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle: müvekkili ...'ın, kardeşleri olan ... ile birlikte 1993 yılında Arzular Mob. Ve Yaylı Kanepe Tic. San. A.Ş.'ni kurduklarını, müvekkilinin haberi olmadan ortaklık hissesi devrettirildiğini, ticaret sicil verilerinden gördükleri kadarıyla müvekkilinin 23/09/2012 tarihine kadar şirkette hissedar olarak görünmekte iken 13/11/2012 tarihinde tüm şirketin ve hisselerin tek ortak olarak ...'e geçtiğini, bu iki ilan tarihi arasında müvekkili ile yapılan hiç bir anlaşma hiç bir pay devri sözleşmesi ve belgesi olmadığını, hem ... hem ... için olduğu iddia edilen hisse devirleri ilk günden beri yok hükmünde olmakla iptalinin gerekeceğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilerek görülmesini istediklerini, işbu dosyada dava konusu edilen hissenin öncesinde ... adına alınıp sonrasında ... adına devrinin gerçekleştirildiğini, bu sebeplerle davanın tensiple birlikte birleştirilmesine ayrıca müvekkil ...'ın Arzular Mobilya Ve Kanepe Tic. San A.Ş.'nde bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine bu hususa ilişkin hisse devrinde hüllecilik yaparak hisseyi önce üzerine alıp sonra ...'a devreden ...'nin de sorumluluğu olduğu kanaatiyle işbu davanın kendisine de yönlendirilmesini gerektiğini belirterek işbu dosyanın tensip ile birlikte Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile birlikte görülmek üzere birleştirilmesine, müvekkili ...'ın Arzular Mobilya Ve Kanepe Tic. San San A.Ş.'nde bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine, bu hususa ilişkin hisse devrinde hüllecilik yaparak hisseyi önce üzerine alıp sonra ...'a devreden ...'in de sorumluluğu olduğu kanaatiyle bu davanın kendisine de yönlendirilmesine, taşınmazın üçüncü kişilere satılmasının önlenmesi için tapu kaydına ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasınına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasının cevap dilekçesinde özetle: davanın yasal süresinde ikame edilmediğini, davacının açıkça usul ekonomisine aykırı davrandığını ve kötü niyetli olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, aradan 12 yıl geçtikten sonra hisse devrine ilişkin dava açılamayacağını, aradan 12 yıl geçtikten sonra eldeki birleşen davanın açılmasının kötü niyetli ve davayı uzatmaya yönelik olduğunu, davacının genel kurul kararlarına karşı yasal yollara başvurmadığı gibi kararların ticaret sicilde ilanından sonra da herhangi bir itiraz ileri sürmediğini, davacının iptalini istediği hisse devir bedelleri üzerinden harç yatırması gerektiğini, harç yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, pay devrine ilişkin işlemlerin tamamının usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştiğini, davacının, paylarını müvekkiline usule uygun işlemlerle devrettiğini, 05.11.2012 tarihli karar tutanağında şirket yönetim kurulunun toplanarak ..., ..., ..., ... ve ...'ın hisselerinin ...'e devredildiğine ilişkin karar alındığını ve yönetim kurulu başkanlarınca tutanağın imzalandığını, davacı ve oğulları aralarında yaptıkları bu görüşme sonucunda 25.03.2014 tarihinde müvekkilinin ofisine gelerek hisse devrine karşılık bir ödeme protokolü çıkardıklarını, bu protokolün satıcı sıfatıyla davacı ... tarafından şahit sıfatıyla da oğulları tarafından bizzat imza altına alındığını, davacının genel kurulda alınan karar gereği imzalanan sözleşme ve protokole taraf olarak kendisi ile çelişkiye düştüğünü, davacının hisse devrine onay verdiğini, sözleşmeye taraf sıfatı ile imza attığını, devrettiği hissenin bedelini kabul ettiğini, devir tarihinden 10 yıl geçtikten sonra ise pay devrinin usulsüz olduğunu iddia etmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, bahsi geçen sözleşmede "ADI GEÇEN ŞİRKETTE NAMIMA KAYITLI 5280 ADET PAYIMI 132.000-TL BEDELLE HER TÜRLÜ HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ İLE BİRLİKTE ...'E DEVRETTİĞİM, DEVİR BEDELİNİ NAKDEN VE TAMAMEN ALDIĞIMI GÖSTERİR BU DEVİR BEYANI TARAFIMDAN İMZA EDİLDİ." şeklinde kabulü ve imzasının mevcut olduğunu, davacının yalnızca yargılamayı uzatma gayreti içinde olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında verilen birleştirme kararı ile adı geçen dosyanın dosyamız arasına alındığı ve yargılamasına bu dosya üzerinden devam edildiği görüldü. YARGILAMA VE GEREKÇE: Asıl dava ve birleşen dava; usulsüz olarak devredildiği iddia edilen şirket hisselerinin davacıya iadesi istemine ilişkindir. Hisse devir sözleşmesi, vergi dairesi kayıtları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, sgk kayıtları, davacının imza asıllarının bulunduğu belgeler, tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya mübrez 27/10/2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Hacılar mahallesi, 4190 ada, 8 nolu parselde tapuda kayıtlı olan 93.299,12-m2 alandı "arsa" niteliğindeki ana taşınmazın, tespit tarihi olan 20/09/2021 tarihindeki değerinin 57.845.458,53-TL olacağı, Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/06/2022 tarihli cevabi yazısında Arzular Mobilya ve Yaylı Kanepe Tic. Ve San. A.Ş.'nin 15.661,38-TL borcunun olduğunun görüldüğü, Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/06/2022 tarihli cevabi yazısında Arzular Mobilya ve Yaylı Kanepe Tic. Ve San. A.Ş.'nin 4.908,26-TL borcunun olduğunun görüldüğü, Kaleönü Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/06/2022 tarihli cevabi yazısında Arzular Mobilya ve Yaylı Kanepe Tic. Ve San. A.Ş.'nin 64.328,75-TL borcunun olduğunun görüldüğü, Kayseri SGK İl Müdürlüğünün 07/06/2022 tarihli cevabi yazısında 08600007543 vergi numaralı Arzular Mobilya ve Yaylı Kanepe Tic. Ve San. A.Ş.'nin kanun kapsamında çıktığı ve borcunun bulunmadığının görüldüğü, mahkeme ara kararında belirtilen tarih itibariyle davalı şirketin mali verileri bulunmadığından şirketin öz kaynaklarının tespit edilemediği ancak dosyadaki bilgi ve belgelerden şirketin öz kaynaklarının şu şekilde olduğu ¸ tespit edildiği, davaya konu şirkette davacıya ait olan hisselerin nama yazılı senet olarak düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, davacıya ait hisselerin cirolanarak ...'e devredildiğine dair dosyada bir evrak yer almadığı, bununla birlikte davacı tarafından devredilen ve ... adına kaydolan hisselerin şirkete ait pay defterine kayıt edilip edilemediğinin tespiti, pay defterinin halihazırda dosya içinde yer olmaması nedeniyle mümkün olmadığı, ihtilafa konu şirket hisselerinin davacı tarafından cirolanmak suretiyle ...'e devredildiği ve bunun karşılığının davacıya ödendiğine dair dosyaya herhangi bir evrakın davalı tarafından ibraz edilmediği, davacıya ait olup devredilmiş olan hisselerin karşılığının davacıya ödenmiş olduğunun ispat yükünün davalıda olacağı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. 26/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti ekraporunda: taraflar arasında şirket pay devrine ilişkin protokolün varolduğu, bu protokole istinaden devir yapılmış olduğu, davaya konu taşınmazın devrine ilişkin olarak 23/10/2012 tarihli Genel Kurulda karar alınmış olduğu ve bu genel kurula Şevket ve ...'ın hazır bulunan olarak genel kurul toplantı tutanağını imzalamış olduğu, 23/10/2012 tarihli genel kurul kararı sonrası Ticaret Sicil Gazetesinin 7 Kasım 2012 tarihli 8188 sayılı ilanı ile davaya konu taşınmazın satış kararının ilan edilmiş olduğu, davacının sahte (taklit imza) hususuna ilişkin iddialarına dair henüz değerlendirme safhasının UYAP kayıtlarının kontrolünde tamamlanmamış olduğu, bu hususta değerlendirmenin yetkisinin mahkemeye ait olduğu, davalının hak düşürücü süre iddialarına ilişkin olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445-451. maddelerinde 3 aylık hak düşürücü süre düzenlemesinin yer aldığı, davalı şirket tarafından genel kurulun 23/10/2022 tarihinde yapılmış olduğunun bilirkişi heyetince tespit edildiği yönünde görüş bildirmişlerdir. 28/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: mahkemenin ara kararında bilirkişi heyetinden dava tarihi olan 20.09.2021 tarihi itibariyle davalı şirketin 1/3 hissesinin ne kadar olduğunun tespitinin istenildiği ancak dosya kapsamında dava tarihi itibariyle davalı şirketin mali verileri (bilanço ve mizan tablosu) bulunmadığından şirketin özkaynakları tespit edilemediği şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır. 02/09/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: mahkemenin 17/07/2024 tarihli duruşmasında 3 (üç) numaralı ara karar ile; dosyaya sunulan 27/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı şirketin mali verilere bulunmadığından hisse hesabı yapılamadığı belirtildiğinden bilirkişi heyetine bu hususta davalı şirket kayıtları üzerinden inceleme yapmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bu şekilde rapor düzenlenmesi için dosyanın evvelce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların itirazları ve dosya arasına yeni sunulan belge ve yazı cevapları dikkate alınarak dava tarihi itibariyle davalı şirketin 1/3 hissesinin ne kadar olduğu hususunda ek rapor tanziminin istenilmesine", karar verildiği, yukarıda esas numarası belirtilen dosyada ayrıntılı rapor tanzim edilebilmesi maksadı ile incelemeler yapıldığı ancak heyette yer alan mali müşavir tarafından davalı şirketin gayrifaal olduğunun tespit edildiği, ara kararda talep edilen hesaplamanın yapılabilmesi için davalı şirkete ait dava tarihi itibariyle bilanço ve mizan tablosunun dosyaya ibrazının gerektiği ancak yaklaşık bir ay sürede ibraz edilmediği, bu şartlarda ara kararın yerine getirilerek rapor tanzimi mümkün olamadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Davacı, davalı Arzular Mobilya ve Yaylı Kanepe Ticaret Sanayi A.Ş'deki 1/3 hissesinin 05/11/2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile birleşen davalı ... (Özden) Akar'a devredilmiş gözükse de böyle bir devir sözleşmesi imzalamadığını, hissenin 2015 yılında diğer davalı ...'a devredildiğini, kendisinin yapmış olduğu iddia edilen devre ilişkin dayanak her hangi bir belge bulunmadığını, var ise de kabul etmediğini, davalı şirkette ... adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına kaydını talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve Arzular Mobilya A.Ş asıl davaya verdikleri cevap dilekçesinde husumetin kendilerine yöneltilmesinin mümkün olmadığını, devrin birleşen davalı ... Özden'e yapıldığını, devir tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, 19/10/2012 tarihinde davacının da katılımı ile olağanüstü genel kurul yapıldığını, 05/11/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacının da hisselerinin bulunduğu bir kısım ortaklara ait hisselerin ...'e devretmesine, hisse devir bedellerinin ödendiğine, davacının da imzasının bulunduğunu, yapılan işlemlerin kanuna ve prosedüre uygun olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini savunduğu, birleşen davalı ... (Özden) Akar birleşen davaya vermiş olduğu cevap dilekçesinde davanın yasal süresi geçtikten sonra açıldığını, nispi harç yatırılması gerektiğini, arabuluculuk dava şartının sağlanmadığını, pay devrine ilişkin işlemlerin tamamının usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini, 05/11/2012 tarihli karar tutanağı ile davacı da dahil bir kısım hissedarların hisselerinin kendisine devrine dair karar alındığını, açılan davanın yargılamayı uzatma amacı taşıdığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Anonim şirketler için önemli bir kavram olan “pay”, üç anlamda kullanılır. Bunlardan ilki esas sermayenin bir parçasını ifade etmesidir. Esas sermayenin pay sayısına bölünmesi sonucu oluşan ve nominal (itibari) değeri olan her bir birim birer payı oluşturur. Pay sayısının ve nominal değerinin esas sözleşmede gösterilmesi zorunludur. Bir diğer anlamıyla pay; pay sahipliği konumunu yani ortaklık sıfatını ifade eder. Ortaklık sıfatından kaynaklanan hak ve borçlar paya bağlıdır. Pay elde edilirken ortaklık sıfatı da kazanılmış olur. Payın devredilmesi halinde ortaklık sıfatı ve buna bağlı hak ve borçlar da devredilmiş olur. Üçüncü anlamıyla pay; bir kıymetli evrak niteliğindeki pay senetlerini (hisse senetlerini) ifade eder. Hamiline düzenlenmiş paylar hariç olmak üzere, payın bir senede bağlanması zorunluluğu yoktur. Senede bağlanmamış paylar “çıplak pay” olarak adlandırılmıştır (Fatih Bilgili, Şirketler Hukuku, 2.basım, 2012, s.240,241 ). 6102 sayılı Kanun'un 490 ıncı maddesi, anonim şirketlerde nama yazılı payların devrini düzenlemekte olup nama yazılı paylar, kanunda veya esas sözleşmede aksi yazılı olmadıkça herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan devredilebilir. Nitekim maddenin ikinci fıkrasında nama yazılı hisse senetlerinin ciro yoluyla devredileceğinin öngörülmüş olması, alacağın temliki yoluyla devrine engel değildir. Bu nedenle esas sözleşmede devir şekli hakkında herhangi bir hüküm yoksa nama yazılı hisse senetleri, 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü ve devamı hükümlerine göre alacağın temliki yoluyla da devredilebilir. Özetle nama yazılı senetlerin alacağın temliki yoluyla devrinde devredenin beyanı, mahiyeti itibariyle alacağı temlik edenin beyanıyla aynı olup 6102 sayılı Kanun'un 647 nci maddesinin ikinci hükmünden anlaşılacağı üzere, beyanın nereye yazıldığının önemi yoktur. Senedi devreden şahıs, devir beyanını bu senet üzerine yazılabileceği gibi, başka bir kağıt üzerine de yazabilir. Ortaklığa karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir. Pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.10.2015 Tarihli 2014/15601 E. 2015/11180 K. sayılı ilamı). Pay defteri ise, 6102 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ticari defterlerden olup, pay defterinin tutulması, açılış ve kapanış onayları ile saklanması bakımından anlam taşır, yoksa pay defterinin özel olma karakterini etkilemez ve pay defterine yapılan kayıtlara kurucu nitelik kazandırmaz (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, 3.Baskı, s.2569). Dava konusu hisselerin davacı tarafça devredildiğinin savunulduğu tarihte davalı şirketin henüz pay senetlerini veya pay senetleri yerine geçecek ilmuhaberleri bastırmadığı ve hak sahiplerine teslim etmediği tespit edilmiştir. Diğer yandan, anonim şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş olması ve ilmühaber dahi çıkarılmaması, anonim şirkette pay devrine engel teşkil etmeyecektir. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda Türk Ticaret Kanunu'nda bir hüküm bulunmamakla birlikte, payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği, bu devrin 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesine göre alacağın temliki hükümleri çerçevesinde olacağı kabul edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.11.2014 Tarih ... E. ... K. sayılı ilamı). Alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçmektedir. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olacaktır. (bknz Yargıtay 11. HD'nin 21/02/2024 tarihli, ... esas, ... karar sayılı emsal kararı) 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. Yapılan düzenlemenin sadece bir miktar paranın ödenmesine ilişkin davalara ilişkin olduğu, eldeki davada talebin hissenin iadesi istemi olduğundan davalıların davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğuna ilişkin itirazlarının reddi gerekmiştir. 05/11/2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'ın davalı şirkette adına kayıtlı 5280 adet payı 132.000 TL bedelle ...'e devrettiği, davacının da Hazirun olarak bulunduğu aynı tarihli genel kurulda ...'in yönetici olarak seçilmesine karar verildiği, davalı şirketin 05/11/2012 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile "..şirket ortağı ...'a ait olan 5.280 adet hissenin tamamının 132.000 TL bedel ile ...'e devretmesine..." karar verildiği, kararın yönetim kurulu başkanı ..., başkan yardımcısı ... ve Üye ... tarafından imzalandığı, 09/12/2015 tarihli karar ile "...'e ait 16.000 adet hissenin tamamının 400.000 TL bedelle şirket ortak dışı ...'a devretmesine" karar verildiği, davacı taraf 2012 tarihli hisse devri sözleşmesi ve devre dayanak tüm belgelerin geçersiz olduğunu, çünkü davacı tarafından bu yönde bir irade ile imzalanan hiçbir belge bulunmadığı iddiasında ise de bu tarihten itibaren 3 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra 09/02/2015 tarihinde hisselerin tamamının davalı ...'a devredildiği, bir başka deyişle davacıdan ...'e geçen 5280 adet payın sonradan tekrar el değiştirdiği, davacının iddia ettiği gibi hisse devri sözleşmesindeki imza davacıya ait olmasa bile bunun artık mevcut hissedar ...'a karşı ileri sürülemeyeceği, ... ile ... arasında fikir ve eylem birliği bulunduğu yönünde bir delilin bulunmadığı, davacının şikayeti üzerine başlatılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, öte yandan şirket ortağı olan davacının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğu dikkate alındığında 05/11/2012-08/02/2015 tarihleri arasında aradan geçen 2,5-3 yılda ve hatta dava tarihine kadar şirkette halen hissedar olduğunu düşündüğü yönündeki iddiasının, bu süreçte şirketin genel kurul toplantılarına katılmaması, şirketten kar payı talep etmemesi gibi olağan şirket iş ve işlemlerinden haberdar olmadığını savunmasının hayatın olağan akışına da ters düştüğü, netice olarak davacının asıl ve birleşen davadaki talep sonucunda şirket hisselerinin iadesini istemesi nedeniyle ve hisselerin dava tarihi itibariyle davacıdan hisseleri devralan ... adına değil, ... adına kayıtlı olması, ...'ın davacı hisselerini devralmakta iyi niyetli olmadığına dair delil bulunmaması sebepleriyle hisselerin iptali ile davacıya iadesi yönündeki davanın reddi gerekmiştir. Davalılar cevap dilekçelerinde zamanaşımı itirazında da bulunmuştur. Türk Borçlar Kanunu'nun 147/4 maddesinde bir ortaklıkta ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklık arasındaki alacak davalarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı imzasının taklit edildiğini iddia etmekle imza inkarında bulunmakta olup bu durumda ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerekecektir. (Emsal İzmir BAM 20. HD ... Esas, ... Karar) TCK 66/1-e uyarınca belgede sahtecilik suçlarında zamanaşımı süresi 8 yıldır. Somut olayda davacıya ait hisse devrinin tarihi 05/11/2012 olup dava tarihi 20/09/2021, birleşen dava tarihi ise 13/12/2023 olduğu dikkate alındığında davanın zaman aşımı süresi içerisinde de açılmadığı anlaşılmış ve bu nedenle de reddi gerekmiştir. Davalı vekilleri dava konusu hissenin değerinin belirlenmesini ve bu bedel üzerinden harç tamamlatılmasını talep etmiştir. Eldeki davada davacının talebine konu hisse 05/11/2012 tarihinde 132.000,00-TL karşılığında devredilmiş olup bu miktar üzerinden davacının 22/04/2022 tarihinde 2.254,23-TL harcı tamamladığı görülmekle davada eksik harç bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan tüm bu gerekçelerle açılan asıl ve birleşen davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE, 2-Asıl dosyada yargılama giderleri: a-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, tahsil edilen 2.434,13-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 2.006,53-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, b-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-Davalı ...'ın yaptığı 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 450,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 942,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine, d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve Arzular Mobilya Ve Yaylı Kanepe Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi'ne ödenmesine, 3-Birleşen ... esas sayılı dosya yönünden yargılama giderleri: a-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, tahsil edilen 269,85-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 157,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'a ödenmesine, 4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davalı ... vekili haricindeki diğer taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/15601, K. 2015/11180, T. 12.11.2014, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-15601-e-2015-11180-k-d8258e26cdd3