İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2014/14706 E. 2016/11417 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2014/14706
- Karar No
- 2016/11417
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/545 Esas KARAR NO : 2020/252 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/09/2018 KARAR TARİHİ : 19/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .../.../... tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... ... ... plaka sayılı araç ile ... ... ... plaka sayılı aracın çarpışarak maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili .../..../... tarihli ıslah dilekçesi ile; ... sürekli iş göremezlik, ... geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere talep sonucunu toplam ... kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi şeklinde ıslah etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davadan önce usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, kusur oranının tespitinin Adli Tıp uzmanı ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nden oluşan uzman bilirkişiler vasıtasıyla tespiti gerektiğini, maluliyet raporunun da Adli Tıp ile belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini, davalının temerrüte düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur. ... .... Başsavcılığı'nın .../.../... tarih ..../... Sor. .../... Karar sayılı kararın incelenmesinde; müşteki/şüphelinin ..., mağdur/şüphelinin ... ... , suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin .../.../... tarihli raporuna göre; "davacı sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'nun %20 oranında kusurlu" belirlenmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... /.../... tarihli raporuna göre; "...'ın ... .... ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle ... tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği Şekil 2.6 %KE %1, %KF%2, Tablo 2.3 %2 özürlülük oranı olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %.2.0 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ... .... 'nın .../.../... tarihli raporuna göre; "davacının geçici iş göremezlik tazminatın %80 kusur indirimi ile ... , daimi iş göremezlik tazminatının %80 kusur indirimi ile ... TL toplamın ise ... olduğu" belirtilmiştir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54. maddesi "Bedensel zarar özellikle şunlardır: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklindedir. Beden bütünlüğü ihlâl edilen kişi bu ihlâl nedeniyle tamamen veya kısmen çalışamaz duruma gelmişse, bundan doğan zararının tazminini de talep edebilir. Çalışma gücü, kişinin beden ve fikir gücünün gelir getirici şekilde kullanılmasıdır. Uygulamada çalışma gücünün azalması geçici iş göremezlik, çalışma gücünün kaybı ise sürekli iş görmezlik kavramları kullanılmaktadır (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/01/2018 tarih ve 2018/60E. 2018/100K. sayılı kararı). "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar 54. madde), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkosu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2015 tarih 2013/18924E. 2015/4895K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2015 tarih 2013/13939E. 2015/4396K. sayılı kararında; "...Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi ve giderilmesi önem arzetmektedir. Cismani Zarar Halinde Lazımgelen Zarar ve Ziyan başlıklı 818 sayılı BK 46. maddesinin 2. fıkrası (6098 sayılı TBK m. 75) gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm tarihine en yakın tarihte davacının bilinen kazancını ve yine bilinen asgari ücret tutarını belirleyerek bu verilere göre bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 30/12/2019 tarih 2019/686E. 2019/1614K. sayılı kararında; "...2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Ancak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlarda yer alan muvakkat iş göremezlik zararının hakikaten tedavi gideri mahiyetinde olup olmadığı ve 2918 sayılı Yasanın amacının da böyle olup olmadığının tartışılması gerekir. 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik giderlerinin tedavi dahilinde bulunduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Mahiyeti itibariyle de belirli süre çalışamamanın karşılı olan bu tazminatın tedavi ile bir bağı bulunmamaktadır. KTK 90. maddesine göre genel şartlar Yasa çerçevesinde hazırlanacağına göre, genel şartlar A-5,b maddesine üst norm olan Trafik Yasasına mugayir biçimde yazılan" geçici iş göremezliğin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğu ve SGK'nın sorumlu olduğu" ibaresinin bir bağlayıcılı bulunmamaktadır. Çünkü Trafik Yasasının amacına, ruhuna aykırı şekilde Genel Şartlarda düzenleme yapılamaz. Bu sebeple kanaatimizce sürücü ve işleten yanında sigorta şirketlerinin de halen bu tazminat kaleminden sorumlulukları devam etmektedir..." denilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 307. maddesinin; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. " hükmü gereğince; davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 309. maddesinin; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.). 6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 312. Maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. 492 sayılı Harçlara Kanunun 22. maddesinin; "Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü gereğince davadan feragat ilk celse meydana gelirse karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra meydana gelirse üçte ikisi alınır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2016 tarih 2014/9955E. 2016/8876K. sayılı kararında; "... Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir... Davacı vekili, yargılama sırasında davalı ... ... AŞ'den .... tarihinde toplam ... TL ödeme aldığından .... tarihinde maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. .... tarihli feragat dilekçesinde feragatin nedeninin davadan sonraki ödeme olduğu, bu nedenle davalıya dava açmakta kusuru bulunmaması nedeniyle müvekili aleyhine vekalet ücreti vs gibi yargılama giderlerine hükmedilmemesi ihtirazi kaydıyla feragat ettiğini belirtmiştir. Somut olayda hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davalı ... şirketi ve diğer davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı trafik kazası nedeni ile maddi tazminat talep etmiştir. Davacı sürücü ...'ın, .../.../... günü saat ...:... sıralarında, idaresindeki ... ... ... plakalı motosikletle ... sokağı takiben ... ... ... caddesi istikametine doğru seyirle girdiği ... sokak kavşağında, istikametine göre sağ taraf bu sokaktan kavşağa giren dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobille çarpıştıkları kaza meydana gelmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin .../.../.... tarihli raporuna göre; "davacı sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'nun %20 oranında kusurlu" belirlenmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun .../.../.... tarihli raporuna göre; "...'ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği Şekil 2.6 %KE %1, %KF%2, Tablo 2.3 %2 özürlülük oranı olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %.2.0 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ... ... 'nın .../.../... tarihli raporuna göre; "davacının geçici iş göremezlik tazminatın %80 kusur indirimi ile ... TL, daimi iş göremezlik tazminatının %80 kusur indirimi ile ... toplamın ise .... olduğu" belirtilmiştir. Davaya konu olayda davalı ... şirketi ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmakta ise de davacı vekili ... /..../.... tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de; ödeme nedeniyle davadan feragat edilmesi, hakkın özünden feragat söz konusu olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafında yatırlan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine, Dair; tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMKnın 341 maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır