İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/12709 E. 2014/17904 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/12709
Karar No
2014/17904
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/718 Esas KARAR NO : 2024/362 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 27/02/2021 KARAR TARİHİ : 23/05/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı dışı kredi lehtarı ... ile yine dava dışı ... T.A.Ş. arasında akdedilen ve müvekkilinin imzası bulunmayan kredi sözleşmeleri ve kredi kartı sözleşmesi nedeniyle kredi lehtarı ve müvekkil hakkında davaya konu icra takibi başlatıldığını, alacaklı banka icra dosyasını ... A.Ş.'ye temlik ettiğini, o da davalı ... A.Ş.'ye temlik ettiğini, icra takibinin son ve güncel alacaklısı davalı ... şirketi olduğunu, takibe dayanak kredi ve kredi kartı sözleşmelerinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkilin davalıya borcu bulunmadığını, talep edilen faiz oranı kanuna aykırı olduğunu, dava dışı banka tarafından takibe dayanak olarak 3 adet kredi sözleşmesi gösterildiğini, alacağının ne miktarının hangi sözleşmeden kaynaklandığı açıklanmadığını, müvekkilinin yalnızca ... tarihli sözleşmede imzası bulunduğunu ve bu kredi de takipten önce ödendiğini, müvekkilinin takibe dayanak yapılan 3 sözleşme nedeniyle de davalıya sorumluluğu ve borcu bulunmadığını, kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunup bulunmadığı gözden kaçacak bir husus olmadığını, basiretli tacir olan bankanın apaçık kötüniyetli olduğunu, davalının takip dosyasını temlik almış olması kötüniyet tazminatından sorumlu olmamasını gerektirmeyeceği gibi kötüniyetli olmadığını da göstermeyeceğini, zira temlik alırken takibe dayanak kredi sözleşmelerinde müvekkilin imzası olmadığını göre göre dosyayı temlik aldığını ve müvekkile karşı haczi işlem tesis ettiğini, davalı, icra dosyasını temlik alırken alacak haklarıyla birlikte riskleri de temlik aldığını, bu nedenlerle davalarının kabulü ile; müvekkilinin Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bu sebeple takibin müvekkil yönünden iptaline, aksi kanaatte faize ilişkin itirazlarının kabulü ile yasal temerrüt faizinin üzerinde talep edilen faiz tutarı yönünden müvekkilinin borlu olmadığının tespitine, takip miktarının %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç-giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine, Karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ... ile alacağı müvekkili şirkete temlik eden ... T.A.Ş. arasında kredi/kredi kartı sözleşmesi imzaladıklarını, temlik eden ... T.A.Ş.'den ... müşteri nolu ... kredi/kredi kartı aldığını, söz konusu kredi/kredi kartı sözleşmesini davacı borçlu ... de müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine borçlulara ... T.A.Ş. tarafından kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular temerrüde düştüğünü ve alacağın tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı Dosyası (Eski ... Esas Sayılı) ile müşterek müteselsil borçlu ... ve diğer borçlular aleyhine takip başlatıldığını, hem mahkeme dosyasında hem de dava dilekçesinde davalı olarak hatalı şekilde birleşen ... A.Ş gösterildiğini, borçlu ödeme planına uygun olarak borcunu ödemediğini, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenizin görevsizliğine; Mahkemeniz aksi kanaatteyse davanın esastan reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... karar sayılı ilamı ile " somut olaydaki uyuşmazlık kredi sözleşmesinden ve kredi kartınadan kaynaklandığı ve bankalara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının TTK'nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde sayılacağı gözetildiğinde; davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması sebebiyle, mahkememizin görevsizliğine, davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine" şeklinde görevsizlik kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiştir. ... T.A.Ş. Genel Müdürlüğü ne müzekkere yazılmış , bankadan gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Antalya Genel İcra Dairesine müzekkere yazılmış gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 'nin ... tarih ... Esas ve ... Karar nolu ilamı ile ".....HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davaya dayanak yapılan ve dava dışı ... A.Ş ile dava dışı asıl borçlu ... arasında düzenlenen davacının da müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşmenin Genel Kredi Sözleşmesi olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde karar vererek dosyayı mahkememize göndermiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu icra takibine konu olan alacak kalemlerinin dava dışı banka tarafından dosyaya gönderilen dosyada mevcut sözleşmeler incelendiğinde; dava dışı ... ... Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı ... arasında 1)... tarihli 5.000,00 TL limitli ve 2)... tarihli 40.000,00 TL limitli olmak üzere iki ayrı çerçeve kredi sözleşmeleri ile davalı tarafın varlığını savunduğu 3)... tarihli ticari kredi kartı sözleşmesine dayandığı, banka kayıtlarında mevcut olmadığından ... tarihli ticari kredi kartı sözleşmesini dava dışı banka tarafından Mahkememize gönderilmediği anlaşılmıştır. Sözleşmedeki tarihin 6098 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce olmasına göre olaya 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ve kefaletin geçerliliği için yazılı olması ve kefalet edilen miktarın sözleşmede açık bir şekilde belirtilmesinin gerekli olduğunu, kredi sözleşmesinde müteselsil kefil için sözleşmede ayrıca bir kefalet limitinin olmadığı hallerde geçerli bir kefalet mevcut olup sözleşmedeki kredi limitinin kefalet limiti olarak kabul edilmiştir. Davacı ...’in ... tarihli çerçeve sözleşmenin devamı 15.sayfasında bahsi geçen kredi sözleşmesinden doğan kredi işlemlerine sözleşme limiti olan 5.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil olduğu görülmüştür. ... tarihli kredi sözleşmesine ise dava dışı ... ... ve ...’in sözleşme limiti olan 40.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil oldukları, ancak davacının bu sözleşme yönünden müteselsil kefil olduğuna ilişkin bir beyanın veya sözleşmede imzasının bulunmadığı görülmüştür. Dava konusu icra takibindeki ödeme emrinden ve dava dışı alacaklı alacağı temlik eden banka tarafından gönderilen evraklar arasında yer alan geri ödeme planından asıl kredi lehtarı ... ve davacının yer aldığı sözleşme kefillerine keşide edilen ... tarihli kat ihtarnamesinde dava dışı borçlu ...’a açılan ve kullandırılan “zirai krediden” ... TL ayrıca hasat kredi kartı işleminden 3.205,00 TL olmak üzere iki ayrı kredi işleminden doğan banka alacağının davaya konu alacak kalemleri olduğu anlaşılmaktadır. Kredi sözleşmelerinin kredi limitinin yazılı olduğu birinci sayfasında davacı ve dava dışı müteselsil kefillerin imzalarının bulunmasının yeterli olduğu ve bu haliyle kefalet sözleşmelerinin mülga Borçlar Kanunu kapsamında geçerli bulunduğu değerlendirilmiştir. Dava dışı borçlu ... ...’ın kullandığı ve dava konusu takibe konu olan nakdi kredi işleminin dava dışı alacaklı alacağı temlik eden banka tarafından gönderilen evraklar arasında yer alan geri ödeme planından ... tarihli 40.000,00 TL limitli, alacağı temlik eden dava dışı banka ile borçlu ... ... arasında kullandırılan ikinci sözleşme ile (birinci sözleşme ... tarihli sözleşmedir.) bağıtlanan kredi sözleşmesine dayandığı, ödeme planı altında ... tarihli sözleşme müteselsil kefilleri olan ... ... ve ...’in yer aldığı, davacı ...’in söz konusu ikinci genel kredi sözleşmesi temelli olan bu krediden kefaleten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Davacı yalnızca ... tarihli birinci genel kredi sözleşmesine kefil olmakla, dava konusu alacağın davacının imzasını taşıyan ya da daha eski tarihli sözleşmelerden doğduğu belirlenemediğinden, ... tarihli sözleşme ile kefil sıfatının sona erdiği, kefalet sorumluluğunun yalnızca ... tarihli birinci genel kredi sözleşmesine binaen tahsis edilecek krediler için geçerli olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. (aynı yönde bkz. Yargıtay 19. H.D. 2014/12709 E. 2014/17904 K.) Ayrıca, dosyada mevcut davacının imzasının bulunduğu ... tarihli çerçeve kredi sözleşmesinde banka ve kredi kartı tahsis ve kullanımına ilişkin düzenleme bulunmamakta olup, çerçeve kredi sözleşmesinde kefil sıfatına haiz olan davacıdan Hasat Kredi adlı borç tutarından kefaleten sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Dava konusu icra takibi alacak kalemlerinden olan ticari kredi kartı kalemine ilişkin olarak ise dava dışı banka ile dava dışı borçlu arasında akdedilen sözleşmenin fiziken bulunamadığı, dava dışı banka tarafından verilen cevapta ilgili sözleşmenin banka kayıtlarında yer almadığı bildirildiğinden dava dışı banka ile dava dışı borçlu arasında hukuken geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceğinden ve davacı da bahsi geçen kredi kartı sözleşmesinde imzanın bulunmadığı iddia ettiğinden imza incelemesi yapılması mümkün olmadığından davacının bahsi geçen sözleşmede kefil sıfatı imzanın bulunmadığı kabul edilmiştir. (imza ispatı yönünden davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmamıştır.) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa zorunlu başvuru sürecinin yürürlük tarihi 01/09/2023 olmakla bu tarihten önce açılan davalarda başvuru zorunlu değildir. Yargıtay 19. HD., 2020/237 Esas, 2020/805 Karar sayılı, 04.06.2020 Tarihli, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik" vermiş olduğu ilamında; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına karar verilmiştir.(Benzer yönde Yargıtay 11. HD., 2020/4396 E, 2021/3198 K; 2020/6050 E, 2021/4519 K) Her ne kadar 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği Ticari davalardan, konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu hüküm altına alınmış ise de bu kanun maddesi dava tarihi (somut davada 27/02/2021) itibariyle de yürürlükte değildir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu alacak kalemleri yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine, 3-Davalı harçtan muaf olan kurumlar arasında yer aldığından bakiye harç tahsiline yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç 713,40 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam 3.297,10 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, 6-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan 17.900,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nun 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/05/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/12709, K. 2014/17904, T. 04.06.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-12709-e-2014-17904-k-b594e2e5e9fc