İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2013/22286 E. 2014/5067 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2013/22286
Karar No
2014/5067
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/71 Esas KARAR NO : 2025/54 ... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/01/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenmiş olan 16.4.2004 tarihli sözleşme uyarınca, davalı ...A.Ş. tarafından istihdam edilen ... (Marangoz)’in, işyerine giderken geçirdiği kaza nedeniyle uğradığı zararın tazmini için İstanbul ...İş Mahkemesinin... E.sayılı dosyası ile bir dava açtığını, davalı şirket aleyhine verilen ve kesinleşen kararın alacaklısı tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyası ile takibe konulması sonrasında, dosya borcunun tamamı olan 592.062.54 TL’nin davacı şirket tarafından ödendiğini, işbu dava ile şimdilik, yukarıda bahsi geçen alacağın 1/3 ünü teşkil eden meblâğdan - İstanbul ...İş Mahkemesince ...(Marangoz)'un kendilerine ödemesi kararlaştırılan 5.100.-00TL lık avukatlık ücretinin düşülmesi suretiyle, kalan 192.254.18 TL lik bölümünün talep edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 192.254.18 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... (Marangoz)’in, işyerine servisle giderken geçirdiği kaza nedeniyle İstanbul ... İş Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile haksız fiil sorumluluğuna dayalı maddi- manevi tazminat davası ikame ettiğini, bu dosyanın davalılarının, ...A.Ş., ... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti. ve sürücü ... olduğunu, dosyanın davalıları arasında davalı şirketin bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat davalarının, maddi ve manevi zarara sebep olan/ sebep olduğu öne sürülen kişiler aleyhinde ikame edilen davalar olduğunu, zararın, ancak ilgilisi olan taraftan talep edilebileceğini, İstanbul ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde de, ilgili dosyanın davacısı olan ...'un talep ettiği maddi- manevi zararları kapsamında, zarar ve kusur incelemeleri detaylıca yapıldığını ve nihayetinde, ...lehine tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, tazminatın ilgilileri arasında davalı şirketin bulunmadığını, ilgili dosyada kapsamlıca yapılan kusur araştırmasında da müvekkili davalı şirkete hiç bir kusur isnat edilmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.4 üncü maddesine istinaden, icra dosyasına ödendiği öne sürülen tutarın, davalı şirketten rücuen talep edilmesinin ve ilgili hükmün davaya dayanak oluşturmasının mümkün olmadığını, sözleşmenin 2.3 üncü maddesi ile, Hizmet Kuruluşu’nun kusuru ya da ihmali ile neden olduğu tüm cezanın, gecikme faizleri ve diğer sorumlulukların, yıllık izinle ilgili sorumluluk dışında (madde 3.4 de belirtilen durum) davalı şirketten talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini, davacının ödeme yaptığını beyan edip delil olarak gösterdiği icra dosyasının, dava ile ilgisiz bir dosya olduğunu, davacı şirketin bordrosu altında davalı şirkette istihdam edilen bir çalışan olduğunu, bu kişinin, 18/10/2005 tarihinde geçirdiği iş kazası kapsamında tazminat isteminde bulunmuş ise de, ...’un geçirdiği iş kazasının, davalı şirkete ait işyerinde değil, başka bir firma tarafından işletilmekte olan bir servis aracında gerçekleştiğini, bir an için davacının, rücu talebinin haklı olduğu varsayılacak olsa dahi, davacının, isnat ettiği sözleşme uyarınca fatura tanziminin de zorunlu olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, dava dışı işçiye iş kazası nedeniyle ödenen tazminat bedelinin, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda ...A.Ş. tarafından istihdam edilen dava dışı işçi ...(Marangoz)'in, işyerine giderken geçirdiği kaza nedeniyle uğradığı zararın tazmini için İstanbul ...İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından açmış olduğu tazminat davası neticesinde verilen ve kesinleşen kararın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulması neticesinde dosya borcunun tamamı olan 592.062,54 TL'nin davacı şirket tarafından ödenmesi üzerine davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan 16.4.2004 tarihli sözleşme uyarınca, davacının ödemiş olduğu miktarın 1/3 ünü teşkil eden meblâğdan İstanbul ...İş Mahkemesince... (Marangoz)'un davacıya ödemesi kararlaştırılan 5.100.00- TL lık avukatlık ücretinin düşülmesi suretiyle, kalan 192.254,18 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Dosyamız arasına celp edilmiş olan İstanbul ...İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ...(marangoz), davalılarının ise ..., ... Ltd. Şti. (sürücünün işvereni), ... (işbu dosyanın davacısı) ... Sosyal Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olduğu, yapılan yargılama neticesinde 13/04/2009 tarihli İş Güvenliği Uzmanından alınan bilirkişi raporunda, davalı asıl işveren ... ile alt işveren ...'nin her birinin % 10 olmak üzere toplam % 20, araç sürücüsü ve ...etinin çalışanı ...'in % 70 ve kazalı davacının % 10 kusurlu oldukları, davalı ... Teknik'in kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir. 26/05/2010 tarihli heyet raporunda, 13/04/2009 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere itibar edilerek aynı oranda kusur dağılımı olduğu belirtilmiştir." gerekçesiyle, "Davanın Kısmen Kabulüyle, -140.309,31 TL net maddi tazminatın ve 35.000,00 TL net manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ltd Şti dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair isteğin reddine, -...Ltd Şti hakkındaki davanın reddine" karar verilmiş olduğu, işbu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 2023/195 Esas, 2023/665 Karar Sayılı, 12/04/2023 Tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun kesin olmak üzere esastan reddine karar verildiği ve mahkeme ilamının kesinleşmiş olduğu, işbu ilamın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiği, icra dosyasında bu dosyanın davacısı tarafından toplam 592.062,54 TL'nin ödenmiş olduğu görülmüştür. Yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda özetle; Dosya içeriğinden, taraf şirketler arasında akdedilen 16.4.2004 tarihli sözleşme kapsamında, işçi ... (...)'in, davacı ... şirketine sigortalı olarak, davalı... şirketine ait işyerinde çalıştığı; işyeri dışında işe servisle gelirken geçirdiği trafik kazası sonrası, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası açtığı; iş kazasına dair İstanbul ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada, ... şirketinin taraf olmadığı, yargılama sonunda, ...LTD ŞTİ ve ...A.Ş. hakkında “140.309,31 TL net maddi tazminatın ve 35.000,00 TL net manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Teknik Ve Sosyal Hizmetler San Ve Tic Ltd Şti dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” şeklinde karar verildiği ve ilgili kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği; söz konusu kararda geçen alacağın tahsili için işçi ... (Marangoz) tarafından icra takibi başlatıldığı; ilgili icra dosyası borcuna karşılık, işbu davanın davacısı ... A.Ş. Tarafından 17/05/2023 ve 25/05/2023 tarihlerinde toplamda 592.062,54 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Taraf şirketler arasında akdedilen 16.4.2004 tarihli Hizmet Sözleşme'sinin, 5.4 maddesinde, HİZMET KURULUŞU'nun başta İş kanunu olmak üzere mevcut iş ilişkisi nedeniyle sözleşmenin tarafı olan işçi için ödediği her türlü vergi, ücret, sigorta primi, tazminat ve benzeri ödemelerden ötürü, ödediği miktar ölçüsünde ... 'e rücu edeceği, düzenlenmiştir. Taraf şirketler arasında imzanan Hizmet Sözleşmesi içeriğinden, davacı ... şirketinin, davalı ...şirketine personel sağladığı, işçilerin, ...'e eit iş ve işyerinde çalıştıkları, işçilerin işe alınmasından işten çıkartılmasına dair tüm yetkinin ... şirketinde olduğu görülmektedir. İstanbul ...İş Mahkemesinin... E. sayılı dosyasında verilen karar içeriğinden, ... şirketinin kendi kusur-sorumluluk sınırının %10 olduğu, geri kalan %70 +10'luk sorumluluğun ... şirketi ve bu şirketin çalışanına ait olduğu anlaşılmakla, davacı ... şirketinin rücu edebileceği en fazla tutarın, uğranılan zararın %10'u olabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Uğranılan toplam zararın 592.062.54 TL - 5.100.- TL= 586.962,54 olduğu sonucuna ulaşılmakla, bu tutarın %10'u 58.696,254 TL, bu tutarın yarısı (%10/2'si) ise 29.348,127 TL'dir. Bu zararların ...'e rücu edilip edilmeyeceği ile ne kadarının rücu edileceğine dair nihai takdir Sayın Mahkemeye aittir. Şeklinde kanaat bildirilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin, işçi alacakları, iş kazasından kaynaklı tazminat alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Yargıtay 13. HD'nin 28.01.2014 tarih ve 2013/22286 E., 2014/2147 K; 25.02.2014 tarih ve 2013/23685 E., 2014/5067 K. sayılı ilamları ile Yargıtay 23. HD'nin 23.06.2014 tarih ve 3992 E., 4794 K.; 13.11.2014 tarih ve 9000 E., 7235 K; 30.10.2014 tarih ve 1137 E., 677 K; 26.10.2015 tarih ve 5859 E., 6854 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Somut olay bakımından yukarıda anılan yasal düzenlemeler kapsamında davacı ile dava dışı şirketlerin, davalının dava dışı işçiye karşı müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmakta ise de iç ilişkide her birisinin kendi kusuru oranında sorumluluğu söz konusudur. Bu kapsamda taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 5.4 maddesi kapsamında davacının sorumlu olduğu ve dava dışı işçiye ödemiş olduğu bedelin %10 kusur oranı karşılığı olan 58.696,254 TL'sini davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmakla davasının bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 58.696,25-TL'nin dava tarihi olan 30.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Alınması gerekli olan 4.009,54-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 3.283,23-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 726,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 3.283,23-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 488,40-TL (başvuru ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 290,00-TL, bilirkişi ücreti: 2.750,00-TL olmak üzere toplam: 3.528,40-TL yargılama giderinin davanın %30,5 kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.076,16-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00TL'nin %30,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.098,00-TL'sinin davalıdan, 2.502,00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2013/22286, K. 2014/5067, T. 30.01.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2013-22286-e-2014-5067-k-d67d2f029e21