İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2013/22286 E. 2014/5067 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2013/22286
- Karar No
- 2014/5067
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/264 Esas - 2023/613 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/264 Esas KARAR NO : 2023/613 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2023 KARAR TARİHİ : 01/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında “Temizlik, Lokal, Misafirhane, ve Bahçe Hizmetleri İşi'ne ilişkin hizmet sözleşmesi olduğunu, dava dışı işçi ...'ın 01.01.2016-31.12.2017 tarihleri arasında davalı firma da çalıştığını, işçinin iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiğini, kendisine toplam 44.517,28 TL kıdem tazminatı ödendiğini , sözleşme gereğince kıdem tazminatından alt işverenlerin sorumlu olduğunu, ödenen kıdem tazminatından davalının çalıştırdığı dönem itibariyle 3.921,01 TL sinden davalının sorumlu olduğunu 3.921,01 TL asıl alacağın faizi ile birlikte tahsili için ... 13. İcra Dairesinin 2023/2406 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, haksız yere takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemiyle yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. (İİK Madde 67) Uyuşmazlık işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin sorumlu olup olmadığı noktasındadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl(üst) işveren, davacı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim, TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Yargıtay 13. HD'nin 28.01.2014 tarih ve 2013/22286 E., 2014/2147 K; 25.02.2014 tarih ve 2013/23685 E., 2014/5067 K., sayılı ilamları ile Dairemizin 23.06.2014 tarih ve 3992 E., 4794 K.; 13.11.2014 tarih ve 9000 E., 7235 K; 30.10.2014 tarih ve 1137 E., 677 K; 26.10.2015 tarih ve 5859 E., 6854 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Davadaki taraflar arasında 2015/137524 İKN ile 2016-2017 yılları arasını kapsayan “Temizlik, Lokal, Misafirhane, ve Bahçe Hizmetleri İşi sözleşmesinin imzalandığı, dolayısıyla sözleşme süresinin toplam 730 gün olduğu, Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları” başlığı 22. Maddesinde “22.1. Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların yer aldığı görülmüştür. Dava dışı işçinin SGK Hizmet Dökümünün incelenmesinde; davalı alt işveren Şirketlerde 01.01.2016-13.06.2022 tarihleri arası dönemde kesintisiz (bazı tarihlerde işten çıkışının yapılarak ertesi gün işe girişinin yapılmak suretiyle) toplam 2355 gün çalışmasının; Davalı ... Grup Sosyal Hizmetler Danışmanlık Peyzaj Tem. Gıda Tic. Ltd. Şti.'nde 01.01.2016- 31.12.2017 tarihleri arasında 730 gün çalıştığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından yapılan hesaplama da işçinin davalı şirkette çalıştığı son brüt ücreti olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak rücu talebinde bulunduğu, buna göre 2017 yılı son ücretin brüt 1.775,00 TL çıplak ücreti olduğu, 198,00 TL yemek ücreti hesabına göre giydirilmiş brüt ücretin 1.975,00 TL olduğunun belirlendiği, yüklenicide 2 yıl çalıştığından kıdem tazminatının brüt 3.951,00 TL net 3.321,21 TL olarak hesaplama yaparak işçinin 2017 yılı son brüt ücretine göre yapılan hesaplamaya göre 3.921,01 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte toplam 4.171,55 TL'nin (3.921,01 TL + 250,54 TL) tahsili için ... 13. İcra Dairesinin 2023/2406 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı , borca ,itiraz edildiği davanın tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ise, Dava dışı işçinin kıdeme esas döneminin 01.01.2016-13.06.2022 olarak bildirdiği toplam 6 yıl 5 ay 12 gün olmak üzere toplam 2355 gün olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, dava dışı işçinin 6 yıl 5 ay 12 günlük kıdemi ve feshin gerçekleştiği tarihteki aylık giydirilmiş ücreti olan brüt 6.841,77 TL üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı tutarı brüt 45.127,84 TL ve net 44.785,32 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen tutar vergi kesintileri dahil kıdem tazminatı için taleple bağlılık ilkesi gereğince net 44.517,28 TL ödeme yapılmıştır. Bilirkişi raporunda hesap edildiği şekli ile davacı, davalı Şirkete kendi dönemleriyle sınırlı şekilde kıdem tazminatı karşılığı olarak 13.799,41 TL'yi rücu edebilecektir. Davacı tarafından talep konusu kıdem tazminatının rücu hesaplamasında ilgili davalı alt işveren tarafından fesih tarihi olan 31.12.2017 tarihindeki son ücret üzerinden hesaplanarak rücu talep edildiği, asıl alacak miktarının 3.921,01 TL net kıdem tazminatı talebi olduğundan taleple bağlılık ilkesi gereğince 3.921.01 TL'vi davalıva rücu edebilecektir. Ödeme tarihi ile takip tarihi arasında da 255, 70 TL faiz hesabı yapılmıştır. Bilirkişi raporuna davalı tarafından itiraz edilmemiştir. Mahkememizce yapılan incelemede, davalı şirketin yüklenici olduğu, dava dışı işçinin kıdem tazminatından şirkette çalıştığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olduğu yapılan hesaplamanın davalının icra dosyasında talep ettiği miktardan daha faza olduğu taleple bağlılık ilkesi gereği icra dosyasında talep edilen asıl alacak ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar hesap edilen faizden davalının sorumlu olacağı kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜNE, Davalının ... 13. İcra Dairesinin 2023/2406 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 3.921,01 TL asıl alacak, 250,54 TL işlemiş faiz üzerinden takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, Takipteki asıl alacak miktarı olan 3.921,01 TL asıl alacak üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 284,96 TL harçtan, dava açılışında alınan 179,90 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 17,11 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 197,01 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 87,95 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 179,90 TL peşin harç, 17,11 TL tamamlama harcı, 179,90 TL başvurma harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 358,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 2.734,91 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.171,55 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, İlişkin, davacı vekili ...'in yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırının altında olduğundan kesin olarak karar verildi. 01/11/2023 "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."