İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2012/1910 E. 2013/2385 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2012/1910
Karar No
2013/2385
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/559 KARAR NO :2025/57 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:18/09/2024 KARAR TARİHİ:21/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve Ticaret A.Ş. (“...”) ile Davalı ...Ş. arasında, Müvekkilimiz tarafından ihraç edilen bir takım araç yedek parçası malların konteyner içine emniyetli bir şekilde istiflenmesi, bağlanması, konteyner içi takozlama ve sabitleme ( lashing ) hizmeti konularında anlaşıldığı, Bu hizmetler ekte Mahkemece sunduğu ve Davalı ... firması tarafından, Müvekkili ... firmasına kesilen ... and ... numaralı faturalar kapsamında gerçekleştirilmiştir. İlgili faturalar ekte Mahkemeninin dikkatine sunulduğu, Bu ticari hizmetleri karşılığında Müvekkili firma ... tarafından, Davalı ... firmasına, ... numaralı fatura karşılığı “lokal masraf bedeli” / “lashing hizmeti” / “Storage Detention” ardiye hizmeti için 7.850 amerikan doları ve yine ... numaralı fatura karşılığında “ardiye” ve “lashing” hizmeti için 5.500 USD ücret ödendiği, Mahkemenize ekte de sunduğumuz her iki fatura ayrıntılı incelendiğinde, bu taşımaya konu malların hangi gemiler ile Ambarlı Limanı’ndan Novorossıysk limanına taşınacağı da fatura bilgileri içeriğinde mevcut olduğu, ıı.davalı ... yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle oluşan zarardan dolayı sorumluluğu ihtilafa konu husus, taşımaya konu yükün Rusya'da konteynerler açıldıktan ve indirildikten sonra yapılan incelemesinde, konteyner içi parçaların bağlantı ve emniyet ip ve halatlarının koptuğu ve taşınan yükün konteyner içerisinde taşınması esnasında emniyet ve bağlantı noktalarından ayrılması sebebiyle zarar görmüş olması ve Rusya’da yapılan survey ve kontrol süreci sonunda konteynere istiflenen araç yedek parçalarının konteyner içerisine gereği gibi istiflenmediği, halat vb. emniyet önlemlerinin gereği gibi alınmadığı ve lashing hizmetinin özenle gerçekleştirilmediği, bağlantı yerlerinde kopmalar meydana geldiği ve taşınan malın bu nedenle hasar gördüğü tespit edildiği, dosyaya sunduğu fotoğraflardan da görülebileceği üzere konteynerlerin dış yapısında içerisindeki yükün bu şekilde devrilmesine ve ezilmesine neden olabilecek büyüklükte fiziki bir darbe bulunmadığı anlaşıldığı, izah edilen ve Mahkeme’ce resen tespit edilecek gerekçelerden ötürü; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, •Toplam 34.592,13 USD (Otuz Dört Bin Beş Yüz Doksan İki Amerikan Doları on üç sent) tutarında zararın Davalıdan TBK md. 99 uyarınca aynen USD cinsinden tahsiline, •Fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinin Davalıdan tahsiline, •Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşımanın deniz yolu ile gerçekleşmiş olması, alacak iddialarının ise yükün deniz yolu taşıması sırasında hasarlandığı iddiası ile doğmuş olması göz önüne alındığında uyuşmazlığın esasının Türk Ticaret Kanun'un 5. kitabının Deniz Ticaretine ilişkin hükümleri ile denetlenmesini gerektiği, TTK'nın 5. maddesinin atfı ile Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 20/07/2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul ilinde Deni İhtisas Mahkemesi kurulduğu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi Asliye Ticaret Mahkemesine göre özel mahkeme niteliğinde olup TTK'nın 5. kitabında düzenlenmiş Deniz Ticareti Hükümlerinin denetiminin gerektirdiği uyuşmazlıklara bakmaya münhasıran görevlidir. Anılan sebepler ile dava konusu uyuşmazlığı incelemede Sayın Mahkemeniz Görevli olmayıp İstanbul İ içerisinde Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile görev yapan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu, Türk Ticaret Kanunu madde 1246'nın açık hükmüne göre denizyolu taşımalarında doğan bütün alacaklar 1 yılda zamanaşımına uğradığı, davacı taraf her ne kadar ru: 'ya taşınan ihraç ettiği yüklerinin müvekkili şirketin hatalı istiflemesinden kaynaklı hasarlanıp zarara uğradığını iddia etse de uğradığı zarara katlandığına ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, izah edilen ve Mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle, her türlü beyanda bulunma hakkı ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak ve ikrar teşkil etmemek kaydı ile, davanın başta esasa girilmeksizin usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, her halükârda işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle zarar tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ön inceleme duruşmasının 24/12/2024 günü yapılmasına karar verilmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. TTK’nun 5. kitap kısmında ‘Deniz Ticareti’ başlığı altında sıralanmış bulunan düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin davalar ise Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanına girmektedir. Dava konusu taşımanın deniz yolu ile gerçekleşmiş olması, alacak iddialarının ise davacı tarafça yükün istiflenmesi sırasında davalı tarafça ise deniz yolu taşıması sırasında yükün hasarlanmış olduğu iddiası karşısında göz önüne alındığında uyuşmazlığın esasının hasarın hazırlık aşamasında da mı yoksa taşıma sırasında mı gerçekleşmiş olduğu hususunun Türk Ticaret Kanun'un 5. kitabının Deniz Ticaretine ilişkin hükümleri ile denetlenmesini gerektiği anlaşılmakla; uyuşmazlığın çözümünde Deniz Ticareti hükümlerinin de dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla iş bu davada Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevli olduğu (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 12.02.2013 tarihli 2012/1910 E., 2013/2385 K.; 30.05.2016 tarihli 2016/5827 E. 2016/5951 K. sayılı içtihatları;) anlaşıldığından görev itirazının kabulü ile; açılan davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-6100 sayılı HMK m. 114/I-c ve 115'e göre mahkememizin görevsiz olması nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyanının görevli ve yetkili İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepde bulunulmaması ve süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK 331 md gereğince harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2012/1910, K. 2013/2385, T. 30.05.2016, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2012-1910-e-2013-2385-k-345243a266d4