İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2011/1057 E. 2011/16502 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2011/1057
- Karar No
- 2011/16502
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/852 Esas KARAR NO:2024/551 DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ:27/12/2023 KARAR TARİHİ:01/10/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ ... A.Ş. ile davalı borçlu ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçluya kredi kullandırıldığını, davalının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine müvekkili şirket tarafından Genel Kredi Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri uyarınca borçluya kullandırılan kredi hesabı kat edildiğini, borçlu tarafça vadesi gelmesine ve ihtar edilmesine rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle ...Alacakları İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe, borca ve tüm ferilere itiraz edilmiş ve borçlunun işbu haksız itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiği, Arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ...Arabuluculuk Bürosu ... arabuluculuk dosya numarası ile yapılan görüşmelerde olumlu sonuç alınamadığını ve toplantı anlaşmama ile sonuçlanarak 09/10/2023 tarihinde son oturum tutanağı imzalandığını, müvekkili sözleşmenin kendisine yüklemiş olduğu bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalılar tarafın yüklendiği edimi yerine getirmemesi sebebiyle maddi olarak zarara uğradığı izahtan vareset olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, itirazın iptaline ve takibin devamına ve yine takibe konu alacağın likit olması hususu göz önünde bulundurularak davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dosyaya hiçbir belge ve evrak sunulmadığını, iddia eden iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davacı tarafça dosyaya ne takip aşamasında ne de dava aşamasında hiçbir sözleşme, hesap kat ihtarnamesi ve sair hiçbir belge sunulmadığını, buna karşın dava dilekçesinde davacı tarafça müvekkiline, Genel Kredi Sözleşmesi ile kredi kullandırıldığı bildirildiğini, bu sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca da sözde müvekkiline kullandırılan kredi hesabının kat edildiği iddia ettiğini, ancak müvekkilinin şahsi olarak davacı banka nezdinde kullandığı hiçbir kredi bulunmadığını, müvekkilinin kullandığı bir kredi ile buna bağlı olarak kredi sözleşmesi bulunmamasının yanında, müvekkilinin davacı banka nezdinde kredi kullandığını da kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin eşinin de müvekkilinin kullandığı iddia edilen krediler bakımından bir rızası bulanmadığını, bunun yanında müvekkiline tebliğ edilmiş bir hesap kat ihtarnamesi ve kat ihtarnamesine konu sözleşmenin hesap özeti de bulunmadığını, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 06.09.2023 tarih, .... sayılı ilamı ile ödeme emrinin iptaline kesin olarak karar veridiğini, işbu davanın dava şartlığı yokluğu nedeniyle esasa girilmeksizin reddine karar verilmesini, Mahkemeniz aksi kanaatte ise eldeki davanın esasına girilerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, İİK 67. Maddesine göre itirazın iptali davasıdır. Uyap üzerinden entegre edilen İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 6.000,00 TL asıl alacak, 104,50 TL işlemiş faiz,39,70 TL masraf,5,23 TL diğer masraf olmak üzere toplam 6.149,43 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 02.06.2023 tarihinde tebliğ ediliği, ve davalı borçlunun 07.06.2023 tarihli itirazı ile takibin durduğu, görülmüştür. Yine icra dosyası içerinde bulunan; .... İcra Hukuk Mahkemesinin 06.09.2023 tarihli ...sayılı ilamı ile'' Alacaklı banka vekilinin icra takibine dayanak yaptığı kredi sözleşmesinin, ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmediği anlaşılmıştır. İİK'nun 58/3. maddesi gereğince; alacak, bir belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine verilmesi ve ayrıca Hukuk Genel Kurulu'nun 2.2.2000 tarih ve ... Esas, 2000/47 sayılı kararında da açıklandığı üzere İİK. nun 61/l. maddesi (2). cümlesi gereğince de takip bir belgeye dayanıyor ise, belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesi zorunludur. Borçlunun takibin şekline göre yasal sürede icra dairesine itiraz etmiş olması, şikayet yoluyla icra mahkemesinden ödeme emrinin iptalini istemesine engel teşkil etmez. Zira hakkında yeniden ödeme emri tebliği gerekeceğinden, borçlunun ödeme emrinin iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. (Y.12.H.D. 2011/1057 E. 2011/16502 K.)'' Gerekçeleri ile şikayetin kabulü ile ödeme emrinin iptaline' kesin olarak karar verildiği, ayrıca 06/09/2023 tarihli hükmün, kesin olması nedeniyle 06/09/2023 tarihinde kesinleştiğine dair 29.09.2024 tarihli kesinleşme şerhinin de yazıldığı görülmüştür. HMK'nın 115/1. maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 26.05.2023 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibinin yapıldığı, ödem emrinin davalıya 02.06.2023 tarihinde tebliğ ediliği, davalı tarafından 07.06.2023 tarihinde takibe itiraz edildiği, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 27.12.2023 tarihinde davacı tarafından işbu itirazın iptali davasının açıldığı, davalı tarafından ödeme emrinin usulüne uygun olmadığından bahisle iptali için şikayet yoluna başvurulduğu ve .... İcra Hukuk Mahkemesinin 06.09.2023 tarihli ...sayılı ilamı ile ödeme emrinin iptaline kesin olarak karar verildiği, dava tarihi itibariyle davalı borçluya usulüne uygun düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığı, itirazın iptali davasının ön koşulu olan geçerli bir ödeme emri olması dava şartı olduğundan ( Bkz.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/12/2020 tarih 2020/2771 Esas, 2020/5682 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/05/2023 tarih 2021/8624 Esas, 2023/2855 Karar sayılı ilamı,) davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcının mahsubu ile eksik alınan bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 6.149,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 -TL Arabuluculuk ücretinin; davacı taraftan alınarak, hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır