Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/750 E. 2024/739 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/750
- Karar No
- 2024/739
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1654 KARAR NO : 2024/1849 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 19/09/2024 NUMARASI : 2024/750 E. - 2024/739 K. DAVA KONUSU : İtirazın İptali KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2024 İSTEM: Davacı vekili; davalı hakkında İzmir 6. İcra Dairesi'nin 2022/8724 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından yasal süresinde yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, davalının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesine aykırı kullanımının tespit edildiğini, buna ilişkin kullanım bedeli tahakkuk ettirilmiş olmasına davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takip toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili arasında ticari bir iş olduğunu, davacının davasını dayandırdığı olguların faturaya dayalı olduğunu, ticari bir uyuşmazlık söz konusu olduğunu, bu hususun ticari defter ve kayıtlar ile ispat edileceğini, kaçak elektrik vasıtası ile kullanıldığı iddia edilen belgelerde müvekkilinin herhangi bir imzasının bulunmadığını, bu nedenle tutanakların geçerli olmadığını, gönderildiği iddia edilen faturanın ne şekilde kime tebliğ edildiğinin belirsiz olduğunu, fatura tebliğ edilmediğinden itiraz hakkının da kısıtlandığını, borcu kabul anlamına gelmemek ile birlikte temerrüde düşürülmeden faiz istenilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, hem işlenmiş faizin tamamına hem de faiz oranına itiraz ettiklerini, taraflarınca ilgili tutanağa 16/05/2022 tarihinde itiraz edilmesine rağmen davacının sunmuş olduğu belgede yazılı bulunan 24/05/2022 tarihinin hatalı olduğunu, tutanak içeriğinin incelemesinde tutanağın usulüne uygun düzenlenmediğinin görüleceğini, Müdürlükçe itiraz değerlendirilmeden icra takibinin başlatıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, hukuki bir dayanağı olmadığını ileri sürerek davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: Mahkemece,6102 Sayılı TTK'nın 5/A-1 maddesi ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince Arabuluculuğa başvurulmaksızın işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı yan istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davayı Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları için dava şartı arabuluculuğu yerine getirmediklerini, ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verilince karardan önce dava şartını yerine getirdiklerini, kararın usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk edilen bedelin tahsili istemiyle girişilen takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; 7155 sayılı Kanun ile TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115 inci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bununla birlikte aynı kanunun 115 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulama alanı bulmasına engel yoktur. Bu bağlamda, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. Somut olayda davanın İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/425 esasına kaydının yapıldığı, davanın harç ve gider avansının 19.12.2022 tarihli makbuz ile yatırıldığı, İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, 12.09.2024 tarihinde 2024/750 esas numarasını aldığı, davacı vekilince dosyanın görevli İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gelmesinden önce 21.02.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, 07.03.2024 tarihli son tutanağın ise mahkemece verilen süre içinde 19.092024 tarihinde mahkemeye sunulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı ve davadan önce arabuluculuğa başvuru yapılması mutlak (tamamlanamaz) dava şartı ise de; taraflarca ileri sürülmeyen ve mahkemece nazara alınmayan bu eksiklik dosyanın mahkemeye gelmesinden evvel giderilmiş olduğundan HMK'nun 115/3 maddesi karşısında davanın dava şartı yokluğundan reddedilemeyeceği halde (Emsal;Yargıtay 17. HD., 04.02.2021 T., 2020/3187 E., 2021/762 K.; Yargıtay 3. HD., 04.10.2022, 2022/573 E., 2022/7275 K., Yargıtay 3. HD. 21.09.2023 T., 2023/616 E., 2023/2371 K.) davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, buna ilişkin davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.09.2024 tarih, 2024/750 Esas - 2024/739 Karar sayılı kararının, HMK.'nun 353/1-a.4 gereği KALDIRILMASINA; 2-Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine" 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-Sair istinaf yargılama harç ve giderlerinin mahkemesince yeniden yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-g maddesi uyarınca 06/11/2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.