İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2009/6778 E. 2010/12859 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2009/6778
- Karar No
- 2010/12859
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2022/423 KARAR NO : 2024/388 DAVA : KOOPERATİF ÜYELİĞİNİN TESPİTİ DAVA TARİHİ : 06/06/2022 KARAR TARİHİ : 20/05/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen KOOPERATİF ÜYELİĞİNİN TESPİTİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... no.lu dairelerin maliki olup Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli binbaşı olduğunu, Sınırlı Sorumlu ... İşletme Kooperatifi'in ana sözleşmesinin 10. Maddesi uyarınca ortaklığa kabul için genel şartların yanı sıra ordu mensubu olmanın yanı sıra ...sitesinde konut maliki olmanın şartı da arandığını, "açık kapı ilkesi" gereği müvekkilinin üye olma hakkı bulunduğunu, 05/11/2015 tarihinde üyelik başvurusu yaptığını, başvurunun haklı bir sebep olmaksızın sürüncemede bırakıldığını, bunun üzerine ... 19. Noterliğinin.. tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edilerek 18/04/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, 26/04/2022 tarihinde iadeli taahhütlü postayla üyelik kaydının reddedildiğinin bildirdiğini, verilen cevapta taleplerinin reddi gerekçesi olarak ana sözleşmenin değiştiği ve bu değişiklikle kooperatife yeni üye alınmasının mümkün olmadığının ileri sürüldüğünü, tüm üyelerin imzası alınmaksızın, kuruluş usullerine aykırı ana sözleşme değişiklik kararının yok hükmünde olduğunu, Kooperatifler Kanununun 98. Maddesinin göndermesiyle TTK’nun 391. Maddesi gereğince eşit işlem ilkesine aykırılık nedeniyle yönetim kurulu kararının hükümsüz olduğunu, açıkça kötü niyetli hareket edildiğini, kooperatifin, bir kısım arsa değeri taşıyan ticari ve sosyal alanları da satışa çıkardığını, malik olduğu iki konutun değerinin düşeceğini, satışların öncelikle kooperatif üyelerine yapıldığını, müvekkilinin başvurusunun reddedilmesi ile bu alanlara teklifte bulunma ve ön alım hakkını kullanmasının engellendiğini belirterek, öncelikle satışa çıkarılmış kooperatife ait gayrimenkullerin satışının telafisi olmayan zararlara yol açmaması için tedbiren teminatsız durdurulmasına, mahkeme teminat görüşünde hemfikir değilse teminatın hesaplanması için süre verilmesine, müvekkilinin ortaklığının tespitine, ortak olarak kaydı talebinin kabulüne, yönetim kurulu kararıyla kendilerine bildirilen ana sözleşmedeki 11. Maddenin yokluğunun tespitine, mahkeme aynı görüşte değilse hükümsüzlüğünün tespitine, aynı görüşte değilse bu husustaki değişiklik tarihini gösteren kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce tensibin 13-14-15.maddesi gereğince davacı vekilinin talebini netleştirerek açıklaması için bir hafta süre verilmiş, davacı vekili 05.07.2022 tarihli beyan dilekçesi ile; "...İşbu davanın asli talebi; müvekkilin davalı kooperatife üyeliğinin tespiti olup, ancak karşı yanca kooperatife başvurularımızın yıllardır sürüncemede bırakılması ve tarafımızca çekilen son ihtarnameye Ana sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca Kooperatifimize yeni ortak kaydı yapılması mümkün olmadığı gerekçesiyle başvuru reddedilmiştir. Bu sebeple, başvurunun reddini içerir 26/04/2022 tarihli Yönetim Kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitini, eğer sayın mahkeme aynı görüşte değilse hükümsüzlüğünün tespitine, yine sayın mahkeme aynı görüşte değilse iptaline karar verilmesi, başvuru reddine dayanak olarak sunulan ana sözleşmenin 11. maddesinin dava dilekçemizde açıklandığı üzere kooperatifler kanunu'na açıkça aykırı olduğunun tespiti ve bu maddenin yok hükmünde olduğunun tespitini, eğer sayın mahkeme aynı görüşte değilse hükümsüzlüğünün tespitine, yine sayın mahkeme aynı görüşte değilse iptaline karar verilmesini, Ana sözleşmede değişiklik yapılmasına dair Genel Kurul kararının yokluğunu talep etmekteyiz. Mahkeme tarafımızla aynı görüşte değilse hükümsüzlüğünü, hükümsüzlük bakımından aynı görüşte değilse iptalini talep etmekteyiz. İşbu talepler asli talebimizi etkileyen feri taleplerimizdendir...." denilmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. Davacı vekili 18.12.2023 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkiline yapılmış olan tebligatların müvekkilinin Eski ... adresine yapıldığını, önceki yönetim kurulu tarafından alınmış ve sonradan gelen yönetim kurulu üyelerinin de bilgisi olmayan bu adreslere yapılan tebligatlar her ne kadar hukuken bağlayıcıysa da, müvekkilinin bu davanın açıldığını ve derdest olduğunu yeni bir ... adresi aldığında öğrenebildiğini, dolayısıyla, bu davanın takipsiz bırakılmış olamasının bir ihmal değil, bir talihsizlik sonucu olduğunu, davacının 2015 ve 2016 yılındaki müracaatlarının, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu evrak ile de sabit olduğu üzere, müvekkili kooperatif yönetim kurulu tarafından reddedildiğini, ret kararlarının kendisine tebliğ edildiğini, davacının bu ret kararlarına karşı 5 yılı aşkın süre sessiz kaldığını, haliyle, mevcut ortakların kooperatife karşı açacakları her türlü davanın 5 yıllık zaman aşımına ve yine ortaklıktan ihraç kararları 3 aylık hak düşürücü süreye ve yine TTK'nun 192.maddesi kapsamında açılacak olan iptal davaları dahi 2 aylık süreye tabiyken, kanunda yer almayan ve fakat içtihat ile tanınmış olan bir hakkın kullanımının daha uzun bir süre içerisinde dahi mümkün olacağı düşünülemeyeceğinden, 2015 ve 2016 yıllarındaki ret kararlarına karşı 2022 yılında dava açılmasına hukuken olanak bulunmadığı, davacının bahse konu ret kararlarını eylemli olarak kabul etmiş olduğunun kabulü gerektiği, bununla birlikte davacı her ne kadar 2022 yılında tekrar ortaklık müracaatında bulunduğu ve bu talebin reddi üzerine bir ay içerisinde işbu davayı açmış ise de, müvekkili Kooperatifin Ana Sözleşmesinin konuya ilişkin 11.maddesi, 30.08.2018 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında "Kooperatife yeni ortak kaydı yapılamaz" şeklinde değiştirildiğini, (27.08.2018 tarihli TTSG sayfa:571) müracaat tarihi olan Nisan 2022 itibariyle müvekkili kooperatife yeni ortak kaydı mümkün olmadığından davacının ortak olarak kabulü yönündeki talebinin reddedilmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı vekilinin her ne kadar ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından verilmiş olan kabul kararının emsal nitelikte dosyaya celbini istemiş ise de, bahsi geçen kararda Ana Sözleşmenin 11.maddesindeki düzenlemenin dikkate alınmamış olması ve yine kararın henüz taraflara tebliğ edilmemiş ve haliyle kesinleşmemiş olması sebebiyle bu kararın iş bu dava yönünden emsal olarak kabul edilmesine hukuken olanak bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; davacının davalı kooperatife üyelik talebinin reddine ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile davalı kooperatife üye olduğunun tespitine, ortak olarak kaydı talebinin kabulüne, yönetim kurulu kararıyla bildirilen ana sözleşmedeki 11.maddenin yokluğunun tespitine, mahkeme aynı görüşte değilse hükümsüzlüğünün tespitine, aynı görüşte değilse bu husustaki değişiklik tarihini gösteren kararın iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkememizin 07.07.2022 tarihli ara kararının 1 ve 2 nolu bendinde de işaret edildiği gibi dava; 1-Davanın 6100 sayılı HMK m.111 kapsamında açılmış terditli dava niteliğinde olduğu, buna göre asli talebin davacının davalı olan kooperatife ortak olduğunun tespiti, bu çerçevede ilgili yönetim kurulu kararının yokluğu/hükümsüzlüğü/iptali, buna mukabil davacının feri talebinin ana sözleşmenin 11.maddesindeki değişikliğe ilişkin genel kurul kararının yokluğu/hükümsüzlüğü/iptali olduğu anlaşılmakla bu çerçevede yarılamaya devam olunmasına, 2-Gerek Yargıtay uygulaması gerek doktrin görüşleri çerçevesinde terditli davada öncelikle asli talebin değerlendirilmesi gerekeceğinden ve görevli mahkemenin ise öncelikle asli talebe göre değerlendirmesi gerektiğinden görev hususunun bu çerçevede belirlenmesine, karar verilerek heyetten tek hakime verilmiş, yargılamaya buna göre devam edilmiştir. HMK.nun 33.maddesi gereğince hukuki vasıflandırma mahkemeye aittir. Zira yasa maddesinde de emredildiği üzere hakim Türk hukukunu resen uygular. Davacı vekilinin davadaki esas talebi, kooperatife yaptığı üyelik başvurusunun yönetim kurulu kararı ile reddine ilişkin kararın iptali ile kooperatife üye olduğunun tespiti istemine yöneliktir. Terditli olarak yönetim kurulu kararıyla bildirilen ana sözleşmedeki 11.maddenin yokluğunun tespitine, mahkeme aynı görüşte değilse hükümsüzlüğünün tespitine, aynı görüşte değilse bu husustaki değişiklik tarihini gösteren kararın iptaline karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Davacı taraf, üyeliğe engel olarak gösterilen sözleşmenin 11.maddesindeki değişiklik genel kurul kararı ile yapıldığından, bu kararın da iptalini istemektedir. Bu nedenle öncelikle davacı tarafın terditli talebinin genel kurul kararının iptali istemi olarak kabul edilip edilemeyeceğinin tartışılması gerekmektedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 8. maddesine göre, kooperatiflere ortak olmada açık kapı ilkesi benimsenmiştir. Kanun ve kooperatif anasözleşmesinde yazılı şartları yerine getiren herkes kooperatife ortak olabilir. Kaldı ki haklı bir neden olmaksızın ortaklığa kabule ilişkin başvuru isteği reddedilen kişi yargı mercilerine gidebilir. Kooperatif genel kurulunda alınan kararlara yönelik olarak kimlerin iptal davası açacağı 1163 sayılı Kooperatifler Yasası´nın 53 ncü maddesinde düzenlenmiştir. Ortaklık sıfatı, ortağın açacağı iptal davasının dinlenebilmesi koşuludur. Davacı, bu sıfatını davanın kesin hüküm ile sonuçlanmasına kadar korumak zorundadır. Davacının ortaklığının bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla aktif dava ehliyetinin olup olmadığı net bir şekilde tespit edilmelidir. Somut olayda davacı, kooperatife ortaklık için yaptığı başvurunun yönetim kurulu tarafından reddedilmesinin iptalini ve ortaklığa kabul kararı verilmesini talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlıktaki terditli talep bu açıdan bakıldığında, kooperatif ortağının açtığı genel kurul kararının iptali davası olarak algılanamaz. Davacı henüz kooperatif ortağı olmadığından genel kurul kararına karşı iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Bununla birlikte davacı, tüm koşulları yerine getirdiğini ileri sürerek, mahkemece, davanın ve ortaklığın kabulü için yeterli koşulların oluştuğunun tespiti ve muarazanın bu şekilde giderilmesini isteyebileceğinden, söz konusu asıl ve terditli taleplerin, davacının davalı kooperatife ortak olmak için yeterli şartlara haiz olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesi talebine ilişkin olduğu kabul edilmiş, dava buna göre değerlendirilmiştir (Emsal: Yargıtay 11.HD.nin 13.12.2010 tarih ve 2009/6778 E. 2010/12859 K.ile Trabzon BAM.4.HD.nin 05/12/2022 tarih ve 2022/549 E. 2022/1801 K.), ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazısında davalı ...Kooperatifinin... sicil numarasında kayıtlı olup 03.12.1953 yılında kurulduğu, yetkili yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ..., ..., ... olduğu kooperatifin en son tescilini 31.05.2023 tarihinde yaptırmış olduğu belirtilmiştir. Yazı ekinde davalı kooperatifin ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilen bir kısım genel kurul kararları ve ana sözleşme CD içinde gönderilmiştir. CD içinde gelen ana sözleşmenin 08.01.1991 tarihinde onaylanan ilk ana sözleşme olduğu ana sözleşmede 11 mad değişikliğinin yapıldığı belirtilen 30.06.2018 tarihli genel kurul kararının tamamı yer almasa da ... Ticaret İl Müdürlüğünün bila tarihli cevabi yazısına ekli olarak 9 maddeye havi 1. Sayfasının gönderildiği, ancak davacı vekili tarafından delil olarak bu genel kurul kararının 12. Gündem maddesinin dosyaya sunulduğu davalı kooperatifin Gümrük ve Ticaret bakanlığının 19.04.2018 tarih 87 sayılı oluru ile izin verilen kooperatif ana sözleşmesinin 11. madde değişikliğinin yapılan müzakere sonucunda oy birliği ile genel kurulca kabul edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 22.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacının davalı kooperatife üye olmaya yönelik ilk müracaatını 05.11.2015 tarihi olduğu, daha sonra 03.06.2016 tarihli yazıyla ve en son olarak ... 19 Noterliği ... tarih ... yevmiyeli ihtarla davalı kooperatife ortak olarak kaydının yapılmasını talep ettiği, davacının, davalı kooperatifin mevcut üyesinden üyeliği devir aldığı yönünde bir beyanı olmadığı gibi üyelik devrine yönelik bilgi evrakın dosyaya sunulu olmadığı, davalı kooperatifin davacının yapmış olduğu üyelik başvurusunu önce TSK mensubu olunduğunun belgelenmemesi nedeniyle, daha sonraki müracaatını ise üyeliğin devir alınmaması nedeniyle ortaklık müracaatını hiç kabul etmediği, davacının üyelik başvurusunu ilk 05.11.2015 tarihinde yapmış olduğu dikkate alındığında kooperatifin bu tarihteki mevcut kayıtlı ortak sayısının 330 olduğu, davalı kooperatifin 09.04.2022 tarihinde yapılan 2021 hesap yılı genel kurulunda ortaklar pay defterinde kayıtlı ortak sayısının 311, 16.10.2021 tarihinde yapılan 2019-2020 hesap yılı genel kurulunda ortaklar pay defterinde kayıtlı ortak sayısının 313, 16.02.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında kooperatife kayıtlı ortak sayısının 330, 12.06.2016 tarihinde yapılan 2015 hesap yılı genel kurulunda kooperatife kayıtlı ortak sayısının 330 olduğu toplantı tutanaklarından tespit edildiği, kooperatiflerde temel kuralın, ortaklar pay defterindeki kayıtlara uygun olarak hazirun cetvellerinin düzenlenmesi gerektiği gibi kooperatif ortağı olmayan kişinin de hazirun cetvelinde ortak olarak gösterilmesinin mümkün olmayacağı, davalı kooperatifin hazirun cetvellerinde davacı ...'nun davalı kooperatif ortağı olarak gösterilmediği, davalı kooperatifin 12.06.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı genel kurulunun 12 nolu kararı ile kooperatife "Yeni Ortak Alınmamasına" oy birliği ile karar verildiği, anılan bu genel kurulun iptal edildiğine dair bilgi ve kaydın sunulu olmadığı, davalı kooperatifin davacının üyelik müracaatı yaptığı 2015 yılı ile 2018 arasında, kayıtlı toplam ortak sayısı 330 iken daha sonraki yıllarda 12.06.2016 tarihli genel kurulun 12 nolu kararı gereği kooperatife yeni üye kaydedilmediği gibi aksine üye sayısının azalarak 311 sayısına düştüğü, davalı kooperatif yönetim kurulunun 12.06.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı genel kurulunda mevcut 330 ortak sayısını aşarak üstünde davacıyı kooperatife yeni üye kaydederek ondan para talep etmesinin 1163 sayılı kanunun 42 maddesine aykırılık teşkil edeceği, Ticaret bakanlığının 19.04.2018 tarih 87 sayılı oluru ile izin verilen kooperatif ana sözleşmesinin 11 madde değişikliğinin 30.06.2018 tarihinde yapılan genel kurulca oy birliği ile kabul edildiği, böylelikle yeni 11 nolu ana sözleşme hükmü ile de mevcut ortak dışında yeni ortak kaydedilemeyeceğinin ana sözleşme ile de belirlenmiş olması karşısında davacının davalı kooperatife üye olma yönündeki talebinin red edilmesinin bu yönler itibariyle 1163 sayılı kanun, ana sözleşmenin 11 nolu maddesine uygun bulunduğu yönünde görüş bildirmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; 1163 sayılı Kooperatifler yasasının 42.maddesi gereğince kooperatifteki üye sayısı belirleyecek tek ve en üst yetkili organ genel kuruldur. Davalı kooperatif 12.06.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı genel kurulun 12 nolu kararı ile kooperatife "Yeni Ortak Alınmamasına" oy birliği ile karar verilmiştir. Bu tarihte ortak sayısı 330'dur. Davalı kooperatif, 30.06.2018 tarihinde yapılan genel kurulda oy birliği ile sözleşmenin 11. Maddesini değiştirerek yeni ortak kabul edilemez hükmünü getirmiştir. Davacı en son Beşiktaş 19 Noterliğinin 08.04.2022 tarih 09157 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı kooperatife ortak olarak kaydının yapılmasını talep etmiştir. Bu tarih itibariyle davalı kooperatifin sözleşmenin 11.maddesine dayanılarak yeni ortak kabul edilmemesinde yasaya aykırı bur durum yoktur. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, 1-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile 346,90-TL eksik harcın DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.20/05/2024 KATİP HAKİM