İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2008/2484 E. 2008/4216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2008/2484
- Karar No
- 2008/4216
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/354 KARAR NO : 2021/132 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/10/2015 KARAR TARİHİ : 03/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; ... günü ... cad ... önünde davacının kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı motor ile seyir halinde iken, aynı istikamette olan ... plakalı aracın aniden trafik kurallarına aykırı ve her hangi bir sinyal vermeksizin %100 hatalı olarak U dönüşü yaparak çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının ciddi şekilde yaralandığını beyan ederek; ... TL geçici iş göremezlik zararı ve kazanç kaybı, ... TL yardımcı gideri, ... TL tedavi gideri, ... TL uzuv tatili ve kaybı olmak üzere toplamda ... TL maddi tazminat, ... TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; manevi tazminatın poliçe sorumluluk kapsamında olmadığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluklarının olmadığını, aktüer sıfatına sahip bir bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, asgari ücretin esas alınmasını, kazanç kaybının da sorumlulukları kapsamında olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın ... tarihinde başka birisine satıldığını, taraf ehliyetinin olmadığını beyan etmiştir. 6.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının kazada kusurunun bulunduğunu, tedavi gideri talep etmeye hakkı olmadığını, manevi tazminat talebinin de tümünün reddinin gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5. Dava, trafik kazasına dayalı (haksız fiile dayalı) maddi-manevi tazminat talebinden ibarettir. 6.Dava haksız fiile dayanmakla; TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davada, ispat yükü davacıdadır. 7.Olay tarihi, iş bu dava tarihi, yaralanmalı trafik kazası olması bir arada düşünüldüğünde, zaman aşımı itirazının hukuken yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Henüz zaman aşımı geçmemiştir. 8.Olay tarihindeki araç sahibinin aracı sonradan sattığını ve kendisine taraf sıfatı düşmediğine ilişkin beyanı ise hukuken yerinde bulunmamıştır. Olay tarihindeki araç sahibi taraf sıfatına sahiptir. 9.Dava konusu kaza nedeni ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu, .../... soruşturma, .../... karar sayılı karar ile şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. 5237 sayılı TCK m. 72/7 gereği; Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz. Davacının şikayetten vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğine dair bir açık beyanı olmadığından iş bu davanın açılmasında bu yönden, usulen bir engel yoktur. 10.Mahkememizce aşamalarda tanıklar dinlenmiştir ve kusur konusunda rapor alınması için dosya Ankara ATK'ya gönderilmiştir. 11. ... tarihli, ... sayılı, Ankara ATK kusur raporuna göre özetle; kazada, ...'nın %100 kusurlu olduğu, ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Kusur raporu hukuka ve oluşa uygun bulunmuştur. Kaza tespit tutanağı ile de bir çelişki yoktur. 12.Davacının maluliyetine ilişkin olarak, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Başkanlığı tarafından hazırlanan ... tarihli raporda özetle; davacının, maluliyetinin Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereği; %3 olduğu belirtilmiştir. 13.Akdeniz ATK raporunun, davacının taleplerinde bakıcı ve tedavi gideri de olduğu anlaşılmakla, eksik olduğu görüldüğünden, ilgili kuruma yazı yazılmış, ancak ilgili kurumun ... tarihli yazı cevabında bu konuda İstanbul ATK dan rapor alınması istenmiş, bunun üzerine mahkememizce ... tarihli celsedeki ara karar gereği İstanbul ATK ile yazışmalar yapılmış, ön rapor niteliğinde eksik belgelerin tamamlanması içeriğine sahip ATK yazıları gereği davacının hastaneye sevki yapılmıştır. 14.Akdeniz Üniversitesi yazılarından da anlaşılacağı üzere, davacı eksik tıbbi belgelerin toplanması için gerekli tüm başvuruları eksiksiz olarak yerine getirmemiştir. Aşamalarda, davacı tarafa Covid 19 pandemisi de düşünülerek, bir çok kez süre verilmiştir. 15.Aşmalarda, ... tarihli celsede davacı vekili özetle; maddi tazminat konusunda davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğunu, davanın bu yönüyle konusuz kaldığını, manevi tazminat yönünden davaya devam ettiklerini, ATK raporuna gerek olmadığı beyan etmiştir. 16. ... tarihli celsede davacının beyanı netleştirilmiş ve davacı, anlaşmalarının, tüm maddi tazminat talepleri yönünden ve tüm davalılar yönünden olduğunu imzalı beyanı ile beyan etmiştir. 17. ... tarihli celsede davalı vekili, yaptıkları protokol gereği davacının feragat etmesi gerektiğini, bu konuda davacı tarafa süre verilmesini talep etmiştir. HMK m. 24 tasarruf ilkesini düzenlemektedir. Buna göre; Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam eder. Bu nedenle, böyle bir talep kabul edilmemiştir. 18.Davacının manevi tazminat yönünden davanın devam ettiği ve ATK raporuna gerek olmadığı yönündeki beyanı da ilkesel olarak yerinde değildir. Manevi tazminat takdirinde de iddia edilen maluliyet oranı da takdiri etkileyen bir husustur. Bu nedenle aşamalarda birden çok kez davacının rapor düzenlenmesi için hastaneye başvurması beklenmiştir. ATK raporu olmadığından davalı ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir ancak her ne kadar raporun manevi tazminat takdirine etki edeceği açık ise de rapor hiç alınmasa dahi ya da maluliyet oranı 0 (sıfır) olsa dahi davacının kaza neticesi oluşan rahatsızlık nedeniyle üzüntü ve elem duyacağı, vucut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu, ruh bütünlüğünün ihlali, sinir bozukluğunun oluşması kaçınılmaz olup, manevi tazminatın düzenlendiği borçlar kanununda belirtilen cizmani zarar koşulunun somut olayda oluştuğu kuşkusuzdur.(Emsalen iş kazalarına ilişkin Yargıtay 21. Hukuk Dairesi., : 2006/4815 esas, 2006/7231 karar, tar. 3.7.2006 ) Bu nedenle sırf maluliyet raporu olmadığına dayanarak, manevi tazminat talebinin reddi gerektiği yönündeki talep hukuken yerinde değildir. Bunun yanında, zaten dosyada daha önce alınan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Başkanlığı tarafından hazırlanan ... tarihli raporda özetle; davacının, maluliyetinin Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereği; %3 olduğu belirtilmiştir. 19.Kaza tarihine göre, maluliyet raporunun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi gerekir. Ancak, mahkememizin bir başka benzer dosyasında (.../... esas) aynı yönetmeliğe göre düzenlenmesi istenen maluliyet raporunda, ATK özetle; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece ek 1 bölümünü içerdiği, ek 3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60 ını keybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60 ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybının belirlenemeyeceği, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereğince rapor hazırlandığı belirtilmiştir (İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli, ... karar sayılı raporu) "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyetin karşılığı bulunmuyorsa bir önceki yönetmelik hükümlerinde değerlendirilip kıyas yoluyla gerekçelendirilmek suretiyle iş gücü kaybının belirlenmesi (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 15/10/2020 tarih, 2019/2967 esas ve 2020/5778 karar sayılı ilamı) gerekir. Bir önceki yönetmelik hükmü de dosyada mevcut olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğidir. Bu nedenle dosyadaki ... tarihli rapor kabule göre hükme esas alınabilir. 20.Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacı tarafça ve davalı sigorta şirketince maddi tazminat kalemleri yönünden uzlaşıldığı yönünde beyanlar göz önüne alınarak, maddi tazminat yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurmak gerekmiştir. Kural olarak bir davada asıl talebin konusuz hale gelmesi durumunda, bunun fer-i (yan) niteliğindeki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek, bunlar hakkında da bir karar verilmesi gerekir. Davanın konusuz kalması halinde ise, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine (bu arada vekalet ücretine de) mahkum etmesi gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, İst. 2001, c.3, s.3030 vd., ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.150-151, Yarg. 14. HD. 03/03/2008, 1087-2645, 18. HD. 09/11/2006, 5557/8964, 13. HD. 02/06/2005, 3752-9494, 3. HD., 25/04/2006, 2465-4930). Dava açıldıktan sonra ödemenin mevcut olması göz önüne alındığında, dava açıldığı anda davacı tarafın bu kalemde haklı olduğu görülmektedir. Ancak, ... tarihli dilekçede davacı taraf vazgeçilen taraf hakkında vekalet ücreti ve masraf hükmedilmemesini talep etmiştir. Aşamalarda da maddi tazminat talebi hakkındaki sulhün tüm davalılar yönünden olduğunu beyan etmekle, davalılar aleyhine maddi tazminat talebi kapsamında yargılama gideri hükmetmemek gerekmiştir. 21.Davacı manevi tazminat da talep etmiştir. 22.6098 Sayılı TBK'nun 49. Maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı ve sorumluluk sigortacısına karşı dava açabilir. İşleten ve sürücü zarar görenlere karşı müteselsilen sorumludur. Aynı Kanunun, 56 ıncı maddesi (mülga 818 Sayılı BK un 47 md) uyarınca bedensel zarar gören ve yakınları kendisine uygun bir paranın manevi tazminat olarak ödenmesini isteyebilir. 23.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.1982 gün ve E:1981/4-56, K:1982/348 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan, herkese karşı ileri sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan; yani Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir haktır. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) Manevi tazimnata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler ışık tutmaktadır. 24.Somut olayda, gerçekleşen haksız fiil/trafik kazası nedeni ile davacının manevi zarara uğramaları mutlaktır. Tarafların sosyal ekonomik durumları, olaydaki sürücü kusur oranları, olayın oluşu, hükme esas alınan ... tarihli rapordaki maluliyet oranı, tarafların yaşları, dava dilekçesindeki talep miktarı, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler göz önünde tutarak, ... manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. 25.Dosyaya baktığımızda; davanın trafik kazasına dayandığı anlaşılmaktadır ve genel kural olarak Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup, tazminat borcu haksız fiil tarihinde muaccel olur. Başka bir ifade ile haksız fiillerde borcun muaccel hale gelmesi ihtarı ge-rektirmez. Bu durumda, davacı tarafın ıslah yolu ile talep ettiği tazminata da, talep var ise talep ettiği gibi kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir(Yargıtay 17. HD., 2008/2484 E., 2008/4216 K., Yargıtay 11. HD., 25.1.2007 tarih, 2005/14182E.,2007/809 K.)Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında, olay tarihinden faiz yürütülmelidir(fur semper in moro). Bu nedenle talebin de bu yönde olduğu göz önüne alınarak, olay tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. 26.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD nin, 2019/555 esas, 2020/91 karar sayılı güncel emsal ilamında da belirtildiği üzere; Davacı maddi ve manevi tazminat isteklerini birlikte ileri sürmüştür. Niteliği icabı "sadece maddi tazminata özgü" olan gider dışındaki tüm giderler ortaktır. Sadece maddi tazminata özgü yargılama gideri ise "hesap raporu" alınması için sarf edilen giderdir. Dosyada ise hesap raporu alınmamıştır. Bu husus da göz önüne alınarak, manevi tazminat için yapılan giderleri hüküm altına almak gerekmiştir. 27.Yukarıdaki tüm açıklamalar, dosya kapsamı, kusur raporu, ... tarihli rapordaki maluliyet raporu, tanık beyanları dikkate alınarak; davacının maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den ... tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacının maddi tazminat talepleri hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan ... TL karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalılar ... ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalılar ... ve ... davacının manevi tazminat talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT m. 3/2 ve 10 hükümleri de dikkate alınarak; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, 10-Maddi tazminat kalemi bakımından taraflar lehine/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine, 11-Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'nün yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/03/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır