İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2005/4 E. 2005/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2005/4
- Karar No
- 2005/5
Yükseköğretim Kurulu Başkanı ..., Kurul eski başkanı ve diğer görevliler ile birlikte Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü ... ve Üniversite öğretim elemanları ile memurlar hakkında ... isimli şahıs tarafından yapılan suçlamalara ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca soruşturma açılmamasına veya şikayetin işleme alınmasına mahal bulunmadığı yolunda verilen kararların incelenmesi yolundaki başvuru üzerine, Danıştay Birinci Dairesince verilen 12/5/2005 günlü ve E:2005/184, K:2005/655 sayılı kararın itiraz yolu ile incelenerek bozulması istemini içeren Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 21/10/2005 günlü ve B.30.0HKM.06.06.003/5972 sayılı dilekçesi okundu. Gereği görüşülüp düşünüldü: Üyelerden ... ile ...'in, "... tarafından muhtelif dilekçeler ile eğitim hakkının engellendiği ileri sürülerek Yükseköğretim Kurulu eski ve yeni başkanları, üyeleri, genel sekreterleri, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü ve diğer görevliler dahil toplam 104 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine, Yükseköğretim Kurulu tarafından şikayetçinin başvuruları incelenmiş, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca soruşturma açılmaması veya şikayetin işleme alınmasına mahal bulunmadığı yolunda karar verilmiştir. Yakınıcının itirazı üzerine Danıştay Birinci Dairesince soruşturma açılmaması veya şikayetin işleme konulmamasına ilişkin bu kararlar kaldırılmıştır. Danıştay Birinci Dairesinin 12/5/2005 gün ve E:2005/184, K;2005/655 sayılı kararı, soruşturma izni verilmesi niteliğinde bir karar olup, bu kararın uygulanması üzerine yapılacak soruşturma sonucu lüzumu muhakeme veye men'i muhakeme kararını gerektirecek bir sonuç ortaya çıkacağından Daire Kararının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/c maddesi ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 46/f maddesi kapsamına giren itiraza konu olabilecek bir karar olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Buna göre; Danıştay Birinci Dairesinin önüne gelen soruşturma açılmamasına veya şikayetin işleme alınmasına mahal bulunmadığı yolunda verilen kararlar, idari davaya konu olabilecek bir işlem olup, men'i muhakeme veya lüzumu muhakeme kararı olmaması nedeniyle itiraza konu olamayacak ve adı geçen Dairece incelenemeyecek nitelikte bir karar olduğundan istemin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, soruşturma izni verilmesi niteliğinde olan ve hukuka aykırı bulunan Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir." yolundaki ayrışık oylarına, ... Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ... ile ...'ün, "2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129'uncu maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri öne sürülen suçlardan dolayı ceza kovuşturması açılmasının kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin İznine bağlı olduğu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinin soruşturma usullerine getirdiği istisna nedeniyle olayda uygulanan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53'üncü maddesinde de, üniversite personeli hakkında ceza soruşturması için gerekli iznin, Yükseköğretim Kurulu Başkanı hakkında kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulunca; diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince verileceği kurala bağlanmış bulunmaktadır. Bu hükümlere göre, yetkili merciler tarafından soruşturma açılması yönünde verilmiş bir olur ve buna dayalı olarak soruşturmacı tarafından yöntemine uygun olarak düzenlenmiş bir soruşturma raporu bulunmadıkça, Danıştay Birinci Dairesinin incelemesine konu teşkil eden bir durumun varlığından söz edilemeyeceğinden başvurunun incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği halde, dairenin soruşturma açılması, yönünde karar vermesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Danıştay Birinci Dairesince bu konuda verilen karara karşı yapılan başvurunun, İdari İşler Kurulunca incelenmesinin mümkün olmadığı yolundaki Kurul kararının sonucuna katılmakla birlikte, bundan sonraki uygulama ve kararlarda dikkate alınması için yukarıda açıklanan gerekçenin de karara eklenmesi gerekmektedir." yolundaki ayrışık oylarına karşılık, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun disiplin ve ceza işlerini düzenleyen 53'üncü maddesinde. Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı, bu Kanunda yer almamış hususlarda 4 Şubat 1329 tarihli Memurin Muhakematı Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Her ne kadar Memurin Muhakematı Hakkında Kanun, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin yargılanması Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldınlmış ve Kanunlarında Memurin Muhakematı Hakkında Kanuna yapılan atıflarda bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı Öngörülmüş ise de, 4483 sayılı Kanunun kapsamını belirleyen 2'nci maddede, görevleri ve sıfatları sebebiyle özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tabi olanlara ilişkin kanun hükümleri ile suçun niteliği yönünden kanunlarda gösterilen soruşturma ve kovuşturma usullerine ilişkin hükümlerin saklı olduğuna işaret edilmiştir. Anılan bu yasal düzenlemeler karşısında, Yükseköğretim üst kuruluşları ve yükseköğretim kurumlarında çalışan yönetici, öğretim elemanı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi personel bakımından görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri iddia edilen suçlar hakkında 2547 sayılı Kanunun disiplin ve ceza kovuşturmasına İlişkin hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Kanunun 53'üncü maddesinde, ceza soruşturması açılmasının usulü, soruşturma açmaya yetkili kurul ve organlar, soruşturmacı görevlendirilmesi ve soruşturmacının nitelikleri belirlendikten sonra, ben dte sayılan görevliler hakkında son soruşturmaya geçilip geçilmeyeceğine, başka bir anlatımla ilgilinin görevli ve yetkili yargı yerinde yargılanması sonucunu doğuracak olan kamu davasının açılıp açılmamasına karar verecek kurul ve merciler iki aşamalı olarak tespit edilmiş bulunmaktadır. Kanunun belirlemiş olduğu sistematiğe göre son soruşturmanın açılıp açılmayacağına gerek olup olmadığını birinci aşamada saptama yetkisinin Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştay İdari Dairesine; üniversite rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edecek üç kişilik kurula ait oluğu belirtilmiştir. Aynı maddenin c/4 bendinde ise, Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştay İdari Dairesince verilen lüzumu muhakeme kararının itiraz üzerine, men-i muhakeme kararının ise kendiliğinden incelenmesinin Danıştayın İdari İşler Kuruluna; diğer kurulllarca verilen kararların ise, yine aynı usulle ikinci aşamada inceleme görevinin Danıştay idari dairesine ait olduğu kurala bağlanmıştır. Anılan düzenlemeye göre İdari İşler Kurulunun görevi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53'üncü maddesinin uygulanmasından kaynaklanmakta ve Kurul, yükseköğretim üst kuruluşlarının başkan ve üyeleri hakkında son soruşturmanın açılıp açılmamasına ilişkin olarak Danıştay İdari Dairesince verilen kararları, itiraz üzerine veya kendiliğinden ikinci aşamada incelemektedir. Buna göre başvuru dilekçesine konu olayda, yukarıda belirtilen soruşturma prosedürü gereği Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve diğer yükseköğretim personeli hakkında Danıştay Birinci Dairesince son soruşturmanın açılmasına veya açılmamasına gerek olup olmadığı yolunda verilmiş bir karar mevcut olmadığından. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca Daire kararının kaldırılması yolunda yapılan başvurunun incelenmeksizin reddine 21/12/2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.