İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2004/13318 E. 2014/6945 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2004/13318
Karar No
2014/6945

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/694 Esas KARAR NO : 2019/767 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2017 KARAR TARİHİ : 21/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal alımından kaynaklı bir ticari ilişkinin olduğunu, davacı şirketin davalı şirketten aldığı bazı ürünleri iade ettiğini ve takibe konu iade faturasını tanzim ettiğini, fatura kapsamındaki ürünleri de fatura örneğinde de görüleceği üzere davalı şirkete ait ... plakalı araca ve davalı şirket çalışanının imza karşılığı teslim ettiğini, ancak bugüne kadar geçen sürede iade mal ve fatura bedelinin davalı şirket tarafından davacıya ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, iddia ederek, muaccel olan ve varlığı yaklaşık olarak ispat edilen alacağa ilişkin olarak mahkeme tarafından belirlenecek teminat dahilinde borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli ve haksız itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davalı Bu evrak 5070 kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır. şirketin merkezinin ... ... olduğunu, yetki itirazlarının olduğunu, dava konusu fatura ve irsaliye üzerinde tarih bulunmadığını bu belgenin davacı ile ticaret yapılan yıllar 2005 tarihinden önceki yıllarda düzenlenmiş olması gerektiğini, bu nedenle davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu fatura irsaliye belgedeki teslim alan imzasının davalıya ve davalıya ait şirkette çalışanlara ait olmadığını, böyle bir fatura irsaliyenin davalıya gönderilmediğini bu nedenle de ticari defterlere de işlenmediğini ve alacaklıya hiçbir borçlarının olmadığını, bu sebeplerle yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili ... Mahkemelerinde görülmesini, davanın zamanaşımı ve borcun bulunmadığında esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Dairesinin .../... Sayılı takip dosyası celp edilmiş, tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda davacı tarafından fatura alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile toplam ... TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacının ibraz edilen 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterleri usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğunu, davalı tarafından mahkememizce verilen inceleme günü ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediğini, davacı tarafından takibe konu edilen irsaliyeli faturanın iade faturası olduğunu, ... TL lik fatura ve fatura içeriği malların ... plakalı araca teslim edildiğine dair teslim alan kısmında imza olduğunu, mahkememizce T.C. Gelir İdaresi Başkanlığından istenen müzekkereye ilgili kurumun ... tarihli cevabi yazısında davacıya ait BA-BS formlarının gönderildiği görülmüş olup takibe konu edilen faturanın ... ... tarihli BS formunda bildirildiğini, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre ... takip tarihi itibariyle davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu, davacı yanın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi isteyebileceğini bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık taraflar arasında akdi ilişkinin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafın icra takibinde yetkiye itirazı olmamış, mahkemenin yetkisine süresinde ve usulüne uygun yetki itirazı olmuştur. HMK 6.maddesinde; "Genel Yetkili Mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2014/6945 K. 2016/1011 sayılı içtihadında : "Davalı borçlu, ilk başlatılan Beyoğlu ... İcra Müdürlüğünün .../... Sayılı dosyasında sadece borca itiraz etmiş, yetkiye itiraz etmemiştir. Dolayısıyla, bu borçlu yönünden yetki hususu kesinleşmiş olup Beyoğlu İcra Dairesinin yetkisi kabul edilmiştir. İtirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmez. Dolayısıyla davalı borçlu açılan itiazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz edebilir. Somut olayda, davalı borçlu Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etmiş; talep üzerine yetkisizlik kararının kesinleşmesinin akabinde davalı borçlunun ikametgahının bulunduğu yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine dosya gönderilmiştir. O halde, mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için o yer mahkemesinin bulunduğu yer icra dairesinde Bu evrak 5070 kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır. usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibinin olması gerektiği, oysa ... İcra Müdürlüğünde girişilmiş bir takibin olmadığı, bu itibarla böyle bir davanın dinlenme olanağı da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozulmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir Yargıtay 19. H.D.nin 14/12/2005 gün ve 2004/13318 E. 2005/11774 K. sayılı emsal içtihatında ''...Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı davacı ile aralarındaki akdi ilişkiyi inkar etmiş olmakla, yetkili İcra Müdürlüğü'de mahkemenin genel yetki kuralına ve TMK'ya göre belirlenen davalının ikametgah mahkemesine göre takibinde yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği...'' Yargıtay 19. H.D.nin 29/05/2014 gün ve 2014/6694 E. 2014/10001 K. Sayılı emsal içtihatında da "...Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, davalı borçlunun taraflar arasında akdi bir ilişki olduğunu kabul etmediği, takibin faturaya dayandığı, fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin ve alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı ve genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği, bu durumda İİK’ nun 50. ve HMK'nun 6. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin davalı şirketin ikametgahı olan şirket merkezinin bulunduğu ... İcra Müdürlüğü olduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği..." belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde; takibin faturaya dayandığı, fatura düzenlenmesinin akdi ilişkinin ve alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davalı tarafça taraflar arasındaki akdi ilişkinin kabul edilmediği görüldüğünden ve itirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirleneceği, davalı şirketin merkezinin .../... olduğu, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi itirazın iptali yönünden Mahkememizi yetkili hale getirmeyeceği anlaşılmakla davalı tarafın süresinde ve usulüne uygun yetki itirazının HMK 6. maddesi gözetilerek kabulüne, mahkememizin yetkisizliğine ve yetkili mahkemenin ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere, 1-Davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Yetkili mahkemenin ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, 3-HMK Md. 20 gereğince kararın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edilmesinin gerektiğine, talep edildiği takdirde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-HMK Md. 331 gereğince yetkili Mahkemeye gönderme başvuru yapılır ise yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, başvuruda bulunulmaz ise talep üzerine Mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespit ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğine, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2004/13318, K. 2014/6945, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2004-13318-e-2014-6945-k-6c5da0c3c1e9