İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1966/7 E. 1966/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1966/7
Karar No
1966/7
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021 KARAR NO : 2024 HAKİM KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 2- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/11/2021 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17 /12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: -Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 10.11.2019 tarihinde Bursa-Orhaneli Karayolu'nun 24+600 Km'sinde meydana gelen Ölümlü ve Yaralanmalı trafik kazasında yapılan incelemede; davalı ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu minibüsü ile müvekkili, eşi ... ve çocukları ...'ın içinde bulunduğu ... araca çarptığını, çarpmanın etkisi ile aracın savrulduğunu bu nedenle diğer şeritten gelen ...'ın sevk ve idaresindeki araçla çarpıştığını, ..., ....................'un vefat ettiğini, aynı araçtaki ...'un yaralandığını, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan ... E. Sayılı kamu davasında, 01.07.2021 tarih .......... K. Sayılı karar ile " davalı ... bilinçli taksirle ölüme neden olma " suçundan hapis cezasına mahkum edilmiş olduğunu, Dava konusu ölümlü trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü ...'ın eylemleri nedeniyle asli kusurlu olduğunu, Müvekkilinin Eşi..., çocukları ..........................'un ölümü ile müvekkili ... müteveffaların maddi desteğinden yoksun kalmış olduğunu, müvekkilinin aslen Özbekistan vatandaşı olduğunu, müteveffa... ile evlenmesi sebebiyle Türk Vatandaşlığını kazanmış olduğunu, Müvekkili ve müteveffa eşi severek evlenmiş olduklarını ve müvekkilinin daha önce bilmediği bir ülkede eşi için yaşamaya başlayarak ailesinden ayrılmayı göze aldığını, Müvekkilinin, eşi sayesinde hem Türk örf adet geleneklerini hem Türkçe konuşmayı öğrenmeye başlamış olduğunu hem de Türkiye'ye alışmaya çalıştığını, aradan çok zaman geçmeden de müvekkili ile eşinin çocukları ............... dünyaya gelmiş olduğunu, Müvekkilinin Türkiye'de birkaç tanıdığı dışında hiçbir akrabası bulunmamakta olduğunu, onlar da Bursa dışında ikamet ettiğini, bu nedenle müvekkilinin gününün çoğunu ailesi ve çocukları ile geçirdiğini, onların varlığı sayesinde her türlü zorluğa katlandığını, ancak elim kazada iki çocuğunu ve eşini kaybeden müvekkilinin de ağır bir şekilde yaralanmış olduğunu, uzun süren tedaviler sonucunda hayata tutunabilmiş olduğunu, hatta fiziksel olarak kazanın müvekkili üzerinde tesirleri devam etmekte olduğunu halihazırda tedavisi de son bulmamış olduğunu, görüleceği üzere kazadan sonra müvekkilinin eşinin ve çocuklarının hem maddi hem de manevi desteğinden yoksun kalmış olduklarını, Elim kaza sonrasında davacı tarafaça davalı sigorta şirketine, müteveffa..., ... ve ... adına başvuru yapılmış olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ise ... plakalı aracın ..... numaralı ZMSS poliçesi kapsamında müvekkiline; ... adına 161.688,00 TL, ... adına 179.652,00 TL ve ... adına 201.937,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmiş olduğunu, bu miktarlar anılan sigorta poliçesi kapsamında oldukça düşük olup bu nedenle sigorta şirketine karşı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak yapılan arabuluculuk toplantından da bir sonuç alınamamış ve arabuluculuk tutanakları " anlaşma sağlanamamıştır " şeklinde düzenlendiğini, iş bu davanın 6100 sayılı yeni Hukuk Yargılama Yasası’nın 107.maddesine göre “belirsiz alacak davası” olarak açılmış bulunmakla, yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzman bilirkişiden alınacak rapora göre belirlenecek maddi tazminat tutarlarının, peşin harcı yatırıldıktan sonra, hüküm altına alınmasını, müvekkilin yaşadığı manevi zararının bir nebze olsun karşılanabilmesini teminen işbu davanın açıldığını, fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik; davacı için 2.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, Davacı eşi..., kızı ... ve oğlu ... adına ayrı ayrı 100.000,00 TL toplamda 300.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine talep ve dava etmiştir. -Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan iş bu davayı kabul etmediklerini, davacı taraf sigorta şirketi ile anlaşmış olduğunu ve tazminat bedelini sigorta şirketinden aldığını, bu sebeple davalı ...'ın herhangi bir şekilde maddi tazminattan sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, sigortanın mantığı da somut olayda olduğu gibi zarara uğrayanın zararını karşılamak olduğunu, bu sebeple müvekkilinden maddi tazminat talebinde bulunmanın hukuka aykırı olduğunu, Destekten yoksun kalma tazminatı isteminin zamanaşımı süresi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğunu, haksız fiillerde zarar tarihi ölüm nedeni ile ortaya çıkacağından hak düşürücü süre ölüm tarihinden itibaren başladığını, bu durumda destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat davası açmada hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi ölüm tarihi olduğunu, davada davacının eşinin ölüm tarihi 10/11/2019 olup dava 15/11/2021 tarihinde açılmış olduğunu, açılan davanın 2 yıllık hak düşürücü süre sonrasında açılmış olduğunu bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, bununla birlikte davacı tarafın istemiş olduğu manevi tazminat tutarı son derece fahiş olduğunu, manevi tazminat belirlenirken esas alınacak kriterler hiçe sayılmış olduğunu ve son derece yüksek bir bedel talep edilmiş olduğunu, davacı tarafın bu denli yüksek bir tazminat talebinde bulunması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca davalı müvekkil hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı da bulunmadığını, Dosya istinaf aşamasında olduğunu, yargılamanın devam ettiğini, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarı uğradığı zararların ötesine geçmekte, adeta bir kazanç elde edimi amacına dönüşmekte olduğunu, bu sebeple davacının maddi tazminat talebine itiraz ettiklerini, aynı şekilde manevi tazminat, lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımamasının gerektiğini, ancak davacının talep ettiği miktar elem ve üzüntünün giderilmesi amacından çok müvekkiline yüklenmeye çalışılan bir ceza niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin de reddini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. -Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu ... plakalı araç 10/09/2019 tanzim tarihli ..................... zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, işbu dava ile; davalı şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde vefat edenler ..., ... ve... yakını davacı tarafından maddi ve manevi tazminat talep edilmekte olduğunu, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerekmekte olduğunu, kabul manasında olmamak üzere davacı tarafa trafik sigortası genel şartlarında ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre...'un vefatı nedeniyle 179.652,00 TL, ...'un vefatı nedeniyle 201.937,00 TL ve ...'un 161.668,00 TL olmak üzere toplam 543.257,00 TL tazminat hesap edilerek davalı şirket tarafından davacı tarafa ödenmiş olduğunu ve davalı şirket davacılar tarafından ibra edilmiş olduğunu ve bakiye taleplerin haksız olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, zorunlu mali sorumluluk genel şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesaplama esasları açıkça belirlenmiş olduğunu tazminat hesaplaması artık standart hale getirtilmiş olduğunu, hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınması gerektiğini; davacının yaşı, destek süresi, mesleği, somut olayda destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşin tekrar evlenme olasılığı (TÜİK verileri) gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğini, ihbar üzerine davalı şirket tarafından genelgede belirtildiği şekilde aktüerler siciline kayıtlı aktüerden rapor alınmıştır. bu rapor doğrultusunda davacı tarafa...'un vefatı nedeniyle 179.652,00 TL 21.01.2020 tarihinde, ...'un vefatı nedeniyle 201.937,00 TL 19.03.2020 tarihinde ve ...'un vefatı nedeniyle 161.668,00 TL 22.01.2021 tarihinde olmak üzere toplam 543.257,00 TL tazminat ödenmiş olduğunu ve davalı şirket söz konusu borçlardan ibra edilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından sorumlu olunan miktar ödendiğinden poliçe teminatı dahilinde başkaca hiçbir sorumluluklarının bulunmadığını, kaldı ki davacı taraf da işbu ödeme ile davalı şirketi ibra etmiş olduğunu, söz konusu davanın tümden reddi gerektiğini, manevi tazminat talepleri Karayoları Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince teminat dışı kalan hallerden olduğundan davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının değer kaybına ilişkin talepleri bakımından genel şartlar ekinde yer alan teminat dışı haller ve hesaplama yöntemi gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, bununla birlikte sayın mahkemenizce/hakemliğinizce aksi görüşte olunması halinde ise; kabul manasında olmamak üzere davalı şirketin söz konusu zarardan azami olarak kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu tüm nedenlerden dolayı davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, delil dilekçesi, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki dava Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın... poliçesinin, hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş 10/11/2019 tarihinde meydana gelen kazaya dayalı olarak davacının yazılı başvurusunun olup olmadığı, yazılı başvurusu varsa başvuruya ilişkin evrakları celp edilmiş ayrıca davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda mahkememizce bilgi istenilmiştir. Bursa SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının hizmet döküm cetvelleri celp edilmiş olup ayrıca ... tarihinde meydana gelen kazaya dayalı olarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı hususlarında bilgi istenilmiştir. Mahkememizce Taraflar hakkında sosyal ekonomik araştırma yapılmıştır. Mahkememiz yargılaması sırasında Dosyanın kusur durumunun tespiti için 1 trafikçi bilirkişi eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, bilirkişi rapor tanzimi talep edilmiştir. Trafik bilirkişinin raporunda özetle; ... Plaka Sayılı Minibüs Sürücüsü ...' ın Dava konusu trafik kazasının oluşumnda 2918 Sayılı K.T.K.’ nın '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller '' başlıklı 84/g '' Şeride Tecavüz Etme '' maddesini ihlal ettiğinden % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü...' un: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı,...Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...' ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı mütalaa edilmiştir. Dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilerek, yapılacak hesaplamaya göre davacıların destekten yoksun kalma tazminat alacakları olup olmadığının, var ise ne kadar olduğunun tespiti için rapor tanzimi talep edilmiştir. Aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda; Davacının talebi doğrultusunda sigorta şirketi tarafından 10.11.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle eşi...'un desteği dikkate alınarak 179.652,00 Tl.nin 21.01.2020 tarihinde,...'un vefatı nedeniye 161.688,00 TL'nin 22.01.2021 tarihinde ve yine kızı ...'un vefatı nedeniyle 201.937,00 TL.nin 19.03.2020 tarihinde ödendiği, Ödeme kapsamında ödeme tarihi dikkate alınarak Yargıtay kararları gereğince tavan hesabı yapılmış olduğu, ve davacının aldığı ödemelerin yeterliliği hususunda değerlendirme yapılmıştır. Buna göre davacı davalı sigorta şirketinden aldığı ödemelerin denetimi neticesinde; ¸ Olduğu ve ... için fazla ödeme alındığı tespit edilmiştir. Tavan hesabı neticesinde belirlenen ödemeler hususunda değerlendirme ve taktir sayın mahkemeye bırakılmış olup 2023 yılı itibariyle hesaplama yapılmıştır. Taktir mahkemeye ait olmak üzere 2023 verileri dikkate alınarak TRH 2010 Erkek/Kadın tabloları kullanılarak prograsif rant formülü kapsamında hesaplama yapılmıştır;buna göre davacıların zararının, ¸ olacağı ve bu zarardan davacının talep edebileceği eşi ...'nin vefatı nedeniyle 941.870,30 TI. Olacağı, ...'in desteğini yitirmesi nedeniyle 490.240,33 TI. zararı olacağı;kızı mütevefa açısından taktir ve değerlendirme mahkemeve ait olmak üzere fazla ödeme olduğu ve davacının talep hakkı olmayacağına, Davacının desteğinin eş ve 2 çocuk olduğunun tespiti ile çocukların 18 yaşına kadar gelir elde edemeyeceği varsayılarak 18 yaşından sonra gelir elde edecekleri dikkate alınmış;yine erkek çocuk için askere gideceği ve askerden döndükten sonra 2 yıl sonra evleneceği ve 2 yıl sonra 1.çocuk,2 yıl sonra 2.çocuk olacağı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Kız çocuğu içinde TÜİK verilerine göre 24 yaşında evlenme ihtimali gözetilerek evleneceği ve 2 yıl sonra 1.çocuk,2 yıl sonra 2.çocuk olacağı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Çocuklar açısından değerlendirmede yetiştirme bedeli ;eş için destek tazminatında yeniden evlenme şansı değerlendirilerek ödemeler güncellenerek mahsup yoluna gidilmiştir. Manevi tazminata talebinin taktirinin mahkemeye ait olacağı" şeklinde rapor düzenleyerek mahkememiz dosyasına sunmuştur. Mahkememizce Aktüerya bilirkişisi tarafından tespit edilen hesaplamalardan davalı sigorta şirketinin ve dava dışı SGK'nın yapmış olduğu ödemeler güncelleştirilerek ve 2024 yılı asgari ücret tarifesinin de değiştirildiği değerlendirilerek davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarının ne olduğu hususunda önceki aktüerya bilirkişisinden ek rapor tanzimi talep edilmiştir. Aldırılan Aktüerya bilirkişi ek raporunda; "Davacının talebi doğrultusunda sigorta şirketi tarafından 10.11.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle eşi...'un desteği dikkate alınarak 179.652,00 Ti.nin 21.01.2020 tarihinde,...'un vefatı nedeniye 161.688,00 TL.nin 22.01.2021 tarihinde ve yine kız ...'un vefatı nedeniyle 201.937.00 TL'nin 19.03.2020 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir. Ödeme kapsamında ödeme tarihi dikkate alınarak Yargıtay kararları gereğince tavan hesabı yapılmış ve davacının aldığı ödemelerin yeterliliği hususunda değerlendirme yapılmıştır. Buna göre davacı davalı ödemelerin denetimi neticesinde: ¸Olduğu ve ... için fazla ödeme alındığı tespit edilmiştir. Kök raporda yapılan Tavan hesabı neticesinde belirlenen ödemeler hususunda değerlendirme ve taktir sayın mahkemeye bırakılmış olup 2024 yılı itibariyle hesaplama yapılmıştır. Taktir mahkemeye ait olmak üzere 2024 verileri dikkate alınarak TRH 2010 Erkek/Kadın tabloları kullanılarak prograsif rant formülü kapsamında hesaplama yapılmıştır;buna göre davacıların zararının ¸Olacağı ve bu zarardan davacının talep edebileceği eşi ...'nin vefatı nedeniyle 2.203.477,96 TL olacağı, ..........'in desteğini yitirmesi nedeniyle 1.250.062,77 TI. zararı olacağı;kızı mütevefa açısından taktir ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere fazla ödeme olduğu ve davacının talep hakkı olmayacağına, Davacının desteğinin eş ve 2 çocuk olduğunun tespiti ile çocukların 18 yaşına kadar gelir elde edemeyeceği varsayılarak 18 yaşından sonra gelir elde edecekleri dikkate alınmış;yine erkek çocuk için askere gideceği ve askerden döndükten sonra 2 yıl sonra evleneceği ve 2 yıl sonra 1.çocuk,2 yıl sonra 2.çocuk olacağı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Kız çocuğu içinde TÜİK verilerine göre 24 yaşında evlenme ihtimali gözetilerek evleneceği ve 2 yıl sonra 1.çocuk, 2 yıl sonra 2.çocuk olacağı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Çocuklar açısından değerlendirmede yetiştirme bedeli ;eş için destek tazminatında yeniden evlenme şansı değerlendirilerek ödemeler güncellenerek mahsup yoluna gidilmiştir. Anne ve babaya yapılan ödemenin 139.202,22 TL olduğu ve poliçe limitinden mahsubu neticesinde eş desteğinden dolayı Davacının poliçe kapsamında talep edebileceği miktarın 71.145,78 TI olacağı," şeklinde bilirkişi ek raporu tanzim edilmiştir. Davacı vekili 25/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin toplamda sigorta şirketi açısından 96.320,00 TL, davalı ... açısından 1.089.770,63 TL ıslahı ile; ... için 762.218,30 TL ( bu miktarın 30.696,00 TL sinden sigorta şirketi sorumlu olmak üzere ) , ... için 328.552,33 TL ( bu miktarın 66.624,00 TL sinden sigorta şirketi sorumlu olmak üzere ) toplam 1.090.770,63 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) davalı sigorta şirketi açısından 97.320,00 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Vefat eden eş ve müşterek çocuklar için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı Rıza Altından tahsiline , Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederek davasını ıslah etmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden; iş bu dava ile davacı 10.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, eşi... ve çocukları ... ile ...'un vefatları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalılardan ...'ın karşı araç sürücüsü, ... Sigorta'nın ise... olduğu, Mahkememizce kusur durumunun tespit için Trafik bilirkişisinden tanzim edilen rapor ile ... Plaka Sayılı Minibüs Sürücüsü ...'ın % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü müteveffa...'un herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı, ...Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...' ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı, Mahkememiz yargılaması devamında ise dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek yapılacak hesaplamaya göre davacının destekten yoksun kalma tazminat alacakları olup olmadığı, var ise ne kadar olduğunu hususunda rapor aldırıldığı, Aktüerya bilirkişisi tarafından tespit edilen hesaplamalardan davalı sigorta şirketinin ve dava dışı SGK'nın yapmış olduğu ödemeler güncelleştirilerek ve 2024 yılı asgari ücret tarifesinin de değiştirildiği değerlendirilerek davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarının ne olduğu hususunda önceki aktüerya bilirkişisinden ek rapor tanzimi istenildiği, buna göre Davacının talebi doğrultusunda sigorta şirketi tarafından 10.11.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle eşi...'un desteği dikkate alınarak 179.652,00 Ti.nin 21.01.2020 tarihinde,...'un vefatı nedeniye 161.688,00 TL.nin 22.01.2021 tarihinde ve yine kız ...'un vefatı nedeniyle 201.937.00 TL'nin 19.03.2020 tarihinde ödendiği, davacının eşi ...'nin vefatı nedeniyle 2.203.477,96 TL olacağı, ...'in desteğini yitirmesi nedeniyle 1.250.062,77 TI. zararı olacağı;kızı mütevefa açısından taktir ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere fazla ödeme olduğu ve davacının talep hakkı olmayacağı, Davacının desteğinin eş ve 2 çocuk olduğunun tespiti ile çocukların 18 yaşına kadar gelir elde edemeyeceği varsayılarak 18 yaşından sonra gelir elde edeceklerinin dikkate alındığı; yine erkek çocuk için askere gideceği ve askerden döndükten sonra 2 yıl sonra evleneceği ve 2 yıl sonra 1.çocuk,2 yıl sonra 2.çocuk olacağı dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, kız çocuğu için de TÜİK verilerine göre 24 yaşında evlenme ihtimali gözetilerek evleneceği ve 2 yıl sonra 1.çocuk, 2 yıl sonra 2.çocuk olacağı dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, Çocuklar açısından değerlendirmede yetiştirme bedeli ;eş için destek tazminatında yeniden evlenme şansı değerlendirilerek ödemeler güncellenerek mahsup yoluna gidildiği, anne ve babaya yapılan ödemenin 139.202,22 TL olduğu ve poliçe limitinden mahsubu neticesinde eş desteğinden dolayı Davacının poliçe kapsamında talep edebileceği miktarın 71.145,78 TL olacağı, Davacılar vekilinin 25/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değerinin toplamda sigorta şirketi açısından 96.320,00 TL, davalı ... açısından 1.089.770,63 TL ıslahı ile; ... için 762.218,30 TL ( bu miktarın 30.696,00 TL sinden sigorta şirketi sorumlu olmak üzere ) , ... için 328.552,33 TL ( bu miktarın 66.624,00 TL sinden sigorta şirketi sorumlu olmak üzere ) toplam 1.090.770,63 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) davalı sigorta şirketi açısından 97.320,00 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Vefat eden eş ve müşterek çocuklar için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı Rıza Altından tahsilini talep ettiği, Böylece maddi tazminat talebi bakımından; davacının müteveffa ...'ın desteğinden yoksun kalma talebi ile ilgili destekten yoksun kalma tazminatının tamamının ödenmesi nedeniyle Reddine,; Davacının müteveffa...'un desteğinden yoksun kalma talebi ile ilgili davasının Kabulü ile, 762.218,30 TL'nin 10/11/2019 (davalı sigorta şirketi bakımından 15/11/2021) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, Davalı sigorta şirketinin davacının talebi üzerine 30.696,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına; Davacının müteveffa ...'un desteğinden yoksun kalma talebi ile ilgili davasının Kabulü ile, 328.552,33 TL'nin 10/11/2019 (davalı sigorta şirketi bakımından 15/11/2021) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, Davalı sigorta şirketinin davacının talebi üzerine 66.624,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise; Davacının manevi tazminat isteminin temelinde, davalının haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; kusur, zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun TBK 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarihli ve 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (TBK 57). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile TBK’nın 58. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında TBK’nun 58. maddesi uygulanır. TMK’nın 24. ve TBK’nın 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Somut dosya değerlendirildiğinde; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, tarafların kusur durumları ile davacının eşi ve 2 çocuğunun vefatının manevi ağırlığı da değerlendirilerek Davacının davalı Rıza'dan manevi tazminat talebinin Kabulü ile, müteveffa... bakımından 100.000,00TL'nin 10/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte; müteveffa ... bakımından 100.000,00TL'nin 10/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte; müteveffa ... bakımından 100.000,00TL'nin 10/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı Rıza'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bununla birlikte, Davacılar vekilinin 18/01/2023 tarihli taleplerinin açıklanması dilekçesi ile; dava dilekçesinde davacının yaralanmasına ilişkin herhangi bir talep dile getirilmemesine rağmen sonradan bu tarihli dilekçe ile maddi tazminat talep ettiği, ayrıca dava dilekçesinde davalı...'den de "davalılardan" demek suretiyle manevi tazminat talep ettiğinin anlaşıldığı, davalı sigortanın da cevap dilekçesinde manevi tazminata ilişkin de cevaplarını bildirdiği, ancak davacının bu dilekçesi ile sehven davalılardan manevi tazminatın talep edildiği, sadece davalı Rıza'dan manevi tazminat talep ettiğini bildirmiş ise de; esas olanın dava dilekçesi olduğu, dava dilekçesinde talep edileni ıslah dilekçesi dışında değiştiremeyeceği anlaşılmakla davacının sonradan talep ettiği, kendi yaralanmasından dolayı maddi tazminat istemi ile ilgili herhangi bir inceleme yapılmamış, davalının manevi tazminat talebinin ise dava dilekçesinde olduğu gibi tüm davalılardan talep edildiği şeklinde değerlendirildiğinde davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS olması, poliçede manevi tazminata ilişkin herhangi bir kloz bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı bakımından manevi tazminat talebinin Reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının 18/01/2023 tarihli dilekçesi ile kendi yaralanmasına ilişkin maddi tazminat talebinin davalılar bakımından ayrı ayrı Reddine, 2-Davacının müteveffa ...'ın desteğinden yoksun kalma talebi ile ilgili davasının Reddine, 3-Davacının müteveffa...'un desteğinden yoksun kalma talebi ile ilgili davasının Kabulü ile, 762.218,30 TL'nin 10/11/2019 (davalı sigorta şirketi bakımından 15/11/2021) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, Davalı sigorta şirketinin davacının talebi üzerine 30.696,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 4-Davacının müteveffa ...'un desteğinden yoksun kalma talebi ile ilgili davasının Kabulü ile, 328.552,33 TL'nin 10/11/2019 (davalı sigorta şirketi bakımından 15/11/2021) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, Davalı sigorta şirketinin davacının talebi üzerine 66.624,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 5-Davacının davalı ... Sigorta A.Ş'den manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı Reddine, 6-Davacının davalı .................'dan manevi tazminat talebinin Kabulü ile, müteveffa... bakımından 100.000,00TL'nin 10/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte; müteveffa ... bakımından 100.000,00TL'nin 10/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte; müteveffa ... bakımından 100.000,00TL'nin 10/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı Rıza'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 95.004,00 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 18.670,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 76.333,7‬0 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, (Davalı Sigorta şirketinin 6.647,92 TL ile sınırlı tutulmasına) 8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 9-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.748,1‬0 TL yargılama gideri ve 19.310,00 TL harç olmak üzere toplam 25.058,1‬0 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin 1.753,45 TL ile sınırlı tutulmasına) 10- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; a-) Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 164.707,89 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, (Davalı Sigorta şirketinin 30.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına) b-) Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1. maddesi uyarınca hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 11- Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.500,00 TL ret vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, 12-Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 48.000,00 TL ret vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... Sigorta A.Ş'ye ödenmesine, 12-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1966/7, K. 1966/7, T. 02.03.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1966-7-e-1966-7-k-6ab1e6b61495