İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1940/7
- Karar No
- 2003/7
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/373 KARAR NO : 2020/213 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/08/2019 KARAR TARİHİ : 08/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... günü saat ... sıralarında, kendisine ait ... plakalı ticari taksi ile ... Caddesi üzerinde bulunduğu sırada aracıyla dikkatsiz şekilde aniden geri geri gitmeye başlamış ve o sırada yaya geçidini kullanarak yolu geçmeye çalışan müvekkiline tamamen kendi kusuru ile çarptığını, çarpmanın etkisi ile müvekkilinin yere düşerek başını sert bir şekilde yere vurduğunu, bilincinin kapandığını, müvekkilinin muayenesi sonucunda kafa travması geçirdiği, başının sağ oksitipatal bölgesinde kesi ve saçlı deri şişliği bulunduğu, kafa içi yaralanmasının bulunduğu, travmatik subdural kanama ve epidural kana geçirdiğinin tespit edildiğini, yaralanmanın hayatı tehdit edici durum oluşturduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez ölçüde olduğunun saptandığını, hastaneden çıktıktan sonra muayene için ...'ya döndüğünü, ...'daki doktorların kendisine strabismus teşhisi koyduğunu, müvekkilinin ... firmasında çalışmakta olduğunu, neredeyse tüm mesaisini bilgisayar başında harcadığını, meydana gelen kaza neticesinde gözünde oluşan hasar sebebiyle işini yerine getirmek büyük zorluklar çektiğini ve iş performansının ciddi manada sekteye uğradığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalatıldığı ... Şirketine Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile başvuru yapıldığını ancak yasal süre içerisinde taraflarına bir cevap verilmediğini, davalı ...'ın kusuru sebebiyle kazanın meydana geldiğini belirterek, ... plakalı aracın plakası üzerine ihtiyati haciz şerhinin işlenmesini ve fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile ... TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı ... cevap dilekçesinde; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket ... tarafından ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Müvekkili Şirketin Sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı yanın gelire ilişkin iddiaları hiçbir şekilde belgeye dayalı olmadığını, dava konusu olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin ifade tutanaklarının tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerektiğini, ceza dosyası ve varsa kusur durumunu gösteren bilirkişi raporunun celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın bu konuda uzman öğretim görevlilerinden oluşacak heyete tevdi edilmesini talep ettiklerini, davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun tebligat tebliğ edilmiştir. Davalı ... her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebinden ibarettir. 6.Mahkememizce Trafik Bilirkişisi eşliğinde ... tarihinde kusur konusunda rapor aldırılmış ve ... tarihli raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ... %100 oranında tam kusurlu olabileceği, yaya ...'nin kusurunun olamayacağı belirtilmiştir. 7.Aşamalarda, davacı vekili, ... tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı Sigorta vekili de, ... tarihli dilekçe ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. 8.HMK m. 74 gereği, davadan feragat özel yetki gerektiren bir haldir. Davacı vekilinin vekaletnamesine bakıldığında, feragat özel yetkisinin olduğu görülmektedir. 9.Belirtmek gerekir ki; davadan feragat, davaya tek taraflı son veren taraf işlemlerindendir. Çekişmeli yargıda kural olarak “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307-312. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen bir hak niteliğindeki feragat, davacının istem sonucundan vazgeçmesi olup, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Geçerliliği için davalının rızasına veya mahkemenin kabulüne gerek olmayıp, bu konudaki tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir. Mahkemece, yalnızca, feragatin gerçekten anılan anlamı içerip içermediğinin ve yasal yönteme uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve koşullar gerçekleşmişse feragat nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. 10.Diğer taraftan, davacı tarafından feragat bildirimi yapıldıktan sonra mahkemece henüz buna dayalı olarak karar verilmemiş olsa da, feragatten dönülemez. Davacının bu tür durumlarda, hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilme veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilme hak ve olanağı bulunmaktadır(Feragatın hata, hile, ikrah ile yapıldığı iddiası ayrı bir dava konusu olabilir. Bunu engelleyen bir yasa hükmü olmadığı gibi, doktirinde buna imkan vermektedir. Örneğin Prof. İlhan E. Postacıoğlu'nun 1975 baskılı Medeni Usul Hukuku Kitabının 481 - 482) Feragatin kesin hüküm oluşturma etkisi maddi anlamdadır ve feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamaz. Ayrıca, feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden ve koşula bağlı hüküm verilemeyeceğinden, koşullu feragat geçersiz olduğu gibi, davacının istem sonucunun bir kısmından vazgeçmesi (kısmî feragat) durumunda, davanın feragat edilmeyen bölümü yönünden yargılamaya devam edilmesi zorunludur(Yargıtay., 10.Hukuk Dairesi, 03/10/2011 tarihli, 2010/12227 esas, 2011/12964 karar sayılı karar, kaynak: ...) 11.Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; dosya ele alınarak, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 12.Ayrıca, son olarak yargılama giderlerine değinmek gerekirse, feragat ilk celse yapılırsa, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22'inci maddeye göre, karar ve ilam harcının 1/3 ü, ilk celseden sonra yapılırsa 2/3 ü alınır(ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.348 vd.) 13. Son olarak belirtmek gerekir ki; davacı taraf dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, davalı sigorta şirketi de ibra ve sulh anlaşması yaptıklarını beyan etmiştir. Ekte belgeleri sunmuştur. Gerçek kişi davalı da kendisini vekil ile temsil ettirmekle, davacının feragati nedeniyle gerçek kişi davalı lehine mevzuat gereğince vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği sorunu gündeme gelebilir. Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 11. HD 18/09/2017 tarihli 2017/721 esas, 2017/840 sayılı kararında da belirtildiği üzere; Somut olayda hakkın özünden feragat söz konusu değildir. Sigorta şirketi tarafından maddi tazminata ilişkin bir ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi ve diğer davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, mahkemece feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD'nin 13/10/2016 tarih ve 2014/9955 Esas, 2016/8876 Karar) Bu nedenle davalı gerçek kişi lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden, alınması gerekli harcın 2/3 ü olan ... TL nin davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harcın karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 6-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, 7-Taraflar lehine/aleyhine yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamı gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır