İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1940/7
Karar No
2003/7
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/260 KARAR NO : 2020/332 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/05/2017 KARAR TARİHİ : 08/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... çekici ve arkasındaki dorsesi ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken yaklaşmakta olduğu ... na ışıklara yaklaşırken kendisine yanan yeşil ışığın yanıp sönmeye başladığı ardından sarı ışık ve kırmızı ışık yanacağından önünün de boş olmasından yararlanarak hız azaltmak yerine seyrine devam ederken kendine kırmızı ışık yandığı halde seyrine devam ettiği dolayısıyla, sol taraftaki ... caddesinde kırmızı ışıkta duran ve kendisine yeşil ışık yanan ... plakalı minibüs sürücüsü ...'nın karşı caddeye geçmek üzere yolun ... istikameti bölümünü geçtiği, ... istikameti bölümüne geçerken sağ taarftan gelen ve kırmızı ışıkta geçtiği anlaşılan sürücü ...'ın minibüse çarpması sonucunda bir kişinin ölmesi, bir çok kişinin yaralanması ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ...'ın asli kusurlu, diğer sürücülerin kusursuz bulunduğunu, müvekkilinin iş gücü kaybına uğradığını beyan ederek; maddi tazminat talebinde bulunmuştur. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın ZMSS ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe kapsamı ile sınırlı olduğunu, davacıya ... TL ödeme yapıldığını, gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, maddi tazminat talebinden ibarettir. 6.Öncelikle söylemek gerekir ki; Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). Taraf kendisi tarafından ispat edilmesi gereken vakıayı ispat edemezse, karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (KURU,Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulu, İstanbul 1990, C. 2, s. 1356 vd.) Türk Medeni Kanunu m. 6 usul hukukunda ispata ilişkin genel kuralı koymuştur. Buna göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 7.İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Özetle; İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 8.İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; dava, haksız fiile dayanmaktadır ve TBK m. 50 gereği; zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut olayda, ispat yükü davacıdadır. 9.Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır. 10.6100 Sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında kusur durumunun belirlenmesi uzmanlığı gerektiren konulardandır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi., 2014/21130 esas, 2017/5282 karar) 11.Mahkememizce aşamalarda kusur raporu aldırılmıştır. 12.Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın ... tarihli kusur raporunda özetle; sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu, sürücü ... ve sürücü ...'in kusursuz oldukları bildirilmiştir. 13.Kusur raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 14.Mahkememizce maluliyet raporu aldırılmıştır. 15.Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihlerine göre; a-)11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, b-)11.10.2008-31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, c-)01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, d-)Poliçe tanzim tarihi ...-... tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, e-) Poliçe tanzim tarihi 20/02/2019 tarihinden sonra ise,18 yaşını doldurmuş bireyler yönünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 16.Kaza tarihi, ... tür. 17.Kaza tarihine göre, maluliyet raporunun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi gerekir. Ancak, mahkememizin bir başka benzer dosyasında (.../... esas) aynı yönetmeliğe göre düzenlenmesi istenen maluliyet raporunda, ATK özetle; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece ek 1 bölümünü içerdiği, ek 3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60 ını keybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60 ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybının belirlenemeyeceği, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereğince rapor hazırlandığı belirtilmiştir (İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli, ... karar sayılı raporu) Mahkememiz kıyasen bu tıbbi belirleme ışığında, raporu yerinde bulmuştur. 18.Somut olayda, ... tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda özetle ; Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereği maluliyet tayinine neden olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. 19.Maluliyet raporu taraflara tebliğ edilmiştir ve dosya aktüerya bilirkişisine tevdii edilmiştir. 20.Aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının geçici iş gücü kaybı zararının ... TL olduğu, davalı tarafça yapılan ödemenin davacının zararını karşıladığı dolayısıyla davacının talep edebileceği bir zararının olmadığı belirtilimştir. 21.Hesap raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 22.Bilirkişi raporlarını hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 23.Bu hususlar doğrultusunda, tüm bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 24.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları, davalı tarafça davacıya yapılan ödeme miktarı göz önüne alınarak, davacının davasında haksız olduğu, davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli bakiye ... TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 8-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1940/7, K. 2003/7, T. 01.09.2013, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1940-7-e-2003-7-k-c85354d2519a