İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1940/7
- Karar No
- 2003/7
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/642 KARAR NO : 2019/639 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2015 KARAR TARİHİ : 11/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı bankanın ... ilindeki ... şubesi ile ... tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalayarak kredi kullanmaya başladığını, davalının ilgili şubesinin bir süre sonra kapanarak tüm işlemlerini ... şubesine devredildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre, kredi kullananın her talebinde bankaca teklif edilen faiz miktarını uygun bulması ve yazılı talebi ile kullandırılacak kredilerde, ayrıca banka tarafından 2 gün önceden yazılı bildirim yapılmaksızın faiz değişikliği yapılamayacağını, müvekkilinin imzaladığı kredi sözlşemesi kapsamında ... ve ... tarihleri arasında, davalıdan bir çok kez ticari ve rotatif kredi kullandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.6 maddesine göre, bankanın üçer aylık dönemler halinde hesap özeti göndermesi gerekirken, davalının bugüne kadar ilgili yükümünü yerine getirmediğini, davalının kullanılan kredileri ve faiz miktarını gösterir hesap özetini süresinde göndermediğini, buna karşın müvekkilinin ise bankaya duyduğu güven ve birden çok kez kullandığı kredilerin faiz hesaplamalarının kırışıklığı nedeni ile faiz hesabını yapamadığını, bir süre sonra davalı tarafından hesaptan kesilerek tahsil edilen faiz miktarlarının sözleşmeye aykırı ve fahiş olduğunu fark ettiğini, davalıya başvurarak, kendisine hesap özeti gönderilmediğini, bu nedenle kredilerine ödediği faiz miktarının tekrar hesaplanarak kendisine bildirilmesini istemesine rağmen, davalı bankaca bugüne kadar yanıt verilmediğini, hesap özetlerinin de gönderilmediğini, davalının bu hareketinin hile oluşturduğunu beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... TL haksız kesintinin faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kredi sözleşmesinde yazılı adrese hesap özetlerinin düzenli olarak gönderildiğini, belge içeriklerinin tetkiki halinde fahiş faiz tahsilatının olmadığının anlaşılabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, davalı bankaca yapıldığı iddia edilen haksız kesinti miktarının iade edilmesi talebinden ibarettir. 6.Mahkememizce aşamalarda, taraf delilleri toplanmış ve banka belgeleri dosyaya alınmıştır. 7.Mahkememizce bankacı bilirkişiden rapor alıdırılmıştır. 8. ... tarihli, bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda özetle; taraflar arasında ihtilaf konusunu oluşturan değişken faizli kredilerin faiz oranlarının artırılması halinde davalı bankanın önceden ihbarda bulunması yönünde dayanak sözleşme hükmü varken, bu ihbarların yapıldığına dair bir delil sunulmadığını, ancak hesaplanan faiz ve ferilerinin müşterilerinin cari hesabından alınması sebebiyle müşterinin de kredi kullanımının ayrıntılarına vâkıf olduğu, bankanın üç aylık dönemler sonrasında müşteriye noter vasıtasıyla hesap özetleri gönderdiği, son iki döneme ait gönderinin ise tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu bilgiler ışığında kendisi de tacir olan davacı müşterinin kredi faiz oranı artırımlarından haberdar olmadığı ve sonuçlarından sorumlu olmayacağı sonucuna ulaşılmadığı için bir zarar hesabı yapılamadığı mahkemenin bu yönde bir talimatı olursa, istenen hesabın yapılacağı tabii olduğunu, davalı bankanın bazı faiz arttırımlarını grerçekleştirdiği arihten daha eskiye tesir eder biçimde işlem yaparak/ ... vererek fazladan ... TL faiz ve BSMV aldığı belirtilmiştir. 9.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir ve taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri vermişlerdir. 10.Davacı vekili, bilirkişi raporuna kısmen itiraz ettiklerini, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği kullandırılacak kredilerde davalı tarafından 2 gün önceden yazılı bildirim yapılmaksızın faiz değişikliği yapılamayacağının belirtildiğini, raporda da geçtiği üzere, davalı bankanın faiz oranlarını fahiş oranda artırdığını, kredi taksitlerinin davacının hesabından çekilmesi nedeni ile oranları davacının bilmesinin beklenemeyeceğini, zira bu hususta mahkemenin dahi bilirkişi incelemesine başvurduğunu, söz konusu faiz oranlarının dosyaya davalı tarafça sunulan hesap özetlerinde dahi açıkça gösterilmediğini beyan ederek; ek rapor alınmasını talep etmiştir. 11.Davalı vekili, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle; kredi kullanımlarının sözleşme ilişkisi çerçevesinde gerçekleştiğini, davacının kredi kullanımları sırasında, kredinin değişken faizli olduğunu ve tarafların anlaştıkları başlangıç faiz ve komisyonunu da belirtmek suretiyle kullanma talimatı verdiğinin rapor ile sabit olduğunu, müşterinin faiz miktarlarına vâkıf olduğunu, kendi belirttiği adrese tebligatların yapıldığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 12.Mahkememizin ... tarihli celsesinde, bilirkişi raporunda en yüksek cari faiz oranıın ve bankaca değiştirilerek uygulanan faiz oranlarının belirtilmediği (en yüksek cari faiz oranından fazla olup olmadığı hususunun değerlendirilemediği) ayrıca buna göre zarar hesabınında yapılmadığı görüldüğünden anılan hususlarda mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınmasına karar verilmiş, ... tarihli, bilirkişi ... tarafından hazırlanan ek raporda özetle; davacının kullandığı ... numaralı kredi için fazla alınan faiz tutarının ... TL, fazla alınan BSMV tutarının ise ... TL olduğu; ... numaralı kredi için fazla alınan faiz tutarının ... TL, fazla alınan BSMV tutarının ise ... TL olduğu; ... numaralı kredi için fazla alınan faiz tutarının ... TL, fazla alınan BSMV tutarının ise ... TL olduğu; ... numaralı kredi için fazla alınan faiz tutarının ... TL, fazla alınan BSMV tutarının ise ... TL olduğu; ... numaralı kredi için fazla alınan faiz tutarının ... TL, fazla alınan BSMV tutarının ise ... TL olduğu; ... numaralı kredi için fazla alınan faiz tutarının ... TL, fazla alınan BSMV tutarının ise ... TL olduğu; ... ve ... numaralı krediler için nihai hesabın yapılamadığı; davacının kullandığı tüm kredilerin dava tarihine kadar olan hesap özetleri, kredi kullanırken müşteri tarafından verilen ve faiz + komisyon mutabakatını gösteren talimatların suretleri, kredilere uygulanan faiz ve komisyon oranları ile bunların uygulandıkları dönemleri gösterir banka kaydı, tahakkuk eden ve tahsil edilen faiz, komisyon ve BSMV tutarlarının her faiz dönemi için ayrıntılı dökümü, davalı bankanın TCMB'na bildirdiği azami kredi faiz oranı gerekeceği, kullanılan kredilerle ilgili olarak davacı şirketin kayıtlarını inceletmenin ise mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. 13.Mahkememizin ... tarihli celsesinde, davalı vekili tarafnıdan dosyaya eklenen hesap ekstreleri incelenmek suretiyle ayrıca banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, ... tarihli, bilirkişi ... tarafından hazırlanan 2. Ek bilirkişi raporunda özetle; ... numaralı kredi: ... döneminde ... TL, ... döneminde ... TL faiz ve ferisi tahsil edildiği, bu krediye mahsuben ... tarihinde ... TL (113 gün/4.602 adet), ... tarihinde ... TL (82 gün/82.000 adet) ve ... tarihinde de ... TL (53 gün/26.461 adet) anapara ödemesi yapıldığı, davalı bankanın kredi hesap özetlerini sunmaması nedeniyle mevduat hesap özetleri tetkik edilerek belirlenen bu detaylara göre, müşteriden alınması gereeken toplam faizin yeniden hesaplanması gerektiği, geri ödemelerin toplamı üzerinden gidildiğinde ... TL faiz ve ... TL BSMV tutarının daha önceki raporlarda hesaplanan ... TL'den düşülmesi sonucu müşteriden alınması gereken toplam tutar ... TL seviyesine indiğini, önceden tahsil edilen ... TL'de eklenmekle tahsilat toplamı ... TL seviyesine yükselirken tahsil edilmesi gereken ... TL düşüldüğünde fazla tahsilat tutarı ... TL seviyesinde kaldığı, ... numaralı kredi bakımından ...döneminde ... TL, ... döneminde ... TL faiz ve ferisi tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Tahsil edilmesi gereken toplam ... TL paradan tahsil edilen toplam ... TL düşülmekle toplam ... TL fazla tahsilat yapıldığı belirtilmiştir. 14.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve davalı vekili rapora karşı itirazlarını sunmuştur. 15.Davacı taraf bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre, talebini belirli hale getirmiş ve harcı tamamlamıştır. 16.Genel olarak söylemek gerekir ki; Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticarî faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirmiştir. Dosyada iki taraf da ticaret şirketidir ve TTK gereği tacirdirler. 17.Basiret, sağduyu, ilim, tecrübe ve feraset ışığıyla görüp sezmeye ve bilip değerlendirmeye esas teşkil eden konuları etraflıca ve tam olarak kavrayabilmedir.(KARAHAN, Sami, Ticarî İşletme Hukuku, 6102 Sayılı TTK. ile 6098 Sayılı TBK. ve 6100 Sayılı HMK‟ya Göre Güncellenmiş 20 Baskı, Konya 2011, s. 86; AYHAN, Rıza, Ticarî İşletme Hukuku, Ankara 2007, s. 203) Basiret, tacirin ticarî işletmesiyle ilgili olarak, fiilî ve hukukî işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü demektir. Tacir, tüm bu hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tacirden beklenen basiretin ne olduğu kanundan değil ticarî hayattan, özellikle ticarî teamüllerden çıkartılabilir. (KİZİR, Mahmut., "Yargıtay Kararları Işığında Basiretli İşadamı Gibi Hareket Etme Yükümlülüğünün Sözleşmenin Değişen Şartlara Uyarlanmasına Etkisi", Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 19 Sayı: 2 Yıl: 2011, s. 245-283) 18.Bankalar da, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. TTK 18/2 maddesi gereğince, tacir,ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. (YILMAZ, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.) Bankanın özen borcu, TMK m. 2 ye dayanır.(ÇEKER, Mustafa; Hukuki Yönleriyle Banka Mevduatı, Adana 2004, s. 273) 19.Bankaların bir güven kurumları olmasından da ötürü, bankalar ile sözleşme ilişkisi içinde bulunan taraflar sözleşmelerin uygulanacağı konusunda haklı bir beklenti içindedirler. Kök bilirkişi raporunda, yapılan faiz oran artışının dayanak sözleşmenin 3.6.4 maddesinde öngörüldüğü biçimde müşteriye ihbar edildiğine dair bir bilgi ve belgenin dosyada olmadığı belirtilmiştir. Yine bilirkişi raporunda, davalının kredi faiz oranlarını yükselttiği hallerde çoğunlukla işlem valörünü işlem tarihinden daha eski bir tarih olarak belirlediği, böylelikle bu işlemden önceki bir dönem için de yüksek oranda faiz hesaplanmasına imkan verdiğinin saptandığı belirtilmektedir. 20.Davalı banka vekili, hesap ekstrelerinin davacıya gönderildiği ve basiretli davranması gereken davacının faiz oranlarındaki değişikliği görmüş olacağını beyan etmiştir. 21.Dosya içinde mevcut dayanak kredi sözleşmesinin 3.6.4 hükmünde özetle; bankanın kullandırdığı ve kullandıracağı kredilerin faiz oranlarının müşteri ile yazılı bir mutabakat ile sabitlenmedikçe, bankanın sözleşme uyarınca açtığı ve açacağı aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek oranları geçmemek kaydıyla, bankaca belirlenmiş olan cari faiz oranını müşteriye ihbarda bulunmak kaydıyla uygulayarak, bu oran üzerinden hesaplanmış faiz tutarlarını BSMV, KKDF ve sair resim, harç ve diğer mali yükümlülükleri ile birlikte cari hesabına borç yazmaya yetkili olduğu belirtilmektedir. Müşteri faiz artırımının ve/veya faiz tahakkuku döneminin kendisine bildirilmesiyle birlikte, ihbardan önceki düzenlemeye göre borcunun tamamını kapatarak, bankanın mahrum kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, bu nedenle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri bankaya ödeyerek, kredi kullanımına son verebilir. Bu durumda, müşteri faize ilişkin değişiklikten etkilenmeyecektir. Müşteri bu süre içinde borcun tamamını kapatmaması veya kapatsa bile bu süre içinde kredi kullanmaya devam etmesi halinde yeni faiz oranı ve/veya yeni faiz dönemini kabul etmiş sayılır. 22.Düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, davalı bankanın faiz değişikliğini bildirmek konusunda sözleşmesel bir yükümlülüğü vardır ki bu yükümlülüğün sonucunda müşterinin faizden etkilenmemesi sonucunu doğurabilecek, müşterinin kullanabileceği hakları da mevcuttur. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; yapılan faiz oran artışının dayanak sözleşmenin 3.6.4 maddesinde öngörüldüğü biçimde müşteriye ihbar edildiğine dair bir bilgi ve belgenin dosyada olmadığı belirtilmiştir. Davacı basiretli bir tacir olarak, sözleşme yapmış ve sözleşme hükmünün birer güven ve itibar kurumu olan bankaca yerine getireceği yönünde haklı bir beklenti içindedir. Davalının, davacının basiretli iş adamı olması gerektiğinden bahisle hesap ekstrelerini inceleyerek, faiz artırımına vâkıf olduğunu söylemesi dosya kapsamına ve kabule göre hukuka uygun değildir. Davacı, imzaladığı sözleşme hükmünün uygulanması beklemiştir. İmzaladığı sözleşmedeki hükümlerin uygulanmasının hukuka ve hakkaniyet aykırı olduğu ileri sürmemiştir çünkü örnek olarak böyle bir savı ileri sürmesi halinde tacir olması nedeniyle basiretli iş adamı gibi davranma ilkesine ters düşer bir durum oluştururdu. Davacı haksız fazla kesintiyi anladığında, gerekli başvurularını yaptığını beyan etmektedir. Bu yönüyle zımnen kabul olarak değerlendirilecek bir durum da söz konusu da değildir. 23.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi kök ve ek raporları göz önüne alınarak; davalının, sözleşmeye aykırı olarak, ihbar sorumluluğunu yerine getirmeyerek, faiz artışı yaptığı, bu artışların haksız olduğu anlaşılmakla; raporlar ve harcı yatırılan talep doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL karar harcı ve aşamalarda yatan ... TL harcın toplamı ... TL nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 9-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır