İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2012/5835 E. 2013/129 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2012/5835
- Karar No
- 2013/129
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/524 Esas KARAR NO : 2024/847 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/08/2022 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin , davalı şirkete istenilen boyut ve ebatlarda ürettiği ürünleri gönderdiğini, davalının ise önce gönderilen ürünlerin ayıplı olması bahanesi ile sonrasına ise müşterilerden beklenen çeklerinin olduğu gerekçesi ile ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından defalarca aranmasına ve mail yazışmaları ile uzlaşma çabalarına rağmen bir sonuç alınamadığını, davalının toplamda 364.623,67-TL bakiye borcu bulunduğunu, davalı yanın ayıplı olduğu iddia ettiği malları iade de etmediğini , malları uhdesinde tuttuğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte davalı yan ayıp ihbarını süresi içinde ve yasal şekil şartlarına uygun yapmadığını , davalı yanın borcunu ödemekten imtina etmesi üzerine alacağın tahsili amacı ile ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu , akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alınamadığından işbu davanın açıldığını beyan ederek , davanın kabulüne , itirazın iptaliyle takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa 16.430 metre kumaş siparişi verildiğini ve bu malların davalıya teslim edildiğini, ancak kumaşların boya ve terbiye işleminden geçtikten sonra 3.145 metre kumaşta dokuma hatası , yağ lekesi , uçuntu olduğu beyan edilerek davalının müşterisi tarafından kabul edilmediğini, malın ayıplı olduğu hususunun makul süre içerisinde davacı tarafa telefon ve mail yolu ile bildirildiğini, mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere davacı tarafın dokuma hatalarını kabul etmiş olmasına rağmen mallarını iade alınmadığını ve ürünlerin depoda muhafaza edildiğini, dilekçeleri ekinde sunulan 10.09.2021 tarihli proforma ve ham dokuma sipariş formunda talep edilen kumaşın özellikleri dikkate alındığında taraflar arasında eser sözleşmesi olduğunun açıkça görüldüğünü, davalı tarafından verilen özel siparişe istinaden davacı tarafından meydana getirilen kumaştaki ayıpların dokuma kalitesinden kaynaklanan ayıplar olduğunu, dolayası ile dava konusu kumaşların boyanıp kesilmeye hazır hale getirilmeden başka bir anlatım ile işleme tabi tutulmadan , kullanılmadan kumaştaki ayıpların anlaşılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple dava konusu kumaşlardaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, malın ayıplı olduğu hususunun makul süre içerisinde önce telefon ile şifahi olarak ve daha sonrasında da davacı yana mail yolu bildirildiğini, davalının zararının , almış olduğu dokuma ham kumaşlardan ibaret olmadığını, davalının bu ham kumaşları boya ve terbiye işleminden geçirerek müşterisine satmış olduğunu, dolayısıyla mahrum kalınan karın yanında ham kumaşa uygulanan boya ve terbiye işlerinden dolayı da 214.217,44-TL zararı olduğunu ve davacı tarafa bunun yansıtıldığını, taraflar arasındaki tek ihtilafın 214.217,44-TL olduğu, her ne kadar davacı takibi 366.826,40-TL üzerinden açmış olsa da icra takibinden ve iptal davasından önce 25.06.2022 tarihinde 12.07.2022 keşide tarihli 18.000-TL meblağlı ve 31.07.2022 keşide tarihli 132.000-TL bedelli çekler ile toplam 150.000-TL ödemeyi cari hesaptan düşmediğini belirterek davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Tanık Ahmet Kılıç beyanında ; 10 yılı aşkın süredir davacı şirkette pazarlama ve planlama görevlisi olarak çalışıyorum. Şirket tarafından üretilen standart kumaş satışı davalı şirkete yapıldı. Miktarını hatırlamıyorum. Teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile bedelleri davalı tarafından ödenmedi. Ancak satışı yapılan ürünler standartlara uygun üründü. Herhangi bir ayıbı yoktu. Davalı tarafın şirketimize usulüne uygun olarak yapmış olduğu ayıp ihbarı da bulunmamaktadır. Satılan ürünlerin kalite kontrol bölümünde onay alındıktan sonra sevki yapılır. Şirketimiz herhangi bir hatalı ürün sevkiyatı yapmamıştır. Zira Kahramanmaraş genelinde faaliyet gösteren köklü bir kuruluş olup bir çok şirket ile ticari ilişkisi vardır. Bu güne kadar böyle bir duruma şahit olmadım. Benim şahsi görüşüme ve deneyimlerime göre ürün davalı şirketin kalite kontrol bölümünden onay aldıktan sonra boyama işlemi sırasında gerçekleşmiş olabilir. Ürün hatalı olsa dahi davalı tarafın ürünü kabul etmeden derhal iade etmesi gerekir. Ancak bu güne kadar şirketimize yapılmış herhangi bir iade söz konusu değildir. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur, demiştir.. Tanık Mehmet Murat Kulotu beyanında; Ben davacı şirkette finans şefi olarak 11 yıldan beri çalışıyorum. Davalı şirket ile ticaretimiz bulunmakta. Davacı şirket kumaş alış ve satışı yapmaktadır. Davalı şirkete miktarını ve bedelini tam hatırlamamakla birlikte satış yaptık. Ücretini talep ettiğimizde verdiğimiz malların ayıplı olduğunu iddia ettiler. Ancak bu iddiayı mal teslim üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra yaptılar. Bunu satılan malların bedelini ödememek için dile getirdiklerini düşünüyorum. Çünkü mal tesliminde alıcı tarafından gerekli kontroller yapılır. Eğer ayıp tespit edilirse bir kaç gün içerisinde bize bildirilmesi gerekir. Bize herhangi bir bildirim yapmadılar. Çalıştığım şirket yıllardır Kahramanmaraşta faliyet gösteren köklü bir kuruluştur. Bu güne kadar hiç bir firma ile ayıplı mala ilişkin bir ihtilafımız olmadı. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir demiştir. Tanık Hasan Ali Kurukız beyanında ; Ben davalı şirketin satın almadan sorumlu olarak çalışıyorum, 2021 yılının Kasım veya Aralık ayında ham dokuma kumaş satın aldı, bu teslimatın 2021 sonunda ancak tam olarak gününü bilmiyorum , teslim edilmiştir, bize prosedür olarak kumaşlar muayene edildiği ve malın temiz olduğu bildirilerek benim çalıştığım davalı şirket satın almıştır, biz ham kumaşı teslim aldıktan sonra bizim kumaş boya hanemiz vardır, boyahanede kumaşın renklendirilmesi yapılır, boyama işlemini yaptıktan sonra , kumaşta ham kumaş kaynaklı dokuma hatasının bulunduğunu , boyahanedeki teknik elamanları boyama işleminden sonra bize bildirdi, bana teknik boyahanede çalışan işçinin bildirim yapmasından sonra sanıyorum en geç 1 gün sonra olabilir davacı şirketi aradım ve ham kumaşınızda hata vardır dedim ve ayıplı olduğunu bildirdim , ayrıca mail yazdım, şirket mailleri mevcuttur, gelip mallarını davacı yan kontrol etti, davacı yan kontrol ettiler sonrası ayıbın kendilerinden kaynaklanmadığını bu nedenle geri almayacağını söylediler ve sonrasında dava süreci başlamıştır demiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; Davalı tarafça istenilen ve davacı tarafça üretilerek davalıya teslim edilen ürünlerin bedeli ödenmediğinden bahisle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağı ve cari hesaba istinaden faizler dahil toplam 366.826,40-TL alacağın reeskont avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalı şirketin yetkilisi marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler ... , tarafından düzenlenen 27/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; I-"..Kumaşların gereği gibi üretilip üretilmediği; ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkiye de uygun üretilip teslim edilip edilmediği ; ayıplı ise ayıbın niteliği (gizli ya da açık); nesafet kesintisi gerekiyor ise miktarı; ayıbın niteliğine göre ne kadar sürede fark edileceği, tarafların kusurları" hususunda teknik açıdan inceleme yapıldığında : incelenen dava konusu kumaşlardaki dokuma hatalarının hem piyasa teamülü hem de proformada belirtilen hata oranlarının üzerinde olduğu, bu nedenle kumaşların davacıdan kaynaklı, açık ayıplı kumaşlar olduğu ; teslimat sonrası yapılacak muayenelerde tespit edilebilir nitelikte olduğu: dolayısıyla icra takibine konu edilen bedelin davalıdan istenemeyeceği kanaatine varıldığı, II-Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: a-Davacı tarafın davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... takip sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde asıl alacak olarak 364.623,67-TL'nin ve 2.2022,73-TL'lik faizin (toplamda 366.826,40-TL'nin) ödenmesinin talep edildiği :" borcun sebebi" olarak " müvekkil muhasebe kayıtları, cari ekstreler , faturalar vs." gösterildiği, b-10.09.2021 tarihli "Proforma" ile dosya kapsamına sunulan beyanlar incelendiğinde taraflar arasında TBK m.470 hükmü gereğince eser sözleşmesinin kurulduğu; buna göre davacının "yüklenici" , davalının ise "işsahibi" sıfatına haiz olduğu; c-Davacı yüklenici eser meydana getirme (imal etme) borcunun gereği gibi ifa edildiğini ve teslimin davalı işsahibine yapıldığını iddia ettiği; davalı işsahibinin ise eserde ayıp olduğunu ileri sürdüğü, d-Yukarıda yapılan teknik inceleme neticesinde davacı yüklenicinin açık ayıplı olarak eser meydana getirdiği yönünde tespitte bulunulduğu; eğer bu tespit nazara alınacak olursa bu halde TBK m. 474/1 hükmü uyarınca davalı işsahibinin , eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, buna uygun bir süre içinde davacı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu; bunun bir külfet olduğu; ayıp ihbarına ilişkin olarak Yargıtay 6.HD. E.2021/3033, K.2022/255, 25/01/2022 tarihli kararının " Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı, her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02/02/1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K sayılı ve Dairemizin 16/01/2013 tarih ve 2012/5835 E. 2013/129 K.sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.) " şeklinde olduğu; kaldı ki dosya kapsamı incelendiğinde davalı tarafından cevap dilekçesinin ekinde sunulan davacı ile davalı yetkilileri arasında yapılmış e-posta yazışmaları ile davalı ile kendi müşterisi arasında yapılmış e-posta yazışmaları incelendiğinde davalı iş sahibi tarafından tespit edilen ayıplar bakımından TBK m.474/I hükmüne göre ayıp ihbarının uygun süre içinde yapıldığı kanaatine varıldığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, III-Mali açıdan inceleme yapıldığında; Davacı , davalı aleyhine 364.623,67-TL asıl alacak ve 2.202,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 36.826,40-TL üzerinden 17.06.2022 tarihinde ... İcra Dairesi 2022/... esas dosyası ile takip başlatmıştır. Davalı , davacı adına takipten önce 21.03.2022 tarihinde 214.217,44-TL bedelli iade faturası keşide etmiş , davalı ise 09.03.2022 tarihli faturaya yasal süresi sonrasında 31.03.2022 tarihinde ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bu faturaya itiraz etmiştir. Takip tarihinde davacının kendi yasal defterlerine göre davalıdan olan alacak bakiyesi 364.623,67-TL olup aynı tarihte davalının kayıtlarında davacıya borç ya da alacaklı olmadığı, Yönündeki kanaatimizi saygı ile arz ederiz ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... , ... tarafından düzenlenen 03/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''..1-Mali inceleme neticesinde: "davalı tarafça ödendiği beyan edilen 18.000-TL ve 132.000-TL çekle ödemelerin taraf kayıtlarında yer alıp almadığı var ise ödemenin dava ve takip tarihi de nazara alınarak hangi tarihte yapılmış olduğu" hususunda: davacı 17.06.2022 tarihinde ....İcra Dairesi 2022/... Esas dosyası ile takip başlatmış olup söz konusu çeklerin, tahsili öncesi (çekler kayıtta iken) 364.623,67-TL ... kayıtlarında ... borçlu olup çeklerin tahsili sonrasında 214.217,54-TL borçlu olduğu, 2-Teknik inceleme neticesinde: "davacı vekilinin ,jüt yabancı elyaf gibi hatalardan sorumlu olmadıkları ve bu hatalar yönünden fire oranının kararlaştırıldığı , yönündeki iddiaları; kumaşlarda yer alan hataların jüt yabancı elyaf gibi hatalara ilişkin olup olmadığı, bu hatalara ilişkin ise tarafların kusur durumuna ve var ise davacının toplam alacağına etkisi" hususunda: Kumaşlardaki hataların %90'lık kısmının dokuma kaynaklı olduğu, davacı beyanı boya işlemleri neticesinde oluşamayacağı, AÇIK AYIP niteliğinde olduğu , önceki kanaatte bir değişiklik olmadığı, Yönündeki kanaatimizi saygı ile arz ederiz ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında davalının siparişi ile davacı tarafça üretilen dokuma kumaşın davalıya teslimine yönelik bir ticari ilişki bulunduğu, dava dilekçesinde de açıkça ''davalı/borçlu şirkete istenilen boyut ve ebatlarda üretilen ürünler göndermiştir'' şeklinde belirtilen ifadeden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında üretim sürecinin de yer aldığı bir eser sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafın ürettiği kumaşları davalıya teslim ettiği ve ödenmeyen fatura alacağı kaldığını iddia ettiği, davalı tarafın ise ayıplı ürünler bulunduğunu ve ödeme yapıldığını savunduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında; dokunan ham kumaşın davalıya teslim edildiğinin, davalının terbiye ve boya işlemleri yaparak üretime devam ettiğinin, incelenen kumaşlarda hatalar bulunduğunun, bu hataların % 10 boya terbiye, % 90 ise dokuma işleminden( %45 jüt, % 45 diğer hatalar) kaynaklı olduğunun, ayıklanamayacak sık aralıklarla rastlanan ve bu sebeple ürünün tamamını kusurlu hale getirdiği kabul edilen hatalar bulunduğunun, boya kaynaklı düşük oranlı hatalar olmasa bile dokuma hatalarının ürünün tamamını kusurlu hale getireceğinin, taraflarca imzalı ham dokuma sipariş formunda; ham bez kalitesi firmanız sorumluluğundadır, kumaşlarda kesinlikle yabancı elyaf, kir, pas ve yağ lekeleri olmamalıdır yazılı olduğunun, davacı kayıtlarında davalıdan 364.623,67 TL alacaklı olduğunun, davalı kayıtlarında ise alacak/borç bakiyesi bulunmadığının, çek alındı makbuzlarında davacıya 150.000 TL ödendiğinin, davacının açık ayıplı bir üretim yaptığının, mail kayıtları uyarınca yasal süresi içinde ayıp ihbarının yapıldığının tespit edildiği, tarafların kayıtları örtüşmediğinden işin gereği gibi ifa edildiği ve alacağı bulunduğu hususlarında ispat yükünün davacıda olduğu, alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı tarafça üretilen kumaşlarda ürünün tamamını etkileyecek ve kullanılamaz hale getirecek ayıplar bulunduğu, davacı tarafça düzenlenen 10.09.2021 tarihli ve tarafların imzası bulunmayan proforma fatura ile yalnızca davalının imzası olan 13.09.2021 tarihli proforma faturada hata payının ve miktar toleransının % 10 olarak belirlendiği, ayrıca jüt yönünden garanti verilmediğinin de belirtildiği, ancak faturada yer alan bu hükümler ve davalı tarafın sipariş formu birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, davalıya teslim edilen ve teknik inceleme sonunda tamamının ayıplı olduğu belirlenen ürünleri dahi olduğu gibi kabul edeceği yönünde bir iradelerinin olmadığı, kaldı ki tamamen ayıplı sayılacak ve bu haliyle ticari bir amaca hizmet de etmeyecek ürünlerin olduğu şekliyle tamamen kabulünün ticari hayatın olağan akışına da aykırı olacağı, kumaşlardaki hatanın %10 oranının çok üstünde olduğu, bilirkişilerce incelenen 4 top kumaşta 300 e yakın hata tespit edildiği, davacı taraf her ne kadar TTK 18/3 uyarınca usulüne uygun bir ayıp bildirimi yapılmadığını iddia etmiş ise de, ... BAM ... H.D nin 2022/... ve 2023/... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ; TTK'nın 18/3. Maddesinde belirlenen şeklin geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı olduğu da değerlendirildiğinde davacıya ayıbın usulünce ihbar edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu nazara alındığında TTK 23 te belirtilen ticari satış ve mal değişimine ilişkin sürelerin değil eser sözleşmesine ilişkin ihbar sürelerinin uygulanacağı, buna göre TBK 474 maddesi uyarınca ayıbın uygun bir süre içinde bildirilmesi gerektiği, dosyada bulunan mail görüşme kayıtları ve dinlenen davalı tanığının beyanları uyarınca ayıbın davacı yana süresinde bildirildiği, ( Eser sözleşmelerinde ayıp ihbarının yapıldığının tanık dahil her türlü delille ispatının mümkün olduğuna dair ... BAM ... H.D nin 2022/ ... esas ve 2024/ ... karar nolu ilamı) davacının 150.000 TL ödeme de yapmış olduğu anlaşılmakla, davacının bir alacağı kalmadığından davanın ve şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 4.430,35-TL peşin harçtan alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 4.002,75-TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 58.692,22-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır