İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/3614 E. 2020/3544 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/3614
Karar No
2020/3544
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/348 Esas KARAR NO : 2025/142 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/11/2015 KARAR TARİHİ : 10/02/2025 YAZIM TARİHİ : 14/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 20/11/2013 tarihinde davalı ...... 'ın maliki ve işleteni olduğu sürücü ......' ın sevk ve idaresindeki şehiriçi yolu taşımacılığı yapan ...... plakalı aracın hız sebebiyle kaldırımı aşarak üst geçitten aşağı düştüğünü bu nedenle ölümlü ve yaralanmalı kaza meydana geldiğini, müvekkilinin bu kaza sebebiyle yaralandığını, bu nedenle 6100 sayılı Yasa' nın 107. Maddesi hükmünce belirlenecek maddi tazminat tutarını davalılardan tahsilini ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...... ve ...' dan müştereken ve mütelsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu kazaya karışan ...... plakalı aracın 14/06/2013/2014 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunu tespitinin gerektiğini, davacının sigortalı olan araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını bu dosya kapsamında 29/04/2014 tarihinde 35.317,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini müvekkili şirketin davacıya karşı başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerler davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ........ ve ....... vekili cevap dilekçesinde; Kazada müvekkillerinden ....... 'ın araç şoförü olduğu, hayati tehlike geçirdiği ve kazadan sonra tutuklanmış olduğu, işbu trafik kazası nedeniyle Bakırköy ....... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasından yargılandığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinde %15 kusur bulunduğu, belediyede ise %85 oranında kusur verilmiş olduğu, tarafların itirazı üzerine ATK tarafından ise müvekkiline %100 kusur atfedildiği, her iki raporun birbiri ile çelişmesi ve farklı kusur oranları belirlenmesi nedeni ile bu kez Adli Tıp Genel Kurulundan kusur durumu istendiği, henüz görüş sunulmadığı, Ağır ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ihbarına, davacıların maddi zararları sigorta tarafından karşılanmış olması sebebiyle maddi talepleri yönünden davanın reddini, davacının manevi taleplerinin yüksek olması ve zenginleşmeye sebebiyet verecek olması sebebiyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 24/05/2017 Adli Tıp Raporuna Göre ; Mevcut belgelere göre: 1. ...... oğlu 1964 doğumlu...... 'ın 20.11.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 X(2.......33)A %37 E cetveline göre %40.2(yüzdekırknoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. Iyilesme (isgöremezlik) süresinin 20.11.2013 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. 01/02/2018 tarihli Adli Tıp Raporuna göre ...... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler 2. Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre: ....... oğlu 1964 doğumlu ........'ın 20.11.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı omurga füzyon arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 X(2-----------33)A %37 E cetveline göre %40.2(yüzdekırk noktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (isgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. 04/11/2019 tarihli Adli Tıp Raporuna Göre 1. ..... oğlu, 1964 doğumlu .......’ın 20/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle; 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği 12 maddesi kapsamında başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, 2. İyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde ilk 3 (üç) ay bakıma muhtaç olabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. Şeklinde düzenlenen raporlar doğrultusunda davacının geçici / kalıcı maluliyet oranı tespiti ile bakım ve bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı konusunda rapor düzenlenmiş; 09/01/2020 Tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre 1-Davacıya yapılan ödemeyle davacının ödeme tarihindeki verilere göre maluliyet maddi zararı arasında açık nispetsizlik olduğu, 2-Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 6.611,50 TL olduğu, 3-Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 130.781,62 TL olduğu, 4-Davacının nihai ve gerçek bakıcı gideri maddi zararının 2.676,34 TL olduğu, 5-Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 29.09.2014 kısmi ödeme tarihi, diğer davalılar yönünden ise 20.11.2013 kaza tarihi ve işleyecek faizin avans faizi olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Davacı yan 13/04/2020 tarihli dilekçesi ile talep arttırım dilekçesi ibraz etmiş, -Geçici iş göremezlik maddi zararı 6.611,50 TL -Sürekli iş göremezlik maddi zararı 130.781,62 TL -Bakıcı gideri maddi zararı 2.676,345 TL toplam 140.069,46 TL olarak taleplerini arttırmıştır. Yukarıda aktarılan bilirkişi raporları doğrultusunda ;davalı sürücünü %85 kusur oranı ve davacı yanda meydana gelen maluliyet oranları doğrultusunda maddi tazminat talepleri yönünden tüm davalıların manevi tazminat talepleri yönünden ise işleten ve sürücünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ...... sayı, 19/03/2024 tarihli raporunda; A)Davalı sürücü ....... sevk ve idaresindeki minibüs ile yerleşim yeri içi caddede seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde, seyrini aracının teknik özellikleri ile mevcut yol ve zemin durumlarının gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği, seyrini taşıt trafiği için ayrılan yol bölümü içerisinde kalacak şekilde sürdürmediği, diğer sürücü idaresindeki aracın yaklaştığını gördüğünde kontrollü şekilde fren ve direksiyon tedbiri almadan sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ taraftan yol dışı kalması ve aracı ile alt geçit tüneline düştüğü kazada kusurludur. B) Sürücü ...... sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde, davalı sürücü idaresindeki aracın önüne kontrolsüzce geçerek bu aracın seyir durumunun bozulmasına katkı sağladığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurludur. C)Olay mahallinde meydana gelen kazada başkaca kişi veya kişilerin atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. SONUÇ: A)Davalı sürücü .......'ın %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü .....'nun %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. Sonuç ve kanaatine varılmıştır. 05/08/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda; a) Davacıya yapılan ödemeyle davacının ödeme tarihindeki verilere göre maluliyet maddi zararı arasında açık nispetsizlik olduğu, bu durumda, güncel verilere göre hesaplanan sürekli iş göremezlik maddi zarar tutarının esas alınması gerekeceği, b) Sayın Mahkemenin 25/06/2024 tarihli ara kararında; “güncel asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ek rapora gönderilmesine" ara kararı verildiği, bununla birlikte; Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 19.01.2021 gün, ....... E. ve ...... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K., 12.11.2020 T. ve BAM ..... HD ..... E., ..... K., 26/02/2021 T. sayılı emsal kararları nazara alındığında BAM'nin kaldırma ilamı öncesinde hükme esas alınan rapor tarihi olan 09.01.2020 tarihindeki asgari ücret verilerinin esas alınması gerektiği kanaatine varıldığı, ancak; elbette takdir Sayın Mahkemeye ait olduğundan hem kök rapor tarihindeki hem de işbu ek rapor tarihindeki verilere göre 2. Seçenekli olarak değerlendirme yapıldığı, buna göre; c) BAM'nin kaldırma ilamı öncesinde hükme esas alınan rapor tarihi olan 09.01.2020 tarihindeki asgari ücret verilerine göre; 1) Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 6.611,50 TL olduğu, 2) Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 130.781,62 TL olduğu, 3) Davacının nihai ve gerçek bakıcı gideri maddi zararının 2.676,34 TL olduğu, d) Sayın Mahkemenin 25/06/2024 tarihli ara kararı gereği güncel asgari ücret verilerine göre; 1) Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 6.611,50 TL olduğu, 2) Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 939.225,60-TL olduğu, bu tutarın sakatlık bakiye teminat limiti olan 214.683,00 TL içim davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, 3) Davacının nihai ve gerçek bakıcı gideri maddi zararının 2.676,34 TL olduğu, e) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 29.09.2014 kısmi ödeme tarihi, diğer davalılar yönünden ise 20.11.2013 kaza tarihi ve işleyecek faizin avans faizi olduğu Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce ....... esas ...... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ...... esas ..... karar sayılı ilamı ile; " ...Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 09/01/2020 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda %85 kusura göre yapılan hesaplamaya göre karar verildiği ,gerekçeli kararda kusura ilişkin denetime elverişli bir değerlendirme yapılmadığı, müterafik kusurun tartışılmadığı görülmektedir. Mahkemece Bakırköy ..... ATM ...... Esas sayılı dosyasında yetinilerek, tarafların kusur oranlarını belirleyen kusur raporu alınmadan tazminat belirlenerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken; Bakırköy ...... ACM'nin ..... Esas, Bakırköy..... ATM 2015/492 Esas ve Bakırköy 14. AC M'nin 2019/207 Esas 2022/30 Karar sayılı dosyaları celp edilerek meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için ATK' dan kusur raporu alınarak, müterafik kusur şartları bulunup bulunmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir. Davacı taraf, davadan önce davalı sigortacı tarafından ödenen bedelin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için, davalının ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan miktar ile fiilen ödenen miktar arasında fahiş fark olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Yapılan ödemenin yetersiz olduğu saptandığı takdirde, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabı yapılıp zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminat belirlenmelidir. Mahkemenin karara esas aldığı bilirkişi raporunda bu doğrultuda kaza tarihi itibariyle uygun olamacak şekilde PMF 1931 tablosu ve progressif ranta göre ,davacının geliri asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak ödeme tarihindeki verilere göre tazminatın % 47'sinin karşılandığının tespit edildiği, yapılan ödemenin yetersiz olduğu saptandığı, bu nedenle davadan önce davalı sigortanın ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5444 Esas-2021/5954Karar sayılı ilamı). Maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekecektir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/06/2020 tarih, 2018/3614 E. ve 2020/3544 K., 28/01/2020 tarih, 2018/3470 E. ve 2020/153 K.sayılı kararları). Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 4.maddesinin k bendinde maluliyet tanımına yer verilmiştir. Buna göre " Maluliyet: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme hali" olarak tanımlanmış yine Yönetmeliğin sigortalıların çalışma gücü kaybı tespitini düzenleyen 9 ve 10 maddelerinde %60 maluliyet ve üzeri için maluliyet tespitine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle bu yönetmelik sadece %60 maluliyet ve üzeri için hükümler ve ekli cetvel içermekte olup %60'ın altında maluliyet bulunması halinde bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanması olanaklı değildir. Yine Yönetmeliğin 23.maddesi ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmış düzenlemesine yer verilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin tümden kaldırılmadığı anlaşılmaktadır. Keza ek cetveller ilişkin yeni bir düzenleme de yapılmamıştır. Sonuç olarak davacının maluliyetinin %60'ın altında (%11,3) olması ve kaza tarihine göre uygulanması gereken Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet belirlenirken aynı cetvellerin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetveller) esas alınması gerektiğinden maluliyetin tespitinde Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanmış olmasının, maluliyet oranına bir etkisi olmayacağından hükme esas alınan maluliyet raporunda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Manevi tazminat miktarının kusur oranın netleşmesinden sonra değerlendirilmesi gerektiğinden kusura ilişkin istinaf talebi yerindedir. Davaya konu aracın minibüs olması yolcu taşımacılığı yapılması dikkate alındığında ticari olduğunun kabulü ile talep gibi avans faizi uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalılar ....... ve ........ vekili ve davalı ...... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." denilmek suretiyle mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf incelemesi sonrası mahkememize gönderilen dosyanın eldeki ........ esasa kaydedilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmiştir. 20/11/2013 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davalı ........'ın maliki ve işleteni, .......'ın ise sürücüsü olduğu ....... plakalı aracın kusuru ile sebebiyet verdiği kazada minibüs içinde yolcu konumundaki davacının yaralandığı ve maddi manevi tazminat talepli iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce istinaf incelemesi sonrası devam eden yargılamada dava konusu kazanın gerçekleşmesinde kusura ilişkin tespit ve inceleme yapılması için rapor alınmış, 19/03/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, davalı sürücü .......'ın %85 (yüzde seksenbeş) oranında, dava dışı Sürücü ......'nun %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup, bu kapsamda istinaf öncesi hükme esas salınan kusur tespitine ilişkin değerlendirme ve kusur oranını değişmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce istinaf öncesi belirlenen ve istinaf denetiminden de geçerek uygunluğu belirlenen davacının maluliyeti oranı ve durumu kapsamında yine istinaf tarafından hesaplama yöntemi ve uygunluğu belirlenen hesap raporunda belirlendiği üzere davacının hak ettiği anlaşılan 6.611,50 TL Geçici iş görememezlik, 130.781,62 TL kalıcı iş görememezlik ve 2.676,34 TL bakım/bakıcı giderine davacı lehine hükmedilmiştir. Davacı tarafça istinaf sonrası değişen güncel asgari ücrete göre yapılan hesaplamaya göre maddi tazminatı miktarına hükmedilmesi gerektiği belirtilmişse de, istinaf incelemesinde belirtilen kusur tespiti eksikliğinin tamamlanması sonucu kusur durumunun değişmemesi ve istinaf ilamında maluliyete ve hesaplama raporuna dair bir bozma sebebi olmaması sebebi ile birlikte davacının mahkememizin ...... esas ........ karar sayılı kararını sadece manevi tazminat yönünden istinaf etmiş olması da gözetildiğinde davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği değerlendirildiğinden bu yöndeki talep yerinde görülmemiştir. Hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde, taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Bu kapsamda kazanın meydana gelmesinde, araçta yolcu olarak bulunan davacının herhangi bir kusurunun bulunduğunun ispat ve tespit edilemediği gibi davacının ücretini ödeyerek bindiği minibüste yolcu olarak bulunduğu ve bu çerçevede müterafik kusur durumunun bulunmadığı anlaşıldığından bu yönde bir indirim uygulaması yoluna gidilmemiştir. Davacının maluliyet oranı, kazının meydana gelmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları kusur durumu dikkate alınarak yapılan değerlendirmede istinaf öncesi verilen manevi tazminatın yerinde olduğu değerlendirildiğinden davacı yararına 40.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Maddi tazminat talepleri yönünden; Geçici iş görememezlik 6.611,50 TL, kalıcı iş görememezlik 130.781,62 TL, bakım/bakıcı gideri 2.676,34 TL, toplamı 140.069,46 TL'nin davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 11/12/2013 diğer davalılar yönünden 20/11/2013 kaza tarihi itibari ile işletilecek avans faizi ile tahsiline, Manevi tazminat talepleri yönünden; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/11/2013'ten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar ....... ve ........'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 12.300,54-TL karar harcının 204,93-TL peşin harç, 683,10-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 888,03‬-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 11.412,51‬-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen 204,93-TL peşin harç, 683,10-TL ıslah harcı ve 27,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 915,73‬-TL'nin davalılar müştereken ve müteselsilen alınması ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 4.897,20-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.260,72-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ....... ve ........'tan alınması ile müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar kedilerini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden alınması gereken 32.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalılara verilmesine, 8-Davalı ...... ve ........ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden toplam karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden alınması gereken 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalılar ....... ve ........' a verilmesine, 9- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2025 Katip ...... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/3614, K. 2020/3544, T. 01.09.2013, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-3614-e-2020-3544-k-f2c745caf061