İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/923 E. 2025/997 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/923
Karar No
2025/997
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/923 KARAR NO : 2025/997

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 18/11/2025 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müflis şirket ... EN. İNŞ. SN. TİC. LTD. ŞTİ. ile müvekkili arasında satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede ... EN. İNŞ. SN. TİC. LTD. ŞTİ.'nin İstanbul ili, .... İlçesi, ... ADA 15 parsel pafta NO:2/3 .... Sitesi C Blok 2.Bodrum katta yer alan 126, 130 ve 129 numaralı dükkanların mülkiyetini müvekkiline devretmesinin kararlaştırıldığını, alacak kaydı bildiriminde iflas dosyasına sunulan ve iş bu dilekçe ekinde de sunulan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin "satış bedeli ve ödeme şekli" başlıklı 9. maddesinden de anlaşılacağı üzere satış bedelinin iş karşılığı olarak belirlendiğini ve bu anlamda satıcının herhangi bir alacağının kalmadığını, iflas idaresi tarafından "Alacaklı vekilince masaya kaydı talep edilen toplam 6.000.000,00.-TL alacağın; sunulan belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden alacağın tamamının reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verildiğini, yapılan alacak kaydı bildiriminde şirket ile yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin sunulduğunu, gayrimenkul (taşınmaz) satış vaadi sözleşmesinin; bir taşınmazın sözleşmede kararlaştırılan koşullarla ilerideki bir zaman diliminde devrini amaçlayan ve iki tarafa da borç yükleyen sözleşmelerden olduğunu, müvekkilince ödeme yapıldığını ve herhangi bir borcu kalmadığını, taşınmazları devretmeyi vaat eden taraf olan müflis şirketin ise müvekkilinin birçok kez talep etmesine rağmen taşınmazları devretmediğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeyen müflis şirketin taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında müvekkilince yapılan ödemeyi müvekkiline iade etmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu, bu kapsamda taşınmaz satış sözleşmesinin konusunun 3 ayrı iş yeri olduğu ve sözleşme itibariyle müvekkilince yapılan ödeme dikkate alındığında iflas masasına bildirilen 6.000.000 TL'nin (ALTIMİLYONTÜRKLİRASININ) alacak kaydının yapılarak sıra cetvelinde yer alması gerektiğini, zira bu borcun varlığının kabulünün yargılama gerektirmediğini, sözleşme gereğince edimini ifa etmeyen şirketin taşınmaz değerlerini müvekkiline iade borcu olduğunu, müvekkilinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden talepte bulunmasının hukuka uygun olduğunu, bu hususta sözleşmenin gerektiği gibi incelenmesinin veya müflis şirket yetkilisinin dinlenmesinin dahi yeterli olacakken iflas idaresinin red kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle Bakırköy .... İcra ve İflas Dairesi ... İflas Dosyası İflas İdaresi tarafından verilen alacağın reddine dair kararın kaldırılmasına, alacağın kabulü ile iflas masasına kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı İflas İdaresi vekili mahkememize sunmuş olduğu 29/11/2024 tarihli cevap dilekçesi ile ; Mahkemece öncelikle davacı tarafın davayı yasal süresinde açıp açmadığının tespiti ile süresinde açılmadığının tespit olunması halinde ise davanın usulden reddini aksi halde davanın esastan reddine, davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmemesine, iflas tarihinden sonraki alacak taleplerinin iflas alacağı olarak kabulü mümkün olmadığından davacının varsa buna ilişkin talepleri ile faiz, iflas erteleme kararından iflasın açılmasına kadarki süre için işletilebileceğinden davacının bunu aşan taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235'nci maddesine istinaden açılmış olup, iflas idaresince kabul edilmeyen alacağın müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir. Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Sadece alacak belgesinin bulunması alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli olmayıp alacaklı-borçlu arasındaki temel ilişkilere inilip sair belge ve bilgilerle gerçek alacağın tespit edilmesi gerekli olup ispat hususuda alacaklıya aittir. 6100 sayılı HMK'nın324 ncü maddesi hükmü ise "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." şeklindedir.Buna göre taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen süre içerisinde yatırmak zorundadır.Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davacı vekili bilirkişi deliline dayanmış ise de,mahkemece belirlenen kesin süre içerisinde usulüne uygun ihtarata rağmen davacı vekilinin delil avansını yatırmadığı,bilirkişi incelemesi yaptırılarak talep edilen alacağın gerçek varlığının tespit edilemediği buna göre davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80- TL harcın davacıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı iflas idaresinin kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı iflas idaresine VERİLMESİNE, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 06/11/2025

Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪

"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/923, K. 2025/997, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-923-e-2025-997-k-b7d681f3c3ec