İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/88 E. 2026/169 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/88
Karar No
2026/169
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/88 Esas - 2026/169

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/88 KARAR NO : 2026/169

DAVA : Tasarım ... sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 03/03/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 Yazıldığı tarih : 30/04/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Dava konusu ürünün davacı tarafından tasarlandığını, whatsapp görüntüsünden de görüleceği üzere ürünün üretilip 24/01/2024’de davacıya gönderildiğini, davalı tarafından tasarım başvurusunun ise 02/02/2024 tarihinde yani ürün yapıldıktan sonra yapıldığını, buna karşın, davacının tasarladığı bir ürünü bir senelik hoşgörü süresi içerisinde başvurmasının doğal olduğunu, davacının 1989 yılından beri 35 yıldır mücevher tasarımı yaptığını, davaya konu tasarım ile ilgili hiçbir yönlendirme yapmayan, davacının hayal gücü ve yetenekleri ile oluşturduğu kolyenin davalının sanki kendi tasarladığı bir tasarım gibi göstermesinin kabul edilemez olduğunu, davaya konu tasarımın davacının hususiyetini taşıdığını ve telif hakkı ile de korunmakta olduğunu, davacının tasarım başvurusu yaparken tasarımın kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, itiraz sahibinin ise davacının tasarım hakkı başvurusu sahibi olmadığını iddia ettiğini, ancak karardan da anlaşılacağı üzere bunu ispat edemediğini belirterek ... sayılı ... kararının iptalini ve ... sayılı tasarım başvuru işlemlerinin devamını talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının instagram sayfası üzerinden davacı ....'a kendi tasarladığı kolyeyi ürettirmek için ulaştığını, akabinde davalının ... ve ... harfi üzerine ... kuşunun yer aldığı kendi tasarım ve düşüncesi olan kolyeyi davacıya ürettirdiğini, bunun karşılığında davacının 28.000-TL tutarlı fatura düzenlediğini ve davalının ödemesini yaptığını, davacının dava konusu tasarıma ilişkin ürünün 24.01.2024 tarihinde teslim edildiğine yönelik iddiası doğru olmadığını, davalının ürünü 16.02.2024 tarihinde teslim aldığını, davalının tasarladığı, davacı tarafından üretilen ürün ile ilgili sertifika oluşturmasının ve bu sertifikada iş yerinin adının yer almasının doğal olduğunu, davacı aleyhine .... Hukuk Mahkemesi nezdinde ikame edilen davada söz konusu kolyenin tasarım haklarının davalıya ait olduğuna karar verildiğini, görülmekte olan bu davada, davalı tanığı ...’un dava konusu tasarımının çizim, modellemelerini kendisinin yaptığını, bu modelleme görsellerine dahi 'kişiselleştirme' maksadıyla davalının isim ve soy isminin davalının talebi üzerine eklendiğini beyan ettiğini, davalının kendi fikrini ürüne dönüştürmek üzere davacı ile anlaştığını ve bunun karşılığı olarak ödeme yaptığını, davacının sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu 02.05.2024 tarihli dava konusu kolye ucunun yer aldığı paylaşım ve diğer birçok paylaşımında söz konusu kolyenin tasarımının davalıya ait olduğunu belirttiğini, davacının bu paylaşımında "... ...'nun tasarladığı bu muhteşem özel tasarım kolyelerimiz ile 3-4-5 Mayıs ..." şeklinde tasarımın kime ait olduğunu açıkça beyan ettiğini, davacı ve davalı arasında 27.02.2024 tarihinde ön ödemeli satış sözleşmesi imzalandığını, davalının dava konusu tasarım kolyelerden (.... ... ve ... harfi üzerine ... Kuşu bulunan) davacıya ürettirmek ve satmak istediğini, bu nedenle taraflar arasında bu sözleşme imzalandığını, taraflar arasındaki görüşmelerde, bir ticaret şirketi kurulması ve bu yapı üzerinden satışların gerçekleştirilmesi için .... Şirketin kurulduğunu, bu şirketin tescili ve ilanının 2 Nisan 2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, dava konusu tasarım ile ilgili bütün ürünlerde ürün içeriklerine işlenmiş şekilde davalının isim ve soy ismi yer aldığını, belirterek ... sayılı ... kararının iptaline ilişkin talebin ve davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU; Madde 55'te ( Tasarım ve ürün ) ; konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Tasarım konusu ürün, (bilgisayar programları hariç) endüstriyel (makineler ) yoluyla veya elle üretilen herhangi bir nesne , birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneler , birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterlerini ifade eder. Birleşik ürün denildiğinde ise , sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür. Tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür. Dolayısıyla görünmeyen bir ürünün tasarımının tescili olanaklı değildir. Bir tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, tecrübe aktarımı gibi hususların tek başına bir önemi bulunmamaktadır. Tasarımın korunması için, kaliteli, estetik, faydalı ya da işlevsel olması gerekmemektedir. Ancak, tasarım koruması talep edilen görünümün, fikri veya zihni bir emek ve çabanın ürünü olması gerekmektedir. Tasarım düşüncesi, bir üründen bağımsız olarak hukukî korumadan yararlanamaz. Tasarımın koruma görmesi için mutlaka bir üründe tecessüm etmesi gerekir. Madde 56 'da( Yenilik ve ayırt edicilik ); konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Tasarım, yeni ve ayırtedici ise kanun korumasından yararlanır. Şayet birleşik parçalardan oluşan bir üründe, bir veya birkaç parça tasarım sözkonusu ise o parça ürüne takıldığında görünür halde ise , yenilikle beraber ayırtediciliği de varsa tasarım olarak korunması mümkün olur. Bu maddede belirtilen normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. Bir tasarım, diğer tasarımla mukayesesinde; Eğer mesnet alınan tesçilli tasarım ise onun başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; Mesnet alınan tesçilsiz tasarım ise onun kamuya sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmamış ise YENİ kabul edilir.(Yenilik kriteri) Tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı açısından sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bilgilenmiş kullanıcı tasarımı mukayese ederken ; tesçilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; tesçilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarım AYIRTEDİCİ kabul edilir. ( Ayırtedicilik kriteri) Yenilik kavramı daha çok fiili bir duruma ilişkin olup her bir somut olayda ve somut ürün yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yenilik unsurunun varlığı için önceden hiç bilinmeyen bir görünümün elde edilmesi veya bilinen bir görünümün değişik yorumlarla ve yaklaşımla yeniden tasarlanması olgusunun varlığı gerekir. Fikri mülkiyet hukukunda taklidin yasak, esinlenmenin ise serbest olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olgu öğretide “yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi” olarak ifade edilir (....). Yenilik unsurunun tespitinde önemli olan tasarımın dış görünümdür. Görünmeyen unsurların tasarımın yeniliğine etkisi bulunmamaktadır. Buradaki Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Öğretide ise bilgilenmiş kullanıcı bir uzman olmayıp, tasarım konusu ürünleri daha önce görmüş ve bu ürünlerin ne olduğunu bilebilecek bir ara veya nihai tüketici olarak anlaşılması gerektiği ifade edilir. Bir tasarımın ayırt edici nitelikte olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenime göre belirlenir. Ayırt edicilik tespit edilirken ayrıntıya girilir ve detaylı inceleme yapılır. Bilgilenmiş kullanıcının nazarında, farklılığın belirgin olması aranır. Bu unsurun tespitinde dış görünüm esas alınır. Tasarım başvurusundaki tarifnamelerin bu anlamda önemi bulunmamaktadır. Zira tasarımda korunan işlevsellik değil görsel unsurdur. " Madde 57 'de (1) Kamuya sunma) konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Ürünü sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. (kamunun bilgi erişimine sunulması ) Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Şayet tasarım, başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile 3.ncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. " Madde 58 de ( Tasarımın Koruma kapsamı ve koruma dışı hâller ) Buna göre; Tasarım sahibi kendi tasarımına benzer ancak yenilik ve ayırtedicilik yönü bulunmayan tasarım sahiplerine , kullanıcılarına yönelik kanundan doğan bütün haklarını kullanabilecektir. Burada değerlendirme yapılırken tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınacaktır. Şayet tasarım koruması 5846 sayılı FSEK'de aranan şartları da taşıyorsa FSEK hükümlerine göre de korunabilir. Tasarımın Koruma kapsamı dışında olan halleri ; a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar. b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri. c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri. ç) ... Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar. Yenilik ve ayırtedici olmaları şartıyla farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır." (Karara ve tescile itiraz )Madde 67" (1) Başvuru sahipleri, 64 üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz edebilir. (2) Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilir. (3) İkinci fıkra kapsamında yapılan itiraza ilişkin ücretin ödenmemesi veya ödemeye ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır." ( İtirazın incelenmesi ) Madde 68 " (1) 67 nci maddeye göre yapılacak itirazlar, Kurul tarafından incelenir. (2) 64 üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi aşamasında ve gerekli görülen hâllerde başvuru sahibinin görüşü alınır. (3) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazlar, görüşlerini açıklayabilmesi için başvuru sahibine bildirilir. İtiraz sahibinden, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde sunulmak üzere ek bilgi ve belge istenebilir. Bu süre içinde istenilen ek bilgi ve belgelerin sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir. (4) İtiraz süresi boyunca veya itirazın incelenmesi aşamasında 64 üncü madde ve yönetmelik hükümleri kapsamında başvuruda eksiklik olduğunun tespit edilmesi hâlinde, işlemlere tamamlanmayan aşamadan devam edilir ve gerekli görülen hâllerde alınan kararlar Bültende yayımlanır. (5) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazın kabul edilmesi hâlinde, tasarımın tescili hükümsüz kılınır. 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına yapılan itirazın kabul edilmesi hâlinde ise sadece o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. Çoklu bir başvuruya yapılan itirazın incelenmesi aşamasında, itiraza konu edilmeyen ancak itirazın eki belgelerden hükümsüz kılınması gerektiği anlaşılan tasarım tescilleri üçüncü fıkrada belirtilen usule uygun olarak resen hükümsüz kılınır. (6) Bu madde uyarınca tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, 79 uncu maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır." 4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU Madde 2" Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükümleri yer almaktadır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı şahsın ... nolu 1 sıra sayılı tasarım başvurusu ile ilgili davalı şahsın itirazı üzerine kötü niyet vakasına dayalı itirazın kabulü ve davacı tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik .... verdiği ...sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktası olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 04.01.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 03.03.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;" ... sıra numaralı tasarımın, itiraza gerekçe gösterilen önceki tarihli whatsapp yazışmaları ile internet sitesi görselleri ve kötü niyet gerekçesine dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Yapılan inceleme ve değerlendirmede, itiraza gerekçe olarak gösterilen taraflar arasındaki whatsapp görüşmelerinin önceki tarihli kamuya sunmayı ispatlamadığı tespit edildiğinden söz konusu itiraz gerekçeleri yeni ve ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınmamıştır. Diğer taraftan itiraz dilekçesi ile itiraza karşı görüş dilekçesi üzerinde yapılan incelemede ... ile başvuru sahibi arasında ticari ilişki bulunduğu ve başvuru sahibinin ... adına üretim yaptığı (yâda tarafların işveren-çalışan ilişkisi olduğu) değerlendirilmiş olup taraflarca sunulan belgelerden hareketle ürünlerin tasarım hakkı sahibinin kim olduğunun tespiti mümkün olmamıştır. Zira tarafların bu konudaki beyanları birbiriyle çeliştiği gibi taraflar arasında üretilen ürünlerin tasarım hakkı sahipliğini gösteren veya taraflar arasındaki ilişkinin içeriğini düzenleyen bir sözleşme de dilekçeler ekinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta tasarım başvurusu dosyası kapsamında ne başvuru sahibinin ne de itiraz sahibinin tasarımın gerçek hak sahibi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle tasarım hakkı sahibinin kendisi olduğunu ispatlayamayan başvuru sahibinin tek başına tasarım tescilini almak istemesinin iyi niyetli bir davranış olmadığı düşünülmüş ve bu gerekçe ile itirazın kabulü gerekmiştir.

KARAR: İtirazın kabulüne ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne, oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. Türk Hukukunda koruma görecek olan bir tasarımda bulunması gereken olumlu şartlar ; a) Yenilik, b) Ayırt edici nitelik, c) Tasarlanan ya da Tasarımın uygulandığı Ürün ve/veya Ürün Parçası, d) İnsan duyuları ile algılanabilen görünüm şeklinde sıralanabilir. Somut olay ise davacının tasarım başvurusu hakkında davalı tarafın itirazı üzerine kurum tarafından kötüniyet varlığı tespitinden hareketle tasarım başvuru/tescil şartlarından ziyade davacı tasarım başvurusunda kötüniyet durumunun varlığı/yokluğu konusu incelenecektir. Dosyaya karşılıklı sunulan kanıt ve belgeler ,dosya içeriği hakkında bilirkişiden rapor alınmıştır. 14.01.2026 tarihli raporda ÖZETLE: " Somut Olayın Özeti Taraflarca sunulan ve dosya kapsamında yer alan deliller neticesinde, 1. Davalının davacıyla ilk kez 16.01.2024 tarihinde iletişime geçtiği, davalının davacıya özel tasarım yapıp yapmadığını sorduğu, onay alınca istediği modeli göndereceğini söylediği, 2. 16.01.2024 tarihli sonraki yazışmalarda davalının örnek bir model gönderdiği, gönderdiğinden farklı olarak ..., ... ve ... kuşu üçlüsünü tercih ettiğini, davacının önerilerine istinaden roz değil sarı altın istediği, 3. Davacının 25.01.2024 tarihinde “14 ayar altın takı” ve “işçilik” ibareli fatura kestiği, 4. 26.01.2024 tarihinde siparişe ilişkin ödeme yapıldığı, 5. Davacı tarafından 02.02.2024 tarihinde ilgili tasarım için davaya konu ... sayılı tasarım başvurusunda bulunulduğu, başvurunun daha sonra itiraz sonucu iptal edildiği, 6. Kolyenin 16.02.2024 tarihinde davacı tarafından davalıya teslim edildiği, 7. 27.02.2024 tarihinde taraflar arasında bir ön ödemeli satış sözleşmesi imzalanarak “...” ürününden 500 adet gümüş,1000 adet bijuteri ve 2000 adet kolye kutusu ürünleri üzerinden anlaşmaya varıldığı, 8. 2 Nisan 2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ve davacı ile davalı şahsın ortak olduğu ... Şirketi’nin kurulduğu, 9. 11.03.2025 tarihinde ... sayılı benzer tasarım başvurusunun bu kez davalı ve davacı adına ortak olarak yapıldığı, başvurunun daha sonra itiraz sonucu iptal edildiği, 10. 25.03.2025 tarihinde taraflar arasında gerçekleşen diğer bir davada .... Hukuk Mahkemesi’nin duruşma tutanağında davalı tanıklarından eşinin “davacı davalıya ulaşıp ... ve ... Kuşu sembollerinden oluşan bir kolye tasarımı hayal ettiğini bahsedip bu tasarımı yaptırmıştır. Davalı tasarımı yaptıktan sonra getirip eşime teslim etmiştir. Kolyeyi yaptığı için kendisine bir ücret ödenmiştir. Daha sonra davalı eşime bu kolyenin aynısını üretip satmayı teklif etmiştir, eşim de kabul etti. Eşimin isminin arkasında yazılı olduğu kolyeler davalı tarafından üretilmiştir. Ancak bu tasarımın tescillenmesine ilişkin davacıdan herhangi bir izin alınmamıştır, eşim tasarımı çizilip davalıya verilmemiştir. Sadece örnek bir fotoğraf attığını biliyorum. ... ve ... Kuşundan oluşan bir fotoğraf atıp buna ... harfinin eklenmesini istediğini biliyorum” şeklinde ifade verdiği, 11. Davalının akrabası diğer bir tanığın ifadesinde “davacı akrabam olur. Kendisi ... ve ... kuşundan oluşan bir kolye tasarımı yaptı. Bu tasarımı kolye haline getirmek için davalıya ulaştı. Davalı ile yaptıkları ilk görüşmenin içeriğini bilemiyorum. Ancak daha sonra kolyenin şekline ilişkin karşılıklı görüştüklerini biliyorum. Davacının davalıya kolyedeki harflerin ve şeklin ne şekilde yer alacağını söylediğini hatırlıyorum, ... ve ... harfleri belirli şekilde oldukları için onların değişiklikleri söz konusu olamayacağından ... kuşunun görüntüsü farklı şekilde olabilir. Kolye şeklindeki ... kuşunun ne şekilde olacağına davacının davalı ile konuştuğunu biliyorum” dediği, 12. Davacının tanığının ise ifadeside “... hanımın yanında çalışırken kendisi bana ... ve ... kuşundan oluşan bir kolye tasarlamak için gerçekleştirebilecek birisi ile tanıştığını söyledi. Davalı kolyeyi yapacak şahıstı. Davalının ofise gelip toplantı yaptığını ve kolyenin üretimine ilişkin konuştuklarını hatırlıyorum. Davacı kolyenin tasarımına ilişkin isteklerini ileri sürmüş, davalı da 'bu iki metal ikisini birbirini tutmaz' şeklinde üretim bandına ilişkin fikrini beyan etmişti. Davalı birkaç farklı kolye üretimi yaparak davacıya getirdi. Davacı bunlardan istediğini ve içine sineni seçip üretimini davalıya yaptırmak istedi. Davalının kolyenin arkasına davacının adının yazılmasını teklif ettiğini duydum” dediği, 13. Davacının diğer tanığının “ben üç boyutlu modelleme yapıyorum. İnsanların fikrini ürüne dönüştürmek için bilgisayar üzerinden çizimler yapıp üç boyutlu hale getiriyorum. Davalı bana ulaşarak ..., ... ve ... kuşundan bir kolye yapmak istediğini söyledi. ... kuşunun ne şekilde olacağını ve çizimleri, bütün detaylarını davalı bana söyledi. Bu tasarım sürecinde benim tek muhatabım davalı idi. Davacıyı ilk kez burada görüyorum. Davalı kapalıçarşı'da herkes tarafından tanınan birisidir. Kendisi ile de dava konusu tasarım hariç başka tasarımlar için çalışmışlığım olmuştu. Ben tasarımı üç boyutlu çizip davalıya teslim ettim. Buna ilişkin telefonumda görsel mevcuttur. Göstermek istiyorum dedi. Tanığın imzası doğrultusunda gösterdiği stl. dosyası görülü. ... ve ... harflerinin üst üstte ... kuşunun yan tarafta olduğu görüldü. ... kuşu bu şekilde üretilip, harflerinin üzerine monte edileceği için yan tarafta görülmektedir. Davalının yönlendirmesi ile ilk tasarımı yaptıktan sonra taçlı, taçsız şeklinde farklı tasarımlar yapıldı. Bu tasarımın versiyonları haricinde bu üç sembolün kullanıldığı başka bir tasarım yapılmadı. Yaptığım tasarım karşılığında belirli bir ücret aldım ancak ahbap ilişkimiz nedeniyle bir fatura düzenlenmedi. Davalının davacıdan bu tasarıma ilişkin herhangi bir ücret almadı diye biliyorum. Bunu bana davalı kendisi söyledi. Bazı tasarımlar kişiselleştirileceğinde arkasına isim yazılabiliyor. Ben ilk arkasına herhangi bir isim yazılmaksızın üç boyutlu çizimimi yapıp teslim ettim. Davalının sonradan talep etmesiyle kolyenin arkasına ... ... yazdım.” şeklinde ifade verdiği, görülmüştür. Değerlendirme; Yapılan incelemeler sonucunda tasarımın oluşturulma sürecinde davacı ve davalı şahsın istişarede bulunduğu, ..., ... ve ... kuşu figürlerinin bir araya getirilmesinin davalı şahıs tarafından ortaya atıldığı, bu figürlerin oluşturulmasında davacının ve birlikte çalıştığı tanıkların yer aldığı, renkler, son detaylarda yine davalının yönlendirilmesi olduğu görülmüştür. Bu nedenle, davacının tek başına tasarım hakkının gerçek sahibi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. SONUÇ; İddia, savunma ve dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Değerlendirmelerimizin dava konusu ... sayılı ... kararı ile paralel olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması istemi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek yargılama gereksiz uzamaması için bu talep reddedilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunmaları, karşılıklı sunulan delil ve belgeler, ... kararı , dava konusu tasarım , bilirkişi raporu, delil olarak sunulan .... esas sayılı dosyasına ibraz edilen rapor içeriği ve dosya bütünü ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf vekili ... nolu 1 sıra sayılı tasarım başvurusunda davalı şahısın itirazı üzerine diğer davalı kurumun başvuruda kötüniyet olduğu değerlendirmesinin yanlış ve hatalı olduğunu ileri sürmektedir. Dava konusu Locarno Sınıfında "Kolye ucu" ürününe ait (resim) ... sayılı tasarım başvurusu vekil aracılığı ile 02.02.2024 tarihinde başvuru sahibi: ...; tasarımcı : ... şeklinde başvurusu yapılmıştır. İptali istenil ... kararında ise " ... ile başvuru sahibi arasında ticari ilişki bulunduğu ve başvuru sahibinin ... adına üretim yaptığı (yâda tarafların işveren-çalışan ilişkisi olduğu) değerlendirilmiş.... ürünlerin tasarım hakkı sahibinin kim olduğunun tespiti mümkün olmamıştır. .....asarım başvurusu dosyası kapsamında ne başvuru sahibinin ne de itiraz sahibinin tasarımın gerçek hak sahibi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle tasarım hakkı sahibinin kendisi olduğunu ispatlayamayan başvuru sahibinin tek başına tasarım tescilini almak istemesinin iyi niyetli bir davranış olmadığı " şeklinde bir değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Dosyaya karşılıklı yansıtılan delil ve belgeler ile celbedilen kayıtlar sonrası alınan bilirkişi raporunda ise " 1. Davalının davacıyla ilk kez 16.01.2024 tarihinde iletişime geçtiği, davalının davacıya özel tasarım yapıp yapmadığını sorduğu, onay alınca istediği modeli göndereceğini söylediği, 2. 16.01.2024 tarihli sonraki yazışmalarda davalının örnek bir model gönderdiği, gönderdiğinden farklı olarak ..., ... ve ... kuşu üçlüsünü tercih ettiğini, davacının önerilerine istinaden roz değil sarı altın istediği, 3. Davacının 25.01.2024 tarihinde “14 ayar altın takı” ve “işçilik” ibareli fatura kestiği, 4. 26.01.2024 tarihinde siparişe ilişkin ödeme yapıldığı, 5. Davacı tarafından 02.02.2024 tarihinde ilgili tasarım için davaya konu ... sayılı tasarım başvurusunda bulunulduğu, başvurunun daha sonra itiraz sonucu iptal edildiği, 6. Kolyenin 16.02.2024 tarihinde davacı tarafından davalıya teslim edildiği, 7. 27.02.2024 tarihinde taraflar arasında bir ön ödemeli satış sözleşmesi imzalanarak “...” ürününden 500 adet gümüş,1000 adet bijuteri ve 2000 adet kolye kutusu ürünleri üzerinden anlaşmaya varıldığı, 8. 2 Nisan 2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ve davacı ile davalı şahsın ortak olduğu ... Şirketi’nin kurulduğu, 9. 11.03.2025 tarihinde ... sayılı benzer tasarım başvurusunun bu kez davalı ve davacı adına ortak olarak yapıldığı, başvurunun daha sonra itiraz sonucu iptal edildiği,....... Yapılan incelemeler sonucunda tasarımın oluşturulma sürecinde davacı ve davalı şahsın istişarede bulunduğu, ..., ... ve ... kuşu figürlerinin bir araya getirilmesinin davalı şahıs tarafından ortaya atıldığı, bu figürlerin oluşturulmasında davacının ve birlikte çalıştığı tanıkların yer aldığı, renkler, son detaylarda yine davalının yönlendirilmesi olduğu görülmüştür. " şeklinde ifade edilmiştir. Buradan hareketle; Davaya konu olan tasarımın hem davacının hem de davalı şahsın birlikte fikir ve irade birliğinden hareket ederek ortaya estetik şekilde görsel bir ürün çıkardıkları, ilk görsel ürünü davalı tarafından davacıya 16.01.2024 tarihli yazışma ile gönderildiği, bu açıdan gerek taraflarca dosyaya sunulan deliller, tasarım işlem dosyası içeriği, benimsenen bilirkişi raporu , gerekse de .... esas sayılı dosyasına ibraz edilen bilirkişi heyet raporu ( taraflar arasındaki bilgi paylaşımını gösteren sayfa 11-38 arasındaki yazışma / görüşme kayıtları ) ile her iki tarafın estetik şekilde görsel bir ürünü birlikte çıkardıkları anlaşıldığı; Yine tarafların birlikte ortaya çıkardıkları/tasarladıkları bu ürünün ticarileştirmesine yönelik amaç için yine birlikte daha sonra ticari şirket de kurulduğu ( bilirkişi raporunda da geçtiği şekilde 2 Nisan 2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ve davacı ile davalı şahsın ortak olduğu ... Şirketi) dosyadaki tüm belgeler ve bilirkişi raporu ile görülmektedir. Ne var ki davaya konu edilen estetik görünümlü , özenle de hazırlandığı anlaşılan "Kolye ucu" ürünü (resim) tasarımının bu ürünü ortaya çıkaranlardan sadece birinin (davacının) diğerinin (davalının) rıza ve onayını almadan başvuruda bulunması hayatın olağan akışına uygun olmadığı; hiç değilse ürünü yapan-çizen tasarımcı hanesinden çok sahiplik bilgisinin de sadece davacı değil davalı şahsın da olması gerektiği, basiretli bir tacir olduğu varsayılan ve yıllarca da bu işi yaptığını ifade eden davacının aksi bir davranışla parasını da tahsil ettiği anlaşılan , fikir ve irade birliği ile hareket edilerek birlikte ortaya estetik görsel bir ürün çıkardıkları bu açıdan davalı şahsın da onayını almadan tek başına tasarıma sahipmiş gibi davranarak başvuru sahibi: ...; tasarımcı : ... şeklinde başvuru yapması iyi niyetli bir davranış sayılamayacağı; Bu şekilde dava konusu ... kararının yerinde ve doğru olduğu değerlendirilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahıs vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.15/04/2026

Katip .... Hakim .... E imza E imza

Atıf: Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/88, K. 2026/169, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-ankara-4-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-88-e-2026-169-k-eaed7c5fb501