İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/398 E. 2026/314 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/398
- Karar No
- 2026/314
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/398 Esas - 2026/314
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/398 KARAR NO : 2026/314
DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 24/06/2026 Yazıldığı tarih : 11/07/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı taraf; ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun çeşitli mal ve hizmetler bakımından SMK m. 5/1-ç kapsamında kısmen reddedilmesine ilişkin ...’nin 08.07.2025 tarih ve ... sayılı kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş; “...” ibaresinin yaklaşık 60 yıldır ticaret unvanı, 40 yılı aşkın süredir marka olarak kullanıldığını, çok sayıda tescilli “...” esas unsurlu markaya sahip olması nedeniyle bu ibare üzerinde müktesep hak elde ettiğini, Kurumun geçmişte aynı veya benzer sınıflarda yer alan çok sayıda “...” ibareli markanın tesciline izin vermesine rağmen dava konusu başvuruyu reddetmesinin çelişkili davranış yasağı ile idari istikrar ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, başvuru konusu markanın seri markalarının devamı niteliğinde bulunduğunu, ret gerekçesi yapılan markalarla arasında SMK m. 5/1ç anlamında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, markaların ..., renk, yazı karakteri ve genel görünüm itibarıyla farklılaştığını, ayrıca bazı sınıflar yönünden mesnet markaların koruma kapsamı bulunmamasına rağmen ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, önceki “... ” ve “... ” başvurularının ilan edilmiş olmasının da dava konusu başvuru bakımından müktesep hak ve idari uygulama birliği oluşturduğunu belirterek ... kararının iptalini ve başvurunun reddedilen sınıflar yönünden de ilana çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının mesnet markalar dolayısıyla SMK 5/1-ç maddesine göre " aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik " olduğu gerekçesiyle başvurunun bazı emtialarının çıkartılmasına ve davacı itirazının reddi konusunda verilen ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davacı tarafın önceki tescilli markalarının başvuru markası açısından müktesep hak iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 10.07.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 09/09/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;" ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı "...", "...", "... ...", "... ...", "...", "...", "...", "..." ibareli markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen .... sayılı "...", "...", "... ...", "... ...", "...", "...", "...", "..." ibareli markaların redde konu mallar/hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir. Başvuru sahibi tarafından "..." ibaresini içeren başvuru sahibi adına tescilli markalar gerekçe gösterilerek müktesep hak iddiasında bulunulmuştur. Kısmen redde konu hizmetlerin daha önce tescilli markaların kapsamında yer almadığı tespit edildiğinden söz konusu markaların, kısmen redde konu hizmetler bakımından müktesep hak teşkil etmesi mümkün görülmemiştir. KARAR; İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. hükmü yer almaktadır. Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....). Kazanılmış hak kavramı, .... daha önceden tesçilli olan markanın aynısının önceki sahibine bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunarak yeni markayı da alabileceği düşüncesinden ortaya çıkmıştır. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde ifade edilmektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası mesnet markalar
...+... (...) ...+.../ ...+...
01.06.2026 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle ;"Dava konusu ... sayılı “...” ibareli marka başvurusu ile ... kararına mesnet gösterilen .... sayılı markaların esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu, işaretler arasında bulunan farklılıkların markaların genel izlenimini değiştirmediği, bu nedenle söz konusu markaların SMK m.5/1-(ç) anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer nitelikte olduğu, Özellikle ... sayılı marka başta olmak üzere mesnet markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile dava konusu başvurunun ... kararı ile kapsam dışı bırakılan mal ve hizmetleri arasında aynı veya aynı tür mal ve hizmetlerin bulunduğu, bu nedenle SMK m.5/1-(ç) hükmünde aranan ikinci şartın da gerçekleştiği, Bu itibarla dava konusu başvuru bakımından SMK m.5/1-(ç) maddesinde öngörülen şartların oluştuğu ve işaret benzerliği ile mal/hizmet aynılığı yönünden ... kararının yerinde olduğu, Bununla birlikte davacı tarafından ileri sürülen müktesep hak iddiasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan önceki tarihli ... ibareli marka tescilleri, ticaret sicili kayıtları, kullanım belgeleri ve fatura örnekleri birlikte değerlendirildiğinde davacının uzun yıllardır “...” ibaresini marka ve ticaret unvanı unsuru olarak kullandığının anlaşıldığı, ancak davacının kazanılmış hak iddiasıyla başvuru markasının tescili reddedilen mal ve hizmetler bakımından ... iptal kararı talebine mesnet gösterdiği markalarının .... .Hukuk Dairesinin içtihatlarıyla müktesep hak müessesesine ilişkin belirlediği ve bir arada aradığı kriterlerin hepsini karşılamadığı, Bu nedenle ... tarafından 08.07.2025 tarihinde tesis edilen, ... sayılı kararın iptalinin gerekmediği," şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru dosyası, mesnet markalar görseli , ... kararı, bilirkişi raporu ve dosya bütünüyle birlikte ele alındığında; Davacının ... sayılı başvuru markasının " ...+..." şeklinde, ...., sayılı mesnet markaların ise ...+.../ ...+... görselini içermesi karşısında esasen yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, zira SMK 4.ncü maddede markanın tanımını " Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir. " şeklinde belirttiğinden davaya konu başvuru markasında belirgin olarak yer alan ... işaretinin mesnet markalarda aynen yer almadığı ; bu açıdan başvuru ve redde mesnet markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu söylenemeyeceği; sonucuna varılarak mesnet markaların SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak ret sebebi oluşturmayacağı , başvuru ve mesnet markalardaki var olabilecek iltibas düzeyindeki benzerliğin ise nisbi red sebebi sayılıp yayıma itiraz üzerine ele alınması gerektiği, aksi yönde verilen ... kararı hatalı olduğundan davanın kabulü gerekmiştir. Diğer yönden başvuru markası ile davacının önceki markaları aynı olmadığından müktesep hak koşulu oluşmadığı ancak bu durum oluşan sonuca etkisi de bulunmadığı değerlendirilmiştir. ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun ayniyet/ iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'nın ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yaptığı; 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 145,00 TL tebligat ücreti, 116,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 9.261,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı kurum vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 24/06/2026
Katip .... E imza
Hakim .... E imza