İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/11 E. 2026/205 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/11
- Karar No
- 2026/205
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/11 Esas - 2026/205
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/11 KARAR NO : 2026/205
DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 Yazım Tarihi: 20/05/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ...numaralı ve “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu; itirazlar sonucunda başvurunun ... tarafından .... sayılı ve "... ..." "..." "... ..." ibareli markalar ile karıştırışma ihtimali gerekçesi ile SMK.m6/1 gereği kısmen reddedildiğini; karara itiraz edildiğini, ... tarafından itirazın reddine karar verildiğini; dava konusu marka ile itiraza dayanak markalar arasında ortalama tüketici nezdinde ayırt ediciliği yüksek unsurlar bulunduğunu; görsel, işitsel ve bütünsel anlamda iltibaz düzeyinde benzerlik bulunmadığını; tek bir harf farklılığının bile markaları birbirinden ayırt etmeye ve çok farklılaştırmaya yeterli olduğunu; müvekkilinin ...’da doğup, yaşadığını, ...’un etimolojik adının “...” olduğunu, bundan esinledniğini, eski çağlarda “...” adı verildiğini; zaman içinde “...” , “...” ve “...” olarak söylenir olduğunu; davalı firmaların .... ve .... merkezli olduğunu, ... ile bağlantısının bulunmadığını, anılan firmaların tüketici kitlsesi düşünüldüğünde markalar arasında iltibaz bulunmadığının açık olduğunu beyan ederek dava konusu ... kararının iptaline ve markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... . firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin 1777 yılına dayanan ve “...” ibaresi ile dünya çapında tanınan marka sahibi olduğunu, markanın kurucusu ... ...’ın “...” adını taşıyan ve ....’da bilinen ilk acı likörü yarattığını, müvekkilinin ürünlerinin birçok .... ülkesine yayıldığını, güven ve kalite algısı ile özdeşleştiğini; “...” markasının ayırt ediciliği ve tanınmışlığının tartışmasız olduğunu, dava konusu “...” ibaresi ile müvekkilinin esas unsuru “...” olan markaları arasında son harf farklılığı bulunduğunu; fonetik, görsel ve kavramsal açıdan markaların büyük ölçüde benzediğini; Kurum kararının güncel mevzuat ve yerleşik içtihatlara uygun olduğunu; itiraza konu “...” marka başvurusunun 33. sınıfta yer alan “likörler, alkol içeren kokteyller” malları için tescil talebinde bulunması, Müvekkilinin halihazırda tescilli bulunan ve kapsamı “Likörler; alkollü içkiler; bitterler; alkollü aperitif bitterler; rom; viski;meyve esaslı alkollü içkiler; aperitifler; kokteyller; dijestifler [likörler ve alkollü içkiler]; bitki likörleri” malları ile doğrudan aynı nitelikte olduğunu; dava konusu işaretin tüketici zihninde uyandırdığı genel intibanın, müvekkilinin markasını doğrudan çağrıştırdığını; davacının savunmasının dayanaksız ve yargılamayı manipüle etmeye yönelik olduğunu; davanın konusuyla hiçbir ilgisi olmayan, soyut ve farazi nitelikte örnekler verdiğini; “....” örneklerinin , huzurdaki uyuşmazlık kapsamında uygulama alanı bulabilecek örnekler olmadığını, SMK 6/1 kapsamında bir itiraz süreci olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir Davalı ... firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilinin ....’da mukim, şarapçılık sektöründe dünyada önde gelen tanınmış markaları ile özel nitelikli şarapların imal ve ticareti ile iştigal etmekte olduğunu; dünya çapındaki tüm faaliyetlerini tescilli markaları ile sürdürdüğünü belirterek ve müvekkili ve “...” markalı ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi vererek ... şaraplarının ülkemizde de tanınmış olduğunu; müvekkili ve "..." markası ile ilgili detaylı bilgilere .... isimli internet sitelerinden ulaşılabileceğini; müvekkilinin internet sitesine giriş yapıldığında kullanıcılardan kod talep ediğini, şişelerin kimlik numarası ile korunduğunu; ....tescil numaralı müvekkil markalarının 33.sınıfta tescilli olduğunu; “...” esas unsurlu seri markaları .... nezdinde birçok ülkede tescilli olduğunu, ... Sözleşmesi 1. Mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış bir marka olduğunu; “...” markasının müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu; karıştırılma ihtimali bulunduğunu; dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanabileceğini; dava konusu marka başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkilinin markasını kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı/benzer olduğunu; müvekkili şirketi önceki tarihli alan adı ve ticaret unvanı sahibi olduğunu; marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davalı firmaların .... sayılı markalar dolayısı ile SMK 6/1 maddesine göre davacı başvurusunun kısmen reddine yönelik nihai itirazın ... tarafından verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, taraf markalar arasında red edilen emtialar açısından SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 22/11/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 10/01/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun.... sayılı "... ...", "...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. .....Bu çerçevede yapılan incelemede ihtilaf konusu ".../..." ibarelerinin başlangıç harflerinin sıralı olarak aynı olması itibariyle görsel ve işitsel yönden benzer olduğu, ibareler arasındaki son harf farklılığının söz konusu benzerliği ortadan kaldırmada yeterli olmadığı değerlendirilerek başvuru ile kısmi ret gerekçesi olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Takiben başvuru ile kısmi ret gerekçesi markaların kapsamında aynı/aynı tür mal/hizmetlerin bulunduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu mal/hizmetler üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiş ve başvuru hakkında .... 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gereğince verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür. KARAR: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları ... (... ) ...+... ... (Davalı ... Markası) ... (...) (Davalı ... markası) ...+...(...) (Davalı ... markası)
16/02/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "... tarafından Davalı ... ve Davalı ... tarafından yapılan itirazlar SMK.m.6/1 yönünden haklı bulunarak, “SINIF KODU : 33 Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler,likörler, alkol içeren kokteyller.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar;bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) “ mal ve hizmetleri yönünden marka başvurusunun kısmen reddine karar verildiği; 1) Dava konusu marka kapsamındaki 33.sınıftaki “Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller.” ile 35.sınıftaki Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Alkollü içecekler (biralarhariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. mallarının bir araya getirilmesi hizmetlerinin, (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları,elektronik ortamla katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) yönünden dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketlerin dayandığı markaları arasında 6769 Sayılı Kanun m.6/1 anlamında ilişkilendirilme ihtimali ve/veya karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; 2) Dava konusu marka kapsamındaki 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları,elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketlerin dayandığı markaları arasında 6769 Sayılı Kanun m.6/1 anlamında ilişkilendirilme ihtimali ve/veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin ve davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalılara ait " ...+... ... , ... (...), ...+...(...)" ibareli tescilli markaları arasında başvurudan çıkartılan emtialarda kısmen benzerlik oluşmuş olsa da ; markaların biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle markanın bütünselliği gözetilerek taraf markaları arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalılara ait " ...+... ... , ... (...), ...+...(...)" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, her iki taraf markasında bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalılarınn tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar ve hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun kısmi iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Nihayetinde davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... Kararının iptaline, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı; 39.300,00 TL tercüme ücreti, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.784,9 TL yargılama gideri, 615,40 TL harç masrafı olmak üzere toplam bilirkişi ücreti, 57.700,30 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı firma vekillerinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 06/05/2026
Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır