İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/585 E. 2023/538 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/585
Karar No
2023/538
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :..... Esas KARAR NO :.....

HAKİM : ..... KATİP : .....

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av......

DAVALI : 1- ..... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ..... Av. ......

DAVALI : 2- ......

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/09/2021 KARAR TARİHİ : 06/11/2023 GEREKÇE TARİHİ : 01/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 23/09/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; 08/03/2021 tarihinde davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı ........plakalı özel halk otobüs şoförünün müvekkilinin otobüsten indiği sırada hareket etmesi neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL bakıcı gideri ve 500,00-TL sağlık harcamaları giderinin davalıdan tahsilini dava etmiştir. Davalılardan ...... Anonim Şirketi vekili 18/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılardan....... 27/12/2021 tarihli dilekçesinde özetle...... plakalı aracı hiç kullanmadığını, kazayı..... plakalı araçla yaptığını beyan etmiştir. Kusur bilirkişisinin 09/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110/b-2 maddesini ihlali ile kazaya sebebiyet verdiği, davacının ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Maluliyet bilirkişi heyetinden kaza tarihi 08/03/2021 tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 17/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kalıcı maluliyet oranının %5, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 3 hafta olduğu mütala edilmiştir. Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 19/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının 120.487,65-TL, geçici iş göremezlik tazminatının 8.477,73-TL, iyileşme dönemi bakıcı gideri tazminatının ise 2.504,25-TL olduğu mütala edilmiştir. Davacı vekilinin 03/10/2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 131.469,63-TL'ye artırdığı görülmüştür. Mahkememizden verilen 19/12/2022 tarih ve 2021/572 Esas 2022/1015 sayılı kararı, tarafların istinaf aşamasında sulhe ilişkin beyanları üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 07/09/2023 tarih ve 2023/305 Esas- 2023/1133 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. GEREKÇE VE KANAAT: Uyuşmazlık, gecici kalıcı maluliyet dönemine ve bakıcı gideri istemine ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Davalı vekili tarafından 10/10/2023 tarihli dilekçe ile davacı tarafla sulh olunduğu ve dosyamız konusu tazminat alacağının davacıya ödendiğine ilişkin yazılı dilekçesi ve davacı vekilinin 06/11/2023 tarihli duruşma beyanı bir arada değerlendirildiğinde tarafların arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça ödeme yapılması yolu sona erdiği sabittir. Bu sebeple davalı vekilinin beyan ve talebi üzerine konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Uyuşmazlık davalı tarafça ödeme yapılması yoluyla sona erdiğinden ve dosyadaki diğer deliller de gözetilerek dava açılış esnasında davanın haklı olduğuna kanaat getirildiğinden zorunlu arabuluculuk yargılama gideri yönünden davacı lehine hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanununun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 179,90-TL harcın, peşin alınan 496,39-TL harçtan mahsubu ile artan 316,49-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, varsa artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde yatıran tarafa iadesine, 4-1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.06/11/2023

Atıf: Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/585, K. 2023/538, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-585-e-2023-538-k-36fefbc2add6