İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/148 E. 2023/346 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/148
- Karar No
- 2023/346
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :..... KARAR NO : .... HAKİM :.... KATİP : ....... DAVACI :.... VEKİLİ : Av...... Av...... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/02/2022 KARAR TARİHİ : 10/07/2023 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 28/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 02/08/2021 tarihinde davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı ..... plakalı aracın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada araç içinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğunu, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.500,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 350,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 150,00-TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini dava etmiştir. Davalı vekili 09/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, asıl yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Kusur bilirkişisinin 21/06/2022 tarihli keşfen alınan 04/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84. ve 56/a maddelerini ihlali ile kazaya sebebiyet verdiğini,....... plakalı araç sürücülerinin herhangi bir kural ihlalinin olmadığı mütalaa edilmiştir. Maluliyet bilirkişi heyetinin kaza tarihi olan 02/08/2021 tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 01/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kalıcı maluliyet oranının %11, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 4 hafta olduğu mütala edilmiştir. Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 30/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının 241.039,08-TL, geçici iş göremezlik tazminatının 25.752,82-TL, iyileşme dönemi bakıcı gideri tazminatının ise 3.339,00-TL olduğu mütala edilmiştir. Davacı vekilinin 05/06/2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 270.130,90-TL'ye artırdığı görülmüştür. GEREKÇE VE KANAAT: Uyuşmazlık 02/08/2021 tarihli trafik kazası sebebiyle davacının davalı sigorta şirketinden ZMMS kapsamında sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Huzurdaki davada davacı kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını ispatlamak zorundadır. Kaza sonrası alınan ifadelerde ve 03/08/2021 tarihli fezlekede görüldüğü üzere davacı sigortalı aracın sürücüsüdür. Nitekim aynı arabada yolculuk yapan Faruk BİLGİN, ......aza sonrası alınan ifadelerinde sigortalı araç sürücüsünün davacı .... olduğunu beyan etmişlerdir. 04/07/2022 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün şerit ihlali nedeniyle tam kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce kaza sonrası alınan ifadelere üstünlük tanınmış, sigortalı araç sürücüsünün davacı .... olduğuna kanaat getirilmiştir. Kazadaki kusur tamamen davacıya ait olup kimse kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü KÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yaptığı tüm masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 40.818,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğnuda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/07/2023 Katip .... Hakim .... Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.