İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/697 E. 2023/197 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/697
Karar No
2023/197
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ..... KARAR NO : ..... HAKİM : ..... KATİP :..... DAVACI : ..... VEKİLİ :..... DAVALI : ..... VEKİLİ :..... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/08/2022 KARAR TARİHİ : 30/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 17.07.2022 tarihinde sürücü .....'nun sevk ve idaresinde bulunan..... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken ..... ..... sevk ve idaresinde ..... plaka sayılı motosiklete çarpması ile maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını , yoğun bakımda kaldığını, çeşitli ameliyatlara maruz kaldığı, maddi ve manevi kaybının olduğunu, sigorta şirketine başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle şimdilik 25,00 TL maluliyet tazminatı 15,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri, 10 TL Bakıcı Gideri temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını iddia ederek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur, mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdi edilerek tazminat hesabı yaptırılmasını, hesaplanacak tazminat tutarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirim yapılmasını talep etmiştir. Bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası neticesinde meydana cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Kazaya ilişkin bilgiler; Davaya konu kaza 17/07/2022 tarihinde..... plakalı araç ile ..... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelmiştir. Davacının kaza esnasında ..... plakalı aracın sürücüsü olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru; Dosyada yer alan tebliğ mazbatası tetkik edildiğinde davacının iş bu davayı açmadan önce 04/08/2022 tarihinde davalıya başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir. Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit; Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı ve herhangi bir gelir bağlanmadığı anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirme; Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; ..... plakalı otomobilin sürücüsün 2918 sayılı KTK md.67/B hükmünü ihlal ettiği ve ağır ihmal ve ihlali olduğunu, davacının ise bu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Raporun, soruşturma dosyasında yer alan tespitler ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme; Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacıların maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir. Dosya kapsamında hazırlanan 05/12/2022 tarihli maluliyet raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır. Kaza tarihinin 17/07/2022 tarihi oluşu da nazara burada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanan raporun hükme esas alınması gerektiğine kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme; Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı ve 29/12/2022 Tarihli kararı ile 7327 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı KTK m.90/2 hükmü iptal edilmiş olup bu haliyle de 04/12/2021 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın da uygulanma olanağı kalmamıştır. Bu haliyle de davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerektiğine kanaat getirilmiştir. Dosyada yer alan aktüerya raporu tetkik edildiğinde hesaplama yönteminin ve yaşam tablosunun doğru olduğu, hesaplamaların doğru bir biçimde yapıldığı ve geçici iş göremezlik ödemesinin de mahsup edildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle de raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış ve hükme esas alınmıştır. Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına yönelik savunmaları bakımından değerlendirme; Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkilinin davacının talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadığını savunmuştur. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/2495 Esas, 2021/1644 Karar sayılı ve 01/11/2021 Tarihli ilamında "...Mahkeme tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve takdirinde bir isabetsizlik olmamasına göre özellikle 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi ile getirilen " Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır" hükmü gereğince trafik kazası sonucu yaralanan kişi, tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu tazminatların da davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu belirtildiği üzere davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğinden, tüm bu açıklanan nadenlerle davalı vekilinin itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır..." denilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davalı vekilinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin müterafik kusur savunması bakımından değerlendirme; Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının koruyucu tertibat kullanmadığından bahisle müterafik kusurunun bulunduğu yönünde savunma ileri sürülmüştür. Kaza tespit tutanağı tetkik edildiğinde kaza esnasında davacının kaskının bulunup bulunmadığının belirtilmediği ve ayrıca maluliyet raporu içeriğine göre de davacının yaralanmasının da baş bölgesinde olduğu tespit edilmiştir. Bu yönde benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13423 Esas, 2022/6070 Karar sayılı ve 28/03/2022 Tarihli ilamında "...Davacı, kazaya karışan motosikletin sürücüsü olup kaza anında koruyucu tertibat takıp takmadığı konusunda kaza tespit tutanağında belirleme yapılmamış; İHH tarafından, bu hususta ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği gerekçesiyle, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Oysa; davacının davaya konu kazadan kaynaklanan % 5 oranındaki maluliyetinin, kaza anında çenesinde oluşan yara izi için belirlendiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanma şekline ve bu nedenle oluşan maluliyetine göre, 2918 KTK'nın 78. maddesi ve KTY hükümleri gereği, kask takmama nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek, TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan makul oranda (Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre bu oran % 20) indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." denilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davaya konu zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ve hesaplanan tazminat miktarından Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereğince % 20 oranında indirim uygulamak gerekmiştir. Bu haliyle de davacının 35.867,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.958,74 TL [(16.501,05 * 20 / 100 = 13.200,84) - 4.242,10] geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.415,84 TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğine kanaat getirilmiş ve hüküm bu miktarlar üzerinden tesis edilmiştir. Bedel artırım talebi; Davacı vekili dosyaya sunduğu 15/05/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı bakımından talebini 60.112,62 TL'ye artırmıştır. Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir. Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Faiz başlangıcı yönünden yapılan değerlendirme; Davacı vekili dava ve bedel artırım dilekçesinde kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi talebinde bulunmuştur. Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru davalı sigorta şirketine 04/08/2022 tarihinde ulaşmıştır. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 17/08/2022 tarihidir. Bu açıklamalar doğrultusunda da hüküm altına alınan tazminat miktarlarına davalının temerrüde düştüğü tarih olan 17/08/2022 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; Bakıldığı zaman davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak reddedilen kısım müterafik kusur nedeniyle indirilen kısıma ilişkindir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2975 Esas, 2018/11904 Karar sayılı ve 10/12/2018 Tarihli ilamında "...3-Davacılar lehine hesaplanan tazminatlardan, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle mahkeme tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ve yargılama giderlerinin, reddolunan dava kısmına tekabül eden bölümleri davacı taraf üzerinde bırakılmıştır. Oysa, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmektedir. Bu haliyle de reddedilen kısımlar bakımından yargılama giderleri oranlanmamış ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 35.867,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.958,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.415,84 TL bakıcı gideri tazminatının 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmü uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 17/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair taleplerin REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 47.241,68‬ TL üzerinden alınması gereken 3.227,08 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 205,15 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.941,23‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç ve 205,15 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam ‭4.366‬,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 30/05/2023

Atıf: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/697, K. 2023/197, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-697-e-2023-197-k-2170374c5943